lanetics

Ben zaten hayata daha o ilk darbeyi yiyip ölmediğimde çok gücenmiştim.


Ablama olanları anlatırken ‘Ama güvenmiştim. Ama ilk defa birinin beni incitmeyeceğine inanmıştım.’ dedim. O da önce dalıp düşündü biraz, daha sonra ‘İnsanın kardeşinden başka en iyi dostu olmuyor.’ dedi. O kadar haklıydı ki.


Herkeste bir menfaat davası. Herkes çıkarlarını elde edene kadar yanında oluyor aslında. Bu uzun hayat yolculuğunda bir dönem eşlik ediyorlar sana. Senin için değil, kendileri için.


İlk başlarda bunu anlaması da sindirmesi de çok zordu benim için. Şimdi anlıyorum. Şimdi bu durumu sindirdim. Dünya asla istediğim gibi bir yer olmayacak. Hayatıma girene de, hayatımdan çıkana da o kadar ve o kadar tepkisiz olacağım ki. Eskisi gibi olacak her şey. Kimsenin ne varlığı, ne yokluğu etkileyecek beni. Ben yine ben olacağım. Ben 2 yıl önceki ayarlarıma döneceğim. Ben kimse için gardımı indirmeyeceğim artık. Kimseyi kitaplarımdan daha çok sevmeyeceğim.


Ben burada olacağım.


Burada olacağım ve tökezlesem bile düşmeden, düşsem bile yeniden ayağa kalkarak bu lanet olasıca şeyi becereceğim.


Dünyaya geldiğime değecek. Her şey değişecek.

Bugün benim kendimden kurtuluş günüm.
Bugün benim kendime kavuşacağım günüm.
Bugün çok ‘Elveda’lı ve çok ‘Hoşgeldin’li bir gün.
Bugün.

anonymous asked:

Ha bir de erkeğe kuvvet veren eşidir demişsiniz ya hah o yüzden mi dört kadın nikahlıyorsunuz

Selamınaleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Efendim günümüzde kim dört kadın ile nikahlı ? O eski çok zor zamanları bilemeyiz. Biz üç gün aç kalıp islamın bir avuç insan olduğu zamanların ve tüm dünya kafirlerinin üstümüze lanet ettiği zamanı bilmiyoruz. Osmanlı zamanında da çok eşlilik hoş görülmezdi. Gönlün sultanı bir denilip bir helal kafi idi. Peki günümüzde insanlar meşru yoldan kaç tane sevgili yapıyorlar efendim ? 7 ? 8 ? 10 ? hepsiylede gizli bir şekilde öpüşüp yiyişebiliyor değil mi ? . Peki Amerika ingiltere dediğimiz kitleler kaç tane insanla birlikte olup kaç tek gecelik ilişkiler yaşanıyor ?. Bir de İslam ı İslam ile yaşamayan insanlarla kıyaslasanız. Kendinizde bu soruya cevap verebilirsiniz. Ben size kızmıyorum. Allah için sizi de sevdim. Sorguluyorsunuz. Çok güzel bir şey bu. Ama çok dar yerden bakıyorsunuz efendim. 

BANA BAKIN LANET GAVATLAR.

Bir kadın sarhoş diye onu soyamazsınız.

Bir kadın açık giyiniyo diye onu elleyemezsiniz.

Bir kadın otobüste ayakta kaldı diye onu fortlayamazsınız.

Bir kadın etek giydiği için onu dikizleyemezsiniz.

Bir kadın çanta taşıyor diye onun parasını çalamazsınız.

Bir kadın bedeniyle para kazanıyor diye ona orospu diyemezsiniz.

Bir kadın size tişörtünün fotoğrafını attığı zaman göğüslerini gösteriyo abi yaaa diyemezsiniz.

Bir kadın erotik blog diye ona “yarrak arıyo” diyemezsiniz.

Bir kadın, kadın diye ona tecavüz edemezsiniz.

Hadi bacınız yok diyelim ananız da mı yok aq bi gün benim de başıma gelir diye düşünmüyo musunuz?

En yakın arkadaşından kilometrelerce uzaklaştığını anladığın o lanet zaman dilimi. İçine kurulan, kavurucu boşluk. Allah bari bunu kahretsin.

ben karanlıkta camdan bakılınca görülmeyen yağmur gibiyim
bi araba geçse de farında kendimi belli etsem diye bekliyorum
lanet olsun ki, günün her dakikası araba geçen sokaktan şemsiyeli insan bile geçmiyor.
sokak lambası da bozulmuş
ben ağlıyorum ağlıyorum ama göz yaşlarımı kimse görmüyor.

Bu gece yokluğundaki beni çıkartıyorum yeniden yerinden, sen bir kaç gün olmayınca hersey eskisi gibi oluyor ne tatsız tuzsuz bir herif oluyorum bildiğin lanet biri… sabahları kimseye Günaydın demiyorum, o çok sevdiğim kahvaltıyı bile yapmıyorum öyle paldır küldür çıkıyorum evden üstüme başıma bile özenmiyorum… nasıl özeneyim ki sabah yüzümü yıkamak için gittigim lavabodaki aynada kendime bakıyorum saatlerce sacimi basimi taramak icin degil ha gözlerim de gözlerini görüyorum uzun uzun bakıyorum sonra sabah sabah be ulan aklıma düşüyorsun daha gece rüyalarima gelmeyişinin hesabını vermemişken nasıl oluyor diyorum… gözlerimin içine kadar nasılda girdin ya nasıl başardın bunu anlat bana anlatt ki sabah sabah şu koca istanbul, şu güzel insanlar çekmesin suratımi hem sen bilirsin çekilmez bir adam olurum ben hüzünlendimi… Bu sabah yokluğundaki beni çıkarttım ya hani işim gücüm bile rast gitmiyor hani bomboş bir adam oluyorum dediğim gibi kimseyle bir kelime etmiyorum sadece bana hatıra diye bıraktığın resme bakıp ben ona kocaman sarilirdim şimdi olsa diyorum şimdi olsa ne naletligim kalırdı diyorum ne cekilmezligim… bir anda diyorum bir anda değişir di zaman… ama hayal bu ben artık bir oyuncak gibi oldum hangi çocuk nasıl oynamak istiyorsa oynuyor benimle kiminin en sevdiği bebeği kimin en sevdiği arabasi kiminin de oynamaya kıyamayıp yükselere kaldıran oyuncağı … değişecek olan onca şey varken bir görünüp bir kaybolman adil değil bak şiirlerin bile rengi değişti umudu onda kalan bir adamdi bu simdi yokluğundaki beni çıkartan adam oldu… Umudum Onda Kaldı 20.08.2015 00.51 ( yokluğundaki sen )

anonymous asked:

Merhaba benim babam Türk annem k.rt,ama annem haberlerde şehit haberleri çıkınca ağlıyor,pkk leşlerinin haberini gördüğünde ise lanetler yağdırıyor,ayrıca oyunu hiç bi zaman hdppkaya vermedi

Televizyonda şehit haberi görünce her ağlayanın vatanperver olduğuna inanmak, bir fikriyat sefilliğinden başka bir şey değildir. 

Ağlamak nedir ki? Bana evvela bunu bir açıkla? 

Ağlamak, Ahmet KAYA türküsüne duygulanan Recep Tayyip Erdoğandır, 

Ağlamak, oğlu PKK’ya katılan ve dağa çıkan bir babanın anlattıklarından sonra gözyaşlarını tutamayan Bülent ARINÇ’tır, 

Ağlamak, Sakine Cansız denen kahpenin cenazesinde ağıt yakan Aysel TUĞLUK’tur. 

Ağlamak nedir kardeşim? 

AĞLAMAK, ACİZLİKTİR. 

Çanakkale yahut Dandanakan’da hayatını kaybeden şehitlerimiz için herhangi bir yakınından ATSIZ’ın ağladığını duydunuz mu? 

Duymadınız.

Lanet yağdırmak nedir peki? 

Lanet yağdırmak, televizyonda her Erdoğan’ı gördüğünde “memleketin ağzına sıçtılar” diyen fakat her sandığa gidişinde “adamlar yapıyor” deyip AKP’ye oy atan köylü amcadır, 

Lanet yağdırmak, TÜRK Milliyetçisi olduğunu zanneden Bahçeli’nin Selahattin DEMİRTAŞ ile ağzı kulaklarında tokalaşmasıdır,

Lanet yağdırmak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmemesi için gerekirse silahlanırız” deyip teröre lanet ettikten sonra, seçim döneminde HDP’ye kol kanat geren Kemal KILIÇDAROĞLU’dur. 

Yeterli mi? Belki değil fakat, fazla söz ziyan.

Şehidimizin arkasından gözyaşı istemiyoruz. 

Şehidimizin arkasından teröre lanet istemiyoruz. Varsın o aptal Facebook hesaplarının profil resimlerini siyah kurdele yapmasınlar.


Özetle;

Biz “Ya TÜRKSÜN ya piç”, “soysuz kürde her gün Uludere olsun” dediğimizde annen alınmıyor mu? Onu söyle. Kızmıyor mu? Hepimiz insanız demiyor mu? 

Yahut da sen “anneme nasıl piç dersiniz” tribine girmiyor musun? 

Bunlar olmuyor ise, karakterde bir eksiklik var demektir evvela. 

Böyle adama da zaten ihtiyacımız yok. 

Bu cevabı okuyan, herkesin annesine sövdüğümüz şeklinde algılayan beyinsiz de varsa aranızda, bi defolsun gitsin buralardan.

Fakat ısrarla ve üstüne basa basa söylüyoruz, 

YA HEPSİN YA HİÇ, YA TÜRKSÜN YA PİÇ!