lanetics

anonymous asked:

Selamun Aleykum abla ben bir konuda sana danışmak istiyorum acaba kaşları aldırmak günah mi?

Aleyküm selam ve Rahmetullah kardeşim.Bu konuda Peygamberimiz (a.s.m.), Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklamış, başına ilâve saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara, Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş ve ikazda bulunmuştur. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s) bir hadis-i şerifinde; 

“Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin.”(Buhari, ‘Libas’, 84; Müslim, 'Libas’, 120)

Fıkıh kitaplarında;  “ Kadını çirkinleştiren yüzdeki tüyler alınır. Erkeklerde görülen sakal, bıyık gibi şeylerin kadınlarda görülmesi halinde; alınması câizdir.” hükmü vardır ancak kardeşim Efendimiz (s.a.s) “Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin.” demişken Efendimizin hükmüne riayet etmek daha münasiptir.

anonymous asked:

Okul gezisi boyunca muavini kesmiştik arkadaşlarla. Sonra son geziceğimiz yere inerken otobüsün merdivenlerinde oturarak inmiştim. Düstüm yani -,- Çocuğun önünde düştüm ve son halim 3 yaşındaki çocuğun kaydıraktan kaymış hali ile eş değerdi. İyice güldükten sonra kaldırmıştı beni. Lanet -,-

QÖLÜDĞCLLCŞC

uğruna öldürdüğüm gözlerimin
elinden olsun ölümüm
sonsuzluğun lanetine uğra
öldükten sonra bile kapanmasın gözlerin
umutsuzluğun karanlık çukurunda
ölümün karanlığıyla gör dünyayı
en kanlı vahşetten
en ince zulme varana dek
şahidi olmadığın hiç bir eza kalmasın
ırağındaki felaketler bile
ayan olsun gözlerinin önünde
hayallerinse görmediklerinin kahini olsun
unutma hiçbir şeyi
her şeyi şimdi gibi hatırla
hafızanın kudreti bedbathlığın olsun
geleceği gör, felaketi sez
gözlerindeki kehanet mutsuzluğun olsun
çıplak yara gibi kal
hiçbir acıya alışma
hiçbir zulmü kanıksama
her şeyi tekrar ve tekrar gör yeniden
görmek, cehennemin olsun.

#MurathanMungan
Geyikler Laneti / Yedinci Lanet

Made with Instagram
Bulutlara mektup

Ve ben ne kadar boktan bir halde olduğumu bile unuturum bazen. Gülerim, bazen sevinir anlıkta olsa şeytanlarımı uyuturum, sadece bazen…

Sonra bir piyano tuşundan çıkan ses, tını beni karanlığıma geri sürükler.

Bak” der “Senin ait olduğun yer burası

Geçmişimin dünyama çektiği sınırlar içinde yok olurum. Ne kadar hatıra varsa kaçtığım, ne kadar güzel an varsa etrafa neşe saçtığım… Lanet olsun, tanrım ben her gece gözyaşları içinde boğulurum.

Kimim? Bu aynada gördüğüm hangi cehennemim? Derken birde bakmışım ki… çoktan katili olmuşum kendimin.

Yoruldum artık, sanırım ben insanların cennet diye adlandırdığı mekandan çoktan kovuldum artık. Sırtıma kanat olan meleklerin bir süre sonra omuzlarımda yük olmasından, içimdeki boşlukların yeni boşluklarla dolmasından, ne zaman bir çiçek açsa gökyüzümde gecesinde solmasından…

Çok yoruldum artık tanrım

Tek hayali ölmek olan bir insanın düşleyebileceği en güzel ütopyadan, sana, sevgilerle

Yazan Ozan Ariente

anonymous asked:

Sevdiğimle aynı dersanedeydik önünde merdivenden düştüm sonra aynı okula gittik kaydım koridorda yanına dizime dikiş atıldı voleybol oynuyom önünde esofmanim yirtildi kaşım patladi sınıfta düştüm hepsi önünde oluyo lanet mi ne nasıl kurtulcam bundan

Olum büyü yapmışlar sana

Yalnızlık için yazmak istedim. Belki azalır diye, anlatmalıyım. İçimde dolup taşan her şey için, içimde çürüyüp beni de çürüten bu onulmaz yara için yazmalıyım. Anlatamadığım için yazıyorum. Anlatmaya değecek insan olmadığı için acı çekiyorum. Acı çekmeye mecbur bırakılmış gibiyim, annemden babamdan kalan bir şey bu bana. Bir lanet gibi insandan insana geçiveriyor sanki. Ve son varisi benmişim gibi, benden asla koparıp alamayacaklarmış gibi bu acıyı. Onulmazların başındayım, en başında. Okullar okudum, evler gezdim, insanlardan geçtim, sokaklar, boyunca uzanan yollar gördüm. Hayatta her şeyi tatmanın anlamını yakalamaya çalıştım, ölümden başka her şeyi… İnsan acısıyla insandır biliyorum. İnsan kendisiyle insandır. Ben kendimi kaybetmiş gibiyim, belki bir evin balkonunda belki bir caminin avlusunda yatan bir ölü çalmıştır benden kendimi. Bir insan nasıl olur da bir ölüyle, bir balkonla yitirebilir her şeyi? Beyim diyorum, beyim.. Herkesin bir acısı vardır, herkesin bir yarası. Fakat ben mutsuzken, dünyada benden başka herkes mutluymuş gibi geliyor, bu saçma biliyorum. Fakat yalnızlığı hissetmenin ayrıcalığını hep hissettim sol göğsümde. Annem elimi tutmuyor artık, arkama dönüp baktığımda gördüğüm babam değil. Beni yalnız kılan şey bu mu? Elimin boş olması mı? Bir çift gözün görmediği bir kişi mi? Geceleri soluk soluğa kaldığım o anları yaratan şey bunlar mı sadece? İnsan, bunlar varken mi mutlu sadece? Soruyorum, cevabını bilmek istemediğim sorular soruyorum. Yalnızım, ama kendi içimde. İçime almak isterdim birini, içim olsun isterdim. Benden başka bir ses isterdim içimde. Geceleri kulağıma şarkılar söylesin, çay kokusunu duyumsarım o zaman içimden. İçimde hep sonbaharlar olmalı, bir de ilkbaharlar. Yağmur yağmalı mesela, ama gözyaşı değil en gerçeğinden yağmur. Toprak kokmalı içim, gözümü yumduğum her an koşturduğum o boş bahçeleri görmeliyim. Ben insan olmalıyım, insan gibi mutlu. İnsan gibi. Ama insan gibi.  Beni mutlu kılan o rüzgarlar esmiyor artık içimde.
Başımdan Geçen Olay

BAŞIMDAN GEÇEN OLAY

2 yıl oluyor işte ozamana göre 1 yıl olacaktı buluşma ayarlamıştık çok mutluyduk ne kadar kavga etsekte kopamıyorduk elini tuttuğumda yaşadığımı hissediyordum. 1. yılımızı kutlayacaktık buluşma ayarladık birsürü hediye hazırlamıştım buluşma yerine gidiyordum çok mutluydum bi yandan arabada yine mesajlaşıyorduk sonra hayat bizim mutluluğumuzu kıskanıyor gibiydi buluşma yerine gittim onun arabası karşı şeritte iniyordu arabasını dört gözle bekliyordum karşıya geçip yanıma gelmesi kalmıştı her şey çok güzel olacaktı nihayet araba gelmişti. İndi ve gördüm ama hoş olamadım bi an içim acımaya başlamıştı ama gülüyordum beni gördü o da ilk soluna baktı ilerledi bana baktı göz göze geldik ve gülümsedi ki sağına bakmayı unuttu belki o an veya benim suçumdu o yeşil gözlerine kitlenmemeliydim ve lanet olsun ki ayağı kaydı ve gelen kamyonun altında kaldı 1 dakikak şok yaşadım olamazdı yüzüne bakıp gülüyordum ne hissedeceğimi bilememiştim 1 ay hastanede bekledim ona en sevdiğimiz Nazım Hikmet dizelerini okudum ve bi gün ısrarla hastaneden çıkardılar çok kötüyüm diye sadece 1 gün yanından ayrılmıştım dayanamadı yokluğuma dayanamadı ve öldü yarın onunla 3. yılımız mezarına yine en sevdiğim Nazım Hikmet şiir kitabını bırakacağım. Deseydim inanırmıydınız bilmiyorum ama salladım hepsini.  

Şeref ve haysiyeti olmayan insanın, merhametinin de olmayacağı ve alçaklıkta sınır tanımayacağı ortadadır.
Allah terörün ve terörden beslenenin, masuma kıyanın, ocaklara ateş düşürenlerin,hainlerin,zalimlerin ve tüm avanelerinin üzerine bela yağdırsın, lanet yağdırsın,kahretsin,mahvetsin.
Asla inancımızı ve kararlılığımızı kaybetmeyeceğiz. Varsa bir canımız var,onu da Allah'a feda ederiz.