lanetic

Hergün rastladığımız bütün yollarda seni arıyorum. Ve bulamadığım her dakika kendimden uzaklaşıyorum.Sonra o yolun üzerindeki Tanrı'ın evine gittim.Seni anlattım,saçını,elini ve o hüzünlü yüzünü ve masumca sevmemi.Her an karşılaşıp, kavuşamamızın sebebini sordum.Susuyordu, galiba o da bilmiyordu.Çıktım ordan sonra sokakta oynayan çocuklarla oynadım.Yürüdüm çaresiz bir halde.Böyle anlarda hiçbir şey iyi gelmiyordu insana. Ne kuş cıvıltıları ne çocuk sesleri ne de uzaktan gelen hüzünlü şarkıların sesi.Öyle boş boş bakarsınız tanımadığınız onlarca yüze ve nesnelere.Zaman ağırlaşır omuzlarınızda,kimsesizliğinizde.Ve sonra o lanet duyguları da sırtınıza alıp kendinize yol alırsınız.Olduğunuz yere dönersiniz,yalnızlığınıza…

“…öğretmen iş dilenen bir zavallı haline düşürüldü. bu suç yalnız Türkiye çapında değil insanlık çapında affı mümkün olmayan bir suçtur ve Hasan Âli Yücel'den sonraki tüm eğitim yöneticilerimiz bu suçun ortaklarıdır. gelecek, kendilerine topluca lanet edecektir.”

Ev halleri

Bıyığımı portmantoya astıktan sonra çıktı kurşun asker oturma odasından.

- neredeydiniz bu saate kadar?

Derken duvardaki saat fotoğrafını gösterdi. Ki meraklanınca asker olurdu ve beni çoğul hale getirirdi.

- A harfi bozulmuş, mesai yaptım

Bu işlerle hiç ilgisi olmayan Peter pan diğer odadan fırlayıp “ne olmuş A'ya” diye sordu. Aslında şaşırmadım, sadece pijamalıydım.

- Şapkasını vestiyerde unutmuş.

Mutfağa geçtiğimde Kibritçi kız camdan bakıyordu. Elindeki kumandaya basarak lanet, hatta ezbere şiir okuyordu.

- Kış bozulmuş, dedi.

Merdivenim annesini ziyarete gittiği için sonra tamir edebileceğimi söyledim. Ki İngiliz anahtarım da o esnada beş çayındaydı.

Sonra onun sesini duydum; yan daireden değil de içimden geliyor gibiydi sesi. Biraz şarkı, biraz şiirdi. Bazı gecelerde de kâğıtta elyazmasından bir yarındı. Hiç temize geçmedim. Benim olsun, bir ben yaşayayım istedim.

Balkondan bana sesleniyordu:

- Bay Y, adımı bulamıyorum. Yine kaçtı sanırım.

Nereden bilsindi adının olmayan, eksikliğini duyduğum herşeye anlattığım masal olduğunu.

Hiç kendine kızma arkadaş.Bu hayata gelirken kimse sana böyle başlayacağını söylemedi üzüldün kırıldın uykusuz kaldın hıçkıra hıçkıra ağladın lanet ettin artık kendine gel ve gerçekleri farkına var bunları yaşaması gerekiyor herkesin ve 18 ine geldiğinde eğer aklını kullanırsan hepsi geçip gidecek bütün o kırılmaların üzüntülerin uykusuz kalmaların lanet etmelerin ve hatta hıçkıra hıçkıra ağlamaların hepsi sana bir gün komik gelecek emin ol sen hedeflerin koy sadece hedeflerin için yaşa karıyı kızı erkeği adamı bırak sadece hedeflerine bak.
Lanet olasıca kıçınızı kaldırın da nasıl bir oyunun içindeyim diye düşünün insanlar. Bir sorgulayın kendinizi etrafınızı bir sorgulayın neyde yanlışlık var diyin ? Ama yokkk beynimizi öldürelim birileri bizi yönetsiiin ben mutlu oluyum da benden başkası önemli değil diye düşünün siz anca!

anonymous asked:

Senin ananı Sikerim. İnsanlar kötü şeyler söylüyor cevap veriyorsun ben sana değer veriyorum güzel şeyler söylüyorum cevap bile vermiyorsun. Ayıp. Üzücü. Lanet olası bitch

la kimin ne yazdığını biliyor muyum sanki, şakasına bile olsa annemle doğru konuşacaksın gevşekliğin lüzümu yok

BANA BAKIN LANET GAVATLAR.

Bir kadın sarhoş diye onu soyamazsınız.

Bir kadın açık giyiniyo diye onu elleyemezsiniz.

Bir kadın otobüste ayakta kaldı diye onu fortlayamazsınız.

Bir kadın etek giydiği için onu dikizleyemezsiniz.

Bir kadın çanta taşıyor diye onun parasını çalamazsınız.

Bir kadın bedeniyle para kazanıyor diye ona orospu diyemezsiniz.

Bir kadın size tişörtünün fotoğrafını attığı zaman göğüslerini gösteriyo abi yaaa diyemezsiniz.

Bir kadın erotik blog diye ona “yarrak arıyo” diyemezsiniz.

Bir kadın, kadın diye ona tecavüz edemezsiniz.

Hadi bacınız yok diyelim ananız da mı yok aq bi gün benim de başıma gelir diye düşünmüyo musunuz?

En yakın arkadaşından kilometrelerce uzaklaştığını anladığın o lanet zaman dilimi. İçine kurulan, kavurucu boşluk. Allah bari bunu kahretsin.

ben karanlıkta camdan bakılınca görülmeyen yağmur gibiyim
bi araba geçse de farında kendimi belli etsem diye bekliyorum
lanet olsun ki, günün her dakikası araba geçen sokaktan şemsiyeli insan bile geçmiyor.
sokak lambası da bozulmuş
ben ağlıyorum ağlıyorum ama göz yaşlarımı kimse görmüyor.

Ben zaten hayata daha o ilk darbeyi yiyip ölmediğimde çok gücenmiştim.


Ablama olanları anlatırken ‘Ama güvenmiştim. Ama ilk defa birinin beni incitmeyeceğine inanmıştım.’ dedim. O da önce dalıp düşündü biraz, daha sonra ‘İnsanın kardeşinden başka en iyi dostu olmuyor.’ dedi. O kadar haklıydı ki.


Herkeste bir menfaat davası. Herkes çıkarlarını elde edene kadar yanında oluyor aslında. Bu uzun hayat yolculuğunda bir dönem eşlik ediyorlar sana. Senin için değil, kendileri için.


İlk başlarda bunu anlaması da sindirmesi de çok zordu benim için. Şimdi anlıyorum. Şimdi bu durumu sindirdim. Dünya asla istediğim gibi bir yer olmayacak. Hayatıma girene de, hayatımdan çıkana da o kadar ve o kadar tepkisiz olacağım ki. Eskisi gibi olacak her şey. Kimsenin ne varlığı, ne yokluğu etkileyecek beni. Ben yine ben olacağım. Ben 2 yıl önceki ayarlarıma döneceğim. Ben kimse için gardımı indirmeyeceğim artık. Kimseyi kitaplarımdan daha çok sevmeyeceğim.


Ben burada olacağım.


Burada olacağım ve tökezlesem bile düşmeden, düşsem bile yeniden ayağa kalkarak bu lanet olasıca şeyi becereceğim.


Dünyaya geldiğime değecek. Her şey değişecek.

Bugün benim kendimden kurtuluş günüm.
Bugün benim kendime kavuşacağım günüm.
Bugün çok ‘Elveda’lı ve çok ‘Hoşgeldin’li bir gün.
Bugün.

bensevmektenhicusanmam asked:

Atatürke şükredip teşekkür eden o kadar çok insan var ki, lanet okuyanları Allah saymaz merak etme :))

Atatürke şükretmek ne demektir yahu? Atatürke şükredilmez şükür ancak alemlerin Rabbinedir. Bu derece bi habersin konudan. Ataputçu diyoruz da suçlu biz oluyoruz vay be. Allah’ın kimi sayıp kimi saymayacağına da siz karar verin, hadi bakim hadi.