kule

2

Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirlerine aşık iki kuledir. İki kule arasında yer alan büyük boğaz sebebiyle bu kulelerin kavuşmalarına da imkansız gözü ile bakılmaktadır. Günden güne özlemleri daha da artan kuleler, bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi'nin kuleye tırmanması ile birlikte aralarındaki boğazın artık sorun olmaktan çıkacağını düşünürler. Hezarfen Ahmet Çelebi'nin Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçması da aslında iki kulenin aşkına bağlanmaktadır. Rivayete göre; Hezarfen Ahmet Çelebi, Galata Kulesinin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları yanına alarak kanatlanmış ve uçuşu sırasında Kız Kulesi’ne bu mektupları bırakmıştır. Aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi ise mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlamıştır. Galata Kulesi de sevgisinin karşılıksız ve tek taraflı olmadığını anlamıştır. Birbirlerine duydukları bu derin duygular ise onların yüzyıllara meydan okumasına yardımcı olmuştur.

İşte bu yüzden;  Rivayete göre Galata’nın terasına kiminle çıkarsan onunla evlenirmişsin.

Timur’un, İsfahan’ı teslim aldıktan sonra içeride bıraktığı 4000 kadar Türk askerinin yerel halk tarafından katledilmesinden sonra, dönem tarihçilerinden Hafız Ebru şehri terkederek Şam’a geçmiştir. Bir süre sonra tekrar İsfahan’a dönen Hafız Ebru, Timur’un tekrar kente geldiğini ve her biri 1500 kelleden olmak üzere 28 kule diktirdiğini yazmıştır.

1. Önce Ermeniler beğenmiyorlarsa terk etsinler…

Önce Ermeniler beğenmiyorlarsa terketsinler ama Balyan Ailesi’ni ve yaptıkları Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Kuleli Askeri Mektebi, Selimiye Kışlası, Gümüşsuyu Askeri Hastanesi, Malta Köşkü ve Bezmiálem Valide Sultan Camii, Ortaköy Camii, Hamidiye Camii, Pertevniyal Valide Sultan Camii ve daha nice dünyanın hayranlıkla izlediği mimarilerini de alsınlar giderken… 

Ve Ermeniler giderken kesinlikle Adile Naşit’i götürsünler istiyorum…

Onno Tunç’u, usta Ara Güler’i, Ayhan Işık’ı da alsınlar.

Cem Karaca da şarkılarını alıp gitmeli ki tam olsun.

BİZ den başkası kalmasın…Tiyatronun kurucusu Agop Vartiyan’ı (Güllü Agop) ve ilk opera topluluğunu kuran, ilk operetimiz Dikran Çuhacıyan’ı vs vs vs unutmasınlar. Ermeniler hepsini alıp gitseler keşke diyorum.

Bizim bir tanemiz dünyaya bedeldir.. sadece BİZ ler kalalım.

2. Rumlar da gitsin istiyorum.

Rumlar da gitsin istiyorum. Giderken mutlaka o güzel cumbalı ahşap evleri, hayranlıkla izlediğimiz, hiçbirimizin estetikden anlayabilip köyümüzde falan yapmayı bile denemediği, şehirlilerin ise “Ah bir tane satın alabilsek” diye hayal ettiği Rum taş evlerini ve arnavut kaldırımlarını da götürsünler istiyorum. Koca Mimar Sinan’ı .. Ve Selanik türküsünü, o güzel Rum meyhanelerini ve hep içtiğimiz rakıyı da alıp gitmeliler. Kim neyi varsa alsın da gitsin.

3. Kürtler de gitmeli…

Kürtler Yaşar Kemal’i, Ahmed Arif’i, İsmet İnönü’yü, Bülent Ecevit’i, halayları, halk oyunlarını, ağıtlarını, şarkılarını… Deniz Gezmiş’i, Yılmaz Güney’i, Ahmet Kaya’yı, Erol Taş’ı ve Teoman’ı…Ne bileyim işte bütün profesörlerini, öğretmenlerini, kara cahilini vs. alıp da gitmeli.

4. Araplar Battal Gazi’yi, kebaplarını ve tavlalarını..

5. Bulgarlar şarkılarını türkülerini, “Ayletme beni”yi, “Arda boyları”nı, damat halayını, şarkıcı Ciguli’yi:) ve akıtmalarını, börek çöreklerini, tatlı bozalarını…taklitleri yapılan komik aksanlarını, Naim Süleymanoğlu’nu ve

Sabahattin Ali’yi…alıp da gitmeli.

6. Çerkesler de terketmeli burayı…
Ama terkederken Yeşilçam’dan Türkan Şoray’ı,

Türk edebiyatının içinden ise Ömer Seyfettin’i çekip alsınlar istiyorum.
Nazım Hikmet Ran ve isterlerse Çerkes Etem’i de götürsünler giderken…

7. Lazlar fıkralarını, takalarını, horonu, hamsiyi, muhlamayı ve Topal Osman’ı hatta

Kazım Koyuncu’yu…

8. Süryaniler ise kaburga dolmalarını, içli köftelerini, şaraplarını, Coskun Sabah’ı ve Anılar şarkısını da alabilmeli giderken mesela…

9. Romanlar çingeneler toplasın sazlarını, çadırlarını,

 Neşet Ertaş’ı ve türkülerini de götürsünler istiyorum giderken.

Aynı ırkımız, dilimiz ve dinimizle bir tek BİZ kalalım istiyorum.

Sonra birbirimize bakalım uzuun uzun…

Ve soralım istiyorum.
BİZ kimiz? diye.

4

Galata, İSTANBUL (06/2010)

Galata Kulesi; Hazerfan Ahmet Çelebi’nin buradan Üsküdar’a uçmaya çalıştığı ihtişamlı bir eserdir.67 metre uzunluğundaki kuleden Halic’in, tarihi İstanbul’un, Boğaziçi girişinin ve Asya yakasının benzersiz manzarası en muhteşem şekilde görülür. Limanı ve şehri gözetlemek gayesi ile kurulan kule değişik amaçlarda asırlarca kullanıldıktan sonra, günümüzde de orijinaldeki gibi, manzarayı seyretme işi görmektedir. Asansör ile çıkılan kulenin üst iki katı restaurant ve gece kulübü olarak organize edilmiştir. Buralardan ve panorama terasından İstanbul’un görünümüne doyum olmaz.