kitap reklam

3

Yazmak kocaman bir yalnızlık cesareti değil mi?

Öyleyse profesyonel stüdyo ışıkları, özel tasarımcılar, spot ışıkları, “çok satarlığa” göre seçilmiş konular, ayarlı tartılardan çıkmış içi boşaltılmış mistik cümleler, tam kıvamında ayarlı aşk sözleri… Nasıl duracağınızı, bakacağınızı söyleyen danışmanlar, nereye nasıl konuşmanız gerektiğini belirleyen yazarlık ajansları, çek defterleri, bonolar, yüzbinler satılmak üzere cilalanan reklam sayfaları, moda dergileri ve daha onca modern zaman alametlerini nereye koyacağız?

Peki, yazardan beklediğimiz o samimiyet ve doğruyu söyleme cesareti nerede kaldı? “Varken bunca dünya varlığı, nasıl gidecek yazarın bu yürek darlığı?..”

Sevgili Elif, Yenimahallede’deki  mütevazı evinin penceresinden bakan ve cümleler kuran kız daha sahici değil miydi?