kindarant

a few of my wishes for you

i hope that you:

  • find someone who makes you smile
  • have courage to confess to your crush
  • have courage to reject someone firmly but not unkindly
  • don’t let anyone take advantage of you
  • look at yourself in the mirror and think “wow”
  • discover new music that makes you dance
  • get an A+ on that paper you worked so hard on
  • hug your family and they hug you back
  • fall in love with someone beautiful and by beautiful i mean kind
  • are happy
Kanka kızlar çok garip yaratıklar ya. Yani düşün şimdi, diyorsun ki, Hayır bunu yap. Boyle yap. Dokunma, Konuşma, bakma, tanışma, yatma, uyuma. Hic söz dinlemiyorlar. Sen ne istiyosan tam tersini zıttını yapıyorlar. Ama diyorsun ki "Gitme." Bak işte kızlar o zaman gitmiyorlar abicim. Tabi sen adam olup o beş harfi bir araya getirebilirsin. Neyse yani kızlar cok ince düşünceli, nazik kibar, aynı zamanda kindar gaddar ama bi o kadar da sevimli tatlı dilli, güzel gülümseyen yaratıklar. Ama unutmayın amk, ne olursa olsun Yaratıklar amk, kızlarla uğraşılmaz.
3

Bilmiyorlar ,

Sevgi ve hoşgörüyü ailelerinden görmemiş , abilerinden öğrenmemişler .

Anlamıyorlar,tanışmamışlar ….


( 1 Mayıs’tan bir kare : 

kelepçelenen eylemcinin yanına gelen köpeği tekmeleyen kindar polis ve gösterici )

Bazı akrabaların kindar, fesat, haset halleri beni benden alıyor. Arada kan bağı olmayan insanlar akrabalardan daha iyi çıkıyor!

“If SOFDTI stays here in TOME she will just rot away into obscurity. Games don’t last forever and we all know this, so we should take this time to get her out of here. She can help so many people, surely you understand why I’m doing this? I’m taking the initiative when all of you refuse to make a move. All we have been doing is sitting idly by running a game when we could be making huge leaps in programming using her. Please, join me in this.”

So i saw a post talking about what if Kindar was the ‘bad guy’ instead of Rubi and I think i’d be pretty interesting. She would probably still view Sofdti as her child, but definitely would be emotionally manipulative to them all. I think she probably wouldn’t have an effect on Rubi, which would be one of the huge reasons the other Netkings don’t join her (he still doesn’t view Sofdti as their daughter but still respects the original decision, so he’d gladly knock some sense into them) because maaaaan would Kindar make the others feel guilty.

Kindar Yolu

varmak dediğimiz hep bir vahadır
hiç gitmeyenler sonunda herkese yol olurlar

ne zaman uzağa baksak boşluğun develeri
kalmak dedikçe uzaklar içimize şüphe damlar

yanık otların çağırdığı rüzgâr oluruz giderek
o son meşeye çırpınan ayaklarımız kin dolar

kadim kervanların vasiyetiyle susarız çöle
anlarız gitmekle de tamamlanmaz yollar

yollar, yollar; bir gün elbet konuşacaklar
hiç gitmeyenler sonunda herkese yol olurlar

-sevdanın yaralamaktan çok beslediğini, siyasetin öldürmekten çok yaşattığını, öfkenin yıpratmaktan çok kuvvetlendirdiğini öğreneceğiz. belki büyüye büyüye ölecek, belki öle öle büyüyecek ama en sonunda birbirimizi yaşatmak için yaşamanın manasına varacağız. bir bıçağın can almaktan çok ekmek kestiğini, hidrojenin bir şehri yakabilecekken su olabildiğini, en kötü, en cahil, en kindar olanın dahi sevgiyle düzelebileceğini anladığımız gün değişeceğiz.-

Yaralı Şiirler Küskün Şairlere

Yaralı şiirlerin şairlere küstüğü bir sabah…
Şehre ölü çığlıklar atıyordu martılar. Ve sen bir cinayet emanet edip gidiyordun. Bu şehrin çocuklarına kırık umutlar bırakarak. Öyle kindar, öyle acıklı, öyle salını salını gidiyordun. Ve ben seni hala seviyordum.

Kanatlarında ki tüyleri kopartıyorlar şimdi melekler. Bütün tüyler yeryüzüne dökülüyor. Ve insanlar kar yağıyor sanıyor. Onlar kar değil. Ben biliyorum. Meleklerin bile senin gidişine isyanı var.
Şimdi bilekleri kesik günahlar doğuruyorum odama. Yalnızlığın leş kokusu sararttı duvarlarımı. Bir ip cambazı misali kırdığım camların üzerinde yürüyorum. Topuklarımdan kusuyorum sana olan kinimi ve sevgimi.

Kaburgalarında çiçekler açan fahişelere anlatıyorum bizi. Kızıyorlar. Kıskanıyorlar. Neden gittiğini soruyorlar. Polyanna uyuşturucuya başladı, pamuk prenses tecavüze uğradı diyorum. Masaldı bitti diyemiyorum. Çok sade kalıyor. Gidişinin sebebini anlatmaya yetmiyor.

Bu gece bileğimde ki mavi raylarda gri trenlerin ölüme seferi var. Cam kenarına yer ayırttım. Kuşluk vakti ölen sancılarımı cebime koydum. Güzel bir yolculuk olacak. Sensiz bu şehrin sokakları boğuyor ruhumu. Gittiğin şehre beddualar yollayacağım. Derimden zarfların içinde kinimi gönderiyorum sana.

Ama gene de şunu bil;

Seni seviyorum. (Beynimi sikiyim)

Kindar Sabahı

gözlerini bir yabancıya anlatmak için
şimdi kimin mahvına imreniyorsun
hani üzgün anneler, eksik babalar
hummalı bir çocukluk varınca kapına
sarılıp sustuğun, tek gözünle ağladığın
sonsuz seviştiğin şimdi kim
derdin şimdi benimle yatarken
kime nasıl uyuyorsun
karanlık kışlalar, uzak dağ köyleri
ben hep seni gittim
galiba düşmanını özlemekle başlıyor kinimiz
ben şimdi galiba pek iyi değilim
peki ya sen nasılsın
uykularını bana kin edip
uzattın mı saçlarını

ben eskiden geceyi kendimden bilirdim
yağmur çırağı gözlerinle göğsüme kapandığın
safran sabahlarım yok artık
ben şimdi galiba çok deniz susmuş
kara kadınların kederiyim

ölüler akşamlara kavuşamaz diye
herkes beni suya uğurlarken
sen şimdi beni görmüyorsun
ne kılıçların şavkıması
ne yılanların yedi yıl sakladığı kin
saçlarını bana uzatıp hâlâ bilmiyorsun:
herkes ancak düşmanıyla tamamlanıyor.

Kemal Varol