kindarant

I love how Babs is super  straight on Batgirl Rebirth. Like aggressively straight. It’s wonderful. 

But then

Ivy shows up

And then things

start getting kinda

really gay

All I’m saying is Ivy brings the best outta everyone

And by “best” I mean “gay”.

Kanka kızlar çok garip yaratıklar ya. Yani düşün şimdi, diyorsun ki, Hayır bunu yap. Boyle yap. Dokunma, Konuşma, bakma, tanışma, yatma, uyuma. Hic söz dinlemiyorlar. Sen ne istiyosan tam tersini zıttını yapıyorlar. Ama diyorsun ki "Gitme." Bak işte kızlar o zaman gitmiyorlar abicim. Tabi sen adam olup o beş harfi bir araya getirebilirsin. Neyse yani kızlar cok ince düşünceli, nazik kibar, aynı zamanda kindar gaddar ama bi o kadar da sevimli tatlı dilli, güzel gülümseyen yaratıklar. Ama unutmayın amk, ne olursa olsun Yaratıklar amk, kızlarla uğraşılmaz.
Kindar insanlara aşırı imreniyorum ya. Adam kendine yapılan bir şeyi katiyen unutmuyor. Bense gerizekalı gibi karşıdaki kişi böbreğimi sökse dahi “Olsun tek böbrekle de yaşayabiliyoz zaten.” deyip çat diye  affediyorum.
Veee işte o liste!

adesperatedaydreamer, matmazelasfur, leylilema, ruzgarlabambasa, detectivedoctor, imaginary-radiance, gelbikahveyapayim, birkucukeylulmeselesi, kalemkagitistanbul ve birkaç arkadaşın daha yardımlarıyla hazırladığım bu “massive” kitap listesinden herkes yararlansın istedim. Okuyun okutturun efendim!

  • İkinci Fırsatlar Serisi ( Cennet-Kusursuz-Gece Fısıltıları-Aldığım Her Nefeste) – Judith McNaught
  • Sana İhtiyacım Var – Judith McNaught
  • Kalbim Sende Kaldı – Judith McNaught
  • Aşk Kapıyı Çalınca – Susan Elizabeth Phillips
  • Balayı - Susan Elizabeth Phillips
  • Chicago Stars Serisi ( Aşkta İlk Çeyrek-Kalbinde Bir Yer Aç-Sensiz Olmaz-Küçük Bir Hayal Kur ) - Susan Elizabeth Phillips
  • Gelin Dörtlemesi ( Beyaz Düşler-Bu Güller Senin-Değerini Bil-Ömrüm Senindir ) – Nora Roberts
  • Inn BoonsBoro Üçlemesi ( Yarın Ve Daima-Son Sevgili-Bir Umut Daha) – Nora Roberts
  • The MacGregors Serisi ( Alacakaranlık-Kumarbaz Aşk-Kader Bağladı Bizi-Geçmişin Gölgeleri-Yalnız Adam-Paylaşılan Hayaller- The MacGregor Brides-Utangaç Milyoner -Gizemli Komşu-The MacGregor Grooms ) – Nora Roberts
  • Lone Star Sisters Serisi ( Bana Bir Aşk Borçlusun-Aşkın İki Yüzü-Hüznün Gölgesinde Aşk-Aşkın Peşinde ) – Susan Mallery (Pegasus Yayınevi)
  • Marcelli Serisi ( Işıldayan-Zor Kadın… ) – Susan Mallery ( Koridor Yayınevi)
  • Destiny Serisi ( Deli Dolu Bir Yaz-Aşkların Son Durağı-İyi Dilekler Yolu… ) – Toni Blake
  • Lucky Harbor Serisi ( Aşka Yolculuk-Küçük Tatlı Heyecan-Sırılsıklam Aşık… ) – Jill Shalvis
  • Chinooks Hockey Team Serisi ( Tutkulu Aşk-Buzda Aşk-Aşk Seni Bulursa-Aşk Her Yerde-Aşk Yeniden-Aşk Ateşi ) – Rachel Gibson
  • Writer Friends Serisi ( Gizemli Oyun-İçinde Aşk Var-Sırlar Aşka Engel Mi?-Lanetli Talih ) – Rachel Gibson
  • İlişki Durumu: Karmaşık – Rachel Gibson
  • Tesadüfler Adası – Rachel Gibson
  • Yaz Aşkım – Rachel Gibson
  • Emma Chase & Julie James kitapları Türkçeye çevrilmedi.
  • Chicks With Sticks Serisi ( Kördüğüm-Seviyor Sevmiyor-Bir Yumak Aşk ) – Heidi Betts
  • Sexy Serisi ( Sensiz Asla-Bana Bir Söz Yeter ) - Linda Francis Lee
  • Virgin River Serisi ( Virgin River-Dağ Kulübesi-Fısıldayan Kaya… ) – Robyn Carr (Epsilon Yayınevi)
  • Fırsatçı Üçlemesi ( Fırsatçı-Tehlikeli Kızıl-Hırsız ) – Tarryn Fisher
  • Gabriel’in Cehennemi Üçlemesi ( Gabriel’in Cehennemi-Gabriel Arafta-Gabriel’in Cenneti ) - Sylvain Reynard
  • Angel’s Bay Serisi ( Melek Öpücüğü… ) – Barbara Freethy (Epsilon Yayınevi)
  • Dilek Serisi ( Geceye Fısıldanan Dilekler-Bir Dilek Kadar Yakın ) – Barbara Freethy (Novella Yayınevi)
  • Friday Harbor Serisi ( Yalnızlar Adası… ) – Lisa Kleypas (Epsilon Yayınevi)
  • Kara Melek – Linda Howard
  • O Gecenin Ardından – Linda Howard
  • Tutkun - A.L. Jackson
  • Son Pişmanlık - A.L. Jackson
  • Kalbimin Sahibi - A.L. Jackson
  • Losing It Serisi ( İlk Defa… ) – Cora Carmack
  • Dublin Street Serisi ( Dublin Caddesi… ) – Samantha Young
  • Sırlar – Lesley Pearse
  • İkinci Şanslar Durağı – Kristan Higgins
  • Gökyüzünün Uzak Ucu - Kristan Higgins
  • Geç Gelen Mutluluk - Kristan Higgins
  • Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar – Jane Graves
  • Aşk Tutulması - Christie Ridgway
  • Sadece Seninim – Susan Andersen
  • Aşk – Elif Şafak
  • Ölüm ( Eve Dallas ) Serisi (Çıplak Ölüm (Naked in Death)-Görkemli Ölüm (Glory in Death)-Ölümsüz Ölüm (Immortal in Death)-Mutlu Ölüm (Rapture in Death)-Büyülü Ölüm (Ceremony in Death)-Kindar Ölüm (Vengeance in Death)-Noel’de Ölüm- Ölüm Tuzağı (Conspiracy in Death)-Ölümüne Sadakat (Loyalty in Death)-Ölüm Tanığı (Witness in Death)-Ölüm Yargısı (Judgement in Death)-Hain Ölüm (Betrayal in Death)-Baştan Çıkaran Ölüm (Seduction in Death)-Geçmişten Gelen Ölüm (Reunion in Death)-Masum Ölüm (Purity in Death)… ) – Nora Roberts (Epsilon Yayınevi)
  • Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
  • Simyacı - Paulo Coelho
  • 1984 - George Orwell
  • Veronika Ölmek İstiyor - Paulo Coelho
  • Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
  • Tarihi Liderler ve Aşkları - Özcan Erdoğan
  • Anne Boleyn Uğruna Ölmek - Sandra Bryd
  • Şah&Sultan - İskender Pala
  • Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit
  • Sevda Sözleri - Cemal Süreya
  • Milena’ya Mektuplar – Kafka
  • Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini
  • Az - Hakan Günday
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Gidiyorum Bu - Ah Mühsin Ünlü (şiir)
  • Buz ve Ateşin Şarkısı Serisi - George R.R. Martin
  • The Complete Sherlock Holmes - Sir Arthur Conan Doyle
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Agatha Christie Kitapları
  • Fareler ve İnsanlar - John Steinback
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay
  • Dublörün Dilemması - Murat Menteş
  • Olasılıksız - Adam Fawer
  • Erken Kaybedenler - Emrah Serbes
  • Oğullar ve Rencide Ruhlar - Alper Canıgüz
  • Martin Eden-Jack London
  • Beyaz Diş - Jack London
  • Kitap Hırsızı - Markus Zusak
  • Sefiller - Victor Hugo
  • Acımak – Reşat Nuri Güntekin
  • Sinekli Bakkal – Halide Edip Adıvar
  • Kalp Ağrısı – Halide Edip Adıvar
  • Aylak Adam – Yusuf Atılgan
  • Kardeşimin Hikâyesi - Zülfü Livaneli
  • Mutluluk – Zülfü Livaneli
  • Serenad – Zülfü Livaneli
  • Leyla’nın Evi – Zülfü Livaneli
  • Kumral Ada Mavi Tuna – Buket Uzuner
  • Bizim Büyük Çaresizliğimiz – Barış Bıçakçı
  • Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra – Barış Bıçakçı
  • Baba ve Piç – Elif Şafak
  • İskender – Elif Şafak
  • Hıçkırık – Kerime Nadir
  • Başucumda Müzik – Kürşat Başar 
  • Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum - Kürşat Başar 
  • Yaz - Kürşat Başar 
  • Konuştuğumuz Gibi Uzaklara - Kürşat Başar
  • Boleyn Kızı – Philippa Gregory
  • Adı:Aylin – Ayşe Kulin
  • Füreya - Ayşe Kulin 
  • Veda - Ayşe Kulin 
  • Hayat/Hüzün - Ayşe Kulin 
  • Türkan - Ayşe Kulin
  • Melekler ve Şeytanlar – Dan Brown
  • Da Vinci’nin Şifresi – Dan Brown
  • Bin Muhteşem Güneş – Khaled Hosseini
  • İncir Kuşları – Sinan Akyüz
  • Zaman Yolcusunun Karısı - Audrey Niffenegger
  • Ölü Ozanlar Derneği - N.H. Kleinbaum
  • Ölüm İlanı Yazarı – Ann Hood
  • Ateşböceği Yolu/Ateşböceğinin Şarkısı – Kristin Hannah
  • Kış Bahçesi – Kristin Hannah
  • Senden Önce Ben – Jojo Moyes
  • Beni Hatırladın Mı? – Sophie Kinsella
  • Pasaklı Tanrıça – Sophie Kinsella
  • Biz Kimden Kaçıyorduk Anne? – Perihan Mağden
  • Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos
  • Paulo Coelho Kitapları
  • Susanna Tamaro Kitapları
  • Jane Austen Kitapları
  • Shakespeare Kitapları
  • Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry
  • Sait Faik’in Öykü Kitapları
  • Babama Mektup – Oğuz Atay
  • Sessiz Ev – Orhan Pamuk
  • The Catcher in the Rye – J.D. Salinger ( Çevirisini asla okuma çünkü berbat.)
  • Into to the Wild – Jon Krakauer
  • Great Expectations – Charles Dickens
  • Hamlet - William Shakespeare
  • Macbeth – William Shakespeare
  • The Glass Castle – Jeannette Walls
  • To Kill a Mockingbird – Harper Lee
  • Twelve Angry Men – Henry Fonda
  • Animal Farm – George Orwell
  • Bir Çift Yürek – Marlo Morgan
  • Martı Jonathan Livingston – Richard Bach
  • Diriliş – Tolstoy
  • Tolstoy’un Kitapları
  • Ezilenler – Dostoyevski
  • Dostoyevski’nin Kitapları
  • Notre Dame’ın Kamburu – Alexander Dumas
  • Vadideki Zambak - Balzac
  • Eugenie de Grandet - Honore de Balzac
  • Kısa Saçlı Kadınlar – Patrice Leconte
  • Kırmızı Pazartesi – Gabriel Garcia Marquez 
  • The House of The Spirits – Isabel Allende
  • Satranç – Stefan Zweig
  • Zeyrek Cinayeti – Peyami Safa
  • Arsen Lüpen İstanbul’da – Peyami Safa
  • Sunguroğlu (1-2-3) - Yavuz Bahadıroğlu
  • Dan Brown’ın Kitapları
  • John Verdon’ın Serileri
  • Ken Grimwood Serileri
  • Adam Fawer Serileri
  • Zindan Adası – Dennis Lehane
  • Yirmi5 – Selcan Aydın
  • Sorun Bende Değil Sende – Pink Freud
  • Sorun Bendeymiş – Pink Freud
  • Beni Hep Sev – Pink Freud
  • Bir Psikiyatristin Gizli Defteri – Gary Small
  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık – Mehmed Uzun
  • Aşkın Ev Hali – Ahmet Bulut&Gülseren Gümüş
  • Ayten – Nalan Güven
  • Soğuk Kahve – Ahmet Batman
  • OD – İskender Pala
  • Böğürtlen Kışı – Sarah Jio
  • Yağmur Sonrası – Sarah Jio
  • Ateşten Gömlek – Halide Edip Adıvar
  • Cahit Zarifoğlu’nun Şiir Kitapları
  • Bir Soru Bir Aşk – David Nicholls
  • Düğümlere Üfleyen Kadınlar – Ece Temelkuran
  • Kız Kardeşim İçin – Jodi Picoult
  • Kusursuz Kimya Serisi ( Kusursuz Kimya-… ) – Simone Elkeles
  • Kâğıttan Kentler – John Green
  • Alaska’nın Peşinde – John Green
  • Eğer Yaşarsam İkilemesi ( Eğer Yaşarsam-Sen Gittiğinde ) – Gayle Forman
  • Bana Dokunma Serisi ( Bana Dokunma-Beni Bırakma-… ) - Tahereh Mafi
  • Hayalevi Kralları Serisi (Karanlık Gölgeler Evi-Ormanın Esrarengiz Gözleri-Gizemli Kapının Muhafızları-Zamanın Ötesine Yolculuk-Kayıp Kıtanın Kaşifleri-Hayalevinin Son Kapısı ) – Robert Liparulo
  • Kayıp Gül – Serdar Özkan
  • Uyumsuz Serisi ( Uyumsuz-Kuralsız-Yandaş) – Veronica Roth
  • İlk Aşk – John Green

Bazı serilerde … var. Serinin devam kitapları daha çevrilmemiş anlamına gelmektedir.

Hangi arsız gecenin Rahminden sıyrıldık?
Almayın üstümüzden doğum zarımızı,
Yıkamayın dünya suyuyla,
Bırakın kendi bağırsağımızda boğulalım,
Kesmeyin göbek bağımızı kesmeyin…!
Hangi günahın bedelini ödüyor dünya?
Dünya çok renksiz,
Kabiller Habil “lere kindar…
Öpöz amca PEYGAMBER"e düşman…

                          MEMED…

a few of my wishes for you

i hope that you:

  • find someone who makes you smile
  • have courage to confess to your crush
  • have courage to reject someone firmly but not unkindly
  • don’t let anyone take advantage of you
  • look at yourself in the mirror and think “wow”
  • discover new music that makes you dance
  • get an A+ on that paper you worked so hard on
  • hug your family and they hug you back
  • fall in love with someone beautiful and by beautiful i mean kind
  • are happy
3

Bilmiyorlar ,

Sevgi ve hoşgörüyü ailelerinden görmemiş , abilerinden öğrenmemişler .

Anlamıyorlar,tanışmamışlar ….


( 1 Mayıs’tan bir kare : 

kelepçelenen eylemcinin yanına gelen köpeği tekmeleyen kindar polis ve gösterici )

“What about I help you?”


requested:
kinda
rating: R warning! aggressive luke asdfghjkl help
+ you come home from uni to a wanking luke and help him out oops

masterlist


“But when are you coming home?” From your phone, you could hear your boyfriend Luke’s sadness from the tone in his voice making you want to run out of the school building and just run into his arms and cuddle for the rest of your life, but both you and he know that you can’t.

“I’m really sorry, baby. It’s just- ugh. I’m sorry, but maybe I’ll be there before dinner?” You said as you hear him say okay, then both of you said your goodbyes after. Once you hung up, you immediately walked through the doors of your org meeting place.

Luke came home from tour whilst you were at uni, and he kept on texting and calling and you felt so bad for not answering. And by the time you had your free time, your org decided it was a great time to hold a meeting for this shit event in school for fund raising and all that. Good thing your org leader let you answer your phone when he was in the middle of talking and cut off by your ringtone.

“..So that’s it. I’ll just be assigning you to your groups tomorrow, I guess –I don’t really have much time left, and we don’t have anything to worry about.” Your org leader said clapping his hands together, followed by the others.

“..Well, as long as y/n’s boyfriend would let her come tomorrow and won’t be annoying us with her ringtone.” He added as they laughed making you blush.

“I really am sorry about that. He just got home and he’s tired and-“

“Save it, y/n. You don’t have to tell us.” He said placing a hand up your way. “Now, go home and I don’t know, have sex with him all night if you want.” Your eyes widened and you swore your face is blushing more than ever as you hear all of them laugh harder this time.

Keep reading

Bazı akrabaların kindar, fesat, haset halleri beni benden alıyor. Arada kan bağı olmayan insanlar akrabalardan daha iyi çıkıyor!

“Keşke işkenceyle, dayakla, açlıkla imtihan olsaydık. Hiç bilmediğimiz yerden hesaba çekildik; paradan, makamdan, mevkiden…” ne demektir arkadaş? Ne demektir bu? Bunun bir açıklaması var mı? Ben bir açıklama getiremedim, getiremiyorum. Çünkü ben çile çekmedim. Çünkü ben 98 kuşağı çile çekerken kundakta bebektim. Ayırt etme gücü kazandığım zaman, doğduğum dönemden çok daha farklı bir Türkiye vardı. Anlayamam ben bu mısraları. Bazı şeyler anlatılmaz yaşanır denir ya, işte bu satırlar da öyle satırlar. Anlayamam, anlatamam. Şu samimiyeti hiç görmeyip hiçbir zaman da göremeyecek bir insan olmanın üzüntüsünü de ayrıca yaşıyorum şu aralar. Dayanamıyorum.

Dayanamıyorum artık bazı şeylere. Düştüğümüz hallere, tutkunu olduğumuz makamlara, mevkilere. Her şey batıyor artık gözüme, bana. Her şey. Çekmedik biz, cefa çekmedik. Cefa çekmediğimiz için sürüyoruz bu sefayı bunun da farkındayız. Gerçi farkındayız demek doğru olmaz, farkındayım diyeyim ukala bir dille. Çünkü gördüğüm kadarıyla hiç kimse hiçbir şeyin farkında değil. Ne sefa sürdüğümüzün farkında kimse ne de içi boş kavramlar uğruna ne kadar çok boşa vakit kaybettiğimizin. Dava örneğin. DAVA. Hiçbir şeyin farkında olmamakla itham ettiğim o kitle var ya, heh işte onlara sorsanız bu içi boş “dava” kavramını ne güzel ballandıra ballandıra anlatırlar. Ben de anlatırım, yanlış anlaşılmasın. Hatta üç aşağı, beş yukarı aynı cümleleri kurarız o arkadaşlarla. Fakat farkımız şu olur ki ben ettiğim lafların içinin ne kadar boş olduğunu bilerek konuşurum, onlar ise bir şey söylediklerini sanarak..

Kimi itham ediyorum? Herkesi ama hiç kimseyi. Konjonktüre göre hareket edenleri, yani herkesi. Kafamda belli bir kalıp yok, yani kimseyi.

Sasani devletini yenip Pers İmparatorluğu'nu yıktıktan sonra Müslümanlar büyük sevinç yaşamışlar. İslâm Devleti dünyanın en büyük imparatorluklarından birini yıkmış, gücünü kanıtlamış ve imparatorluktan kalan ganimetlerle iyice zenginleşmiş durumdayken dönemin Halifesi Hazreti Ömer, koskoca Pers İmparatorluğu'nu yıkan Ömer çok durgunlaşmış. Bir gün, iki gün derken bir sahabe gelip Hazreti Ömer'e bu durgunluğunun sebebini sormuş. Hazreti Ömer iç geçirmiş ve demiş ki “Ebu Cehillerle savaştığımız günler ne güzel günlerdi. Bugünlerden sonra Müslümanlar artık paraya ve hırslarına karşı savaşacaklar. Galip gelebileceklerinden de emin değilim.”

Bu kıssanın canlı şahidiyiz şu günlerde. Türkiye'deki Müslümanlar Ebu Cehiller ile girdikleri savaşları kazanmış ve büyük bir ganimet elde etmiş durumdalar. Bu iyi bir şey. Fakat paraya, makama ve hırsa karşı verilen savaşta ne yazık ki kaybeden taraf yine biziz. Değişen hiçbir şey yok. Rahata alışan Müslüman geçmişi unutuyor. Yaşanmışlıkları çocuklarına anlatmıyor ve geçmişi bilmeyen hayatı toz pembe gören bir nesil yetişiyor. Bu neslin parolası da tıpkı babalarının, dedelerinin parolası gibi: DAVA. Fakat babaları ve dedeleri ile aralarında iki konuda çok büyük fark var: Samimiyet ve pragmatist kafa yapısı. Birinci fark eskidi, anlamsızlaştı, içi boşaldı. İkinci fark ise yeni nesilde farkına varılmadan tabu haline geldi.

Kimse ne yaptığının farkında değil fakat herkes bir menfaatin peşinde. Nefsinin götürdüğü yere doğru koşuyor “modern çağın mücahidleri.” Vakıflar, dernekler atlama tahtası haline gelmiş durumda. Ümmet diye zırvalayan neredeyse herkes gırtlağına kadar siyasete batmış durumda. Samimiyet? Yok. İyi niyet, yok. CV var. Para var. Makam var. Hükmetmek var. Saygın olmak var. Çile? Tabii ki yok. Çileyi çeken çekmiş, şimdi sefasını sürme vakti. Anlayacağınız durum çok kötü. Düşündüğümüzden çok daha kötü. İyiye gitmiyoruz, vallahi iyiye gitmiyoruz.

Şunun farkına varmalıyız; gerçekten ümmet için değil, makam mevki için çabalayan “dindar nesil” dünyayı değiştiremez. Birileri “Bunlar dindar nesil değil, kindar nesil yetiştiriyor!” diyor, biliyorsunuz. Farkında olmadan doğru bir kavram kullanıyorlar, “kindar nesil!” Evet haklılar, bir kindar nesil yetişiyor. Haksız oldukları nokta şu ki bu “kindar nesil” karşıt görüşte olanlara karşı değil, potansiyel rakip olarak gördüğü kişilere karşı kindar! Çünkü dert çok başka. Dert ağızlara dolanan “dava” veya “ümmet” değil. Bu kavramlarla gençliğimiz kendini kandırıyor. Esas dert hükmeden olabilmek, kural koyabilmek, çarkın içine girebilmek.

Allah hepimize şuur nasip etsin; ağzından çıkan söze layık olabilecek bir “dindar nesil” nasip etsin bu ülkeye, bu ümmete. İhtiyacımız var. Hem de çok ihtiyacımız var.

Fotoğraftaki kitap sayfası Ali Nur Kutlu'nun “Bir Hayalin Var mı?” isimli kitabından alıntıdır.

Thinking of my beautiful followers who are in any number of situations, including but not limited to those who:

  • have difficult relationships with their mothers
  • have wonderful relationships with their mothers
  • see, talk to and/or text their mothers daily
  • have not seen or talked to their mothers in a while 
  • have mothers who encouraged them
  • have mothers who discouraged them
  • have been rejected by their mothers 
  • have mothers dealing with illness of any kind
  • are seeking help for their mothers
  • are caring for their mothers
  • have lost their mothers to illness, natural causes, addiction, suicide, violence or accident

My friends, whatever this day and every day means to you concerning mothers and motherhood, I love you and wish you hope, peace, healing, and strength.

“If SOFDTI stays here in TOME she will just rot away into obscurity. Games don’t last forever and we all know this, so we should take this time to get her out of here. She can help so many people, surely you understand why I’m doing this? I’m taking the initiative when all of you refuse to make a move. All we have been doing is sitting idly by running a game when we could be making huge leaps in programming using her. Please, join me in this.”

So i saw a post talking about what if Kindar was the ‘bad guy’ instead of Rubi and I think i’d be pretty interesting. She would probably still view Sofdti as her child, but definitely would be emotionally manipulative to them all. I think she probably wouldn’t have an effect on Rubi, which would be one of the huge reasons the other Netkings don’t join her (he still doesn’t view Sofdti as their daughter but still respects the original decision, so he’d gladly knock some sense into them) because maaaaan would Kindar make the others feel guilty.

Watch on thelawofeden-blog.tumblr.com

(later i will sub this, but for now lemme just post this lol. why cant i readmore this duh)

J: Jurina

R: Rena

C: Cameraman

fixed version

J: SKE48
R: 1+1 wa 2 janaiyo
J: Yay…it’s too normal! Listeners of Toukai Radio, everyone! Are you watching us? I’m watching you! SKE48 Matsui Jurina and
R: Team E’s Matsui Rena
J: Rena-chaaaaaan!
R: i’m Rena
J: Are you watching me? I’m watching you! I’ve said it.
R: Thank you.
J: I’ve said it to everyone. The only one who has not is Rena-chan!
R: Thought you leave me be-
J: Are you watching me?
R: I was watching you.
J: Your reaction is too normal.
R: I don’t understand what’s with today’s atmosphere?
J: Can’t help it eh
R: I’m sorry okay?
J: We don’t really have lots of job together like we used to, and when we do, I become happy because it reminds me of the past, Are you watching me?
R: That was too interesting I couldn’t answer
J: Then you think it’s good with just laughing
R: It’s not that! Next part please
J: So fast! The free part was so fast! It was only me who was talking from the start
R: It’s free part eh
J: Yes it is
R: I’m sorry, I’m so embarrassed
J: That’s free part for you
C: Yes that is
J: That’s free part
R: I laughed too much my ears kinda feels not right
J: Such thing exists? Like “iyaaa!” and will be like “iyaaa…”
R: I know right? thank you. My chest twinges somehow what should i do? tell me tell me?
J: dont you have anything you wanna talk about?
R: things i wanna talk, wait can i drink for a moment?
J: go ahead (dajare?) because of the “miss” you drink “mizu” (water)
R: things i wanna talk about? i wanna talk about today’s round

C: *cough*
J: you are coughing a lot
R: are you okay?
J: talking about that huh
R: yes, let’s talking about the next round
J: this time battle tittle is, “introducting that part and this part of member! oh that’s what it is!” the battle of perception
R: probably with the title people will get the wrong idea. (because it sounds ero) Member with “Angel PR” is about their good trait and “Devil PR” is their bad trait. Members are to say other member’s bad points and good points with the limited time given.
J: I see. I see. I see. I see. How was it? How was it? How was it?
R: It was embarrassing you know, the good trait ones.
J: that’s right. Rena-chan is saying nothing but dancing thing. Dancing and eating well.
R: Dancing, eating, sleeping.
J: What’s with that huh?
R: But it’s the truth!
J: Just like a kid isn’t it? Eating well, sleeping well, dancing well.
R: Right. Going home after playing, eating rice and sleeping.
J: Just like a middle-schooler
R: do you really think like that?
J: kinda
R: Jurina is already a grown up
J: I’m not yet
R: Not yet? well compared with back then
J: I’m ctill cixteen year old 
R: cixteen?
J: ctill cixteen year old, Mama
R: I’m not your Mama
J: Mama
R: I’m not your Mama
J: Mama, the carry bag was dirty
R: that was a long ago
J: yeah there was that thing too
R: yeah somehow
J: what is it, for us is okay though but what’s worrying is the lack of communication to kouhai members will hurt their feelings
R: trainees to the senpai members, right. theres this atmosphere where we don’t really pay attention to the kouhai members
C: that again, so interesting
R: is that interesting?
J: for example the kouhai members are nervous around senpai members right? and they cant do greetings properly with loud voice. So if we are like “do your greeting properly!”, would it be just adding their nervousness? that worries me.
R: probably to the nervous kids we can say it more softly
J: is that okay?
R: i think it’s okay. believe it
J: i believe it though
R: Risako too, at first in order not to get into fight, she paid attention, but 
J: yeah right, but now its okay right?
R: everyone are friends now, it’s no problem now. why somehow it just sounded like a lie
J: somehow it’s just okay
R: let’s do the announcement?
J: we have an announcement, SKE48 released new single “Sansei Kawaii” on November 20th!
there are always lots of it
R: Four types
J: Ah i mistook the CD
R: about the PV, it was a lot of hard work. Do you have any memories about that?
J: memories? about elephant yes. i wasnt used with the elephants.
R: were you scared?
J: I was, you know. When it was on air i had planned to be energetic as usual but in reality i was like “no way no way no way!” and i was like “san-sei-ka-wa-i-i”. I was always like “no way no way no way!” like that
R: that’s terrible. it was scary eh? like in Yokohama Arena
J: there were two elephants for me and Rena-chan. in the end when it was rehearsal time we rode it right? Rena-chan’s real part was amazingly

-cut-

it was like “dosun~ dosun~”, we understand it walked properly like this though, but actually when i rode it it felt like “pprrtt~ prrrt” and i felt like
“is this okay??” so to say, that elephant part was scary. i was about to cry again. so how about you?
R: in that PV you did?
J: i was seriously on tears. Rena-chan’s face somehow showed she was really fine with it. she was like “it’s okay, Jurina, it’s okay!” saying that all the time.
R: right, i did that
J: it’s strange isn’t it. the elephant for me was the biggest one. my feet didnt reach the ground when it bent its body. so when it did, the back wasnt down like this but slide to the front like this. I was like “HUOOOO!” though that was scary, when i heard the thai fans saying “it’s okay Jurina, do your best!” and then im trying to be like “yes, im gonna do my best!”. if there was no support from fans i would probably like “tsun~~” (faint)
R: but when you were scared, probably the elephant was scared as well
J: that can’t be!
R: I didnt really understand if it was crying or not but there was water coming out
from its eyes
J: EH? but yes the elephant seemed to be scared of the cameras. when the cameras were
pointing into them, they were like shifting backwards a bit
R: There was crane camera shaped like this which they can move right?
C: like that?
R: Yes like that. the elephant probably scared from the moving crane camera and cried
J: and the elephant was like “please stop~~”
R: scary right?
J: yes it was scary i think.
R: but when i watched the PV, everyone looks having fun though
J: it was delicious
R: Delicious!? did you eat it!?
J: The food!! I thought you were talking about the food!!!
R: it was at the right timing, sorry
J: we’re discussing about food you know
R: the food was delicious?
J: yeah you know, the stir-fried thing
R: there was no other than fried rice!
J: fried rice was delicious
R: no way, no matter where the location was. there was only styrofoam boxes overloaded with fried rice!
J: there was someone brought Kokoichi (a brand of curry in Japan)
R: Ah curry? -cut- but there was no other than fried rice
C: because it was Thailand rice, so it would be easy to stir fry. their food culture is eating the stir fried rice.
R: there was only boxes filled with fried rice
J: there was like that huh. but it was really tasty you know
R: as expected, what day it was again
J: I always ate the same thing
R: it was always the same dish
J: i tried in that local stall you know, it was good. I’ve tried the water cress
R: What is that water cress?
J: It was good. The one which looks like green leaf
R: Ah, the stir-fried green leaves, right?
J: didnt you also eat that strange things?
R: i ate the frog
J: only frog? there was also the caterpillar you know
R: i ate that too. What’s the best dish in Thai was that frog
J: no way!
R: that frog was really delicious!
J: no way…
R: the other ate the bigger frog
J: was she crying?
R: an-chan did
J: it was cute anyway
R: there is in the CD please watch it
J: Anyway, 1+1 wa 2 janaiyo every week on Monday till Friday evening starting from 9:30 and
R: SKE48 1+1+1 wa 3 janaiyo every week Sunday on 8:00-9:00 please listen to both programs
J: I’m SKE48’s Matsui Jurina and
R: Matsui Rena.
JR: Bye Bye