kez 5

EFSANE KOMUTAN OSMAN PAMUKOĞLU KİMDİR?  

-Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği en başarılı general (1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı)

- TSK’nın iç tüzüğünü değiştiren bir asker, tüzüğe göre bir kurmay subay, yüzbaşılıktan, orgeneralliğe kadar Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı’nı 3 kez alabilir maddesi, Pamukoğlu Paşa’nın bu nişanı 5 kez almasıyla birlikte 5 kez alabilir şeklinde değiştirilmiştir. Kendisi bu nişan 5 kez alabilen tek subaydır. 

- 1993 yılında Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş tarafından bizzat rütbesi Tuğgeneralliğe yükseltilerek, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlık’ına atanmıştır.

- 1993-1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlık’ına bağlı 3 bin komandosu ile birlikte 778 gün boyunca Hakkari ve Kuzey Irak dağlarında çarpışmıştır. Askerleri ile birlikte omuz omuza çatışmalara katıldığı için ‘‘Efsane Komutan’’ lakabını almıştır. TSK'nın Kuzey Irak'a düzenlediği 26 sınır ötesi harekatın 21'ini bizzat gerçekleştirmiştir.

- 1995’de Hakkari’den ayrılmadan önce, şehit verdiğimiz kahramanları ölümsüzleştirmek için ‘‘İsimleriyle Güneşi Yükseltenler Anıtı’’nı yaptırmıştır. Böylelikle, Kurtuluş Savaşı ve Kıbrıs Savaşı şehitlerimizden sonra, Güneydoğu’da verdiğimiz şehitler de bu anıt sayesinde ilelebet yaşayacaklardır.

- Osman Pamukoğlu böyle başarılı bir asker olmasına karşı, 2002 yılında Tümgeneral rütbesindeyken erkenden emekli edildi.

- 2003 yılında, Hakkari'de ve Kuzey Irak'da yaşadıklarını anlattığı, “Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok” kitabı hafta boyunca en çok satanlar listesinde 1. sırada yer aldı. Şu ana kadar 16 kitap yazan Osman Pamukoğlu, Türkiye'de en çok okunan yazarlar arasındadır.

- Mustafa Kemal Atatürk'ü daha iyi anlayabilmek için, Ulu Önder'in okuduğu tespit edilen 3997 kitabı, temin edip okumuştur.

-2008 yılının 28 Temmuz’unda: ‘‘Anadolu ve Trakya’da yaşayan Türk halkı bu çağrı size’’ sözleri ile başlayan bir yazı yayımlayan Osman Pamukoğlu 36 gün sonra Sivas Kongresi’nin yıl dönümü olan 4 Eylül 2008’de ‘‘Hak ve Eşitlik Partisi’’ni kurar. Partinin adı, Türkiye’de hiçbir zaman olmayan ‘‘hak’’ ve ‘‘eşitlik’’ kelimelerinden oluşur. Partinin sembolü Anadolu Kartalıdır. Anadolu Kartalı’nı partinin sembolü olarak seçmesini şöyle anlatıyor; “Biliyorsunuz kartal özgürlük ve onur sembolüdür. Kartal, yeryüzünden gökyüzüne ve güneşe doğru yani dünyada canlıların hayat kaynağı olan güneşe en çok yükselebilen canlıdır. Ayrıca kartal bulunduğu yerden entrikanın sembolü tilkileri, korkaklığı sembolize eden tavşanları ve kemirgenliğin simgesi olan tarla farelerini keskin gözleriyle en iyi gören, pençeleriyle en hızlı yakalayan canlıdır.”  

-HEPAR, 2009 yılında AB İlerleme Raporu’nda(AB-Türkiye ilişkileri ile gereği her yıl Türkiye’ye gönderilen rapor) hükümetten kapatılmasını isteniyor. İlk defa bir siyasi partinin adı bu raporda geçiyor, faaliyetlerden rahatsız olduğunu belirten AB, Hak ve Eşitlik Partisi’nin faaliyetlerinin Türkiye-AB ilişkilerine olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

-HEPAR, Türkiye'deki siyasi düzene karşı kuruldu. Hem iktidar hem muhalefete karşı siyasi mücadeleyi başlattı. Türkiye'deki siyasi partilerin aksine, taşra teşkilatları yani il ve ilçe başkanlıkları genel merkezin maddi desteği olmaksızın ayakta kalıyor, siyasi propaganda yapıyordu.

- HEPAR, Kuvay-ı Milliye ruhu ile mücadeleye başladı. Kaşarlanmış siyasetçiler yerine, Türk gençliğinin başını çektiği, halkın içinden gönüllüler ile Türkiye'nin her yerinde teşkilatlandı.

- Osman Pamukoğlu asker olmasına rağmen asla asker kafasında biri değildir. Astlarına karşı hem subayken hem de HEPAR genelbaşkanı iken tam insiyatif tanıyordu. Osman Pamukoğlu’nun HEPAR Gençliği’ne güveni tam.

-4 Eylül 2008 tarihinde Anıtkabir özel defterine yazdığı;

“Büyük Önder,
Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız.
Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir.”
  anlaşıldığı gibi Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinden giderek Türk milletini laik olduğu yüksekliğe çıkartmak için varız ve var olacağız!

YAŞASIN  VATAN YAŞASIN TÜRK MİLLETİ 

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.“

-Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK

Günde 5 defa,

dünyalık bi iş için günde 5 defa aynı kişiyle buluşmak gerekse hiç düşünmeden dakikasında buluşuruz değil mi? İş namaza gelince neden böyle olmuyor? Müslümanız diyoruz Elhamdülillah. Peki Allah 5 kez huzuruna çağırınca neden gitmiyoruz? Buluşacağımız kişinin yanına gitmediğimiz de saygısızlık olur diye düşünürüz geç bile gitsek özür diler durumu telafi ederiz, aynı hassasiyeti namaza neden gösteremiyoruz? Yoksa nefsimize mi yeniliyoruz? Kılmayanlar, çeşitli sebeplerle kılamayanlar oturup biraz düşünmeli!

Böyle Sikişeceğimiz Hiç Aklıma Gelmezdi!

Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur.

Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti…

Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler.

Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık…

Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı.

Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi.

5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu…

Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu.

Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım…

Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu.

Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi.

Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim…

Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pornolardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık…

İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu…

Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli kiamacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu.

Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı…

Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi…

Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim…

O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum.

Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım…

Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı…

Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğineyasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı…

Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi.

Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi…

Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına…

Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi.

Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı…

Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti…

Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi.

Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!

Ben 3 kez kadin 4 kez kocasi en az 5 kez bosaldi 4 saat sikis sirasinda ..en cokta kocasinin beni mutfakta cagirip götünden sik aciyo dese bile durma demesi cok azdirdi ce zevk verdi bana bende bu kucuk götu sikerken aglata aglata patladim icine ama kadin kizlimi bozar gibi siktin beni diye gidene kadar tsk etdi …bu zevki iliklerime kadar yasadim cokk iyidi…sporcuyum 180 boy kilo 79 sert sikmek zevkim türbanli bayan tercihimdir evli bayan tercihimdir..gay asla yazmasin….

1- Tek seferde bir ayet dinleyin. Dinlerken ayeti parmağınızla takip ederek okuyun. Birlikte okuyor hale gelinceye kadar tekrarlayın, aceleci olmayın. (Seviyenize bağlıdır. Ayetin uzunluğuna ve kelimelerin zorluğuna bağlı olarak ben hala 5-15 kez dinliyorum.) Böylece, kelimeleri yanlış söyleyerek ezberlememiş olursunuz.

2- Sesi kapatın ve kendi kendinize, hâlâ parmaklarınızla takip ederek okuyun. (10-20 kez)

3- Gözlerinizi kapatıp okuyun. 1 ve 2. adımları tamamladıysanız, ayeti gözünüzde canlandırırsınız. (Bu büyülü bir şey değildir. Beyniniz Mushafın görüntüsünü çoktan kaydetmiştir.) Bu şekilde ayeti 10-20 kez veya daha fazla tekrar edin.

4- Artık ayeti bitirdiniz. Aynı adımları 2. ayet için tekrarlayın.

5-Şimdi 1. ve 2. ayetleri birleştirin ve 5 kez tekrarlayın.

6- Bunu dersiniz bitene kadar tekrarlayın. Eğer bu yöntemle çalışırsanız, Allah’ın izniyle, ezberleyeceğinizin ve asla unutmayacağınızın (tamamen) garantisini verebilirim.

@gencmuslumanlar

Nişanlımın ilk orucu ve Nihat hoca..

Nişanlım oruc tuttuğu ilk gün beni tam 5 kez aradı
1. aradığında
“Sakız çiğneyebilir miyim toplantım var ağız kokusu Olmasın” dedi. Ona sakızın icinde şeker olduğu için çiğneyemeyeceğini anlattım.
2. arayışında
“Bir görüşmem var el sıkışmam lazım acaba ellerini sıkmasammı” dedi. Ona ikisinin Apayrı şeyler olduğunu anlattım. Orucunun el sıkmakla bozulmayacağını anlattım.
3. Arayışında
“Sahura kalkmasam sadece namaz kılsam olmaz mi? Gece yiyemiyorum” dedi. Sahurda yiyip yememenin onun tercihi olduğunu ama sahura kalkmanın Sünnet olduğunu açıkladım.
4. arayışında
“Yanlışlıkla orucumu unutup su içtim. Sonra hemen tükürdüm. Orucum bozuldu mu acaba” dedi. Oruçlunun yanlışlıkla Yediği ve içtiği Herşeyin Allahtan bir ikram olduğunu ve hatırlayınca hemen tükürürse orucunun bozulmayacağını anlattım.
5. arayışında
“Orucu tek Başıma evde açabilir miyim birileriyle mi açmam lazım” diye sordu. İstediği koşulda istediği kişiyle orucunu açabileceğini anlattım.
Nişanlım yeni Müslüman olduğu için bunları bilmemesi çok normal. Gayet anlayışla karşıladım ve elimden geldiğince ona yardımcı oldum.
Ardından akşam TV'de annemlerle birlikte Nihat Hoca'yı izledim. Yıl 2015, Müslüman Ülkem Türkiye'de bu soruların hepsini Nihat hocaya sordular. Ülkemde ilk defa oruc tutan yeni Müslüman olanlar mi var? Yoksa bugüne kadar hiç bu Tür durumlarla karşılaşmamışlar mı merak ediyorum…

Hiç olmayan bir mevsimde tanıştık Necati ile
Kasımda tanışsak aşık olacaktım  

Entel ve zengin halkımızdan sıra gelse benle yemek yerdin Necati
Senin nasıl bıçak tuttuğun umurumda değil
Vejeteryan oldum gıybeti bırakıyorum
Artık soru sormayacağım Necati

Bana bir inansan
Amerika’yı 5. kez keşfe çıkacaktım
Seni bir kez sevsem siyaseten ölürüm
Bu yüzden hiçbir seçimde evet demedim katline
Evet demedim ve sandığa gömdüm kanaviçeli hayallerimi
Sen kalb-i demokratik her meşruiyetin iktidarısın Necati


Ben de yetim acılara ağlarım
Günde beş öğün erkenci babaları aradım
Herkes gitse de Allah yerli yerinde duruyordu
Ölüşüne üç demet çiçek, kırk bir Yasin sözüm olsun Necati



Yürüyordun ve arşı titretmezdi heybetin
Ben gitmenden korkup ayakkabılarını kıskandım
Beni seviyor oluşuna hiç inandım Necati

En uzun cümlenin tepesinden kendimi atsam
Bir hayrete takılsa ceketim
Kadere inanmayı böylece noktalardım Necati

Seni sevmem yasalara aykırı
Belki de bu yüzden
Ben ölsem sen hiç oralı olmaz
Sürekli Sibiryalı olurdun Necati


Kusura bakma
Aşık olmak bizim buralarda çok ayıp Necati 

biz her şeye,
“ Allah ,gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten , sonra Arş'a kurulan , güneşi ve ayı buyruğu altına alandır.Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.O,her işi (hakkıyla) düzenler,yürütür,Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız,13:2”
buyuran Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.
ygs,lys,kpss,yds,ales ve falanlarına kalbimiz dayanıyor bi şekilde . kalbimiz derken;deli gibi çay içişimiz,ilk şiir kitabını elimize alışımız,ilk yastık altı romanımız diyorum aslında.
işte böyle yaşıyoruz ve yaşamak şöyle böyle ama çokça şükür içinde uzayıp giden, aslında kısalıp duran bi şeye dönüşüyor.
gidelim buradan !
daha kaç kez söylemeliyim,bilmiyorum.
kitaplarını,kitaplarımı alıp gidelim.
hesap ederiz elbet maaşa yeni geçtik ama idare ederiz,şöyle arkamıza bakmadan defolup gidelim.
ölelim diyecektin dimi az kalsın, ölmeyelim diyemem iyi yaşadık yine,hem her bi şey hep takdir-i ilahi Anna.
-çok mu çay içtik ne- diyecektim az kalsın.
İçimden böyle şeyler de geçiyor.
tamam sustum.
gitmek istemezsen bi eti puf yeme miktarı kadar otursak diyorum, eti puf kalsın istersen çekirdek çitliyip otursak.?
sana alper ağbiden bişiler okumak isterim.
okuyayım ama Anna.
gözlerime bakma,göz altı torbuşlarım sana
-hi- desin istemem.
bakma bizim de gözlerimiz biraz karanlıktır Anna.
içinde faturalar,trafik cezaları,son bakış,uykusuzluklar,migren krizleri,bi soruyu 3-5 kez okumuşluklar var.
gözlerim biraz yorgun.
doktora gitmem lazım,bu gözlük de yaramıyor artık.
gözlerimde
görememekler
görememekler
görememekler
Anna.
Mısır patlatalım mı.?
hem belki pamukbaş bakan avcı nabinin izleyin dediği filmlerden birini açar izlerük.
F. hoca internetten özet bulur yazarız dedi;
laf aramızda,ben çoğunu zaten izlemişim biz yapmayalım öyle Anna.
biz izleyelim paşa paşa filmimizi. nokta.
ps. bi fotografır diğiliz ama bu fotoğrafı çok deli sevdim. ivit.

anonymous asked:

18 yaşında erkek arkadaşım tarafından tecavüze uğradım şuan 25 yaşındayım,ona mecbur olduğumu,ondan başkasıyla evlenemeyeceğimi düşünerek tam 2 sene onunla sevgili kaldım.Her gün hakaretlerine,nerdeyse haftada 4-5 kez dayağına katlandım niye bekaretimi kaybettim niye bunu yaşadığımda kimseye gidip anlatamadım,korktum insanlar ne düşünür diye. Aileme anlatamadım,dostlarıma da. 7 sene geçti ama hala atlattım geçmişte kaldı,yoluma devam ediyorum diyemiyorum.Tacizler zaten anlatmakla bitmez.

#sendeanlat

Ben Törörörörö Ya Sen?

Merhaba. Herkese iyi günler demeyi o kadar çok isterdim ki. Ama hep kötü günler. Dün öğlen saatlerinde evime gitmeteyken evimin güzargahında olan Zorlu Centerdan geçtim. Çıkış kapısına 10 metre kala özel güvenlik görevlileri beni durdurdu ve ‘’sizi şu tarafa alabilir miyiz acaba?’’ diye bir kapı gösterdi. Ne olduğunu anlamadım tabii kamera şakası falan zannettim. Kapıya yöneltim alışverişmerkezi’nin içerisine uzanan bir koridora girdik hepberaber. ‘’Nooldu, anlamadım ben hiçbir şey.’’ dediğimde ‘’ 3 gündür sizi bekliyoruz? neredeydiniz?’’ dedi güvenliklerden biri. Bir öteki gülmediğimi ve gerçekten anlamadığımı görüp ‘’müdürümüz gelince sizi bilgilendirecek’’ dedi.Müdür geldiğinde; 
-Anlamıyorum neden burdayım, neyden ötürü getirdiniz beni buraya?
-(Gülerek) Gerçekten anlamadın mı? Yani kaç gündür en tepeden en aşağıya bütün görevliler sizi arıyor. Yüz tarama sistemi var bizde 3bin tane güvenlik kamerası var. Amacın neydi napıyosun sen ya?! diye bağırdı.

Olay şu ; 12-02-2016 tarihinde Zorlu Center’daki kadınlar tuvaletine ‘’BU ÜLKEDE İÇ SAVAŞ VAR! ve HERYERDE TANK VAR GÜNLERDEN SAVAŞ.’’ yazılı olan sticker yapıştırdım diye beni terörö ilan etmişler ve polisleri çağırmışlar. Kapalı koridorda 4 özel güvenlik 2 sivil polis 2 Zorlu müdürü beni sorguya çektiler. ‘’Neden böyle bir şey yaptın.? Hangi okula gidiyosun?Marmara’da çok olur böyle siyasi tipler, var mı senin ordan örgüt arkadaşın? Hangi örgüte üyesin? SENİN YÜZÜNDEN İNSANLAR BURAYA GELMEYE ÇEKİNİYORLAR ZORLUDA TERÖRİSTLER VARMIŞ DİYORLAR!. gibi bir çok şey soruldu ve söylendi.Kendimi güvende hissetmediğimi ve kamerası olan bir yere geçmek istediğimi söyledim, geçtiğimiz yerde 2 saate yakın polis ekibinin gelmesini bekledik. 

Koridorun kapısı açıldı ve içeriye 2 adet polis girdi.Bir tanesi gözünü kırpmadan benim gözlerimi takip etti ve
‘’Ülkeyi sen mi kurtarcan? Tuvalette siyaset mi yapıyon sen? Sana mı kaldı bu ülke? Abi til oluyorum böylelerine ya!. Öteki polis devam edip 
‘’Heryerde tank var demiş, sen görüyo musun burda tank?’’ diye bağırdı ardından ben ‘’ Burda görmediğim başka yerde olmadığı anlamına gelmiyor.’’ -’’Sus ya kes cevap verme.!’’ 
‘’Sen önceden girdin di mi içeri bu yüzden hiç korkmuyosun cevap veriyosun. Alışkınsındır sen zaten böyle şeylere.’’
-’’Ben sadece fikrimi..’’
’’Ne fikri ya, ne fikri?! kendine sakla fikrini. Git evinde kendi kendine konuş, rahatsız etme insanları. Başka yerde de konuşma.!

Ardından hepberaber koridordan çıkıp polis aracına doğru yürüdük. Arabaya biner binmez yanıma oturan polis kolumu arkaya doğru çevirip kafamı öndeki koltuğa vurdu ve sıkı sıkı yüzümü bastırdı ‘’Napcan lan yarında molotof mu atıcan?!’ diye bağırdı.Levent polis merkezine kadar o pozisyonda götürüldüm.
Ardından törörö ekip şubesinden 3 tane adam geldi, koridorda yukardaki gibi sorular sordu bu arada 5 kez çantam ve üstüm arandı. İsmini söylemedikleri bir savcıyla telefonda görüştüler ‘’Evet savcım sticker’ın üzerinde hiçbir amblem, simge yok. Evet anladım. Yani ben kameradan falan ilk gördüğümde peşmergeye benzettim.Belkide kullanmışlardır bunu.Bilmiyorum. -Nerelisin sen? .Bolu doğumluymuş savcım. Tamamdır anlaşıldı savcım kolay gelsin.’’ ardından başka bir savcıyla yine telefonda ‘’ Az önce aradığım savcı töröröröyle bir ilgisi yok dedi ama ben size de danışmak istedim savcım. Bunları alıp tuvalete yapıştırıyormuş kaç gündür. Kamera görüntüleri var. Evet savcım. Anladım tamam kolay gelsin.’’
-’’Hadi yırttın yine ha. Valla törörö deseydi kurtulamazdın buradan. Anlamıyorum ki annen baban yok mu senin? Vatan hayini misin nesin belli değil.’’ dedi.
Ardından Zorlu Center müdürüne 
-‘’Sen şikayetçi misin bundan?’’ dedi.
‘’Tabiki şikayetçiyim amirim.! ‘’ 
‘’İyi, söyle baş müdürün gelsin.’’
Aradan 2 buçuk saat daha geçmişti. Zorlu Center’ın baş müdür geldi. Başka bir yere girip polislerle komiserle konuştu.Zorlu Center kadınlar tuvaletindeki görüntüleri teslim etti. Ardından başka bir güvenlik amiri ifade verdi. Bu 5 saat içinde bana hiçbir şekilde bilgi vermedikleri gibi,kimseyi telefonla aramama, tuvalete gitmeme, su içmeme dahi izin vermediler.Bütün törörö ekibi,Zorlu Center müdürleri, güvenlik görevlileri gittikten sonra ifade verdim. Bu 8 saatin sonunda bana ‘’ KABAHATLER KANUNU doğrultusunda ÇEVREYİ KİRLETMEKTEN ve RAHATSIZLIK VERMEKTEN 105TL para cezası verdiler.Merkezden çıktığımda saat 20.30′du. Hemen yakınlarımı arayıp haber verdim. Kimse inanamadı olup bitenlere. Avukat arkadaşımla konuştum ‘’darp raporu al hemen’’ dedi. Ekip arabasının içinde çok kararında bir darp olacaktı ki hiç çürük çarık kırık çıkık yoktu. Psikolojik darp raporu almakta imkansız ya da çok zordu. 
Hala üzüntülü ve yorgunum.

21.02.2016