kedi-adam

O benim uzun süren uyku dönemimi sona erdiren, yüreğime ilk yaşam kıpırtıları, küçük heyecan titreşimleri salan kişiydi. Çünkü yıllar boyunca kablosu çekilmiş, ölü bir radyo gibi yaşamıştım. Hayatın diğer alanları gibi kadınlar da ilgilendirmiyordu beni. Ölü bir radyo havadaki frekansları algılayabilir mi hiç?
—  Zülfü Livaneli, Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm
2

Kitabın arka kapağının sonunda Yaşar Kemal’in şu sözleri var: ‘‘Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman.’‘

Aslında başka söze göre gerek yok büyük üstad yorumunu yapmış..203 sayfalık nefis bir Zülfü Livaneli romanıydı, soluksuz okudum..mutlaka okuyun, tavsiyemdir..

Şimdi anlatacağım kişiyi tanıyorsunuz. Benim çevremde çok var. Hatta sen bile olabilirsin. Sen ülkenin geneline yayılmış kezban profilinin çok çok uzağındasın. Kafa ve Ot Dergileri baş tacın, sarma sigaranın köpeğisin, bitter seviyosun, Hakan Günday ve Umut Sarıkaya'la bi gün takılabilsen negzel olur. Portishead dinlediğin için ekstradan ilgi duymalıyız sana. Hatta do i wanna know değil, 505 dinlersek senin gözüne girebiliriz ancak. Kedi seven adam nasıl bi kadını üzebilir ki? Haklısın. Dahi anlamındaki de'yi ayıramıyorsak zinhar bakmazsın bize ama Yunan Tanrısı gibi bir şeysek belki bi şansımız olabilir. Sezen Aksu ve Orhan Baba'ya o konuda ben de çok kırgınım. Yav o değil de, Müslüm Baba'nın kıymetini nasıl bilememişiz onca yıl. Adam bildiğin efsaneymiş ya. Gerçi pardon, sen onu arabesk müzik moda olmadan önce de dinliyordun, Haklısın. Bu arada Bülent Ortaçgil geliyomuş bizim mekana, gideriz di mi? Gideriz gideriz. Ay o mekandaki çocuk resmen sana yürüyo ya. Ama sevgilisi var, tüh. Neyse artık, sen de bu akşam iyice kafaları bulunca en yakın arkadaşın Berke'yle öpüşürsün. Sonuçta masum bi öpücük, kimseye zararı yok. Tanıdın değil mi?