kara papatyam

KARA PAPATYAM

Sonsuzluğa mı düştün, ardımdan kara papatyam?

Ölümün de ardından bir bekleyiş olur muymuş hiç?

Bu kaldırımlara yerleşen ömrünün hangi çeyreğidir şimdi?

Gidiyorum,

Gün karanlık çağlar.

Yorgunum,

Ölesiye kafam yıllar içer, içimde şimdi…

Gidiyorum

Kara papatyam,

Bilsen ne çok isterdim

Giderayak, bedenen yorgun olmayı…

Buzların çatırdadığı şömine nasıl olmazsa

Öyleyim ben de…

Olamaz ya hani,

Misal ben oyumdur; tüm yaşamım boyu

Vaziyetim zapt edilecek bir şey değildi…

Biz içimizden kopanlar ve kopartılanlar kadardık…

Yağız bir delikanlı olamadık…

Papağanlar gibi de, tekrarlanacak  cümlelerimiz olamadı.

Olduğumuz şey apaçık şudur ki:

Kara güne düşen papatya…

O'kadarcığız ve bir buz gibi birken;

Ayrılmanın yollarındayız, sevgili papatyam…

(Meral Meri)