izlanda

flickr

Iceland

-sabah 5'te kalk
-8 saat calis
-eve git ve hala yerlesmeye calis, ortaligi topla.
-alisveris yap
-spora git
-yüzmeye git
-eve dön, yemek yap
-yerlesmeye devam
-izlandaca konusan bir grup insanin icinde oturup isle ilgili sorunlarini dinle.
Hayatim biraz boyle oldu bugun. Ama ben mutluyum hatta bugunu komik bile buluyorum. Son 4 gundur sabah 5 te kalkip gece 12de kendimin zorla yataga atiyorum. Yok kardesim enerji doluyum, yatmak aklima gelmiyor. Izlanda'da yazin geceleri hic karanlik olmadigi icin (hic derken, harbiden gece 12de gunes var falan) uykum yok, enerjigim. Tanistigim insanlar cok nazikler, doga burda bir harika. Nehir kenarinda bir ormanin dibinde evimiz. Nehirle türkce konusmaya cikiyorum arada, zira burda bulamiyorum baskasini. Oturuyorum ya boyle insanlarin icinde, izlandaca konusuyolar ben etrafa sirita sirita bakiniyorum. Muhtemelen “gülen surat” isimli bir tarikattan geldiğimi zannediyorlar. Hatta gizli kelimemizin “nasılsın” sorusuna “harikayım” olduğunu çözmüş olabilirler.
Bazen ingilizce bisey soyluyor gibi oluyorlar, kedi gibi birdan kafami ceviriyorum ama yok. Zaten ingilizce konusurlarken bile anlamak zor :) ama surekli sırıtıyorum ya, heh geldi Türkiye'nin delisi diyorlardir odaya girdigimde. “Heh gülücek yine bu böyle bütün gün” falan :)
Neyse, bugun yorgunum bak…
Hadi herkese aydınlık geceler :)
~Pumpkin

Englar Alheimsin (Evrenin Melekleri), Fridrik Thor Fridriksson'ın yönettiği İzlanda yapımı bir dram. İskandinav sinemasında sıklıkla rastlanan yalnızlık, iletişimsizlik gibi konuları merkeze  alırken bireyin iç dünyasına da ışık tutuyor. zamansız biten bir aşkla başlayan “çıldırma süreci” öznelden nesnele geçişle  birey-toplum bağlamında deliliği ve normalin ne olduğunu irdelemeye başlıyor. 

gerçekçi karakterler, duru anlatımı ve filmin bütünlüğünü sağlayıp öyküyü derinleştiren müzikleri ile İskandinav sinemasını takip edenlerin kaçırmaması gereken bir film.

akılda kalan repliklerinden bazıları;

“Dibe batınca, gerçekliğin acımasız şiddetiyle yüz yüze kalırız." 


”-Bizler lanet insanlar değiliz!

-Neyiz peki?

-Yürüyen gölgeler.“


"tımarhanelerin her yerde olduğunu unutma.”



Film müzikleri İzlandalı grup Sigur Ros’a ait. 


Gittiğinde kış geldi buraya. Hortumlar falan vurdu Marmara’yı.
Bir şey yön değiştirdi ve tropikal iklime girdiğimizi söyledi haber bültenleri.
Gemiler çıktı rotasından o gün. Kayboldu bir tanesi Somali açıklarında.
Uçak düştü, hatta yanardağ patladı 400 yıl sonra İzlanda’da…
Dediler ki “O yüzden kuşlar göç yollarını değiştirdi.”
Balıklar da kuzey sularına gitmekten vazgeçti…

Bazen “sadece beni öldürseydin keşke” diyorum…
Gittin ve evimin kapısında başlayan minik bir kıyamet, yayıldı bütün dünyaya…

Bir ara Plüton’un gezegen ünvanını da aldılar elinden ama bunun seninle alakası olamazdı sevgili. Pluton’un kalbi vardı.
Veda ederken gösterdi bütün dünyaya.

Evet ama sizin ağacınız bunu yapabilir mi? Görüntüdeki yakındaki bir ağacın koyu renkli dallarıyla uzak bir auroranın ışıltısı arasındaki görsel bir rastlantı. Yakındaki ağacı taklit eder gibi görünmesiyle birlikte auroranın güzelliği fotoğrafçıyı o kadar büyülemiş ki kısa bir süre için fotoğraf çekmeyi unutmuş. Doğru açıdan bakıldığında bu ağaç yapraklar yerine bir auroraya sahip gibi görülmüş! Neyse ki aurora tamamen farklı bir şekil almadan önce aklı başına gelmiş ve bu hayranlık uyandırıcı anlık tesadüfü yakalamış. Tipik olarak Güneş patlamalarıyla tetiklenen auroralar, yüksek enerjili elektronların yaklaşık 150 kilometre irtifada Dünya atmosferine çarpmasıyla meydana gelir. Bu sıradışı Yer-gökyüzü işbirliğine bu ayın başlarında İzlanda’da tanık olundu.⠀

Görsel & Telif: Alyn Wallace Photography @wallywanders⠀

#nature #nasa #uzay #repost #apod #sky #science #suretialem #bugununkaresi #gununfotosu #uzaydanhaberler

Utan Konya!

“Kabiliyetsiz olmak bir kusur değildir. Ama karaktersiz olmak çok büyük bir kusurdur.” demiş Mevlana…

Dün geceki milli maç öncesi Ankara'da yaşanan katliam için yapılan 1 dakikalık saygı duruşunu ıslıklayan ve tekbir getiren kendini bilmezlere söylemiş sanki bu sözleri. Mevlana yaşasaydı eminim Konya'dan taşınırdı dün geceyi görünce. Hem bir spor müsabakasında tekbir getirmek nedir arkadaş! IŞİD de tekbir getirerek kafa kesiyor. Müslümanlık bu mu? İslamı, Müslümanlığı, Peygamberi anlamak bu mu? Tam da bu duruma ithafen Peygamberin nice güzel örneği var, var da işine gelmiyor din bezirganlarının, cahil cühelanın tabii..

Hz. Muhammed, yanından bir Yahudi cenazesi geçtiği sıra ayağa kalkmış, çevresindekiler de ayağa kalkmışlar Peygamber ayağa kalkınca ve sonrasında merak edip sormuşlar “Ey Allah'ın Resulu, bu bir Yahudi cenazesidir, neden ayağa kalktınız? Hz. Muhammed cevap vermiş; "O da bir insan değil mi?”

Önder Deniz Çavuşlar

FIBA 2015 Avrupa Şampiyonası 5. ve son maçında İzlanda'yı uzatmalarda 111-102 mağlup ettik. Cedi Osman bu maçta 22 sayı, 4 ribaund, 6 asist, 2 top çalma ile oynayarak başarılı bir istatistik yakaladı. instagram.com/dzediosman twitter.com/cedi_osman facebook.com/cediosmanofficial

youtube
  • Sigur Rós - Popplagið

Daha önce playliste eklememiştim. fakat playliste şimdi eklemekten ziyade, önce görsel şöleni sunmayı tercih ediyorum. Video “Heima”nın -Sigur Rós’un İzlanda turunu içeren belgeselin- kapanış performansıdır belki de en iyisidir.“Popplagið” ise Vonlenska (Hopelandic) dilindedir. 

Unutmadan, 360p izleyeni dövüyoruz.

,Son izleyişimin üzerinden bir yılı aşkın süre geçti, ne zaman üzerine iki kelam etmek istesem boğazımda düğümleniyor cümleler. bazı filmler çok özneldir, bir başkası sıkıcı bulur, izlemeye değer görmez ama eğer alt metni okuyup da kendi ruhsal dünyanızda karşılığını bulduysanız, sıradan görünen aslında ifade etmesi güç duyguları açığa çıkarıp bam telinize dokunuyorsa hayatınızda ayrı bir yere sahip olur. Noi albinoi de benim için apayrı bir yerde duran, soğuğu iliklerime dek hissetmeye başladığım günlerde İzlanda’nın o buz mavisi tonlarını, terk edilmişliğini hatırlatan zihnime kazınmış kareleriyle su yüzüne çıkan bir film. Bazen konuşursunuz ama ne başkasına ulaşır sözcükleriniz ne de başkalarının sözcükleri size… aynı dil değildir konuşulan, hayaller farklıdır, beklentiler farklı, anlatılan farklı anlaşılan farklı… farklılığınızı hatırlatır noi size, izlandanın terk edilmiş kasabası ıssızlığınızı…  

Noi  varoluş bunalımıyla yolunu kaybetmiş bir gençtir. Oldukça durağan, yalın ve minimal çizgide ilerleyen filmde Noi’nin ruhsal sancıları ve hiçbir yere ait olamayışı da sadeliğin getirdiği o vuruculukla çok başarıyla işlenmiş. Onun bunalımı hayatta her türlü hazzı tadıp da doyumsuzluğun yarattığı bir buhranla kendini” kaybeden” addedenlerinkinden ayrıdır, zaten film de gücünü bu saflıktan alır. Noi dış koşulları zorlamaz, kayıtsız bir kabulleniş vardır lakin koşullar onu zorlar; aykırı benliği kabul görmediğinden.

Belki de sinema tarihinin en dramatik sahnelerinden birini barındırır içinde başarısız bir banka soygunu girişimiyle. Çaresizliğin en çarpıcı anlatımlarından biridir. Herkesin ait olduğu bir yer varken o köhne bir bardan bile atılır aidiyet onun ruhuna aykırı olduğundan… dışlanmışların arasında bile yapayalnızdır o… onu daha da ıssızlaştıracak bir aşk, yitip giden bir deha ve Kierkegaard’ın etkileyici bir pasajıyla çok sade görünen ama  yoğun bir anlatıma sahip film… 

Slowblow - Aim For A Smile

***

ya evlenin ya da evlenmeyin…
ya da her ikisi içinde pişman olun.
dünyanın aptallığına kahkahayla gülün
pişman olun.
onun için ağlayın
ve yine pişman olun.
dünyanın aptallığına kahkahayla gülün,
ya da onun için ağlayın;
her ikisi içinde pişman olun.
kendinizi asın; ve pişman olun.
kendinizi asmayın,
onun içinde pişman olun.
kendinizi asın ya da asmayın
ikisi içinde pişman olun
ister asın ister asmayın,
her ikisi içinde pişman olun.
işte sevgili dostlarım,
tüm insan bilgeliğinin özü.*

*Søren Kierkegaard