iyicene

‘İncir Reçeli 2’ vizyona ilk girdiği gün arkadaşımla gidecektik. İşte bekliyoruz biz. l zaman git zaman 17 Ekim geldi. Hazırlandık. “Fragmanlarını ezberlediğimiz filme gidiyoruz sevinçten yolda ölmeyiz inşallah” falan diye dua ede ede gidiyoruz. Tam biletleri aldık baktık daha yarım saat var. Dedik “Geçmez bu zaman. Ölürüz. Birkaç yer gezelim.” Geziyoz falan filan. Bir mağazaya girdik. Kız bünyesi tabi unuttuk o kadar güzel kıyafetin arasında filmi. Saate baktık. Başlamasına tam 2 dakika kalmış. Biz bir depar atıyoruz. Koştuk koştuk. Zaten filmlerin başında hep reklam olduğu için yetiştiğimizde bir şey kaçırmamıştık. Biletlere bakıp yerimizi ararken biri bize arkadan hafifçe bağırdı “Oturun artık lan” diye. Ben durur muyum. “Kes lan” dedim arkamı dönüp. Sonra yerimizi bulup oturunca kendime sövmeye başladım.Karanlıkta olsa görebildiğim kadarıyla çocuk çok taştı. Sesi falan çok karizmatikti. Neyse işte filme ara verildi. Bizim yanımızda 2-3 boş koltuk vardı. Bu çocuk arkadaşlarıyla geldi yanımızdaki koltuklara oturdu. Bana “Siz hayırdır?” dedi. Bana  BANA  BA NA  B A N A. “Sizde herhalde yokluktan böyle erkek erkeğe aşk filmine girdiniz. Asıl siz hayırdır?” dedim. “Sizinde sevgiliniz var gibi durmuyor.” dedi. “Filme geldik sevgilimizle yiyişmeye değil yani.” dedim. “Ha yani sevgilin var üstüne bide yiyişiyon vay amına koyim.” dedi. “Ne diyon lan sen?” diye ayağa kalktım. Film başladı. Bütün film boyunca çocuk tam yanımdaki koltukta oturdu. Arada bana bakıyodu. Film bitti. Biz hemen toparlanıp giderken çocuk “Az baksana.” dedi. Döndüm arkamı. “Cidden sevgilin var mı?” dedi. “Yok.” dedim. “Bi yerlerde oturup iki muhabbet etsek ya” dedi. “İyicene yavşaklaştın.” dedim tam gidicem kolumdan tuttu.“Sen teklifimi kabul edene kadar bırakmam.” dedi. Kolumu sıkışından belliydi kurtulamıycam. Arkadaşıma baktım. Çocuğa dönüp “İyi, tamam.” dedim. Gittik bir cafeye oturduk. Kahve içtik, muhabbet ettik. Çocuk aslında o kadarda kötü biri değilmiş. Hatta benden özür bile dilemişti. Hazırlanıp kalktık. Tam hesaptan arkadaşımla benim payımı ödeyecekken önümden aldı hesabı ve içine para koyup direk garsona verdi.“Ödeseydik iyiydi.” dedim. “Ben kıza hesap ödetmem.” dedi. Baktım buna sonra hazırlandım. Kalktık. Çocukta hemen ayaklandı. “Az gelsene.” dedi bana. Gittik arkadaşlarımızdan bikaç adım uzağa. “Ya aslında sen çok iyi bi kızsın. Sevdim seni. Ben sana numaramı veriyim. Takılmak isterim yada mesajlaşmak işte her ne olursa artık. Senin numaranı vermene gerek yok. İstediğinde yazarsın.” dedi. “Telefonunu ver."dedim. Verdi. Numaramı yazıp ona geri verdim. Sonra kendi telefonumu uzattım. Oda numarasını yazdı. Kaydettim. Evlere dağıldık. Akşam mesaj attı. "Sizde bir kural var dimi ilk mesajı erkek atar diye.”,“Evet” dedim. “Attım hadi konuşalım.” dedi. Muhabbet böyle başladı. 1-2 hafta boyunca her gün gecelere kadar konuştuk, sabahladık, buluştuk. Çok iyi biriydi. Beni her zaman güldürebiliyordu. Ağlarken bile.. Neyse. Bir gün buluşma ayarladık. Gittik caddede yürüyoruz. “Az baksana” dedi. Baktım buna. “Benim olsana kız” dedi. Güldüm. “Vallaha” dedi. “Ya ben seni anlamıyorum dışardan seni gören tumblr boy sanar için resmen köy ağaları gibi. Ama çok hoşuma gidiyo.” dedim, güldüm yine. “Seviyon mu kız beni?” dedi. “Tabi lan.” dedim.Durdu. Caddenin tam ortasında bağıra bağıra beni sevdiğini söyledi. Ağzını kapattım. “Sus lan sus.” dedim. “Benim olcan mı?” dedi gülümseyerek.“He.” dedim. “Vallaha mı kız?” dedi. “Vallaha lan.” dedim. O an bana öyle bir sarıldı ki sanki açıkta kalan yaralarım bir anda sarılmıştı. Sanki eksik kalan kısmım tamamlanmıştı. Anladım ki huzur iki kolun arasında olabiliyormuş. Ve bana sarıldığında anladım, gitmeyeceğini..

Karımla Birlikte Ankaradaki Çiftle Grup Seks!

Slm arkadaşlar, biz Kastamonudan 26 ve 28 yaşlarında evli bir çiftiz. Sekiz sene sonra karımla sex hayatımız monotonlaşmış ve ilk evlilik yıllarımızdaki gibi ateşli geçmiyordu, artık değişiklik arıyorduk. Karımla sürekli pornofilm izliyorduk ve izlerken karımda bazı değişiklikler dikkatimi çekti, grupseks filmlerini seyrederken karım daha çok heyecanlanıyor ve gözlerini hafif kısarak amını sert bir şekilde parmaklıyordu. Ve film bittikten sonra ateşli bir şekilde sikişmeye başlıyorduk. Artık film izlemeden kesinlikle sikşemiyorduk. Karımla birlikte netten çiftlerin sikiş hikayelerini de okumaya başlamıştık ve okuduklarımız çok hoşumuza gidiyordu. Karımla fantaziler kuruyorduk, “Keşke biz de güvenilir bir çift bulabilsek de grup halinde sikişsek!” diye…

Bu arayışımız tam 2 ay sürdü. Karımın adına bir Face hesabı açarak, netten bulduğumuz bir resmi profil resmi diye koyduk. Faceden sürekli çiftleri ekliyorduk. Bir gün Ankaradan bir çift bize mesaj atmış ve Cam teyidi istediler, karşılıklı Camları açarak yüzlerimizi göstermeden görüştük. Çok güzel uyumlu bir çiftti. Meğer profillerindeki resim o çiftin kendi resimleriymiş. Biraz yazıştıktan sonra kendileri söyledi, bana ceza vermek için beni eklemişler bana mesaj atmışlar, bu kesin tek erkek demişler, bunu kandırıp bir yere çağırıp dövdürelim diye planlıyorlarmış. Fakat çift olduğumuzu görünce sıkı dost olmuştuk, birbirimize iyice ısınmıştık. Artık Necip ve Yelda ile her akşam (yüzlerimizi de göstererek) Camda görüşüyorduk. Bir görüşmemizde bizi Ankaraya davet ettiler, onlarla grupseks yapmak için. Biz de kabul ettik, zira 14 Şubatta Ankarada bazı işlerimiz vardı ve 13 Şubatta gelebileceğimizi söyledik…

13 şubata 4 gün vardı, karım da ben de çok heyecanlıydık, günler geçmek bilmiyordu. Sonunda 13 şubat geldi, Ankaraya gitmek için öğlen saat 13:00’de otobüse bindik, saat 17:00’de Ankaradaydık. Kararlaştığımız yerden Necip bizi arabasıyla aldı ve evlerine doğru yola çıktık. Karısı Yeldanın neden gelmediğini sordum, Necip de, “Yelda çocukları uyutup gelecek.” dedi. Ankarada iki tane evleri varmış ve o gittiğimiz evi sadece bu işler için kullanıyorlarmış. Karısına telefon açarak çocukların uyuyup uyumadıklarını sorduktan sonra telefonu karıma verdi, karısını karımla biraz konuşturdu. Heyecandan elimiz ayağımız titriyordu. Yolda durdu ve bir marketten içecek birşeyler aldı ve eve vardık. Biz Neciple salona geçtik, karım da üstünü değiştirip yanımıza geldi. Biraz karımdan bahsedeyim, karım dışarda kapalı, fakat evde açık giyinen, 1.65 boyunda, balık etli ve beyaz tenlidir. O günde evde mini etek ve o gün için özel aldığım parlak külotlu çorabını giymiş ve çok sexy olmuştu…

Üçümüz oturduk ve Necipin yoldan aldığı Wiski ile enerji içeceğini yavaş yavaş içmeye başladık. Bir saate yakın içtik sohbet ettik ve iyice birbirimize ısındık. Bizim için artık başlama zamanı gelmişti, ama Necip (karısı daha gelmediği için olsa gerek) çok ağırdan alıyordu. Bir ara karım WC’ye gidince, Necip bana, “Yelda daha çocukları uyutamadı herhalde, ne yapalım?” diye sordu. Ben de, “Yelda gelesiye istersen biz bir posta yapalım?” dedim. Necip de, “Bana uyar!” diyerek müzik setine Slow bir müzik koydu. Karım WC’den döndüğünde biz karımla dans etmeye başladık. Necip de bizi seyrediyordu. Biz karımla dans ederken ayakta sevişmeye başladık. Necip de eşofmanın üzerinden yavaş yavaş sikini kaldırmaya çalışıyordu. Ben bunu görünce karımın kulağına, “Hadi aşkım başla saksoya!” dedim. Karım önüme eğilerek fermuarımı açıp sikimi çıkardı ve ağzına alıp emmeye başladı. Bu arada Necip de tamamen soyunmuş, yanımıza gelmişti ve siki dimdik olmuştu. Karım bana sakso çekerken, Necip de arkadan karımın mini eteğinin altına elini sokarak karımın kalçalarını elleyip sıkmaya başladı…

Karım sikimi kudurmuş gibi emiyordu, nerdeyse boşalacaktım. Boşalmamak için karımın ağzından sikimi çektim ve karımın kafasını Necipe çevirdim. Karım başladı Necipin sikini emmeye. Çok süper emiyordu. Ben de karımın arkasına geçip karımın külotlu çorabını ve tangasını aşağı sıyırıp, karımın amını yalamaya başladım. Karım adeta çıldırmış, “Sikin beni erkeklerim!” diye inlemeye başlamıştı. Önce ben soktum sikimi karımın amına, ben karımı sikerken karım da Necipin sikini parçalarcasına emiyordu. Karımın bu hali çok hoşuma gitmişti. Ben pompalarken karım orgazm üstüne orgazm oluyordu. Ben yorulup biraz dinlenmek için oturunca, Necip karımın ellerini masaya dayayıp domaltarak arkasına geçti ve iyicene kalkmış sikini arkadan karımın amına yavaşca geçirdi. Karım çıldırmış gibi inliyordu, çünkü Necipin siki benimkinden hem uzun hemde kalındı. Karım zevkten haykırken ben dayanamadım ve kalkıp tekrar karımın ağzına sikimi verdim. O kadar güzel emiyordu ki…

Karım artık zevk çığlıkları atıyordu. Bulunduğumuz oda binanın giriş kapısına yakın olduğu için, duyulacak diye, yatak odasına geçtik. Odaya girince, sırf grupseks için özel yaptırdıkları kocaman yatak dikkatimi çekti. Karımla ben de tamamen soyunduktan sonra Necip yatağa sırt üstü uzandı ve karımı üstüne alarak sikini karımın amına geçirdi. Ben de arkadan yanaşıp, karımın içinde yarak olan amına ben de geçirdim ve duble bir şekilde karımın amına pompalamaya başladık. Ben o şekilde bir posta boşaldım ve çekildim. Necip daha boşalmamıştı, karımı sikmeye devam ediyordu. Ben oturup bir sigara yaktım onları izliyordum. Karımla pozisyondan pozisyona geçiyorlardı. Necip 20 dakika boyunca hiç durmadan karımı sikti ve yorulmuştu. Karım ise Necipi altında ezercesine durmadan zıplıyor ve “Sikin beni!” diyordu, kudurmuştu adeta. Necip artık hızlı pompalayamıyordu ve sanki karımın altından kurtulmak ister gibi bir hali vardı…

Saat te bir hayli ilerlemişti ve ben Necipe, “Karın gelmeyecek galiba?” diye sordum. O da, “Ben şimdi Yeldayı alır gelirim!” diye karımı nazikçe üstünden indirdi ve kalktı. Elbiselerini giyindi ve giderken beni kapıya yanına çağırdı. Bana, “Dostum karın çok azgınmış, hele şimdi Yeldayı da getirdim mi ikisiyle hayatta başedemeyecez, istersen bizim sürekli tek erkek olarak aldığımız güvenilir bir kişi var, adı Selim, Yeldayla birlikte onu da getireyim, çok iyi bir sikicidir! Hem karına da sürpriz olur!” dedi. Ben hemen, “Olur!” dedim ve Necip onları almaya gitti. Biz de karımla duşa girdik, temizlenip çıktık, bornozla oturuyoruz. 10 dakika sonra Necip, karısı Yelda ve Selimle geldiler. Herkes birbiriyle tanıştı. Gelirkende yiyecek birşeyler almışlar. Hep birlikte onları yeyip, birer duble Wiski alarak biraz sohbet ettikten sonra, ben Necipin karısına hediye olarak aldığımız kırmızı iç çamaşır setini verdim. Yelda teşekkür ederek hediyesini aldı ve giymek için yatakodasına gitti…

Yelda 5 dakika sonra seslenerek hepimizi yatak odasına çağırdı, gittik. Yelda sexy bir şekilde yatakta uzanıyordu. Aldığımız iç çamaşırları çok yakışmıştı. Neciple Selim soyunurlarken, biz karımla bornozlarımızı çıkarıp Yeldanın sağına soluna uzandık. Yelda hemen karımın göğüslerini okşamaya başlayınca, ben de Yeldanın amını okşamaya başladım. Az sonra Selim geldi sikini karımın ağzına verdi, Necip de karımın amını yalamaya başladı. Gözüm Selimin sikine takıldı, inanın Rakı bardağından kalındı, ama fazla uzun değildi. Karım domalmış bir şekilde Selimin o kalın yarağını yalarken, Necip de karımın arkasına yanaşmış, arkadan amına geçirmiş pompalıyordu. Karım zevkten nerdeyse o kalın yarağı yutmak ister gibi gırtlağına kadar sokuyordu. Biz de o arada Yelda ile 69 olmuş birbirimizi yalıyorduk. Yeldanın amı karımın amından çok daha dardı. Yelda o küçücük ağzıyla sikimi emerken, ben nerdeyse boşalmak üzere olduğumu hissedince biraz dinlenmek için oturdum. Necip karımı sikmeyi bırakıp Yeldanın ağzına verdi. Karım ise şimdi az önce benim yaladığım amı yalıyordu ve Selim de karımın arkasına geçmiş o kalın yarağını karımın amının dudaklarına sürtmeye başladı…

Selim karımın amına daha sokmamıştı, ben hemen kalkıp karımın yanına gittim ve sikimi karımın ağzına verdim, çünkü çok merak ediyordum, o kalın yarak karımın amına nasıl girecek ve girerken karımın tepkisi ne olacak diye. Derken Selim karımın amına öyle bir geçirdi ki, karım nerdeyse taşşaklarımı da ağzına alacaktı. Karımın canının çok yandığını sikimi koparacakmış gibi emmesinden anladım. Ama aldığı zevke değiyordu ki sesini çıkarmadı. Selim kökledikten sonra karımın amının içinde biraz öylece bekledi. Az sonra karım kalçasını sallamaya ve Selime, “Geçir erkeğim, parçala amımı, hadi bebeğim!” diye inlemeye başladı. Selim bunları duyunca karımın amını seri bir şekilde pompalamaya başladı. Karım zevkten adeta böğürüyordu. Ben de bu arada kocasının sikini yalayan Yeldayı domaltıp arkadan amına soktum ve gidip gelmeye başladım. Necip boru gibi sikini karısının ağzından çekti karımın ağzına verdi ve emdiriyordu. Ve o şekilde pozisyondan pozisyona geçerek, saat gece 03:00’e kadar sikiştik. Herkes halinden çok memnundu, özellikle de karım, nede olsa 3 tane yarrak emrindeydi…

Çok yorulmuştuk. Neciple Yelda sabah işlerinin olduğunu söyleyerek müsade istediler ve taksi çağırarak öteki evlerine döndüler. Selimin işi olmadığından bizimle kaldı. Sabah bizim de işimiz vardı, fakat bir posta daha sikiştikten sonra karımı aramıza alarak uyumuşuz. Sabah 06:30’da uyandım ve karımı uyandırdım. Selim daha uyuyordu, ilkbaşta onu uyandırmayı düşünmüyordum, fakat karım, “Gitmeden önce bir kez daha üçlü sikişelim mi?” diye sorunca kabul ettim. Karım Selimi yavaşca sırtüstü çevirip sikini emmeye başladı. Selimin siki demir gibi olmuştu, adam daha uykuluyken karım adamın sikinin üstüne oturdu ve yarrağı amının derinliklerine kaydırdı. Selim uykulu bir şekilde, “Ne azgın karıymışsın, oldürdün beni…” diye inlemeye başladı. Sonra gözlerini açarak karımın amına pompalamaya başladı. Karım resmen yarrağın üstünde hopluyordu. Ben de yatağın kenarına dikilerek sikimi karımın ağzına verdim. Karım yine zevkten çığlıklar atıyordu. Az sonra ben karımın arkasına geçtim ve karımın belinden bastırıp iyice öne eğdim ve Selim amdan sikerken ben de karımın götüne soktum. Karım zevk denizinde yüzüyordu…

Saat 09:30’a kadar Selimle birlikte çeşitli şekillerde karımı siktik. Ordan ayrıldığımızda, karım da bende çok mutluyduk. Karım, “Bunları bana yaşattığın için seni çok seviyorum aşkım, birtanesin sen!” diye sürekli teşekkür ediyordu. İşte arkadaşlar, karımla ilk grup sikişimiz böyle zevkli geçti. Tüm çiftlere tavsiye ediyoruz, çok süper oluyor ve çok mutluyuz. Kimse tek taraflı düşünmesin, biz erkekler canımız isteyince gidiyoruz paramızla dahi olsa bir am bulup sikip geliyoruz. Ya karılarımız? Onların da değişik yarak yemek istediklerini gözardı etmemek gerekiyor. O yüzden birkere dahi olsa karınızı sikiştirin, yoksa sizden habersiz gidip sikişirler ve ruhunuz bile duymaz!

GERDEK GECEMDE FENA SİKİLDİM

Slmlar, Aslında buraları pek bilmem internet üzerinde hikayemle alakalı bir yazı yazdım. Bana benzeyen bir sex hikayesini başka bir bayan anlatmış benimde hoşuma gittiği için başımdan geçen olayı sizlere aktarmak istedim, evlenmeden önce kadınlar herzaman aralarında konuşurlar öyle böyle olur diye, bazı arkadaşlarım İlk gece acıdığını söylesede bu İşin profosyonel olan arkadaşlarımda bana hayır sadece küçük bir sızı zaten sen sikilmek için daha sonra yarrağın üstünden inmek bile istemiceksin dediler.. Ve dedikleri oldu:) O gün bugündür amımı götümü siktiriyorum kocama!Selam benim İsmim Zehra . 42 yaşında, 1.60 cm boyunda, 51 kg, beden yapısı normal, esmer bir bayanım. 2 erişkin kızım var. Eşim öleli 2 sene kadar olmuştu. Eşim öldükten sonra seks hayatım hiç olmadı. Kızlarım evlendikten sonra evde tamamiyle tek başıma kalmıştım. Deniz manzaralı bir sitede oturuyorum. Ama ismim çıkar diye korktuğumdan kimseyle sikişmiyordum. Kızlarım kocaları ile ara sıra yatıya gelirler, evimin içersinde sınırsızca sişahısrler, ben de onların sikişme seslerini dinleyerek, şahsım sikiştiğimi hayal ederek amımı parmaklayıp orgazm olurdum.Bir gün çamaşırları balkona asarken iç çamaşırlarımdan birkaç tanesi elimden düştü. Külodum alt katın çamaşır ipine takılıp kaldı, diğerları ise yere düşmüştü. Bahçeye inip yerdekileri aldım. Alt katta kimin oturduğunu bilmiyordum, zira evin kapısı ara sıra açılır, kim yaşar, kaç şahıslar bilmiyordum. Zili çaldım kapıyı açan olmadı. O gün sıksık olarak alt kata inip zile basıyordum. İkindi saatlerinde tekrar alt kata inip zile bastım, zira kırmızı külodum onların balkonunda bayrak gibi asılı duruyor, herkes balkona bakıyordu. Bir an evvelce külodumu alma peşine düşmüştüm. Israrla zili çaldım, 20 yaşlarında bir erkek atlet ve şortla, uykulu uykulu bir durumda kapıyı açtı. Gözüm derhal şortunun içersinde kazık gibi duran sikine takıldı. Özür dileyerek külodumun balkonlarına düştüğünü ve alabilmek istediğimi söyledim. Genç, “Tamam abla getireyim!” dedi ve kapıyı Aralık bırakarak külodumu getirmek
amacıyla balkona gitti…
Kapının aralığından içeriye baktığımda, koridora bakan odada üç genç erkeğin yattığını gördüm. Üzerileri açıktı ve yalnızca külotlarıyla uyuyorlardı. Koridordaki aynadan balkona giden genci görebiliyordum, külodumu telden aldı, inceledikten sonra koklayıp külodumu şortunun amacıylae sokarak sikine taşaklarına biraz sürtüp çıkardı ve elinin amacıylae sıkıştırıp ovalayarak getirdi. Ben tabi bunu gördüğümü belli etmedim. Külodumu bana verirken sikine baktım, adeta kalkmış şortunun önü çadır kurmuştu. Şortunun sikinin başına gelen evresinde bir damla ıslaklık görünce, işte o vakit koptum ve “Telaşla tanışamadık, Ben Zehra, üst katta oturuyorum, eşiniz ya da anneniz yok mu evde?” dedim. “Ablacığım burayı biz bekar arkadaşlarla tuttuk, iş çıkışı otel gibi kullanıyoruz, fazlası vakit evde kimse olmaz.” dedi. Ben de, “Yaa öyle mi? Neyse, teşekkür ederim!” diyerek ayrıldım evime çıktım. Hemen mutfağa koştum, bulduğum en uzun ve ince patlıcanı alarak onunla hervakitki seks fantazimi yaptım, patlıcanla amımı iyice haşat ettim. Alt kattaki gençlerin arasına girdiğimi, beni siktiklerini düşünerek defalarca boşaldım.
O günden sonra bundan sonra alt kata kim geliyor kim gidiyor onu izliyordum. Yine bir akşam üzeri eve dördü birdenbire girdiler. Gece yarılarına kadar müzik, televizyon ve muhabbet sohbet sesleri geliyordu. Derken sesler kesildi. Balkona çıkıp baktığımda, benim kattan ve alt katımdan diğer yerde ışık yanmadığını gördüm. İçim içimi yiyordu. Ne yapayım edeyim derken aklıma sigortalar geldi. İçeriden sigortaları gevşettim ve alt kata inerek kapının ziline bastım. Kapıyı bu sefer geride bıraktığımız sefer açan değilde bir diğer genç açtı. 25 yaşlarında, esmer, iri yapılı, üzerinde bir şeyi olmayan yalnızca altında Boxer şekline yakın şortu olan bir genç, “Buyrun?” dedi. Ben tekrar etkilenmiştim ve kem kümlerle çocuğun sikine bakarak şaçmalıyordum. O arada içerden, “Kim miş?” diyerek iki genç daha geldiler. Bunların hepsi de evde yalnızca şortla geziyordu. Ben iyice aptallaşmıştım siklerine bakarken. İmdismima, o ilk günkü genç (ismi Celal) kapıya gelerek yetişti ve diğer gençler salona geçtiler tekrar…
Celal, “Buyur abla? Bu sefer ne düştü?” dedi. Ben de, “Şeyy, sizde elektrik var ama benim dairede yok, elektrikten anlayanınız var mı?” dedim. Celal da içeriye seslenerek sordu, “Cemil, Akın, Hasan, elektrikten anlayanınız var mı?” diye. Sonunda Hasan ile Cemil beraber bakmaya karar verip, üzerlerine birer tişört giyip, yanlarına denetim kalemi alarak benim eve çıktık. Kapıyı açtım içeri buyur ettim. Prizleri falan denetim ettikten sonra, “Sigortalar eski sistem, onlara bir bakalım abla.” diyerek benden merdiven istediler. Merdivenin olmadığını ifade ederek sandalye getirdim. Hasan sandalyeye çıktığında sikinin tamamiyle kazık gibi olmuş olduğunu gördüm. Sigortalar yüksekte olunca Hasan ulaşmaya çalışırken, düşmesin diye Hasanın bir bacağından Cemil tuttu, diğeri bacağından da ben. Ama elimi Hasanın sikine atmamak amacıyla şahsımi zor tutuyordum…
Hasan sigortaları sıkarak, “Abla sigortaların gevşemiş, sıktım ama şunlar kendi başına gevşemezler, şunları birisi gevşetmiş, hiç elleyen oynayan oldu mu?” dedi. Ben de, “Kendiliğinden gevşemiş olabilir, kocam öldüğünden beri kimse ellemiyor.” dedim. Hasan sırıtarak, “Neye abla?” dedi. Ben de, “Sigortalara!” dedim. Cemil de pis pis gülerek, “Nevakit gevşerse biz gelir sıkarız be abla, sen yeter ki iste!” dedi. Ben ilk başta lafların içersindeki ipneliği sezmemiştim, sonradan jeton düştü ve “Tamam sıkılacağı vakit çağırırım!” dedim. Bunun üstüne Hasan, “Abla hazır gelmişken diğer sıkılacak, yapılacak ne varsa söyle de icabına bakalım!” dedi. Ben teşekkür ederek derhal, “Size soğuk bir şeyler ikram etmek isterim.” dedim ve salonu gösterdim. İtiraz etmeden içeri geçtiler oturdular. (Benim kendilerini görmediğimi ve duymadığımı sanıp) kendi aralarında alçak sesle konuşuyorlar, “Gevşeyenleri iyi sıkarız!” diyerek siklerini sıvazlayarak gülüşüyorlardı…
Ben kolalarla içeri girdiğimde toparlanıp sustular. Gülüşmelerinin sebebini sordum. Hasan da, “Abla hatalı manaya ama, bu sigortanın kendi kendine gevşeme öyküsü bayat. Çamaşır düşürme öyküsü de eski bir numara, şimdi sen üstümüze kola da dökersin…” dedi. “Niye dökeyim ki?” dedim. “Abla bayanların taktiğidir bu, gözüne birisini kestirdiler mi evvelce çamaşır düşürürler, sonra sigorta gevşer, daha sonra da üstüne kahve yada kola dökülür… Biz bu yolun yolcularıyız, senin derdin ne? Aramızda yabancı yok, anlat derdini, dinleyip deva olalım! Sen erkek mi istiyorsun?” dedi. Elim ayağım titremiş, donup kalmıştım. Bir şey diyemiyordum, aklım durmuş, beynim boşalmış gibi bön bön bakıyordum. Hasan bana yaklaşarak elimdeki kola tepsisini aldı, “Kolalar üzerimize dökülmesin, sen şu şekilde bir gel bakalım!” diyerek elini belime attı ve Cemilin yanına doğru çekti beni…
Ben de ne isterse onu yapıyordum. Kola tepsisini sehpaya bıraktı ve iki eliyle askılı elbisemin altından tutarak eteğimi yukarıyayaya kaldırıp, “Cemil bak bakalım mal dayanıklı mı, dağılma var mı?” dedi. Cemil derhal önüme diz çöktü ve yukarıyayaya sıyrılmış eteğimin altındaki beyaz külodumu eliyle bastırarak amımı biraz yoğurdu. Sonra külodumu kıyıya çekti ve “Dağılmamış, ağzı burnu buruşuk değil, kıllardan hoşlanırsan iş görür!” dedi. Hasan da, “Oğlum boşuna dememişler amın kıllısı makbuldür diye, bu gün de kıllı ama takılalım, beğenmezsek sonra beraber traş ederiz!” diyerek gülüştüler. Ben hipnotize olmuş gibi, ses çıkartamıyor ve reaksiyon veremiyordum. Galiba sikilecektim, gidiş onu gösteriyordu. Hasan arkamdan beni kucakladığı gibi kendine çekerek sikine yapıştırdığında götüme kazık batıyordu sanki. Bir eliyle memelerime dokunarak, “Oohhoo memeler sımsıkı, hiç ellenmemiş şunlara sanki!” dedi. Cemil de, “Hadi gevşetelim o durumda!” dedi ve ayağa kalkıp elbismin askılarını indirdi, memelerime yumuldu ve emmeye başladı…
Birden bacaklarımın titrediğini ve bir şeylerin süzüldüğünü hissettim. Boşalıyordum. Hasan arkadan elini külodumun amacıylae sokup amımı yoklayınca, “Çoktan geçmişsin be abla, daha başlamadık bile! İkimize birdenbire ayak uydurabilecekmisin? İstersen seç birimizi de o kalsın senle!” dedi. Ben ikisinin de tişörtlerine yapıştım ve sımsıkı tuttum, ikisini de bırakmak istemiyordum, ama dilim tutulmuş gibi de konuşamıyordum. “Demek iki yarak birdenbire istiyorsun!” diyerek tişörtlerini çıkardılar. Sonra Hasan arkadan askılı elbisemi bir çırpıda çıkarttı, sütyen ve külotla kalmıştım. Cemil göbeğime bir kaç kez vurup kalçamı tokatladıktan sonra, “Abla biraz göbeklenmişsin, oranda buranda biraz büzüşme ve buruşma var, ama sikmesini bilene am amdır, sikmesini biliyorsan istediğin gibi sikersen, tazecik kız amı gibi sikersin!” dedi. Ben de bir elimi arkamdaki Hasanın sikine, diğer elimi de önümde sütyen içersindeki memelerimi elleyip sıkıp emen Cemilin sikine attım ve ellemeye başlismim. İkisinin siki de çok sert ve kazık gibiydi…
Şortlarını indirdiler ve Hasan, “Abla tecrübenle bizi ihya et bakalım!” dedi. Ben de tamam şeklinde başımı sallismim ve çöküp Cemilin sikini ağzıma aldım. Cemil, “Oğlum bu dilini yuttu, keşke iki şahıs gelmeseydik, ihtiyar da esasen, heyecandan kalp krizi falan geçirip ölmesin!” dedi. Hasan, “Yok lan birşey olmaz, karı yarak hastası yalnızca, esasen amı follaşmıştır iyicene, tekrar de 31 çekmekten iyidir, amın darı genişi olmaz, yeter ki sulanıp içi sıcak olsun, hem de diğerlarıni de ara gelsinler, takım yapalım amına koyim!” dedi. Cemil diğerlarıni arayıp, “Üst kata gelin, alem yapacağız, kılıf getirin!” dedi. Bu arada Hasan beni halıya dört ayak domaltıp götümü parmaklamaya başlamıştı, “Cemil lan, ilk sıra benim, sen otur dinlen, iki şahıs aynı anda yapmayalım, sırayla dinlene dinlene sabaha kadar sikeriz bunu, of sabahlar olmasın!” dedi. Cemil de sikini sıvazlayarak koltuğa oturdu…
Hasan sonra götümün deliğini emerek arkadan amıma parmağını sokmasıyla benim “Ahhhhh!” demem bir oldu. Hasan gülerek, “Bakıyorum da dilin açıldı abla!” dedi. Ben de, “Devam et gülmeye bakalım, beni sabaha kadar sikince gülmeye haliniz kalacak mı!” diyerek ansızın dönüp Hasanın dudağına yapıştım. Dudağını vantuz gibi çekiyordum. Hasan elimden kurtulmak amacıyla çırpınıyordu. Benim sevişmeye aç olmamdan ötürü iyice azmış ve biraz da yapılı olduğumdan dudaklarına var gücümle saldırmıştım. Hasan dudağını dudağımdan zar zor kurtarıp, “Abla beni öldüreceksin, sıkma o kadar!” dedi. Ben derhal diz çöktüm ve Hasanın sikine sarılarak yalamaya ve emmeye başlismim. Okadar azmıştım ki, o kadar iştahla emiyordum ki, Hasan beni itip, “Yavaş olsana azgın orospu, sikimi koparacaksın!” diyerek beni sikinden uzaklaştırdı. “Napıyım dayanamıyorum, kocamdan sonra ilk erkeğimsiniz, kocamı bile boynuzlamismim, ama iki senedır yarağa hasretim ve sikilmeyi çok istiyorum!” dedim.
Hasan, “Başlayalım madem! Burda mı istersin, yatak odana mı geçelim? Nerde rahat edersin?” dedi. Ben de, “Biran evvelce sikin de nerede sikerseniz sikin!” dedim. Hasan, “Ovakit burda başlayalım, gerek görülürse sonra yatak odasına geçeriz!” diyerek beni tekrar halının üzerinde dörtayak domaltıp arkama geçerek, “Ben evvelce senin götünü sikeceğim!” dedi ve elini arkadan öne atıp memelerimi sıkmaya ve sikini götüme sürtmeye başladı. Hasanı geri itip, “Götümü siktirmem! Amımı sikeceksen sik, sikmeyeceksen kapı orada, zorla seni içeri almismim, amdan diğer yerimi siktirmem, haberiniz olsun, sonra gider tecavüze uğrismim diye şikayet ederim!” dedim. Bunun üstüne Hasan, “Kızma be abla, daracık götün varken amın sikilir mi!” dedi. “Daha amımı sikmeden önyargılı davranıyorsun, evvelce sik bak bakalım!” dedim ve kalktım…
O anda Cemil oturduğu yerden kalktı ve “Abla ben sikerim amını!” diyerek amımı elleyerek memelerimi emmeye başladı. Hasan ise biraz bozulmuştu ama götümü avuçlamaktan da vaz geçemiyordu, kafayı takmıştı bir kere götüme. Cemil beni yatak odasına götürdü ve orada diz çökertti, sikini ağzıma verdi. Kapının tıklamasıyla Hasan kapıyı açmaya gitti ve iki arkadaşıyla (Akın ve Celal ile) beraber geldi. Akın, “Ooooo aleme bak beee! Sabaha kadar sikiş var desenize!” diyerek, Celal ile beraber soyunarak karşıma geçtiler. Akınla Celalın siki diğer ikisine nazaran daha büyük ve kalın idi. Cemil, “Akın oğlum o ne lan öyle? Nerede büyüttün lan hayvan gibi azmanı!” diyerek beni yatağa sırt üstü yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Akın, Hasan ve Celal da başucuma geçtiler. Üçü de siklerini yüzüme vuruyorlardı, üç yarrak gözümün önünde idi ve üçü de birbirinden güzel görünüyordu. Yarak tarlasında gibi hissediyordum şahsımi. Ama evvelce hangisini ağzıma alacağımı bilemiyordum. Sonunda küçüğünden büyüğüne doğru gitmeye karar vererek, aralarında diğerlarıne nazaran ufak olanın siki aldım ağzıma…
Bu arada Cemilin bacaklarımı beline dolamasıyla amıma birdenbire girmesi, sikinin tamamını sokması ve süratli süratli sikmeye başlaması bir oldu. 3-5 dakika amıma süratli süratli pompaladıktan sonra yavaşladı ve “Ulan korktuğumuz gibi amı bol değilmiş, baksanıza sikim girerken amının dudakları da içeri giriyor, çıkarken de vantuz gibi sikimi sıvazlayarak çıkıyor!” diyerek tekrardan süratli süratli sikmeye devam etti. Amıma öyle bir sokuyordu ki, sikinin tamamını girdiriyor, tekrar başına kadar geri çekiyordu. Birden daha da hızlanarak, “Kimde prezervatif varsa o gelsin siksin, ben daha boşalabilmek istemiyorum!” dedi. Ben de, “Tüpler bağlı, içime boşalmanızı istiyorum!” diyerek içimden çıkmasına izin vermedim. Cemil bir kaç git gelden sonra belime sarılarak hışımla içime boşaldı…
Sonra Akın, sonra Celal, sonra da Hasan, hepsi sırayla sikiyor sırayla amımın derinliklerine boşalıyorlardı, ama halen amımdan dışarıya döl akmıyordu. İşin en enteresan yanı ise hepsi de götümü sikmek amacıyla can atıyor, ancak hiç birine izin vermiyordum. Daha sonra tekrar Cemil amımı sikerken, Akın da Cemilin arka alanına  geçip Cemilin götüne sikini sürtmeye başlayınca, Cemil birdenbire üstümden kalktı ve Akına tokatı yapıştırarak, “Ulan yavşak, burda karı varken benim götüme niye sulanıyon lan ibne!” dedi. Akın da, “Ne yapıyım oğlum, biriniz am sikerken biz burda azıyoruz, ablam izin verse de birimiz de götünden siksek bari, bu tür tadı çıkmıyor!” dedi. O arada Hasan amımı sikmekle meşguldü, birdenbire beni kucakladığı gibi, siki amımdayken yuvarlandı ve kendisi altta ben üstte bir şekilde, belimden sarılarak göğüslerimi göğsüne yapıştırdı ve “Sikin lan orospunun götünü!” dedi…
“Götüme dokunmayın lan orospu çocukları!” diye çırpınmama kimse aldırış etmeden, hepsi birdenbire ayaklanıp götüme saldırdılar. Kimin götümü elleyip, kimin tükürüklediği, kimin parmakladığı ve kimin sikini sürttüğü belli değildi. Hasan alttan amıma köklerken bir yandan da bağırmayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Akın diğerlarıni itekleyerek, “Önce ben alacağım bu daracık götün kızlığını! Biriniz de ağzına versin, boş deliği kalmasın orospunun!” dedi ve sikinin kafasını götümün deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Götümün acısından amımdaki Hasanın yarrağını hissetmiyordum bile. Akının götümün yanaklarını tutarak götümü yukarıyayaya kaldırmasıyla Hasan, “Oğlum sikimi amdan çıkarmadan siksene!” dedi. Akın yavaş yavaş götüme girdirmeye başladığında acıdan Hasanın elini ısırıyordum. Akın bir hayli uğraştı, o götüme girmeye çalıştıkça ben büzüğümü ve amımı sıkıyordum. Ben sıktıkça da Hasanın siki acıyor, beni çimdikleyip amımı gevşetmemi istiyordu…
Baktılar bu tür olmayacak, Hasan alttan götümün yanaklarını iki eliyle açarak, “Şimdi kökle lan!” dedi. Akın da, “Biraz bu tarafa kayın lan!” diyerek, Hasanın bacaklarından tuttu ve yatağın ayakucuna kadar çekti bizi. Bacaklarımın yere düşmesiyle kalçam tamamiyle boşa çıkmıştı. Aynı vakitte da Hasanın siki amımda soluk almıştı ve altımdan süratli süratli sikmeye başladı. Akın o kadar uğraşıp tekrar de götüme sokamayınca, sikini Hasanın yarrağının yanından amıma sokmak istedi bu sefer. İkisi birdenbire amıma bastırıyordu. Akının sikinin bir alanı amıma bayağı girmişti ki, Hasan, “Oğlum sikim acıyor, sen götünü siksene!” dedi. Ancak Akın beklenmedik bir şekilde böğürerek amıma boşaldı. O sırada Celal geldi ve Akını itekleyerek, “Çekil lan kıyıya, bir götü sikemedin amına koyum!” dedi. Akın çekildi kıyıya, Celal yanaştı götüme ve sikini dayayıp sokmasıyla tümünün götüme girmesi bir oldu. Omuzlarımdan tutup kanırtarak sokuyor ve Akına, “Bu amına koduğumun götü işte bu tür sikilir yavşak!” diyordu…
Amımda bir yarak, götümde bir yarakla, ikisinin arasında tost olmuştum. Resmen piston gibi ritim tutturdular, sırayla bir birisi götüme sokuyor çekiyor, bir diğeri amıma sokup çekiyordu. Birkaç git gelden sonra bundan sonra büzüğümü de amımı da kasamıyordum, amım da götüm de uyuşmuş gibiydi. Kendime inanamıyordum, müthiş zevkli bir şeydi bu, bundan sonra bağırmaya çalışmıyor ve yalnızca zevkten inliyordum. Hasan da bundan sonra elini ağzımdan çekince, Cemil sikini ağzıma verdi. Cemilin sikini hışımla emmeye başlismim. Bu arada Celal tamamiyle abanarak birdenbire götümün derinliklerine boşalmaya başladı. Bir kaç git gelden sonra tamamiyle büzüşen sikini götümden çıkarttı ve Cemile, “Çekil!” diyerek sikini ağzıma uzattı, “Şimdi yala bakalım!” dedi. Ben Celalin sikini emerken, daha kapanmamış götümün deliğine bu sefer Akın basitçe sokmuştu. Hasan hala altımdan amımı pompalıyordu ki, birdenbire o da amıma boşalıverdi…
Hasan altımdan çekildiğinde amımdan döller akıyordu. Cemil eline tülbentimi sararak enlini amımın içerisine sokup bir kaç kez git gel yaptı, amımdan akan dölleri bu şekilde temizledikten sonra yattı altıma ve amımı sikmeye başladı. O boşalınca diğeri geldi, o da çekilince diğeri geliyor, ne amımı ne götümü boş bırakmıyorlardı. Sırayla değişerek hepsi amımdan ve götümden beni defalarca siktiler. Dört şahıstan kaç kere kaç yarrak yediğimi, kaç kere orgazm olduğumu sayamismim. Herkesin pili bitince, beşimiz beraber birbirimize önlü arkalı sarılarak yattık. Hayatımda ilk kez dört yarrak birdenbire vardı yatağımda. Birisi götüme yarı girmiş, birisi amıma sürtünüyor ve iki yarrakla da elimle oynayarak uyumuşum…
Ertesi gün gözlerimi açtığımda, sikicilerimin hepsi pert olmuş bir durumda uyuyorlardı. Kalktım evvelce banyo yaptım, daha sonra mutfakta sikicilerime mükellef bir kahvaltı hazırlismim. Sonra da hepsini siklerinden öperek uyandırdım, “Sikicilerim hadi kalkın, kahvaltınız hazır!” dedim. Kahvaltıdan sonra, “Son kez bir dörtlü daha yapalım ayrılalım!” dediler, ama o gece de saat 02:30’a kadar defalarca sikiştik. Yani neredeyse tüm bir haftasonunu sikişerek geçirdik. Onlar gittikten sonra çarşafı tazelerken gördüm, çarşafın her yönü kat kat katmerleşmiş döl ve kan lekeleriyle doluydu. Tabii amım da götüm de iyice uyuşmuştu, bir hafta evden dışarı çıkamismim. Sonraki vakitlarda evlerine ben inmeye başlismim…
İki sendir yaraksız kaldıktan sonra, şimdi her gece en az ikisiyle sişahısyorum. Üçlü ve arada bir de tekrar dörtlü sikiştiğimiz de oluyor. Baseneıyorum takım yapmaya, zira kimin nasıl ve ne şekilde siktiğini bilmediğiniz amacıyla hepsi en iyi sikiciniz oluyor. Üç aydır takım seksin uygulayıcısıyım, bundan sonra tek bireyin sikmesi tatmin etmiyor. Sizlerin de takım seks yapmanızı tavsiye ederim. Hele dört genç erkekten aynı anda yarrak yemek kadar güzeli yok, hiç bir deliğiniz boş kalmıyor!

Le Trio Joubran

“Hayattan sıkıldınız mı? Göreceğimi gördüm artık yeter almayayım mı diyorsunuz? Masar adlı şahanelerini sizinle konuşuyormuş gibi, şarkı size bir şeyler anlatıyormuş gibi dinleyin ve yavaşca vefat edin. Afiyet olsun. 

Aklımı alın alın, iyicene yüreğimi doldurun aklımı alın.

Her bir nota. Sizi delip geçiyor. Her bir nota, sizi ele geçirip devam ettiği sürece bir daha sizi bırakmıyor. 

Bu kulakların duyduğu en iyi performanslardan birisinin sahibi bu üçlü, birden fazla duyguyu aynı anda yaşatarak resmen en sonunda sizi yeni doğmuş bebek kıvamına getiriyor. 

Doğdukları toprağa sinen kültürü ve halka ait her şeyi müziklerine katmayı bilmişler. acı, hüzün, karşı duruş, mutluluk… Tarihselliğin sesi olur mu demeyin ve dinleyin.

Hani fiziki bedenin kulağıyla dinlenir ise boş bir tını, gönlün kulağıyla dinlenir ise, ilahi bir beste her bir nota, her bir vuruş… Bam teli nedir ? İnsanın neresindedir? Öğretmişlerdir.”

Hiçbir şey olmak var ya hani
Kimsenin seni önemsememesi
Vasat bir koltuk takımısın mesela
Ya da bakkalın bile ırgalamadığı bir gaz tenekesi
Önemli olan kimsenin seni önemsememesi
Adın hiçbir şey, soyadın önemsiz
Yazları ince kışları kalın bir giysi
Baharda giydiğinin hiç önemi yok
Hava serinse kalın, değilse ince
Ama o kalınla ince yazın ve kışın giydiğin
Ayrıca bir masrafa gerek yok
Uykuların muntazam
Uyanışların normal
Yiyeceğin senin için farketmez
Giyeceğin de öyleydi
Yazın da kışın da
Hiçbir şey olmayı başarabildinse
İyicene önemsizsen
Sen var ya sen
Sen yırtmışsın arkadaş.

Made with SoundCloud

sadece yaşıyoruz. varlığımızı özütüyoruz. hasılı, tüketmek ve çürütmek işte, varın ardını siz düşleyin. hayal, umut, sevinç ve kalan şeyler, bunlar da yok. asıl mesele burada kopuyor zaten. içimizi boşalttılar, bir varlık olmanın ötesine geçmemizi istemediler. bundan korktular mı? bizden çok mu çekindiler, bilinmiyor. gerçek şu ki, istemediler. ve bunu başardılar. bizim uyutarak yaptılar bunu. bizi oyalayarak yaptılar. ne yapıp edip bunu başardılar. içimiz bir geniş bir ova, bir koca düzlük ve sonsuzluk. bir düzlüğün üzerinde bir şeyler can bulmuyorsa orası bir harabedir. bir kalıntı ve sağır bir fotoğraftır.

bakın etrafınıza, kafanızı iyicene bir kaldırıp izleyin. ne oluyor, ne bitiyor görmeye çalışın. ama iyi ama kötü. bakın ve görün. içi boşaltılmış bir tabut yığını mezarlığından başka bir şey göremeyeceksiniz.

insanlardan,ailemden o kadar çok yoruldum ki artık son çareyi ölüm olarak görüyorum. iyicene içime kapandim.yaşamak istemiyorum umudum bile yok hiçbir şeyden,bir insan umutsuz nasil yasayabilir ki ?