islamically

This past week, many Tumblr users were expressing concerns, some even making claims that when users, particularly white users, of the popular recreational drug, marijuana, when making use of the phrase “getting stoned,” to describe the act of going under the influence of the drug they are actually appropriating part of Islamic culture. “’Stoning’ is a part of Islamic culture, MY people’s culture, and [people of Caucasian origins use] the term “getting stoned” lightly.”

One Tumblr user in particular, whose name will not be revealed to avoid undue harassment, claimed that white people using the phrase to describe an activity involving drug use was highly offensive due to them feeling that stoning is an integral part of Islamic culture. Another factor influencing them very well may be the fact that Muslims (in this case, Middle Eastern Muslims) have had a long history of hostility with Europeans. Recent examples of these long-lived hostilities become abundantly clear when taking a look at the current and sometimes dire situation in many places across Europe. Sometimes extending beyond Europe, especially regarding the massive influx of Syrian refugees in the wake civil war and the atrocities committed by ISIL.

When we attempted to approach this user and ask a few questions, rather than cooperating, they decided to respond with insults(and copious amounts of emojis), and we were subsequently blocked from communicating.

Follow BeedFuzz-News for more!

vox.com
A personal history of Islamophobia in America
We drive up to the spot, and as soon as my brother kills the engine, we are surrounded by uniformed cops with drawn guns. One cop is telling my brother to get out of the driver's seat with his hands up.
By Lamya H
This is a message for all those who give far too much. Don’t be afraid to let go. Allow me to be the first person to say, I’m sorry. I’m sorry for your pain. Believe me, I know you are haunted by all that you’ve invested. I know that you feel it was all for nothing. But please trust me, none of that matters. The only thing that matters is your peace of heart *now* and moving forward. Let go of the past. Let go of all you’ve given. Let go of the ending you thought you wanted. Let go of all the unanswered questions, and all the parts that made no sense. Once you do that, only once you do that, something amazing happens. The loss becomes a memory. At first that memory is a beast sleeping outside the door of your heart. But, with each passing day, that beast gets smaller and smaller. Until a day comes when he’s gone. And you actually begin to forget. That’s when the real peace starts. This doesn’t happen overnight, but believe me… it happens.
—  Yasmin Mogahed

هَلْ أَتَىٰ عَلَى الْإِنْسَانِ حِينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْئًا مَذْكُورًا

Has there [not] come upon man a period of time when he was not a thing [even] mentioned?

Surah 76. Ad-Dahr, Ayah 1

İman ve Sevgi

Gözlerimizi kapatalım ve yeryüzünün ve gökyüzünün varlığını hissedelim. Bir evren-i mukaddes içinde olan ruhsal yaşam ritüelimizin hiçe sayılamayacak kadar önemini görelim. Anlayalım bilinmezlik içinde yörüngesini şaşırmayan dünyanın mühim mimarını. Belki kaygısız olmayalım diye yarattı Allah sevgiyi…


  الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ


Evet, kalbimiz diyorum. Size söylüyorum. Ali’nin nasırlı ellerinin devamı kardeşlerim, Fatıma’nın uykusuz hamur açan elleri bacılarım. Size söylüyorum. Kalbimiz oldukça yorgun ve oldukça asimile olmuş. Batı tefekküründe zihin bulanımına mazur bırakılmış ve modern dünyanın yapmacık aşk pıtırcıkların da ölmüş. Günlere sığdırmış kalb-i muazzamın hisli yapı taşını, adı sevgi olan mühim emek inşasını bir güne sığdırmış. Reklam panolarının şehvetli unsurlarında gülüşen sevgi melekelerinin idollüğüne boğulmuş. Kalbimiz Allah demedikçe, sevgimiz asla samimi bir bağ ile donatılmayacak.

Ruhumuzun derin kalabalıklarında kayboluyoruz, ellerimiz sömürülmüş. Dilimize dilimizden daha yabancı kelimeler konulmuş, sevgimizi “Kördüğüm” ibaresinden çıkarıp, ağlayışlarımızı ve cinsel tutkularımızı sevgi zannetmişiz. Oysa unutmadık Helal kabın, haram kaba nazaran ağırlığını. Bilmeliydik özümüzün sultan-i gevherini. Allah’ı kullanmamalıydık oysa haram sevgilerimizin, şehvet unsurlarında… Dilimizin aşk sözcüklerini tüketmemeliydik bir sonu olmayan üç günlük hevaya… Batının getirmiş olduğu kapital ve çağdaşlık adı altında ki akordu bozuk pervasızlığa sevgi dememeliydik. Gözlerimizi açmalıydık, Yusuf’a rağmen o gömleği kendimiz çıkarmamalıydık. Bir iffet taşımalıydık ruhumuzda, öyle bir iffet ki İsa vermeliydi kucağımıza.

Sevmek; Arsızlığı, hayasızlığı kendi nefsi arzularımıza ters düşmesin diye, kötürüm ve bir o kadar sakat aşklarımıza kullanalım diye yaratılmadı. Dememeliydi İslam’ın cengaverleri “Seni Seviyorum” lafzını bir heva uğruna… El vermemeliydi aşk diyip haram kucaklara… İslam bu değildi. Ali’yi aç yatıran aşkı okumadan, sevda sözlerine boğulmamalıydı Müslüman Genç.  Fatıma’yı bütün hali Ruhan-i kisvesi ile örten ayeti okuyup, kucaklar arası seferlere katılmamalıydı Müslüman Genç

Kördüğüm benim tutkulu helal sevgim. Saçlarının tarağını bir eşi görür, bir eşi tarardı. İçinde ummanlar yetişmiş bütün mimari varlığını rızay-ı mukaddese ermek için kullanırdı. Öyle bir sever ki gözlerini görmez, yüzüne yanmaz, eline değmez, saçlarını koklamaz. Şairin dediği gibi “Uzaktan seviyorum seni” bütün batılı emperyal söylerimin uzağından. Oldukça helal ve oldukça cinsi arzulardan bertaraf bir halde… Elini tutsa bayılır kalb-i duygularının yoğunluğundan.

Öyle bir sevme ki, gökyüzünün bulutuna olan mahremiyeti kadar sade ve öyle bir sevme ki, yeryüzünün toprağının tomurcuğu kadar taze…

Orhan Asan

This is a message for all those who give far too much. Don’t be afraid to let go. Allow me to be the first person to say, I’m sorry. I’m sorry for your pain. Believe me, I know you are haunted by all that you’ve invested. I know that you feel it was all for nothing. But please trust me, none of that matters. The only thing that matters is your peace of heart *now* and moving forward. Let go of the past. Let go of all you’ve given. Let go of the ending you thought you wanted. Let go of all the unanswered questions, and all the parts that made no sense. Once you do that, only once you do that, something amazing happens. The loss becomes a memory. At first that memory is a beast sleeping outside the door of your heart. But, with each passing day, that beast gets smaller and smaller. Until a day comes when he’s gone. And you actually begin to forget. That’s when the real peace starts. This doesn’t happen overnight, but believe me… it happens.
—  Yasmin Mogahed


إِنَّ
اللَّهَ لَا يَخْفَىٰ عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ

Indeed, from Allah nothing is hidden in the earth nor in the heaven.

آل عمران - الآية 5