iskel

Gecenin ortasında ne işin var
yıldızlara dokunma yanarsın.
Bak birazdan ay da batacak
karanlık bulaşmasın ellerine
tersine döner yolunu bulamazsın.

İçi dışı uzay tozu yansımalar
sahi mi yalan mı anlayamazsın.
Bir rüya gemisi iskele sancak
dokunup geçiyor hayallerine
ağlayasın gelir ağlayamazsın.

Sevmek insanın yüreği kadar
küçükse büyüğünü taşıyamazsın.
Yalnızlığı da dene oldu olacak
nasıl yankılanır derinden derine
iyi midir kötü mü çıkaramazsın.

İnsan insanı kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın.
Eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
öbürü sığacak bunun derisine
yoksa sabaha sağ çıkamazsın.

—  Attila İlhan - Yalnızlığı Denemek

Bir vapura binerdik, yüzümüz üstümüz limon ağacı..
Her iskele biraz daha uzak, her aşk biraz daha latince..
İki parmak daktilo yazar gibi kopuk kopuk..

İki sözcükle gözlerine yazardım kendimi..
Acemice! 

Ve bayram harçlıklarımı, açlıklarımı düşürmüş olurdum böylece..

Küçük İskender

Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda…
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar…

**

akşamın acı su karanlığı içinden
soğuk kadife teması yalnızlığın
şuh bir kahkaha balkonun birinden
gizli işareti midir bir başlangıcın

sevmek için geç ölmek için erken

başbaşa çay elele yürümek derken
boğaz vapurları mı iskele sancak
telefonda kaybolmak sesini beklerken
insan insanı yeniler doğrudur ancak

sevmek için geç ölmek için erken

içimdeki gökkuşağı besbelli neden
bulutların içinden kuşlar yağıyor
bir şiire başlarsın birini bitirmeden
hiç kimse gözlerine inanamıyor

sevmek için geç ölmek için erken

sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi

sevmek için geç ölmek için erken..

#nazım hikmet ran #attila ilhan

@bosborus​‘a teşekkürlerimizle..