imare

==> Meulin: Watch

You walk through the grass on Route 6, looking for wild pokemon. One jumps out in front of you.

“Okay Imare, time to level up.” You say releasing your Litleo from his pokeball. He pounces towards the pokemon in the grass.

“Imare use Tackle!” The small pokemon from the grass fainted. “Wow. That was quick. You’re getting pretty strong Imar-" 

Your Litleo is surrounded by a bright light. When the light clears you see that your little Litleo has evolved!

Your Litleo has evolved into a Pyroar!

anonymous asked:

E allora imarò?

Bella domanda.

Purtroppo non ho una risposta da darti perché imarare è una questione personale del tutto soggettiva, i cui esiti non sono prevedibili a priori.

Il mio consiglio è iniziare il tuo percorso senza prefigurarti un’imarità preconcetta e il resto verrà imarando.

Ka’bü’l-Ahbar (r.a.) Hz. Ömer’ in huzurunda söyle anlatti:
“Ey Emirulmü’minin, gecmis Peygamberlerin kitablarindan okudugum en acayip seyi sana haber vereyim.
Bir peceli baykus, Süleyman Aleyhisselamin yanina geldi, selam verdi. Hz. Süleyman selamini aldi. Sonra aralarinda söyle konusma gecti:
“Ey baykus, neden topraktan bitenden yemezsin?”
“Hz. Adem topraktan cikan sey (bugday) sebebiyle cennetten cikarildi.” dedi.
“Nicin su icmezcin?” diye sordu.
“Cünki Nuh aleyhisselamin kavmi suda boguldu.” dedi.
“Neden imar edilmis mamur yeri terkedip harabeleri mesken tutarsin?”
” Harabeler Hz. Allah ‘in mirasidir, bende Hz. Allah’in mirasinda otururum.”
“Harabe üstüne kondugunda ne dersin?”
“Burada yiyip icerek gecinenler hani nerededir?” derim.
“Ya imar edilmis yer üzerinden gecsen ne dersin?”;
“Yazik Ademogluna ki önünde nice güclükler varken nasil rahat uyumaktadir?” derim.
“Gündüzleri nicin cikmazsin?”
” Ademoglunun kendisine ettigi zulmün coklugundan…” dedi.
“Öterken ne dersin?”
“Ey gafil, ahiret yolculugun icin azik hazirla! derim ve ‘Subhane halikun Nur’ diye zikrederim .” dedi…
Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s.) söyle buyurdu:
“Kuslar icinde insanogluna bu kadar güzel nasihat eden ve bundan daha sefkatli olani yoktur. Cahillerin ondan nefret etmeleri, onu ugursuz saymalari ne acayib seydir!…”

anonymous asked:

İlgi alanlarımdan biri Timur demişsin, Bize biraz Timur'u anlatır mısın??

Burada anlatmak biraz zor yalnız, yani ancak üstünkörü anlatabilirim sana.

Öncelikle, hakkında bugüne dek hep kötü şeyler yazılmış, söylenmiş, kimse de bunların doğruluğunu araştırmamış. Moğollarla başlayıp Timur’a kadar geldim ve gördüm ki asıl yanılgı, Timur’un Moğolların devamı olduğu düşüncesi. Aslında Timur elbette ki Türk, sadece devletin başına geçtiğinde meşruiyet sağlaması için kendisini Moğol gibi göstermesi gerekiyor ve bir kukla han seçiyor. Bu, yalnızca Moğol değil, Ortaçağda Selçuklu da dahil uygulanan bir sistem. Öldürdüğü insanlar elbette var ancak insanların kellelerinden kuleler inşa ettirdiği gibi bilgiler gerçekle örtüşmüyor. Kaynakların çoğunda, bunlar özellikle Arap kaynakları, Timur’un yakıp yıkıp geçtiği yazılır. Fakat bakıldığında, Timur döneminde geçtiği yerlerde imar faaliyetlerinin üst seviyede olduğu görülür.

Kişilik olarak, cesur, yalanı sevmeyen, alimlere saygısı sonsuz ve satranç delisi bir adam. Kendi icadı satranç tahtası bile varmış.Gerekmedikçe savaşa girmemiş, boşuna Cengiz gibi insanları katletmemiş.Üstelik tarihi boyunca bir kez bile mağlubiyet yüzü görmemiş. Ankara Savaşı yüzünden bizi Timur’a düşman ettiler anonim. Oyda Bayezid de Timur da hem Türk hem Müslüman. Sorun şu ki, ikisinde de cihan hakimiyeti anlayışı var, her ne kadar Osmanlı’yı fetret devrine sürüklemiş olsa da Timur defalarca elçi göndermiş, kendisine bağlanmasını istemiş. Elbette bağlansaydı demiyorum, Bayezid’i de severim ve ben de olsam savaşmayı tercih ederdim. Sorun şu ki, Timur’un her savaşta farklı bir tanesini kullandığı dahiyane taktikleri vardı ve Bayezid’in ordusu çok yorgundu.

Neyse, velhasılı, özü sözü bir, yalanı affetmeyen, yaşamı boyunca düzgün bir insan olma gayesini sürdüren bir adam. Canını yerim onun ben. Oğulları ve torunlarından sadece Uluğ bey ve Babür Şah ona layık olabilmiş bana sorarsan. Vasiyeti bile yerine getirilmemiş. Tüm bunları araştırmak istersen kayak isimlerini de verebilrim.

İnşallah doktorada Özbekistan’a gidip kabrini ziyaret edeceğim. Çünkü tarih boyunca şahit olduğum en kahraman adamlardan biridir kendisi.

Evinizde pür dikkat bir şeyler diziyorsunuz hani bozulmasın yıkılmasın diye azami gayret gosteriyorsunuz. Iste insanları da kırmayın kalplerini incitmeyin bazı insanlar kalplerini binbir zorlukla toparlayor ümitlerinini hayallerini biriktiriyor. Sen gidiyorsun mahfediyorsun. Herseyini döküyorsun. Ama ince bir nüans. Bazı insanlar belki namaz kilamaz ancak Allah ile öyle bir bağı vardır ki. Sen ordan bir kalbini kırarsın, o oyle bir ah derki Allah senin tüm dizdiklerini bir anda yerle bir eder. Ne olur yıkma tamir et ki Allah da seni imar etsin…
—  Imar Et!

Ne istediniz lan Karaköyden? Ne istediniz Karaköydeki güler yüzlü abilerimden? Beyninize çıktığınız kaçak katlara ilk imar affıyla ruhsat kazandırmanız o beyni çıkma olmaktan kurtarmaya yetmiyor. O şehre dair acı tatlı her şeyimi o çaycıya gömmüştüm ben ulan. O bok çukurunda isteyerek yoluna düştüğüm bir o semt vardı. Kana kana çay içtiğim bir orası vardı. Günü geceye kavuşturduğum, aynı sandalyeyi çürüttüğüm bir orası vardı. Bir kez daha ağzıma sıçtınız. Teşekkürler başbakanım, teşekkürler Türkiye!

Biz sadece ve sadece yaşatmanın, imar etmenin, ayağa kaldırmanın, dostluğu ve kardeşliği büyütmenin peşindeyiz.

State Neighbourhood (Devlet Mahallesi), 1940s by Turkey in Photographs, DGPI Archive
Via Flickr:
The triangle shaped plot showed in the construction plan of Hermann Jansen was allocated for the State Neighbourhood (Devlet Mahallesi). Designed by Clemens Holzmeister, the buildings of Ministry of Public Works (1929-34), Ministry of Interior (1932-34), Ministry of Economics and Trade (1933-35), Ministry of Defence (1928-31), Court of Appeal (1933-64) and General Staff are located on the neighbourhood. Later, buildings of Ministry of Justice and Office of the Prime Ministry were constructed in the neighbourhood too. Güven Monument and Güven Park are to the north of the site. Many years later, the remaining vacant lot would be used by the Ministry of Education. Devlet Mahallesi, 1940’lı Yıllar Jansen’in Ankara’nın imarıyla ilgili hazırladığı planın uygulanması için bir komisyon kurulmuştur. Komisyonun reisliğini Falih Rıfkı Atay yapar. O şöyle anlatır: “Birçok arsalar spekülâsyoncuların eline geçmişti. Bunlar en başta devlet dairelerinin bir mahallede toplanmak fikrine karşı koydular. Çünkü Ankara’da nüfuz ticaretinin ilk kaynağı, meselâ Cebeci’de ucuz bir arsa almak ve Maarif Vekiline konservatuarı orada yapmağa karar verdirerek arsasını ona satmaktı. Yansen plânı devlet dairelerini Atatürk Bulvarı üzerindeki bugünkü yerine topluyor ve hemen yakınında 3000 memur meskeni için de arsalar arıyordu. En son bina, Büyük Millet Meclisi olacaktı. Devlet daireleri ile 3000 memur meskeninin yapılacağı bölgeyi kamulaştırmağa karar vermiştik.” Hermann Jansen’in Ankara İmar Planı’nda gösterilen üçgen alan Devlet Mahallesi’dir. Clemens Holzmeister’in, Nafıa (1929-34), Dahiliye (1932-34), İktisat ve Ticaret (1933-35), Millî Müdafaa (1928-31) vekâletleri, Temyiz Mahkemesi (1933-34), Erkânı Harbiye Reisliği (1929-31) binaları yer alır. Bunlara sonradan Adliye Vekâleti, Başvekâlet binaları eklenir. Güven Anıtı ve Parkı alanın kuzeyindedir. Boş kalan alana yıllar sonra Millî Eğitim Bakanlığı yerleşir.

Tuzla Aydınlı Mahallesi parselasyon planı askıya çıktı

Tuzla Aydınlı Mahallesi’nde bazı parsellerin geri dönüş parselasyon planı askıya çıktı. İşte detayları…

Tuzla Aydınlı Mahallesi’nde bazı parsellerin parselasyon planı askıya çıktı. Buna göre;

G22B11C3A-3C-3D pafta, 127 ada, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 parseller ve 3863, 4387, 4389 parseller ile 4386 parselin parselasyon planında gösterilen kısmını içeren düzenleme sahasında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. Maddesine göre yapılan imar uygulaması neticesinde düzenlenen parselasyon planı ve Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi, G22B11C3A-3D pafta, 127 ada, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 parsel sayılı taşınmazları içeren düzenleme sahasında hazırlanan geri dönüş parselasyon planı askıya çıktı.

Parselasyon planı nedir?

Parselasyon durumunu gösteren ve tapuya tescil işlemlerinde esas alınan arazi ve arsa düzenleme işlemini gösteren plana deniyor. Bu plan uygulama imar planına, mevzuata ve plan notlarına uygun yapılaşmaya temel oluşturmak ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçişini sağlıyor.

30 June 2015 | 4:30 am


Tuzla Aydınlı Mahallesi parselasyon planı askıya çıktı
fragman.web.tr
Günebakan 6. Tanıtım Fragmanı

Günebakan 6. tanıtım fragmanı yayınlandı!

Trakya’nın bir yanı denize bir yanı puslu dağlara yaslanmış şirin kasabasının eğlenceli, bir o kadar temiz insanlarını özellikle de gençlerini her yaz tatlı bir sevinç ve telaş kaplar. Yaz geldiğinde kasabaya renk gelir, aşk gelir. Oysa ki durumlar pek iç açıcı değildir. Kasabanın yakınlarındaki ayçiçek tarlalarının sahibi Reşat zor durumda kalmış bunun için kızı Rüya`yı belediye başkanının oğlu Fettah`la evlendirmeyi bile göze almıştır. Bu evlilik gerçekleşirse tarlalara imar sözü alacaktır… Babasının ticari emelleri için kız kardeşi Rüya`nın evlendirilmesine razı olmayan Rüzgâr, kendisini feda edip Belediye başkanının kızı Esra ile nişanlanmayı kabul ederek kalbine sünger çeker. Ta ki, on yıldır görmediği ve hiçbir zaman unutamadığı eski aşkı Günce kasabaya geri dönünceye kadar…

Günebakan, çok yakında Atv’de başlıyor!

Arhavi'de HES Keşfi Için Gelenleri Türküyle Karşıladılar

Artvin'in Arhavi İlçesi’nde belediyenin imar değişikliğiyle önünü açtığı Kavak Hidroelektrik Santral projesinin su iletim tünelinin açıldığı bölgede vatandaşların, arazilerine izinsiz girildiği gerekçesiyle açtığı davada mahkeme heyeti bölgede keşif incelemesi yaptı. Şantiye girişinde toplanan vatandaşlar heyeti tepki pankartları ve hep bir ağızdan

from Gerçek Tarafsız Haber Kaynağı http://www.haberonline.com.tr/29-06-2015/arhavi-039-de-hes-kesfi-icin-gelenleri-turkuyle-karsiladilar.html
Kaynak: Haber Detayı

Arhavi'de HES keşfi için gelenleri türküyle karşıladılar
Artvin'in Arhavi İlçesi’nde belediyenin imar değişikliğiyle önünü açtığı Kavak Hidroelektrik Santral projesinin su iletim tünelinin açıldığı bölgede vatandaşların, arazilerine izinsiz girildiği gerekçesiyle açtığı davada mahkeme heyeti bölgede keşif incelemesi yaptı. Şantiye girişinde toplanan vatandaşlar heyeti tepki pankartları ve hep bir ağızdan söyledikleri, ‘Özgür aksın dereler’ türküsü ile karşıladı.

#Repost @elmas.safiye
・・・
Hasan-ı Basrî'ye sormuşlar: -Ya Hasan, ölümün Allahü Teâlâ'ya kavuşmak olduğunu, âhiret hayatının mü'minler için daha güzel olacağını bildiğimiz halde neden gitmek/ölmek istemiyoruz?

Hasan-ı Basrî cevap vermiş: -Siz dünyanızı imar ettiniz, Âhiretinizi de harap ettiniz.
Hiç kimse imarlı olan yerden, harap olan yere gitmek istemez.

#din #islam #musluman #birlik #beraberlik #ummet #kardeslik #gundem #duayadevamet #duaniesirgeme #egypt #misirdaidamahayir #egyptwarcrimes #529idamahayir #islamcografyasi #muhammedmursi #idamidurdur #freemorsi #idamadurde #muhammedmorsi

Winchester, İngiltere - Tarihçesi

Winchester şehrinin şimdiki bulunduğu mevkinin batısında de Demir Çağında kurulmuş olan “Oram’s Arbour” adlı bir müstakem mevki bulunmaktaydı. Romalıların Britanya'yı fethetmelerinden sonra MS 70'de Romalılar bu mevkide bulunan Belgea kabilesinin merkezi olarak “Venta Belgarum” adlı bir Roma şehri kurdular. Bu şehrin önce etrafına hendek kazılarak ve sonra toprak/tahtadan ve en son taştan surlarla savunması sağlandı. Fakat 4. yüzyıl ortalarında Romalılar Britanya'dan çekilnce bu Roma şehri harap oldu ve 5. yüzyılda tümden boşaltıldı.

Avrupa'dan göç edilip gelen Angle-Saksonların 519de bu mevkii elilerine geçirince şehir yine hayata geçti ve bu yeni şehir “Wintanceastre” veya “Winton” adı ile anıldı. 686dan sonra Winchester şehri Sakson Wessex Kralığı'nın başkenti oldu. Wessex Krallarından en ünlüsü olan 871- 899 döneminde Wessex Kralı olarak hüküm süren Büyük Alfred Londra'yı yeniden kurup ve Vikinglerle yaptığı mücadelelerden sonra Anglo-Sakson Kralı unvanını aldı. Bu Kral başkenti olan Winchester'i hem tahkim etti hem de çok büyük imar hareketiyle bir ortaçağ başkentine uygun bir duruma geçirdi. Winchester Wessex Krallığının ve Anglo-Sakson Krallığının başkenti olma konumunu 1066'da İngiltere'yi fethe başlayan Normanların hükümdarlığın ilk yıllarına başkentin Londra'ya nakline kadar devam ettirdi. Normanların İngiltere'de fethettikleri arazileri kayıtlarını öğrenmek için tertip ettikleri “Dooesday Kitabı” adlı büyük bir tarihî belge Wincehester'de hazırlanmıştır.