ilgin

Ortaokul 8'inci sınıf öğrencisi Yılmazlar'ın, TEOG sınavında istediği puanı alamayınca bunalıma girip, intihar ettiği ileri sürüldü. Olay, merkez Nilüfer İlçesi 19 Mayıs Mahallesi’nde meydana geldi. TEOG sınav sonuç sonuçlarının dün akşam internet ortamında açıklanmasıyla, puanlarının düşük olduğunu gören Ayşe Berrin Yılmazlar, iddiaya göre çok üzüldü ve odasına kapandı. Girdiği bunalımdan çıkamayan Ayşe Berrin Yılmazlar, gece banyoya girerek, kendisini bornoz kemeriyle kalorifer borusuna asarak yaşamına son verdi. Öğretim üyesi olan baba ve bir hastanede uzman hekim olan anne, sabah kızları Ayşe Berrin Yılmazlar'ın banyodaki kalorifer borusuna asılı cansız bedeniyle karşılaşınca sinir krizleri geçirdi.

o yaşta köle gibi çalışmak, hem de ilgin olan olmayan her türlü alanda çalışmak. hayatının geri kalanının sadece 2-3 saatlik bir sınavda işaretlediğin kutucuklara bağlı olması. yıllarca verdiğin emeklerin 160 tane kutucuğa indirgenmesi. kutucukları işaretlesen bile yapacağın bir listeden şansına denk gelecek olanı kabul etmek zorunda olduğun gerçeği. ya da yanılgısı. bu ülkede çocuklara yapılan bu zulmün artık son bulması gerekiyor. ne yapılacaksa yapılsın, daha öğle teneffüsünde okul bahçesinden dışarı çıkmasına bile izin verilmeyen hayata bu kadar yabancı zihinlere bu yükler yüklenmesin.
söylenecek söz yok, bu ülkenin çocukları artık yarış atı olmaktan da çıktı; bambaşka bir şey oldu. yazık değil mi?
Mekanın cennet olsun güzel kardeşim.

3

START art fair 2015

Yesterday evening, I went to the START art fair preview at Saatchi Gallery for my daily dose of contemporary craziness. My shameless selfie was taken in the Flutter of Butterflies beyond Borders room, where shimmering lights and interactive digital butterflies dance along the walls and floor. This impressive teamLab project is a real crowd-pleaser!

Keep reading

3

Tumblr’dan Yüzler: Şehribanu Turan

Tumblr’dan Yüzler bu ay Küçük bir Kara Balık gibi blog sayfalarında dolanan, bir şeftaliyi bin şeftaliye döndüren, 90′ların çocuğu Şehribanu Turan’ı ağırlıyor. Kendisiyle fotoğraflardan İran’ın feriştah kafelerine, Samed Behrengi’den Yaşar Kemal’in satırlarına uzanan keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.



Şehribanu, öncelikle teklifimizi kabul ettiğin için Ekip olarak teşekkür ediyoruz. Hem seni tanıyanlara bir selam, hem de tanımayanlara bir girizgah niteliğinde bize biraz kendinden bahseder misin?

İstanbul doğumlu, Iğdırlı ve Azeri asıllıyım. 91 doğumluyum. Analog fotoğraf ile amatör olarak ilgileniyorum, yabancı dillere ilgiliyim ve öğrenmek için çabalıyorum. Şu sıralar çift anadal sınavı için Fransızca çalışarak vaktimi geçiriyorum. 

Yabancı dile büyük bir ilgin olduğunu biliyoruz, ne okuyorsun şu anda tam olarak?

İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümü 3. Sınıf öğrencisiyim. 2012 yılında bir ön lisans bölümünden mezun oldum; ancak mezun olduğum bölüm kesinlikle hayatımın geri kalanını devam ettirmek istediğim bir iş alanı sunmuyordu bana. 

Keep reading

iyi geceler arkadaşlar sizlerde cesaretinizi gösterin paylaşımlarınızı videolarınızı naylon76@hotmail.com adresinden yada burdan yollarsanız sizinde izninizle gizli güvenilir bir şekilde yayınlayalım ilginize tşk ederim resim videolarınızı bekliyorum **EMRE**

O böyle boynumun altına ilişip uyuyor ya.
Minik elleriyle tutunuyor boynuma.
Saf sevgiyi huzuru hissediyor insan. Böyle minicik bir şey size bakıp sevgi bekliyor ya. İlginize gülümsüyor şebek gibi. Muhteşem bir his.

3

Tumblr’dan Yüzler: Beyza Kırman

Tumblr’dan yüzlerde bu ay kökleri Trabzon’dan su çekerken filizleri İstanbul’da T cetvelleriyle büyüyen, yeri gelince Valie Export misali bir anda şehrin dokuları üzerine uzanıveren, çiçeği burnunda yetenekli iç mimar Beyza Kırman, nam-ı diğer @biiza var. Kendisiyle siyah beyaz kareler, mimari ve gelecek hakkında konuştuk.

Beyza, öncelikle Ekip sayfamıza hoş geldin. Seni tanıyan ve bilenler var, tanımayanlar için bir girizgah yapalım yine de istersen.

Öncelikle herkese merhaba! Blogumda kendimden bahsederken bu kadar zorlandığımı hatırlamamakla beraber elimden geldiğince güzelli cevaplar vermeye çalışacağım. Beyza ben, nam-ı diğer Biiza. 1993 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. (büyük talihsizlik) Yemyeşil bir kasabada, kalabalıklardan uzak bir yaşamın ve bir gün - uzaklara - gitmenin hayaliyle büyüdüm. Tabi hala buradayım. (Gidemedim) Aslen Trabzonluyum. Çerkesim.

Birçok konuya ilgin var: Fotoğraf, müzik; yazıyorsun ve bir de içmimari var hayatında. Beyza çocukken de böyle çok sesli miydi?

Biraz sessiz bir çocukluk geçirdim. Hayatımın büyük bir kısmı kendimi nasıl ifade edebilirim diye bir arayış içine girerek geçti. Beş yaşındayken müziği tercih ettim. Org ile başlayan serüvenim, keman ve piyano ile devam etti. Müzik benim sessizliğimi bastırmak için izlenebilecek güzel bir yoldu fakat yeterli değildi. Bir kağıt ve bir kalem koydular önüme, ben de resim çizdim. Yetenek sınavlarında güzel bir başarı yakaladım ve bugün, çiçeği burnunda yeni mezun bir iç mimarım.

Keep reading

4

Robin van Persie’e nin oynanacak Türkiye-Hollanda maçı hakkındaki yorumu:

”Benim için çok özel bir maç olacak tabii ki. Çünkü şu an oynadığım ülkeye karşı oynayacağım. Benim için çok ilgin bir karşılaşma olacak, Türkiye’deki taraftarların ne kadar iyi olduğunu biliyorum. Bu yüzden milli takımdaki arkadaşlarımı bu konuda uyardım. Özellikle atmosfere hazırlıklı olmalarını istedim.”

kaynak: ntv spor

Elbette zamanı gelince buraya bir son vereceğimi bilsem de gelen samimi ve içten mesajlar burada yayını devam ettirmemi sağlıyor. Aildığım en güzel geri dönüşlerden biri de etiken ismini gizlemek zorunda kaldığım bir annenin bu mesajıydı. Sizlerin, bebeğini güzel müziklerle uyutanların, sık sık müzik gönderip buraya katkı sağlayanların, dinleyip beğenisi belli edenlerin ve etmeyenlerin varlığına teşekkür ediyor ve beni paylaşmaya iten ilginize ve bağlılığınıza tekrar teşekkür ediyorum. Sevgilerle.

ablamın arkadaşı geldi senin kadınlara pek ilgin yok zaten deyip üstünü yanımda değiştirdi kasdjkjkas

ya ne yapayım ablamın arkadaşısın misafirsin minnoş bir erkek olarak iyi davrandığım için neden ibne muamelesi görüyorum :(

anonymous asked:

Bir gününü nasıl değerlendirirsin? Monotonluktan sıkıldım, elimde sürekli telefon. Hiçbir şey yaptığım yok arada dışarı çıkıp kitapçı gezmekten başka.

Açıkçası benim günlerim de gayet monoton; ev-okul-dershane üçgenin de çürüyüp gidiyorum. Ne yapılabilir? Bir hobin varsa onunla meşgul olabilirsin. Benim çizim yapmak hobim ama vaktim yok, eğer senin böyle şeylere ilgin ve vaktin de varsa muhakkak yap. Hoşuna gidecek videolar izleyebilirsin gün içinde. Tedx videolarını çok severim mesela, bilmiyorsan sen de izle seversin belki. Evde şarkı söyle, uydur, dans et; hiçbirinde iyi değilsen bile olsun, sen yap. Saçma sapan şeyler de yapabilirsin, aklına ne gelirse. Amaç iyi yapmak veya mantıklı olanı yapmak değil, amaç günü kurtarmak. Bazen gün içinde yaptığım şeylerin tam tersini yapıyorum ben. Sağ el yerine bi ışte sol el kullanıyorum mesela, kitap okuyorsam cümleleri tersten okumaya çalışıyorum, klasik müzik dinliyorsam tam aksi gürültülü bir müzik dinliyorum gibi gibi. “Hayatın tersinden kalk” yazıyor yatağımın kenarında. Sen de buna uyabilirsin. Ufak değişiklikler bile günü kurtarabilir.