icat'

Aklıma gelen soruları tek tek yazıp bi soru postu yapıyım da rb yapanlar birbirine sorular sorsun eğlensinler dedim :)

1- En sevdiğin renk ?

2-En sevdiğin yemek ?

3-İsmini değiştirmek elinde olsa ne olmasını isterdin?

4-Çocukken en sevdiğin oyuncağın ?

5-Küçükken en sevdiğin kitap ?

6-En sevdiğin çizgi film ?

7-En sevdiğin dizi?

8-En sevdiğin film?

9-Kaç kilosun?

10-Boyun kaç?

11-En sevdiğin 3 blog hangileri?

12-Telefonda en uzun konuşman kaç dakika ve kiminle?

13-Hayalinde ki araba , motor hangisi?

14-Büyüyünce ne olcaksın? :D

15-Nasıl uyumayı tercih edersin? (sağa dönük , sola dönük, yüzüstü, sırtüstü , amuda kalkıp)

16-Hayalinde ki odada neler olmasını isterdin?

17-Kaç kardeşsin?

18-Alkol içiyor musun?

19-Sıgara içiyor musun?

20-Dövmen var mı ?

21- 3 dilek dileme hakkın olsa ne isterdin?

22-En yakın arkadaşın kim?

23-Yapmak istediğin en çılgınca şey ?

24-Favori müzik grubun?

25-Bugüne kadar gelen en saçma mesaj?

26-Sevgilin var mı?

27-Hoşlandığın birisi var mı?

28-Hayalinde ki eş adayı nasıl olmalı?

29-15490135318302 dolar verseler napardın?

30-Hangi mevsimi daha çok seviyorsun?

31-En son öptüğün kişiyi tekrar öper miydin?

32-Ölmeden önce yapmak istediğin en son şey?

33-Sarılmak mı öpmek mi?

34-İlk buluşmada lüks bi restoranda mı yemek istersin yoksa kebapçı da lahmacun mu gömmek istersin?

35-En sevdiğin abur cubur?

36-Sabahları nasıl uyandırılmak isterdin?

37-En sevdiğin film karakteri?

38-Bi insan için sınırları ne kadar zorlayabilirsin?

39-Eğer sevgilin tumblr şifreni istese napardın?

40-Saat mi bileklik mi takmayı tercih edersin?

41-Hiç seviştin mi ?

42-En uzun ilişkin ne kadar sürdü?

43-Kaç sevgilin oldu?

44-Bi kızda/erkekde önce neye bakarsın?

45-Siyasi görüşün ne?

46-En sevdiğin spor dalı?

47-Hangi takımlısın?

48-Sana yapılmasını istemediğin 3 şey ?

49-Hangi telefonu kullanıyosun?

50- Ofsayt nedir :D

51- Böyle random atmayı nerden öğrendin?

52-Yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan?

53-Ketçap mı mayonez mi ?

54-Hiç şoför kapıyı açmayınca kaptaaağn orta kapı diye bağırdın mı?

55- Hayatında yaptığın en doğru şey?

56-ayakkabı numaran kaç?

57-ilerde çocuğun olursa ne isim koymak istersin?

58-doğa üstü bi yetenek edinebilsen bu ne olurdu

59-çocukluğun nasıl geçti?

60-Birine sevdiğini nasıl belli edersin?

61-Fobilerin neler?

62-hobilerin neler?

63-Havuzda mı yüzmeyi seversin denizde mi?

64-Çocuklarına nasıl davranırdın ne öğretirdin ?

65-Bi kelime üret ve ne anlama geldiğini söyle

66-En sevdiğin emoji hangisi?

67-Kızınca ne yaparsın?

68-Burcun ne?

69-Hiç kaza geçirdin mi?

70-en güzel gününü anlatır mısın?

71-Mucizelere inanır mısın?

72-Uzaylı görsen daş mı atarsın sarılır mısın?

73-Hayatında sana yapılmış en büyük götlük nedir?

74-Seni en çok ne sinirlendirir?

75-hiç denize işedin mi?

76-Hayatta unutmadığın biri var mı?

77-Duşta şarkı söyler misin?

78-Yediğin en garip şey ne?

79-Saçların hangi renk?

80-Gözlerin hangi renk?

81-dövme yaptırmak istesen ne yaptırırdın?

82- 10 yıl sonra kendini nerde görüyorsun?

83-En çok gitmek istediğin yer neresi? (şehir , ülke)

84-Ne tür kitap okursun?

85-Ne tür müzik dinlersin?

86-Oğlun mu olsun isterdin kızın mı?

87-Hassas olduğun bi konu var mı? varsa ne ?

88-En sevdiğin çizgi film karakteri

89- Hayatında olmazsa olmaz dediğin bişey var mı ?

90-En son rüyanda ne gördün?

91-Gece çişe , su içmeye falan uyanır mısın?

92-Şuan neredesin?

93- çekingen misin?

94- hayatta en çok neye değer verirsin?

95- gelecekteki eşine ne söylemek isterdin?

96- karşındaki kim olursa olsun saygı gösterir misin?

97- hayatında hiç iddia oynadın mı?

98- flörtleştiğin en garip yer neresiydi

99- kendinde en sevmediğin özelliğin nedir?

100-hoşlandığın kız/erkek tipi?

101-Hayalinde ki ev nasıl olmalı?

102-En sevdiğin oyun?

103-Hiç birine kötülük yaptın mı?

104-Hiç kendine zarar vericek bişey yaptın mı?

105-Hayatında yaptığın en manyakça şeyi anlatır mısın?

106-En çok hangi meyveyi seversin?

107-Ev yemeği mi fast food mu?

108-Sarhoşken nasıl davranırsın?

109-Hangi hayvanı daha çok seversin?

110-Hayatında aldığın en güzel hediye nedir?

111-Lunapark’ı sever misin?

112-Nerede doğdun?

113-Nerede yaşıyosun?

114-Hayatında seni en çok sevindiren cümle?

115-hayatında seni en çok üzen cümle?

116-Uzun saç mı seversin kısa saç mı ?

117-Hangi dine inanıyosun?

118-Farklı dinlerde ki insanlarla arkadaşlık kurabilir misin onlar hakkında ne düşünürsün ?

119-Cinsel yönelimin ne?

120- Eğer imkanın olsaydı geçmişini silmek ister miydin?

121- Hiç birini stalkladın mı?

122-Telefonda en sık kullandığın 5 uygulama?

123-Ne kadar zamandır tumblr kullanıyosun?

124-2 dakika içinde bi kafiyeli söz üret ve buraya yaz

125-Sevgiline hangi sözcükle hitap edersin veya ederdin?

126-Makyaj yapıyor musun?

127-Vejeteryan mısın?

128-Çay mı kahve mi?

129-En sevdiğin ders ?

130-En çok güldüğün şey neydi?

131-soğuk espri yapılınca sana da bi üşüme geliyo mu?

132-Hangi üniversiteye gitmek isterdin?

133-İlk tumblr açmaya nasıl karar verdin?

134- Ayrıldığın kişiye son sözün ne olur?

135-Çöpten önüne kedi fırlayınca nasıl tepki veriyosun?

136-Unicorun mu olmasını isterdin ejderyan mı?

137-En son ne zaman alkol içtin?

138-Hiç uyuşturucu kullandın mı?

139-Telefonla en son kiminle konuştun?

140-Herkesten sakladığın sadece senin bildiğin bi sırrın var mı?

141-Şuan kimin mesaj atmasını isterdin?

142-En son kime sarıldın?

143-Tatlı mı ekşi mi?

144-Resmi mi giyinirsin spor mu?

145-Konuşabilir miyiz?

146-Hiç porno izledin mi?

147-Utangaç mısın?

148-Hiç ata bindin mi?

149-Müzik aleti kullanıyor musun?

150-Hiç biriyle öpüştün mü?

151-Hiç araba kullandın mı?

152-Hiç motor kullandın mı?

153-Hiç mastürbasyon yaptın mı?

154-Yemek yapabiliyor musun?

155-Hiç maça gittin mi?

156-Hiç benin var mı ?

157-Hiç doğum leken var mı?

158-Hangi şampuanı kullanıyosun?

159-Kız arkadaşın mı daha fazla erkek arkadaşın mı?

160-Bu tatilde ne yaptın?

161-Hiç karakola düştün mü?

162-Hiç suç işledin mi?

163-Lakabın var mı ? varsa söyler misin?

164-En sevdiğin küfür hangisi?

165-Hiç birini terk ettin mi?

166-Hiç terkedildin mi?

167-Hangi parfümü kullanıyorsun?

168-Ayakkabı markan ne?

169-En sevmediğin huyun?

170-Hiç deepweb de  dolandın mı?

171-Hiç birini tehtid ettin mi?

172-Hiç tehtid edildin mi?

173-Eve gelen misafir çocuğuna hiç işkence ettin mi?

174-Küfür eden insanlar hakkında ne düşünüyosun?

175-Hiç denizde yüzerken birine çarptın mı?

176-Burger king de hiç bi menünün adını yanlış söyleyip rezil oldun mu?

177-Ne icat etmek isterdin?

178-Yetenekli olduğun bişey söyler misin?

179-Okuduğun okulu hangi yolla yoketmek isterdin?

180-Şuan aklında ne var?

181-En sevdiğin yabancı dizi ne?

182-Hiç birinin eşyasını karıştırdın mı?

183-Hiç birisinin üstüne kustun mu?

184-Sabah uyandığında ilk yaptığın şey?

185-Evde yalnız kalınca neler yaparsın?

186-Hiç gece dışarıda kaldın mı?

187-Sarılalım mı?

188-Senin de ruhun hasta mı?

189-Sadist veya mazoşist misin?

190-Hiç küvette uyudun mu?

191-Şuan hangi müziği dinliyosun?

192-Etrafına bak ve ne gördüğünü söyle

Sorun diyorsunuz ama siz sormuyorsunuz, size soru mu gelir  sanıyorsunuz!!?
  1. Size yurt dışında altı günde üç şehir gezme imkanı veriliyor. Bunlar hangileri olurdu ? 
  2. Tek gözünüzü kaybedeceksiniz ama karşılığında 100.000 liranız olacak ?
  3. Keşke olmasa dediğiniz ama engelleyemediğiniz bir özelliğiniz ?
  4. En sevdiğiniz arkadaşınızın en sevdiğiniz 3 özelliği
  5. Mutlaka bir duyu organınızı feda etmek zorundasınız. Bu hangisi olurdu ?
  6. Bir topluluk önünde konuşurken heyecanlanır mısınız ?
  7. Sizce idam gelmeli mi ?
  8. Çok zengin olmak mı ? Sevdiğiniz kişinin sizi sevmesi mi ?
  9. 3 sene önceki siz ile şu anki siz arasında ne kadar fark var ?
  10. Bir içeceğe en fazla ne kadar para ödediniz ?
  11. Ömrünüzden 10 yıl feda ederek hayatta olmayan birini 10 dakika görebileceksiniz. Bu kim olurdu ?
  12. En sevdiğiniz kişi bir düzeneğe oturtulmuş eğer onu kurtarırsanız büyük bir patlama olacak ve birçok insan ölecek. Tercihiniz ne olurdu?
  13. Bir insanın sizle aynı dine mensup olmaması ona bakış açınızı etkiler mi ?
  14. Telefonunuzda kaç tane şarkı var ?
  15. İslamda bir kadının gayrimüslim biriyle evlenmesi yasaktır. Fakat hristiyan bir erkeği çok seviyorsunuz. Yine de evlenir miydiniz ?
  16. Aldığınız yiyeceklerin kalorisine bakar mısınız ?
  17. Ömür boyu sadece bir yiyecek ve içecek tüketme hakkın var ? Bunlar neler olurdu ?
  18. Uykusuz kalma rekorun kaç saat ?
  19. Kalbine en çok dokunan şair ve onun herhangi bir şiirinden kısa bir kesit
  20. Bir insana kaç kere şans verirsiniz ?
  21. Bir topluluğa anlattığın fıkra veya espriye gülünmediği oldu mu ? Olduysa o an ne hissettin ?
  22. Yapmadan/Görmeden ölmek istemiyorum dediğiniz şey nedir ?
  23. İlk adımı sen mi atarsın yoksa karşı taraftan mı beklersin ?
  24. Bir konu hakkında hızlı mı karar verirsin yoksa uzun uzun düşünür müsün ?
  25. Altyazılı mı dublajlı mı ?
  26. Hiç birine yaşın hakkında yalan söyledin mi ?
  27. 4 milyon dolarınız olacak ancak boyunuz 10 cm kısalacak. Kabul mü ?
  28. Türkiyenin kaç şehrini gezdin ?
  29. Aşırı dindar biriyle ev arkadaşı olmak ister miydin ?
  30. Hiç karşı cinsten birini telefonunuza kendi cinsiyetinizden biri olarak kaydetmek zorunda kaldınız mı ?
  31. Hoşlandığın kişi çayı kaç şekerli içer ?
  32. Anayasaya eklemek istediğin iki kural ?
  33. Bir ülke oluşturma hakkın var. Bu ülke kimlerden oluşurdu ve kimler kesinlikle giremezdi ?
  34. Yeryüzünden silmek istediğin üç isim ?
  35. Sevgilin/Sevdiğin telefonunda ne diye kayıtlı ?
  36. Kaç yaşında evlenmek istersin ?
  37. Keşke bir daha o günü yaşayabilseydim dediğin gün ?
  38. Herkesin altın bir yılı vardır. Senin altın yılın hangi yıl ?
  39. En profesyonel kopya çekme taktiğini paylaşır mısın ?
  40. Hiç uykuya ihtiyaç duymamak mı, yiyip yiyip kilo almamak mı ?
  41. İtiraf et sen de bir zamanlar İsmail Yk ve Cankan'ı severek dinledin mi ?
  42. En çok kıskandığın hemcinsin ?
  43. Diyelim ki ölüm cezası sadece üç suça gelecek. Bu üç suç sence ne olmalı ?
  44. Bu nasıl ünlü oldu ya dediğin kişi ?
  45. Bugüne kadar manevi anlamda aldığın en güzel hediye ?
  46. Keşke bitmeseydi dediğiniz dizi ?
  47. Bir erkeği gözünde bitirecek üç davranış ?
  48. Bir kadını gözünde bitirecek üç davranış ?
  49. Belirli bir zamana gidip 1 hafta yaşama hakkın var. Hangi tarihe gitmek isterdin ?
  50. Burcun ve burcunu yansıtan belirgin özelliğin ?
  51. Nükleer santral hakkında ne düşünüyorsun ?
  52. Şu an yemek istediğin yemek menüsü ?
  53. Gerçek hayatta yaşasa bir kaşık suda boğacağınız film/dizi karakteri ?
  54. Bir misafirin max. kaç gün evinde kalmasına tahammül edebilirsin ?
  55. İlkokulda pastel boya setin kaçlıydı ?
  56. Bir kızın olduğunu düşün. Damat hangi üç kriteri sağlayamazsa evliliğe onay vermezsin ?
  57. Beş sene sonrası için bir hedefin var mı ?
  58. Kızlar ömür boyu para sıkıntısı yaşamayacaksınız ama her ayın 20 gününü regl olarak geçireceksiniz kabul mü ?
  59. Kendini hangi dizi/film karakteriyle özdeşleştirirsin ?
  60. Sana “Bana dakikalarımı geri verin” dedirten zaman israfı bir film ?
  61. Haftada sıkı takipçisi olduğun kaç Türk dizisi var ve hangileri ?
  62. Uzun süre devam eden, sonunda bıraktım dediğin alışkanlığın ?
  63. İleride eşinin içki içmesi senin için bir sıkıntı yaratır mı ?
  64. Bir zamanlar severek izlediğin ancak yeni sezonda bozdu dediğin dizi ?
  65. Tüylerini diken diken yapan, sinirini alt üst eden ses veya davranış ?
  66. Hiç rüya içinde rüya gördün mü ?
  67. Makarnanın üzerine dökülebilecek en güzel sos ?
  68. Kitap reyonunu dolaşıyorsun, kitaplar hakkında bir fikrin yok. Neye göre seçerdin kitabı ?
  69. Evden dışarı çıkmama rekorun kaç gün ?
  70. Konuşurken en çok kullandığın kelime ?
  71. Yumurtayı nasıl pişmiş seversin ?
  72. Şu ana kadar bir yerin kırıldı mı ? Sebebi neydi ?
  73. Bir kitabı ortalama kaç günde okursun ?
  74. En uzun süren yolculuğun ?
  75. Hangi parfümü kullanıyorsun ?
  76. Çalışacağın/çalıştığın işte saygınlık mı ücret mi senin için ön plandadır ?
  77. Arkadaşların tarafından sana yapılan en acımasız eşek şakası ?
  78. Evlenecek iki çift arasındaki yaş farkı sence max. ne kadar olmalıdır ?
  79. Gidişatı güzel olup sonu havada kalan bir film/dizi ?
  80. Kendin ile ilgili pek bilinmeyen bir özellik ?
  81. En mükemmel icat sence nedir ?
  82. Maço erkek mi romantik erkek mi ?
  83. Her izlediğimde mutlaka gülüyorum dediğin komikli bir video ?
  84. Sosyal medyada her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok fenomen ortaya çıktı. Sence 2016'nın en komik olayı neydi ?
  85. Yazım kurallarına dikkat eder misin veya yanlış yazana ayar olur musun ?
  86. Bir suçun cezasını belirlemek sana bırakılmış. Seçeceğin suç ve vereceğin ceza ne olurdu ?
  87. Paran düştü ve alınması zor bir yere girdi. O para min. ne kadar olsaydı onu almak için uğraşırdın ?
  88. Herkesin bir de yabancı adı olsaydı sen hangisini seçerdin ?
  89. Şu ana kadarki en saçma kavga sebebin ?
  90. Vücudunda belirgin yara, dikiş izi var mı ? Varsa hangi bölgende ?
  91. Whatsappta en çok kullandığın emoji ?
  92. Yörene has ilginç bir düğün adetiniz var mı ? Varsa nasıl bir adet ?
  93. İnstada fotoğraf beğenirken ne kadar seçicisin ? Belli kriterlerin nedir fotoları beğenirken ?
  94. Şu ana kadar dinlediğin en sayko şarkı ?
  95. Ömür boyu para sıkıntısı çekmeyeceksin ancak et ve süt ürünleri kesinlikle yasak kabul mü ?
  96. En sevdiğin Barış Akarsu şarkısı ?
  97. Üç günlüğüne karşı cins olarak yaşama imkanı verseler kabul eder miydin ? Kabulse neler yapardın ?
  98. Şu ana kadar rastladığın en güzel duvar yazısı ?
  99. 5 yıl sonraki sen'e bir not bırak
  100. Mandela Etkisine inanıyor musun ?
  101. 2016'yı tek kelimeyle anlat
  102. Değeri asla bilinmedi dediğin insan ?
  103. Sana göre TV tarihinde canlı yayında yaşanmış en efsane olay ?
  104. İstediğin yere ışınlanabilmek mi ? Zihin okuyabilmek mi ?
  105. Yılbaşında 60 milyon lirayı kazanan kişi sen olsan ilk yapacağın şey ne olurdu ?
  106. İstanbul'un en güzel yeri ?
  107. Öğrencilik hayatını üç kelimeyle anlat
  108. Toplu 3 milyon lira mı yoksa ömür boyu aylık 7000 lira maaş mı ?
  109. Okumayı en çok sevdiğin kitap türü ?
  110. Eğer 90 yaşına gelseydin ve 30 yaşındaki bedenine veya aklına sahip olma şansın olsaydı, aklı mı seçerdin yoksa bedeni mi?
  111. Hayatında var olan en çok ne için kendini minnettar hissediyorsun?
  112. Eğer yetiştirilme şeklin ile ilgili bir tek şeyi değiştirebilseydin, bu ne olurdu?
  113. Annen ile olan ilişkin hakkında nasıl hissediyorsun?
  114. Evin yanıyor, içindeki her şey de öyle. Sevdiğin insanları ve hayvanlarını kurtardıktan sonra, eğer zaman kalmışsa, neyi kurtarmak için içeri dalarsın?
  115. Aşık olduğun insan bir kişiyi öldürse ve senden başka tanık yoksa çok uzun süre hapis yatacağını bile bile polise ihbar eder misin?
  116. İş yerinde 5 kişi çalışıyorsunuz. Patron dördünüze gelip işe en son alınan beşinci arkadaşınızı çıkarmayı düşündüğünü ya da herkesin günde 2 saat fazla çalışması gerektiğini söyledi. Hangisini tercih edersiniz?
  117. 8 yaşında bir çocuğun ileride Hitler gibi milyonların katili olacağını bilsen onun öldürülmesinden rahatsızlık duyar mıydın?
  118. Organ nakli bekleyen, ölmek üzere olan beş hastanın doktorusun. Tüm çabalara rağmen aranan organlar bulunamadı. Hepsi acı içinde kıvranıyor. Ölmek üzere olan altıncı bir hastan daha var. Ölürse tüm organları diğer beş hastayı ölmekten kurtaracak. Elinde de altıncı hastayı tamamen iyileştirecek bir ilaç var. Ne yaparsın?
Ölüm nedeninde; ‘‘Soluk borusuna aşırı baskı uygulanması sonucu nefes alamama’’ yazıyor. Herkes gırtlağına gelen baskıdan öldüğünü sanıyor. Son dört senedir beynine gelen baskıya ne demeli? Raporda bu yazmıyor. Mühendisler de zekiymiş hani. Psikolojik baskıyı ölçecek bir makine icat etmediler. Çünkü etselerdi, o zaman herkes bilirdi; bunun intihar değil, cinayet olduğunu.

-3 Idiots

internetten dizi izlerken ileriye almak dünyanın en güzel olayı sıkılınca yapıştırıyorum next next.müthiş bir icat bu keşke gerçek hayatta da olsa
More Marauder’s Headcanons
  • I swear the Marauders must’ve made a god-awful volume of puns after getting their animagus forms straight. They had no self-control and made about five puns a conversation.
  • So one day in third year, after producing patronuses for the first time (they skived off divination), they make their way to transfiguration. They are so elated.
  • What follows leaves everyone amazed and perplexed. (“What on earth are they up to now?”)
  • McGonagall is in a foul mood already, and she snaps to them, “You had better not cause any problems this class.”
  • “Oh no, we would never deer,” answers Sirius. “That would be simply pawful.”
  • The three other Marauders somehow manage to keep a straight face as James pipes up, “Now, us Marauders being quiet. Isn’t that a simply ratical idea?”
  • Remus, with barely contained giggles, adds, “No, we’re too fawn of transfiguration. To make a ruckus would be to be barking mad.”
  • All three of them turn to Peter. Peter, the one who is always so enthusiastic, but the one who isn’t the brightest either. “Well,” he says with a completely blank face. “This entire conversation has been howl-arious, but we must stop talking, or the consequences will be ruff.”
  • With this, the Marauders break into laughter, and do not calm down until all of them are given detention by an irate McGonagall. (Although James swears he saw her lips quirk for a second.)
  • Once, one day in fourth year, when Peter accidentally blurts out the prank plan to Lily Evans, the Marauders all get detention. They, however, cannot stop laughing when Peter apologizes at the top of his voice, “Sorry for ratting you out.”
  • At dinner, some day (let’s face it, every day) in fifth year, Sirius shouts out, “Remus! Looks like you’re wolfing down the pie!”
  • To which Remus would respond exasperated, “This is getting out of hound.”
  • Obviously, James and Lily’s wedding was the greatest opportunity to makje puns. “Oh deer,” sighs Remus. “My hart is singing.”
  • “For real, doe,” agrees Peter.  
  • When James and Lily go on their honeymoon, Sirius says that they “must be fawn-icating.”
  • But when Remus faces the dead bodies of his friends, Remus cannot bring himself to make a single puns. In his hearts of hearts, in another world, he would’ve made the joke, “Prongs, what are you doing down deer on the floor?”
  • But he can’t because he is too stunned, too unfeeling.
  • There was once a time when the Marauders played on words. Now they do not speak at all, their voices silenced by the all-consuming, crushing silence of death.
Telefonda hemen hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır.Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur.Bu yengemiz çok yakından tanıdığımız, telefonu icat eden Alexandre Graham Bell'in manitasıdır.Graham Bell telefonu icat edince doğal olarak ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti.Zira eğer ilk hat yengemizin evine çekilmeseydi, yengenin atacağı tripleri düşünemiyorum bile."Sen zaten hep başkaları için icat yap.Hiç bana yok.Graham 6 S pluss istiyom yhaaa ben s.s.s" falan derdi herhalde.Neyse, atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu.Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı.Sonunda da "Alo" sözünü kullandı.Telefonu icat edecek kadar zeki olan Bell manitasına "Aşkım, bebeğim, güzelim, bir tanem, heyyyt yavrum be" gibi sevgi sözcükleriyle hitap etmeyi düşünememiş.

Demek ki her şey bir şey icat etmekle bitmiyor

kadınları da anlamak gerek

asıl zor olan da o zaten :d

anonymous asked:

Dede paradoksu hakkında ne düşünüyorsun? İlgimi çeken bi konu düşüncelerini merak ediyorum

Öncelikle gelelim bu “Dede Paradoksu” nedir bilmeyenler için;
Filmlere dizilere konu olan bu paradoks bir bilim kurgu yazarı tarafından ortaya atılmıştır.
Paradoks aynen şöyledir. : Bir zaman makinası icat edip geçmişe gider büyükbabanı büyükannen ile tanışmadan önce ölüdürürsen ne olur?

Mantığa göre göre bir zaman makinası icat edip geçmişe dönüp büyükbabanı büyükannen ile tanışmadan önce öldürürsen büyükannen ile büyükbaban tanışmadığı için baban olmayacak baban olmadığı için sen olmayacaksın ve geçmişe göre gelecekte zamanda hiç olmamış ve makinesi icat edip geçmişe gidip büyükbabanı ölüdürme şansına sahip olmamış olacaksın bu paradoksa göre ya zamanda yolculuk imkansız ya da geçmişe gidilse bile olaylara müdahale edilemez.


Bu paradoks Predestination filminde bi tık yukarı taşınarak mindfuck filmler listesine adını yazdırmıştır.

Not : Zamanda yolculuk bilimsel olarak kanıtlanmamış ( daha doğrusu zaman gezginleri* ) olduğundan bu yazdıklarımı tamamen bilim kurgu cercevesinde değerlendirin.

*Neden zamanda yolculuk için net konuşmayıp sadece zaman gezginleri dediğim konusuna gelicek olursak “Einstein’ın Atom Saati” deneğini araştırmanızı isterim. Ayrıca zamanın nasıl tanımlandığına bağlı bir konu**(**burası farklı bir konu merak edip sorarsanız farklı bir gün fikirlerimi belirtirim)


Neyse konuya dönelim farklı bir teoriye görede zamanda yolculuk yapıp büyükbaban ile büyükannen tanışmadan büyükbabanı öldürürsen zamanda kırılma olur farklı bir paralel evrende farklı bir kişi olarak yaşamaya devam edersin ( Muhtemelen katil olarak hapisanede ) Büyükbabanın ölümüyle birlikte büyükbabanın etkisi altındaki tüm hayatlar kendi yeni hiç yaşanmamış geçmişini yaşar büyükannen farklı biriyle tanışır evlenir ve hiç büyükannen olmamış olur büyükbabanın babası üzüntüsüne dayanamaz oda ölür vs vs bunla ilgili izlediğim en iyi filmlerden biride çok eski olmasına rağmen “geleceğe dönüş” serisidir. Mizahi yönü yüksek bir güldürü filmi niteliği taşımasına rağmen bilim kurgu yönü etkileyici bir seridir.


  • Benim fikrime gelicek olursa 2. anlattığım teorinin içinde olduğumuzu düşünüyorum
  • Nasıl içinde sorusuna gelicek olursak.
  • Doğmadan önceki yokluk hissini düşünün.
  • Hiç hissetmediniz dimi?
  • Ama yoktunuz ve yokluğun hisside yok.
  • Sanki hep varmışsınız gibi hissediyorsunuz hep var olacakmışsınız gibi.
  • Belki de bu mümkündür “ölümsüzlük”ten bahsetmiyorum.
  • Öldüğünüzü düşündüğünüz anda farklı bir paralel evrende farklı bir kişi olarak doğup farklı bir yaşam sürüyorsanız?
  • Yada kendini tekrarlıyan bir döngü içindeyseniz?
  • Sürekli aynı şeyleri yaşıyıp duruyorsak?
  • Kendi kuyruğunu yiyerek büyüyen bir solucan gibi…
A PLAY ABOUT MAN'S SEARCH FOR MEANING IN TWO ACTS

ACT I

Cat, a lifeform specialized in detecting small prey animals and catching them: *sees a mouse, chases it, catches, eats it*
Human: “Wow evolution has made such a great hunter, look at it! Amazing!”

Cat: *sees a laser pointer dot, frantically tries to catch it but cannot, as it is just light*
Human: “lol too optimised for wanting to catch things am I right”

***

ACT II

Human, a lifeform specialized in using and making tools and seeing if tools are good for different tasks: *sees a knife* “Aha! Someone made this sharp tool to cut things. I see, it’s really good for that!”

Human: *looks at his own body* “Who made this?? What were they thinking? There’s some bigger hidden meaning behind this right? What am I made for… What is the purpose of my mortal life? Am I good? Am I bad? Is there a God? I keep looking for my destiny but alas, I can’t figure it out….”

Mesafe ilişkisi nedir ?

arada km'ler olan ilişkidir. telefon'un ne kadar önemli bir icat olduğu, internetin hızlı olmasını önemini, webcam'in muhteşem birşey olduğunu hatırlatır insana.

her zaman bir bekleme vardır iki tarafta da. gün içinde normal sevgililerden daha fazla telefon konuşması yapılır genelde. doğal olarak da yüklü bir fatura ya da kontör masrafı yaratır ama buna değer.

ayrıca çok güçlü bir güven ilişkisidir de aslında. en ufak bir güven sarsıntısı bile kilometreler aracılığı ile büyür, sarsar. karşılıklı kıskanmalar, özlemler içinde yoğrulup gidersiniz.

her buluşma anının güzelliği ise bambaşkadır. uzun mesafe ilişkisi olduğundan sık sık göremezsiniz sevgiliyi. arada bir olan buluşmalar üzerine yavaş yavaş inşa edilen bir ilişkidir bu. her buluşma yeniden aşık olmaktır. biriken özlemi atmak, mutluluktan uçmaktır o an.

ancak her buluşma tekrar bir ayrılık getireceği için sevilmez de ayrıca. sevgili zaten uzaktadır ve buna alışılmıştır. buluşma olduğunda ise hiç bırakmak istemez bünye, sıkı sıkı sarılır, bağrına basar, kendisine yapıştırana kadar bırakmak istemez. ve her buluşma bir ayrılık getireceğinden zordur da. gideceği anı bilmek, görmek… o andan sonra tekrar dokunamamaya başlamak, kokusundan, bakışından uzak kalmak gelecektir yine…

telefonda saatler harcanır bu ilişkide, sevgilinin sesi artık herşey dir. sesindeki en ufak titreşim farkını bile anlarsınız, konuşurken ne mimi yapıyor tahmin edersiniz ve %100 doğru çıkar bir yerden sonra. ses tonunda oluşan ufacık bir mutluluk tınısı bile dünyaları verir size, en ufak hüzün ise yıkar oracıkta.

yanına gitmek isteyip gidememek doludur bu ilişki. çoğu insanın kaldıramadığı zorluklar içerir. uzun sürenleri, çabuk bitenlerinden kat be kat azdır. bu yüzden her başlayanı korkutur. “ya bir gün biterse” sorusu sık sık akıllardadır. kendi kendini yedirtir fazla düşünüldüğünde. mümkün olduğunca anı yaşamaya dayalı kalmalıdır. ileriye dönük bolca hayal çıkar ortaya. yan yana gelinecek anlara dair mutluluk düşleri.

zordur yürütmesi. telefonda geçen kavga seansları. yüksek sesli bağırışmalar, telefonu yüze kapatmalar vardır kapıyı çarpıp çıkmanın yerinde.

her şeyi ile bambaşka bir tattır. iki tarafın şu tüketici ilişkilerle dolu dünyada birbirini gıdım gıdım tatması ile aslında tükenmesi zor olan gibi durur kağıt üzerinde.

muavinle dost olmaktır uzun mesafe ilişkisi. gidilen yollardaki çukurları ezberlemişlik yaratır. hatta yolun kaçıncı kilometresinde radar var, nerede hız yapılır, nerede yol kaygandır… hepsi bilinir. yaşanılan tek şehir yoktur, iki şehir için yaşanılır. iki şehrin insanı olunur bu ilişkide.

sevgili özlenir, özlenir ve özlenir bolca.

özledim..

oK BUT LIKE 

WHO REMEMBERS THESE LITTLE SHITS

I SWEAR TO GOD THEY WERE MY FAVORITE THINGS EVER

DID THEY STOP MAKING THEM

THEY WERE SO HAPPY AND THEY WOULD DANCE LIKE A MOTHERFUCKER

FUCKING PLUSH ONES 

LIKE SHIT YOU COULD PUT CLOTHES ON THEM 

FUCKING LITTLE PURSES FOR THEM

U COULD GET A FUCKIN S piDER MAN ONE 

THERE WAS LITTLE ONES

FUCKING CLiP ON SPEAKE R ONES 

FUCKING CAT ONES 

mOTHER FUCKING PENGUINS 

WHEN DID THEY DIE AND WHY THEY WERE THE COOLEST THING EVER

İdeal evlilikler artık çok pahalı..

Herkesin kafasında bir eş profili var.. Hayalimdeki adam/kadın diye tutturmuş gidiyoruz.. Belki çok klişe olacak ama hangimiz hayallerdeki hanım veya bey/efendi olmayı başarabiliyoruz? Yazdıklarımız, söylediklerimiz ve yaşantımız ne kadar uyuşuyor.. Hayatlarına girdiğimiz insanları değiştirmekten başka gaye edinmiyoruz sanki. Kabullenmek yerine tek doğru benim doğrum mantığı ile dayatmalara gidiyoruz. Kabullenemediklerimizde de bu iş olmaz demeyi bilmiyoruz. Yalnız eş için değil bu söylediklerim elbette. Hayatın her alanında geçerli ama gönül işlerinde biraz daha baskın hale geldi..
Hanım ablamız ferace giymeli.. O feracenin ucu yerlere sürünmeli ve hatta renkli eşarp dahi örtmemeli.. O eşarbın kenarları hep önde olmalı omuzları kapatmalı.. Benim yanımda yürürken hep bir adım arkadan gelmeli. Pantolon kat’iyen giymemeli.. Okumalı ama çalışmamalı.. Benden çok kazanmamalı, hafız olmalı… Gidiyor da gidiyor bu liste.. Uzun uzadıya isteklerine sıralayan beyler hiç kendilerine soruyorlar mı bu isteklerin neresindeyim ben diye? Hep bir hödhödcülük.. Aman çok bir şey istenmesin, aman çok masraf yapılmasın, bu zamanda nerde imanlı kız, bu zamanda nerde gözü yükseklerde olmayan hanım gibi dayatılmış ve ezberletilmiş cümlelerle bezeniyor artık ilişkiler.. Ebu Cehil düğünü yapanlar Hz. Ali ile Hz. Fatıma saadeti arıyorlar.. 

Beylerin gözü hep yükseklerde.. Güzel olsun, itaat etsin, dili uzun olmasın, çok konuşmasın, bilgili olsun ama benim yanımda bunu belli etmesin.. Hadi hepiniz şu kör olası nefsinizi susturun da öyle okuyun bu yazıyı.. Ben bunu yapmıyorum düşünmüyorum diyen bey neredeyse yok. Her gün okuyor, duyuyor ve şahit oluyorum konuşulanlara.. Evliliklere ve ayrılıklara.. Karşınızdaki hanım sizi büyütsün istiyorsunuz. Kaç yaşına basarsanız basın benim dediğim olacak dayatmasını yapan şimarık çocuklar gibisiniz. Ayaklarınızın sağlam yere bastığı zamanlar var mı var elbet.. Var da iş işten geçmiş oluyor o zamanlarda.. Bırakın size gelen kendi yanlışları ile gelsin. O yanlışları kendi doğrularınızla düzeltmeye çalışmayın.. Bırakın bu yanlışları kişi kendisi telafi etsin. Ben bu yanlışlara tahammül edemiyorum diyorsanız o halde bu yola hiç girmeyin.. Biraz olsun anlayışlı olun abilerim.. Görgünüzü, saygınızı ve sevginizi karşınızdaki hanıma (helalinize) gösterin. Allah’ın emirlerini bilen elbet emanetinin kıymetini de bilecektir güveni ile size kapılarını açmış hanımları hayal kırıklığına uğratmayın. Bırakın tripleri hanımlar atsın. Her şeye rağmen varsanız eğer devam edin bu yolda.. Ben yaparım erkeğim, şartlar bunu gerektiriyor gibi bahanelere sığınmadan yaşayın islamı.. İsteklerimin ne kadarı makul, karşı tarafa bunlar ne hissettirir diye sorun kendinize. Yemeği acısız yap demek yerine ben acılı yiyemiyorum deyin mesela.

“Üzdüğünüz insanların kalbini tekrar kazanmak için saatlerce uğraşmak zorunda kalırsınız. Bunun yerine, yemek ile ilgili fikriniz sorulduğunda ya Peygamberimiz (sav) gibi sessiz kalınız ya da kibar bir şekilde fikrinizi söylemenin yollarını bulunuz. Mesela; ‘yemek güzeldi ama belki bir dahaki sefere ‘x’ eklerseniz, daha lezzetli olabilir’ gibi birşeyler söyleyebilirsiniz.“(1)

Karşınızdaki insan sizin köleniz, yardımcınız, bakıcınız değil.. Olmayacak. O sizin ahiretinize vesile olacak insan.. Cennetinize kapı olacak kadın.. O’na Allah’ın emaneti gözüyle bakmayı öğrenin..
“Biz on beş sene evli kalalım, yedi sekiz çocuğumuz olsun, Sonra ölünce de toprak oluruz diye değil. Nikâhlanalım, cennette keyif süreriz.” diye evleniyoruz. Bu, ucu olmayan bir koşudur… (2)
mantığında olabilmemiz gerekiyor.. Ne isterse istesin, zaten benim kendime ve aileme denk diye seçtiğim hanımın benden isteyeceği şeyler benim ölçülerim dahilinde olacaktır mantığında olun beyler. Aksi taktirde bu kendi seçimlerine dahi güvenmeyen biri olduğunuzu gösterir ve lütfen karşınızdaki hanıma ilgi gösterin. Hakiki bir mümine sizden huzur dışında hiçbir şey istemez.. Onun istediği bir miktar huzur, bir parça sadakat ve biraz güvendir.. Geri kalan her şey bunları çevresinde şekillenir..
Bilmem kaç milyarlık gerdanlık istediler, ev eşyalarını şu markadan yaptılar, nişan alışverişinde şu kadar para harcattılar diye cümleler kurmaya başlıyorsanız evvela karşınızdakini hemen sonra da kendinizi sorulayın.

Ve hanımlar..
Birçok genç kızı töhmet altında bırakan, beyabilerin korkulu rüyası olan, gözü doymak bilmeyen, o gelinliği değil daha pahalı daha gösterişli olanı alınca mutlu olacağını sanan, bilmem kç milyarlık tek taş olmazsa evlenmem, evlensem mutlu olamam diyen hanımlar.. Bu saydıklarımın varlığına inanmıyordum bir zamanlar.. Sonra yaş biraz ilerleyince tabi, bu işlere biraz kıyıdan köşeden girince gördüm ki bu hanımlar kesinlikle hayal ürünü değil.. Bu hanımlar kanlı canlı varlar.. Gerçekten nişan elbisesi, kına elbisesi, gelinliği, bindallısı derken herbişeyi en pahalısından diktiren sonra onları gardrobunun bir köşesinde küflenmeye terkeden, nişan alışverişlerinde bilmem kaç milyarlık makyaj malzemesi aldıran hanımlar var.. Bugün gelin sayfalarına girip bakın.. Alınan malzemelerin fiyatlarına, evlere döşenen takımların şaşaalarına.. İnsan bazen inanamıyor ve inanmak istemiyor.. Ellerimizle mezarımızı süslüyoruz her şeyden habersiz. Kaldırılamayacak borçların altına giriyor sonra da o borçlarla debelenen bir ailede huzur arıyoruz. Bulamıyoruz elbette.. Son çare bizde çalışalım, eve katkımız olsun diyoruz.. Eee canım evlenmek kolay mı diye başlanan ve bize de ezberletilen cümleler var elbette.. Kolay mı evlenmek? Kolay olmalıydı oysa.. Zina bu kadar basit ve bu kadar ucuzken, evlilik kolay olmalıydı.. Anne ve babalar, evladım okusun adam olsun telaşesinden kurtulup rızkı verenin Allah olduğunu kabul etmeliydiler.. Diplomalara tapılmamalıydı. Öyle olsaydı belki bugün ileride rahat eder, okumuş biri ile evlenir düşüncesi ile değil de; tahsilini yapsın, edebini, görgüsünü alsın, evlatlarını bu edeple donatsın düşüncesi ile kız çocukları okutulurdu. Ne farkı var Allah aşkın.. 12 yaşındaki bir ‘çocuğu!’ üç kuruşa bilmem kaç yaşındaki adama satmakla, 23 yaşındaki bir genç kızı onca çeyizliğe satmak arasında.. Aile bu kadar çeyize, paraha, refaha açken hanımabla elbet gelinliğin en kabarık olanını, konseptin en pahalısını istiyor. Evlerimiz padişah evleri gibi süsleniyor.. Evliliğin dışı süslendikçe içi boşaltılıyor. Aker marka eşarp alınacak o nişan bohçasına diye direten kızlar biliyorum. Vallahi bunlar hayal ürünü değil.. Bu kızlar yarın sizin evlatlarınıza anne olacaklar.. Evlatlar yetiştirecekler.. Çünkü modernler.. Çünkü baba evinde böyle bolluk içerisinde yetiştirildiler. Yokluk görmediler. Bu sebeple yemek takımlarını karacadan isterler.. Bir de büyümemiş kızlar var.. Ben gibi, benim gibi.. Ciddiyete gark edilemeyenler.. Hep kendimi yargılıyorum ben zaten yazılarımda.. Kimseye yazmıyorum.. Biliyorum çünkü herkesin nefsine ağır gelecek yazdıklarım..

Biliyorsunuz değil mi, daima imtihan içerisindeyiz.. Allah bazen hayatımıza gönderdikleri ile bazen de göndermedikleri ile bizleri imtihan ediyor..
Vermeyi yaratan, istemeyi de yaratır. Yani Allah, vereceği şeyi istetir. Evet, kabulümüz bu şekilde. Fakat, bazen verilmeyecek bir şeyi de isteyebiliriz, istetilebiliriz. Bunun böyle olmasında da “istediği şey verilmediğinde bakalım nasıl davranacak” imtihanı gizlidir.Her şeyin imtihan olduğu bir dünyada istemekte böylelikle imtihan olabilir. Neyi ne zaman isteyeceğimize dikkat etmek gerekiyor bu yüzden.. Dört dörtlük bir hanım/bey isteyebiliriz evlilik için.. Peki biz bu evliliğin neresindeyiz.. Dörtte kaçlık bireyleriz?

Olgun bir müslüman bilir ki:
İyi bir şey olduğunda bunda bir hayır vardır. Kötü bir şey olduğunda bunda da bir hayır vardır ve her ikisi de birer imtihandır.

O halde nasıl bir imtihana maruz kalırsak kalalım bize düşen sükunetle ve özveri ile sonucunu beklemek olacaktır.. Pişman oalcağımız cümleler sarfetmek yerine kararlılıkla susmayı denemeliyiz.
“Şeytan bir gün Hz. İsa (as)‘ın yanına gelip der ki:
- Ey İsa! madem Rabbin'e bu kadar güveniyorsun, at bakalım kendini şu uçurumdan, seni kurtaracak mı?
Hz. İsa (as) cevap verir:
- Ey İblis! kul Rabbini imtihan etmez!” Rabbimizi imtihan etmeye teşebbüs etmeyelim..
Artık inanamıyoruz; ama inanana inanıyoruz. Artık sevemiyoruz; yalnızca seveni seviyoruz. Artık ne istediğimizi bilmiyoruz, ama bir başkasının istediğini isteyebiliyoruz.. Müjdeleyelim nefret ettirmeyelim ancak sevdirelim diye de yeni din icat etmeyelim lütfen.



(1) | Şeyh Hasan Ali
(2) Nureddin Yıldız