havas

ÖNEMLİ !

Es Selamu Aleykum. Kardeşler bildiğiniz gibi hava çok sıcak insan olarak bunalıyor klimalı yerlere kaçıyor, denize kaçıyor, soğuk içeceklerle veya çeşmenin altına girerek bir takım önlemlerle durumu geçistirmeye çalışıyoruz. İnsan olarak her türlü imkan elimizin altına sunulmuş ne kadar şükretsek azdır. Peki ya hayvanlar ? Kediler,köpekler, kuşlar ? Bu sıcak da bu imkanlara sahip değiller âcizler. Bizlerin merhametine kalmışlar. Tabi ki Rabbimizin tüm canlılara merhameti sonsuzdur lâkin bu canlılar içimizde yaşıyorlar bizlere emanetler görmezden gelemeyiz. Biz Muhammed sav'in ümmetiyiz. “Dağlara buğdaylar serpin. ‘Müslüman ülkede kuşlar aç’ demesinler.” diyen Hz. Ömer r.a'ın kardeşleriyiz. Bu sebeple kapımıza, balkonumuza, uygun yerlere kap içinde su koyalım onlarda serinlesin susuzluğunu gidersin, yemek koyalım karınları doysun, buğday koyalım kuşlar nasiblensin. Merhamet etmeyen merhamet olunmaz hadîs-i şerifi mûcibince amel edelim ki bizde merhamet olunalım.
Rabbim şimdiden razı olsun hepinizden.
Vesselâm, Vedduâ…

112

duygularım bir çizgiyi takip etmekten çoktan vazgeçti. en kötüsü dediğimiz uçlu duygu durum bozukluğu bile bir çizgi taşır ve ya en alt ya da en üst bir sonuca ulaşır. bu yolun neresinden dönsem zarardayım ve gerçekliğinden şüphe duyduğum her bina üzerimde bir balon gibi patladıktan sonra koşarak delirip dağılan bir alev gibi üzerime sıçrayacak. ben neremden tutulsam bir şekil alırım artık bilmiyorum. bunu düşünmekten çok sıkıldım. aslında bakarsan seni de düşünmekten çok sıkıldım ama saatin şu vaktinde üzerime bir yorgan çeksen ne güzel olurdu. hava kırk derece ama sen yorgan çek, elin tenime değse bayram falan olurdu şölen gibi bir şeyler balon elinde çocuklar -neyse.

altta kalan çizgiyi takip ederken üstü kaçırıyorum. bir sürü sevgilim oluyor hesap kitap yapamıyorum zaten hepsini terk ettim. ne yesem ikinci dakika çıkarıyorum iki burada çok önemli doktorum not ediyor bunları. nereden kalksam eksiliyorum zaten benim yatağımın anca solundan kalkarsın sağında duvar var. çok sarhoşum bu sokaktan sonra hangi anı var.

acı hep hatırlanmak istediği yere gider. acı hep hatırlanmayı istediği yerde bekler. acı hep hatırlandığı yere gömülmek ister. acım hep

2

İki el ve tüm gücünle araladığın kapıları tek ve yavaştan bir tekmenin kapattığını gördüğünde,ne yapacağını bilmediğinden aynı iki elle kapanmış bir yüz yerine “ben ne yapıcam?” diyip kollarını boynuna dolayacak birine ihtiyaç duyuyor insan.Durup düşündüğünde,düşünürken ellerin çıldırmış gibi bi şeylerle meşgulken elini tutup seni gözlerine bakmaya zorlayacak biri. Bu biri öyle biri ki mesela hiç konuşmadan da ne yapman gerektiğini sezdirebilir, yakıcı güneşe maruz kaldığınız bir günde sen söylentikten sonra hava fotoğrafta görüldüğü üzere sonbahara döndü diye seni,bunu senin yaptığına inandırabilir. Sonra sen bütün gün tanrı olursun. Bi kapıyı açık tutmayı beceremeyen ama gönlünün kapılarını birine yedek anahtarıyla beraber teslim etmiş bi tanrı.

anonymous asked:

Mavi sevdalıysa, bu karanlık niye?.. Bazı sevgilerin uçarılığı, karanlığı doğurur... Yıldızlar bazen görünmez. Hava bazen aydınlanmak istemez, gri bulutlar kuşatır gökyüzünü. Sessiz naralar doldurur geceyi... Gündüzle gece birbirine karışır. Ayırt edemezsin, sabahla akşamı... -

biz sevdalıyız da çok mu aydınlığız? mavi, gece siyahına karışmış. lacivert olmuş, baksana hep orada. bizim hep burada olanımız nerede

anonymous asked:

Hikayeleriyle anlatsana ama turkce anlat ben kürtçe bilmiyorum çünkü :(

Heyvanok ; “Heyv” Kürtçe de “ay "demek heyvanok yıldızı Ay'ın dolunay olduğu Zaman'larda hemen yanında yer alan çok parlak bir yıldız mış / hava tam kararmadan daha ay çıkmadan gökyüzün de beliriyormuş bu yıldız/ çok belirgin değil ilk çıktığında / gökyüzüne bakıp heyvanok yıldızını ilk görenin dileği kabul oluyormuş . Şimdilik bunu yazabildim anonim dost / belki daha sonra diğerlerini anlatırım burda.

Bak hala güzel şeyler var bu hayatta.Onca çirkinliği arkamızda bırakıp göğe bakabiliriz.Geçen kuşları izleriz.Belki çok iyi anlaşırız güneşle,esmerleşiriz.Ben sana en sevdiğim şiiri okurum.En sevdiğim şiirin içinde sen varsındır,sana seni anlatırım.
Belki sonra yağmur yağar.Günlük güneşlik hava yanıltır belki bizi,olur ya öyle şeyler.Senin gibi.Bir gün böylesine sıcakken,diğer gün üşütür hasta eder ya hani.Öyle işte.

İşten ayrıldım.

Yarın Tezgahçılarda şu eğitime gidiyorum.

Salı İzmire gidiyorum. 

Hava izmirde cehennem gibidir. gitmek benim için cehennem ama hayırlısı.

Gelince iş arayacağım.

Hayırlısı!!

3

This girl is the receptionist at my work. She has this sort of neo-punk personality: friendly, but doesn’t give too much of a shit. She pretty much wears the same outfit everyday - all black, short skirt, high heels - and commutes via this beater pink bike, usually while smoking a cigarette. I see her more riding on the streets than I do at the office, and always wanted to take her portrait. 
Points for juxtaposition of black heels and duct tape on bike frame; leather rocker skirt.
Bonus points for the matching pink chain.
Style rider on 6th ave.