gits*

Atatürk bir otelin lobisinde yemek yerken bir İngiliz subayın sürekli kendisini izlediğini farketmiş. Önceleri umursamayıp yemeğine devam etse de uzun süre devam eden bu nefret dolu bakışlar Atatürk'ü rahatsız etmiş ve yaverine bu bakışların sebebini öğrenmesini buyurmuş. Yaveri bu emri yerine getirmiş ve geri döndüğünde Ata'ya: "Çanakkale' de babasını öldürmüşsünüz Atam!" demiş. Atatürk'ün verdiği cevap ise şu olmuş: "Git sor bakalım kendisine; babasının Çanakkale'de ne işi varmış?"

Alman Federal Asayiş Dairesi (BKA) verilerine göre, Almanya'da 8.991 sığınmacı çocuk (867'si 13 yaş altı) kayıp.

Şimdi düşünü biraz yardım edemediklerimizin organlarımı alınıyor? çocuğu olmayanlara mı satılıyor? Yoksa çocuk istismarcılığı mı yapılıyor? Denek olarak mı kullanılıyor?

E tabi git memleketinde savaş değil mi? Ne işin var bu yaşta Almanyalar da.

anonymous asked:

Underswap Naps and Sans please?

i’m writing an underswap-reader fic so i’m just overflowing w headcanons ngl

Underswap-Napstablook/Napstaton Headcanons:

- He is such a show-off?? Like in all honesty, he goes all out for every single entrance he makes. But unlike coming in through a cloud of smoke like Mettaton would, he bursts through the door via light-show lasers.

- He’s rude, he’s crude, he’s a party dude. Actually he’s not rude (kinda, he can be a little pushy sometimes), & he’s definitely not crude, but he is most certainly a party dude. Party over here, party over there, if you’re his friend, there’s gonna be a party everywhere.

- Happstablook is his first priority, after they make-up. Napstaton goes all out when it comes to lavishing attention & praise on his humble little cousin, & if you wanna be his lover, you gotta git gud with his family. Of course, Happstablook is a pretty sweet-natured spirit, so it’s not hard to get them to warm up to you.

Underswap-Sans Headcanons:

- THE MAGNIFICENT SANS is such a little bundle of energy he will run you absolutely ragged by the end of any date you have, platonic or romantic. He loves to show off as much as possible on these excursions, & relishes in any praise thrown his way, whether by you or others (though he absolutely melts when you’re the one complimenting him).

- If you’re showing him any sort of affection, like hugging or kissing, or even just hand holding, he will cling to you. Straight-up, arms around your legs/waist, hand in yours, eyes sparkling like so many stars. He’s filled with so much joy by just being near you.

- He surprises people a lot with just how strong he is. You know he’d never actually hurt anybody, even if he was in a “battle” with someone. But there’s a reason why Alphys agreed to “train” him to be part of the Underground’s Royal Guard–he’s a tough little cookie.

anonymous asked:

Do you know the fic where draco has a broken time turner and he keeps reliving the same day over and over again?

Hi! I think it could be:

Tea and no sympathy by who_la_hoop  (Explicit, 11 chapters, 70,045 words) Summary: It’s Potter’s fault, of course, that Draco finds himself trapped in the same twenty-four-hour period, repeating itself over and over again. It’s been nearly a year since the unpleasant business at Hogwarts, and Draco’s getting on with his life quite nicely, thank you, until Harry sodding Potter steps in and ruins it all, just like always. At first, though, the time loop seems liberating. For the first time in his life, he can do anything, say anything, be anything, without consequence. But the more Draco repeats the day, the more he realises the uncomfortable truth: he’s falling head over heels for the speccy git. And suddenly, the time loop feels like a trap. For how can he ever get Harry to love him back when time is, quite literally, against him? 

I haven’t read this yet (Is in my to-read list) so i’m not that sure… if it isn’t please send an ask again…

anonymous asked:

İşte Oturuyoruz sahil de herkes hayalini anlatıyor sıra sevdiğim çocuğa geldi 'benim hayalim bir başkasının hayali olmak.' Dedi .Durdum dedim ki lan o hayal değilki gerçek zaten hayalimsin dedim.Ama işte içimden dedim.Boğazım kurudu .Öyle💔

Çoğu insanı bu durumu yaşarken görüyorum. Arkadaşlar sevmek suç değil. Duygularınıza karşılık alamamaktan korkuyor olabilirsiniz ama bunu bir suçmuş gibi gizlemeyin, dünyada sevemeyen milyonlarca insan var, sevmeden ölen. Ben henüz kimseye aşık olmadım, hatta kimseden hoşlanmadım bile ve bu canımı acıtıyor çünkü etrafımdaki aşık insanlar o kadar güzeller ki. Farkına bile varmıyorsunuz siz ama aşk insanı güzelleştiriyor, iyileştiriyor. Aşık olduğunuz insana söyleyin, cesur olun, ölüm var. Duygularınıza karşılık vermeyince canınız acıyacak ama keşkelerle dolu bir hayatınız olmayacak en azından, hem belki o çocuk seni tanıyıp sevecekti? Ya da sevgine saygı duyacaktı? Tamam güzel bir dünyada yaşamıyoruz ama hâlâ güzel insanlar var, bir gün denk gelirsiniz elbet birine. Seviyorsanız cesur olun, yoksa kaybedersiniz. Ve gerçekten özellikle Türkiye gibi bir ülkede, ölüm çok olası. Keşke dememek için git seni seviyorum de.

Bir kardeşimin yüklü miktarda borçlarla alakalı sıkıntısı var. Onun için telefon görüşmesi yapmalıydım, çünkü bu devlet böyle bir devlet. Peşinden koşmazsan, sorumluluğunu almazsan seni sömürdükçe sömürüyor. Her neyse. Devlete borcun olduğu zaman ve bunu istedikleri vakit ödemediğinde borcunuz katlandıkça katlanıyor. Bir kere elini kaptırdın mı bir anda gövdeni de istiyorlar. Yok işte kardeşim, yok, ne yapacan canımızı mı alacan desende nafile. Bunu bir başka sorumlu kuruma terfi ediyorlar ve peşini bırakmıyorlar iki gün içinde ödemezseniz şu şu tarihte geleceğiz bütün mal varlığınıza el koyacağız satışa çıkaracağız diye tehdit de ediliyorsun. Korku baskısı uygulanıyor. Velhasılı kelam bu kurumu arayıp halletmem gereken bir şey oldu. Aradım. Karşımdaki hollandalı resepsiyonist kadının konuşma şeklini duyar duymaz ağzına kürekle vurma isteği geldi içime. Ya sabr, ya sabr. Tövbe estağfirullah. Bir an düşündüm acaba yanlışlıkla çok yanlış bir yerin numarasını yazmış olabilirler mi postanın üzerine diye. Ama kağıdın geldiği kurumun ismini söyledi başta, olamaz herhalde yani. Sinirlendim. Nerdeyse telefonu yüzüne kapatacaktım ki hemen ilgili yere bağlamasını rica ettim içimdeki sinirle. Hala sinir geçmedi ki içimde gereksiz yer kaplıyor. Çek git seni de çöplüğe uğurluyorum. Çok gereksiz ve hiç bir lüzumun yok.
Allahım yardım etsin borçlularımıza. Hepimize akıl fikir versin. Islah etsin. Hidayetinden ayırmasın.
Amin elfü elfi amin, ecmain.

fanfiction.net
So I just posted my new fanfic...

Hey guys,

So I am currently writing a Fifth Year Scorose fanfic. I would really appreciate if you read and reviewed. It Teen-y and High Schooly but will lead to something bigger (or so I am hoping). I haven’t posted a fanfic in ages (years) so I feel all newbie and sensitive about it. I hope people enjoy it as much as my drabbles I post on here and as much as I am enjoying writing it. Please review! Heres a snippet:

“Had I choked because Scorpius was in a relationship? Surely not. I mean, the git can barely keep a friendship together let alone a relationship. What was this? Serious-Scorpius time? Fifth year is the year people get married? I couldn’t understand.”

anonymous asked:

How would Remus react if you like hit your got hurt? Like hit your head or something? (Because I hit my head and got a minor concussion last weekend😂)

ooooh, lordy. that boy would be all over the situation. “Y/N!” “James, don’t yell you GIT!” he would be super super protective, always at your side and brushing a calm hand through your hair and asking if the lights are too bright or if your head hurts or what you need. Just being a sweet pea and cuddling you and also not letting you do jackshit by yourself. “Remus, I just want to go to the bathroom.” “I know, love, let me take you. Please.” 

(also, sorry about your concussion, hope this helps you feel a bit better xx)

vayseninamk  asked:

Beni, beni beni, benii amına kodumun gerizekalısı beni beni bihterini diyorum ya nasıl anlamıyosun ya of behlül ya hep böylesin siktir git sıkıcam şimdi kafama ya ebenin amı ya

Bu şahıs yukarıda okuduğunuz cümlelerin aynısını sesini inceltip ses kaydı olarak bana atmıştır, isteyene 50 krş karşılığında atılır