gençkan

Nasıl başlamalı bilmem.
Ama bir şey var bildiğim, ey büyük olgu zaman!
Ne büyüksün sen, ne alçaltıcı öğretilerilerin.
Yalnız yaşamayı kan kırmızısı portakallar sıkarak öğrendim,
Bu senin eserin.
Adımlarımı bir küfür gibi atıyorsam bil ki sen,
Yalandan gülüyorsam,
İçime sancılar doğuruyorsam her an ve yine ağlıyorsam tek başıma, teselli ediyorsam kendimi,
Bil ki senin yüzünden yok olası olgu.
Yıkamıyor isem duvarlarımı,
Aklımın en ucunda hissediyorsam kahrolası anıları, bil ki sen..
Sen ki geçersin şehrin en kalabalık caddelerinden,
Bir benim enseme çarpar solukların.
Ey büyük olgu! Ey insanı olgunlaştıran yalan,
Sen ki ansımasısın yokluğun, sızlaya gelen yerlerin,
Terk edilmiş köylerin, öldürülmüş ruhların.
Garipsin işte,
Çocukluğum neşesi erikleri boşaltıp cebimden, yerine söylenmemiş ilahiler doldurursun,
Ki günahtır diye üçten fazla alamazdım onları.
Daha kaç üçün var senin zaman?
—  Ercan Çiftci - Olgu

Vatan toprağına ayak bastığında, Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı satırlar:
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı” … gelir kulağına.

Vatanının bayrağının, al bayrağının dalgalandığını gördüğünde gözleri dolar ve içinden:

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda” diye haykırır…
“Dalgalan sende şafaklar gibi ey şanlı Hilal” der.
İçinde tüm şehitlerin kanları olan al bayrağı öper alnına koyar ve
“Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal” der, çünkü;
„Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. “
Heyecandan yerinden çıkacakmış gibi olan kalbine bastırır al bayrağı ve yaşlı gözleri ile “Allahu Ekber” der…

—  dirilis-vakti


Hepimizin hikayesi benzer. Biri geldi, beklemiyorduk zaten. İstemeden sevdik, aşık olduk. Gezdik, dolaştık. El ele tutuştuk, öpüştük. Uzun mesajlaşmalar yaşadık. Geç saatlere kadar çenemiz durmadı. Hayaller kurduk, olmadı. Diledik, tutmadı. İlgi istedik, merak edilmek istedik, daha çok sevilmek istedik. Olmadı. Sorsalar hakettik, sormadılar yalnız hissettik. Biz kalplerimizi istemeden kırdık, sorsalar hepimiz masumduk. Fakat gerçek şu ki; sevdiklerimizi en çok biz, bizi en çok sevdiklerimiz kırdı.
İşte biz hayatlarımızın ağzına tam böyle s.çtık.

– ( via - @dasiyahorpheus )