for

Stefan Ruiz

The Eternal Magic of Beirut

For many of us, it’s synonymous with war and strife. But for the artists, chefs, designers, architects and scholars who live there, Beirut will always be a place where ideas and beauty flourished…and flourish still.

See more here

”Türkiye'yi bilmeyenlere ya da bu patlamaların kendilerine çok uzak olduğunu düşünenlere belki bu gözlerinizi açar.
Akşam saatlerinde yaşanan patlama, şehrin en kalabalık bölgesinde, birçok otobüsün yer aldığı insanların evlerine gitmeyi beklediği bir durakta ve insanların çay içmek ve dinlenmek için oturduğu bir parkın hemen yanında gerçekleşti.
Orada olmayı hiç düşündünüz mü? her gün geçtiğiniz yol, her gün bindiğiniz otobüsün durağı…
Hiç kurbanları düşündünüz mü? Otobüse yetişmeye çalışan gençler, şehirde dolaşan yaşlılar, taksi bekleyen insanlar ve güneşin altında sosyalleşmek isteyenler.
Şimdi bu insanların İngiliz olduklarını düşünün ve saldırının da İngiltere'de olduğunu. Bu insanlar sizin her gün gördüğünüz, karşılaştığınız normal, mutlu insanlar. Belki arkadaşlarınız. Bu insanlar farklı değil. sadece Türkler.
Birçok insanın düşüncesinin aksine, Türkiye Orta Doğu değil. Ankara bir savaş alanı değil. Normal, modern bir şehir, diğer Avrupa başkentleri gibi ve Kızılay tam bir meydan, orta nokta, kalp…
Londra'da, Paris'te, New York'taki terör saldırılarına bakmak, kurbanlara üzülmek çok basit fakat neden aynısı Ankara için geçerli değil? bunun sebebi, Türkiye'yi ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı Suriye, Irak gibi bir ülke olarak mı görmeniz? İç savaşın yaşandığı ülkeler gibi mi görmeniz?
Türkiye mükemmel bir ülke birçok güzel insanıyla birlikte. hayatımda hiç bu kadar hoş karşılanmamış, mutlu ve güvende hissetmemiştim burada olduğum kadar.
Ankara'daki saldırılar bizi etkilemez diye düşünüyorsanız ya da Paris ve Londra'daki saldırılarla aynı şeyleri hissetmiyorum diyorsanız belki de neden, neden böyle hissettiğinizi sorgulamalısınız.
Ankara 18 aydır benim evim ve evim olarak kalmaya da devam edecek. Charlie oldunuz, Paris oldunuz, peki Ankara olacak mısınız?”