fizik

Lise 3. sınıfta Fizik proje ödevi için sınıf arkimle beraber yaptığımız rap parçası 

başta ödev olarak yaptı ama gittikçe hocalara diss gibi oldu :d 

iyi dinlemeler umarım sonuna kadar kulaklarınız kanamadan gelirsiniz :p

-Ne yapmaya çalışıyorsun.

+Hiç, hiçbir şey.

-Ne olduğundan haberdar değilmişim gibi davranmaktan vazgeçmiyorsun.

+Sen neden bildiğin şeyleri sormaktan vazgeçmiyorsun?

-Ahmaklığını tescillemek için.

+Seninle uğraşmak istemiyorum.

-O pantolonun içine girmek çok mu önemli?

+Başlama yine. Bari bu konuda başlama.

-Nedir bu kilo takıntısı? Gözünde, kulağında, burnunda, ağzında işlevsel bir bozukluk yok. Görüyorsun doya doya, duyuyorsun, kokluyorsun, tadıyorsun hatta. 

+Sen ne anlarsın ki?

-Instagram’da daha fazla beğeni almak için değil mi bütün bunlar? 

+Alakası bile yok.

-O zaman neden değiştirmeye çalıştırıyorsun kendini? Neden dünyaca ünlü mankenlerin her fotoğrafını saatlerce inceliyorsun? Neden burnunu hokka, gözlerini daha dikkat çekici hale getirmeye çalışıyorsun? İtiraf et işte. Hepsi daha fazla beğeni için. İnsanlar sana bakıp ‘Kıza bak’ desinler diye. Daha fazla dikkat çekebil diye.

+Ben bunu kendime olan saygım için..

-Kendine saygı duymak için uzun boylu, uzun bacaklı, ince belli mi olman gerekiyor? Senin kendine duyacağın saygının kriterlerini başkaları mı belirliyor? Mükemmeliğin tanımı ne zamandan beri 36 beden olmak oldu ki? Kafanda yarattığın ya da yarattıkları o ‘mükemmel kadın’ tabirini unut. Sen zaten mükemmelsin. Sen mükemmelden daha fazlasısın. Sen bir kadınsın. Her halinle, en bakımsız olduğun anda bile, en güzelsin. Hep güzelsin. 

+Öyle mi sahiden?

-Öyle tabi ki. Geç aynanın karşısına. O fazla kilolara iyice bak. Kabul et onları. Seni sen yapıyor onlar. Kemerli burnuna bak. Bu burunla da yan profilden fotoğraflar çekebilirsin? Saçlarına bak, zor mu şekil alıyorlar? Çok mu uzun? Çok mu kısalar? Varsın olsunlar. Bütün bunlar senin birer parçan. Kusursuzsun. Kendini en kötü hissettiğin anda bile, asla unutmaman gereken tek şey bu. Kusursuzsun. Senden daha değerli bir şey yok şu hayatta. Gereksiz ego kasman için söylemiyorum bunları. Kendinin farkına var diye. Şu sözünü ettiğin saygının kriterlerini ‘başkaları’ değil ‘sen’ belirle diye. 

+İyi ki varsın.

-Asıl sen iyi ki varsın. Sen.

Gördüğümüz her şey, evrenin %5'ini oluşturuyor. Geri kalanların %25'i karanlık madde, %70'i ise karanlık enerji. Şu anda piyasadaki tüm fizik kitapları yanlış, çünkü bu kitaplara göre evrenin çoğunluğu atomlardan oluşuyor! Evrenin sadece %5'ini görebiliyoruz! Bu da, şimdiki bilime-araçlara-tahminlere göre..

De ki: “Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş'ın Rabbi kimdir?” Mü'minun-86

Zaman gerçekten bir yanılsama mıdır?

“The distinction between the past, present and future is only a stubbornly persistent illusion.”

Rölativite teorisi ile zamanda yolculuğun mümkün olabileceğine dair içimize umutlar serpiştiren Albert Einstein'ın bu sözlerine göre zaman bir yanılsamadan ibarettir. Etrafımızda gercekleşen olaylar, gördüğümüz görüntüler ve duyduğumuz sesler geçmişin izlerini taşıyan bir mesajdan başka bişey değildir. Karşımızda durmakta olan çiçeği örnek alalım.Çiçekten yansıyan ışınların gözümüze gelmesi , geldikten sonra gözdeki sinir hücreleri tarafından işlenerek görüntüye dönüşmesi için bile belirli bir zaman gerekir.Daha da uzağa gidersek;   Dünya'ya uzaklığı yaklaşık 150 milyon km olup bize en yakın yıldız olan Güneş'in ışınlarının dünyaya ulaşması 8 dakika sürmektedir. Yani biz şimdiki zamanı değil de uzaklığa bağlı olarak derinleşen geçmiş zamanın yansımasını görüyoruz. Bu bakımdan düşündüğümüzde zamanın bizim algı mekanizmamızdan farklı işleyen bir yanılsama olduğu aşikardır.