film by

vimeo

Civilian Conservation Corps

With every visit to a national park, images of the young men of the CCC come to life. Fascinating to think that this ambitious infrastructure project left such a valuable legacy (2+ billion trees, 800+ parks). 

With current events serving as haunting echoes of the film’s themes — it’s worth another watch. 

via https://vimeo.com/150192017

In March 1933, within weeks of his inauguration, President Franklin Roosevelt sent legislation to Congress aimed at providing relief for the one out of every four American workers who were unemployed. He proposed a Civilian Conservation Corps (CCC) to provide jobs in natural resource conservation. Over the next decade, the CCC put more than 3 million young men to work in the nation’s forests, parks, and farms: planting trees, creating flood barriers, fighting fires, and building roads and trails. Corps workers lived in camps under quasi-military discipline and received a wage of $30 per month, $25 of which they were required to send home to their families. This film, by director Robert Stone, interweaves rich archival imagery with the personal accounts of CCC veterans to tell the story of one of the boldest and most popular New Deal experiments, positioning it as a pivotal moment in the emergence of modern environmentalism and national service.

Ben Tanrı'ya inanmıyorum. Bunu anlayabiliyor musun?
Çevrene baksana yahu. Göremiyor musun?
İşkence görenlerin yaygara ve gürültüsü onun kulaklarına müzik gibi geliyordur.
Tek tutkusu,daha en başından var olduğunu inkar ettiği şeye durmadan hakaret etmek olan köy ateistinin iddialarından yani.
Sizin kardeşliğiniz sadece bir acı kardeşliği,başka bir şey değil.
Ve bu acı tekrarlanan bir acı değil,
kolektif bir acı olsaydı ağırlığı dünyayı evrenin duvarlarından söker ve neden olabildiği en büyük gecenin içine atar geride kül bile kalmayana dek alev alev yakardı.
Ve kardeşlik,adalet,sonsuz hayat mı?
Bana insanı hiçlik ve ölüme hazırlayan bir tek din göster.
Bak,o kilisenin cemaatine katılabilirim işte.
Tüm neşelerin üstüne baltanın gölgesi düşüyor.
Her yol ölümle bitiyor. Her dostluk ve aşk da öyle.
İşkence,kayıp,ihanet,acı,elem,yaş,aşağılanma.
Korkunç geçmek bilmeyen hastalıklar ve hepsi aynı nihayete eriyor.

Senin Tanrın bir zamanlar sonsuz ihtimallerin şafağında dikilmiş olmalı.
Bana Tanrı'nın sevgisini istiyorsun diyorsun. İstemiyorum.
Belki affedilmeyi istiyorumdur ama af dilenecek kimse yok.
Ve geri dönüş de yok.İşleri yoluna koymak yok. Sadece hiçlik umudu var.
Ve ben de bu umuda tutunuyorum.

The Sunset Limited (2011) Tommy Lee Jones