fidanken

şimdi kulağını açta beni iyi dinle aşk yolunun yolcusu;

aşık oldukların geçer gider, sahip oldukların elden gider, nice ölümler bu dünya için, ne kayıplar bu dünyada, bu gam ve keder biter ancak geriye senden ne kalır sen ona bak.

olmuş meyveler çürür, güller solar, yapraklar dökülür, ancak sen ağaca bakta yaz kış varlığını gör. öyleyse sen de bir ağaç ol da bırak çiçekler dökülsün, meyveler çürüsün, elde ettiklerin gitsin, sen ağaç ol da senden niceleri yeşersin. 

bu ağaç kimden alır suyunu, güneşini de yaprakları yeşerir sen ona bak. o güneşi yaratana bak, yağmurları indirene bak. o küçücük bir fidanken alıp onu nasıl koskoca ağaç yaptığına bak. bugün fidansan, rüzgardan belin bükülmekteyse, seni büyütecek, yetiştirecek olan yine o güneşin, o yağmurun, o rüzgarın sahibi olandır. 

bu yola çıktıysan nereden geldiğini unutma. bunu herkes fakirlikten bakar, onlar kendilerinin fakirleridir. sen bu yola madem Allah ile geldin, sana o aşkı ihsan edene bakta canın sağda solda kalmasın. ölüden diriyi çıkaran, diriyi öldüren Allah senden bir can alırsa sana yeni bir can bağışlar. senden bir şey aldıysa sana onlarcasını verir. 

bu yola çıktığında sen kendi canına bakta, hırsına düşüp rezil rüsva olma. kendine, seni yetiştirene bakta birileri gibi kendinden olma. onlarca sanat bilsen, onlarca hüner, onlarca ilim, hatta yüzlercesini… Allah’tan ayrıysan ve kötüysen o bildiklerin bile senin boynuna dolanır. tilki kendi kuyruğunu avlar, yılan kendi kuyruğuna dolanır, kötü olan her şey yok olmaya mahkumdur. sen nereden geldiğini unutma ki sonradan bunlara bezeme. kayıpların var diye şu hırs hastalığından deliye dönme. 

bu yola başladıysan az ye de tek gözlü deccalden olma. sonra duyguların ağır basar da seni ele geçirir hırsın, aç gözlülüğün. şimdiyi düşünerek hareket etme de işin sonrasından olma. melek olmadıysan daha bir şey olduğunu düşünme de yukarılara öyle çok bakma. önce melek ol sonra yine bozul da göklerden gelen kokuyu duy. 

nice zahmetler, nice meşaketler var, nice gül görüntülü dikenler, nice sevgi içerikli kin söylemleri var. gözünü açta bunlara bak. hangisi kalbine iyi geliyorsa ona tutun da sonra o kalbinden de olma. seni karanlığa, dünyaya çeken, hırsına, gözü dönmüşlüğe sürükleyen, kin gütmene neden olan kim var, kimin peşindesin buna bakta kendinden olma. sonra bırak şunları da kalbine ne iyi geliyorsa onu araya koyul, ona sarın. yoksa bir iki bilmeyle, ezberle, ne bu yolun yolcusu olunur, ne de bu işe koyulunur. bu yüzden aşk sahipleri her cihanda, her zamanda övülmeye değer görüldü. onlardan başka sırlara değinen olmadı ancak yine de en çok onlar aşağılandı, hor görüldü. sen yine şimdi buna bakma da sonrasına bak. nice öyleleri gün geldi güneş oldu da ortalığı aydınlattı, insanları karanlıklardan kurtardı. 

ancak geldiğin yeri unutupta bir ekmek peşine düşme. sonra canından, kendinden olur, arayacağın Allah iken başka şeylere düşer de karanlıklar içinde kalırsın.

şüphesiz, ben batanları sevmem.