feyke

Arkadaşlar popüler olmayı nasıl beceriyorsunuz? Biz M. ile geçen bir feyk hesap açtık, 4 gün olacak 3 takipçimiz var. Bu hızla M.‘nin sevdiği çocuğa istek atıncaya kadar çocuk evlenecek. Acil feyk hesap nasıl yönetilir, entır. İlk defa feyk hesabım var, çoheyecanlı.

M. hesabı açarken, seninde vardır bakmak istediğin birileri dedi ve aklıma kimse gelmedi. Sonra M. biraz ısrar edince de aklıma kim geldi dersiniz? ŞEVVAL. Hala konuşmadığımız için instasıtorisine bakarım ben de, dedim. Millet platonik aşkını falan gizli gizli takip eder ben de ede ede şevvali ederim işte. Ne kadar heyecanlı bir hayat ya rabbim galiba kalbim bu heyecana dayanamayacak.

Diyorum ya size acilen platonik olmam lazım birilerine, feyk hesap boşa mı gitsin? Kimi stalklayacağım ben?

1 EYLÜL BURÇ YORUMLARI

koç: koç burçları dikkat! bayram namazında hocanın feyk salavatına denk gelebilirsiniz, bu tarz dikkatsizliklerden kaçının

akrep: değerli akrepler bu bayram da namazı hızlı kılmaya çalışıyor ama sakin olun, ağırdan alın keyfini çıkarın ;)

aslan: aslanlar rükudaki yersiz bel kırmalarınız cemaatin gözlerden kaçmayacak, her zamanki gibi dikkatleri üstünüze çekeceksiniz.

oğlak: oğlaklar bu bayram talihsiz bir kaç ayakkabı çaldırma vakasına maruz kalabilir, daha dikkatli olmalarını öneriyorum.

boğa: her konuda olduğu gibi bayram namazına kalkma konusunda da rahatçı davranıp namazı kaçırabilirsiniz. tutkularınıza biraz ara vermenizi öneriyorum.

kova: namazdan kendinizi çok kaptırmayın ve dalgın hallerinizi bir kenara bırakarak zamanında amin demeyi unutmayın. kendinizi namazın akışına bırakın.

ikizler: namaz esnasında içinizde hocaya uymak ile uymamak arasındaki kararsızlığı görüyorum fakat bu konudaki ikilem sizi dinden çıkmaya kadar sürükleyebilir. daha dikkatli olunuz.

yengeç: yengeçler bu bayram çok şanslı! namaza erken giderseniz oturacak yer bulabileceğiniz marsın hareketlerinden anlaşılıyor.

başak: başaklar bu hafta namaza giderken giyeceği babet çoraplarla en az aslanlar kadar dikkat çekecek. fakat biz olayları daha akışına bırakıp çorap seçimini daha klasik yapmaları gerektiğini düşünüyoruz.

yay: yaylar bu bayram çok erkenci! namaza 5′te kalkıp hazırlanıp tabiri caizse bir ok gibi fırlayacaklar camiye, allah kabul etsin ;)

terazi: namazı tam kılacaksınız! gerisi allahın kabulüne kalmış.

balık: balıklar duygusallığını bu konuda da konuşturup hocanın anlattığı hikayeye ve kur’an tilavatına kendini kaptırıp ağlayabilir. göz yaşlarınıza biraz hakım olsanız iyi olur..

hepinize iyi bayramlar <3

kendi hesabından stalk yapan var mı hala bir feyk hesabı maşa olarak kullanmayan, yanlışlıkla like atmaktan korkmayan, yürekli, mert stalkerlar kaldı mı bu dünyada

TÜM ACILARIMIN TEK KİBRİTLİK CANI VARMIŞ.

Farkında olmadan hayatınıza giren bir insanı nasıl olur da hayatınızdan atamazsınız? Kulağa komik geliyor değil mi? Belki de komiktir, belki de hiç biryüceliği yoktur. Ama ben, çok güzel sevdim be.

Eylüller güzeldir severim. Severdim. Sevmeye devam ettim. Sonra işler istediğim gibi gitmedi. Şimdi eylüllerden nefret eder oldum.

Bir eylül akşamıydı hatta tarihi kazıdım aklıma 3 eylül 2013 Salı.
Nerden bilebilirdim o günü takvimlerden yok etmek isteyeceğimi.

size bugün olmayan hikayemi anlatacağım. Olmayan bir hikaye nasıl nasıl yazılır ki? Nereden başlanıp, nerede son verilir bilmiyorum.ama deneyeceğim. Bunu denerken can versem bile, kalemi elimden düşürmeyeceğim.

Sanal dünyada filizlenen bir aşka inanır mısınız? Ben inanmam.aşırı komik bulurum. Görmedin, dokunmadın, hissetmedin ama aşık oldun. Kusura bakma dagötümle gülerim ben buna derken birden bire kendimi böyle bir durumun içinde bulmam da bir hayli trajikomik.  Anonim kimliğimle gezenti olmaktan vazgeçmediğim sosyal medyada bir akşam birine ’’bütün profilimi stalklayıp takip etmemen ne ilginç değil mi?’’ dememle başlayıp onun takiplemesi sonucunda da ilerleyen birmuhabbetti aslında bu.  Makara diye adlandırdığımız bir mesaj yazmıştım oda devam etti iki üç cümle sonrasında hap içtiğini iyi olmadığını söyledi numarasını verdi özelden aradım saatlerce konuştuk sanki yıllardır konuşuyormuşcasına ısrarla aile bireylerinden birini kaldırmasını söyledim doktora gitmesi gerektiğini dinlemedi, umursamadı zaten bu onun en büyük özelliklerinden biriydi. Küçük  beyimiz zengin bir ailenin gözbebeği tek çocuğu ego, özgüven, vurdumduymazlık, insanları hiçe sayma, sevgisizlik gibi daha sıralayabileceğim birçok sıfata sahiptir. Ailesinden uzakta bir yerde okuyordu ve okuduğu yerden fazlası ile şikayetçiydi. O gece konuşmamızda ona ‘’sakın bana bağlanma’’ gibi bir cümle sarf etmişim. Genelde insanlara her şeyi ilk etapta söylemeyi severim ama bunu ben değil o hatırlattı bana geçenlerde.  Aradan bir iki gün geçti hiç konuşmadık zaten konuşamazdım benim bir kimliğim yoktu onu kandırmak saçma olurdu. o hesap  tamamen feyk diye adlandırabileceğimiz benim canım sıkıldığında sinirimi atmak için kullandığım bir profildi. Hesaba girip tweet attım ama onun mesajına cevap vermedim. Onunla konuşmak istemediğimi düşünerek yazmadı bana sonra tekrardan mesajlaştık ama duygusal içerik yoktu numaramı istedi vermedim o zaman tekrar özelden ara dedi bende sazan gibi atladım bu böyle devam ederken alışmıştı bana ona iyi geliyordum bunu bende fark ediyordum. Saatlerce telefonda konuşuyorduk beraber gülüp beraber üzülmeye başlamıştık. Onun üzüldüğü en büyük olay Kütahya’da okumak istememesiydi. Bir kitapta okumuştum;

‘’Sanal aşk bana her zaman dünyanın en saçma şeyi geliyordu, kendimi aşık kategorisine de koymuyorum ama bunun başka bir adı olmalı diye düşünüyorum. Ben yemek yemeye gidiyorum mesela , on dakikada tazmanya canavarı gibi bitirip hop bilgisayarın başına oturuyorum. Gece uykum geliyor diyelim, hatta uykusuzluktan ölmek üzereyim yine de o uyumuyor diye yatmıyorum. Aynı anda bir filmi karşılıklı açıp aynı anda izleyip yazışıyoruz, sürekli birbirimize şarkılar yollayıp alt mesaj vermeye çalışıyoruz. Her gün işte zor aşk, görmeden aşk, başkasına ait olan aşk temalı şarkılar atıyorum ona. Bana şarkı attığı zaman kalbim yerinden çıkıyor neredeyse. Yalnız ne web kamerası ne de başka fotoğraf istiyoruz birbirimizden. Öyle delice aşk yaşıyoruz sanki’’  bu durum özetliyordu belki de bizi ince bir ruhu yoktu ama içinde bir yerlerde masum bi adam vardı biliyorum. Neredeyse bir haftayı geride bırakmıştık hatta benim dakikalar kontorler suyunu çekince artık o dakika yapmıştı ve bildiğim kadarı ile doğruysa bir ay öncesinde ondan sonra kimse ile konuşmak için dakika yapmadığını söylemişti. Koca bir yıl inanmak güç ama sonuçta milyon tane uygulama var illaki oralardan bir şeyler yapmıştır. Gece yolculuğu yapacaktı o gece konuşamayacaktık benden ses kaydı istedi yol boyu dinlerim diye. Aldım elime kağıdı kalemi karaladım bir şeyler uzun olsun istiyordu yazınca ne kadar uzun olursa olsun ben söylerken uzun olmayacaktı sonuçta sonra geçtim bilgisayara fon müziği açtım berbat sesimle baş başa kalmasın diye müzik eşliğinde başladım yazdıklarımı okumaya ama olmadı kağıttan beceremedim sonra kağıdı bırakıp tekrar başladım tamamen doğaçlama şekilde 43 dakika 16 saniyelik bir ses kaydı yapmışım ama şimdi isteseler yapamam. Ne dedim ne yaptım bilmiyorum çünkü sildim. Söylediği kadarı ile oda silmiş sonra bana yazmıştı o ses kaydı var mı elinde nolur at bana tekrar yada hangi mailime atmıştın hatırlıyor musun onu söyle diye kolay unutmadığım için söyledim maili bulmuş tekrardan o gece o ses kaydını üç dört kere dinlemiş iyice bağlanmış. Aslında orda ben hayallerimi anlatmıştım hatırladığım kadarıyla. Tabi içinde de onun olduğu hayaller. Kütahya’ya dönmüştü beş dakikalık tenefüslerde bile bana yazardı her boşlukta konuşmak istiyordu. Derste mesaj atardı cevap vermezdim dersini dinle ailen senin üstüne çok düşüyor en iyi yerlerde okuman için elinden geleni yapıyorlar derdim. Sinir olurdu konuşmak isterdi ama ben uzak durmaya çalışıyordum benim yüzümden hayatını aksatmasını istemedim hiçbir zaman geceleri konuşmaya devam ediyorduk hatta arkadaşlarından bile beni arıyordu okulda olan biteni derslerini her şeyini paylaşıyordu. Ama egosundan taviz vermiyordu okuldaki bütün kızlar buna hayrandı ama hiçbirine bakmazdı hepsi çirkindi onun için görsellik her şeydir. Ha kendine bakmadan milletin tipine mi bakardı hayır kendiside iyi bir tipe sahipti spor yapan kaslı sarışın gayet hoş bir albesini olan biriydi dediğim gibide zengindi belki de çoğu kızın istediği erkek modeliydi bilmiyorum açıkçası bunları bildiğimde ondan soğumuştum. Ama elimden geleni yaptım insanlar hakkında hemen önyargıda bulunurdu okulda bi kızın her tenefüste farklı sınıflara farklı erkekle girdiğini söylerdi mesela sanane seni ilgilendirmez herkesin yaptığı kendine derdim ama biz bütün ipleri koparınca onunla çok iyi olmasıda aşırı komikti. Akşamları konuşurken oyun bile  oynardık on kere hızlı hızlı mor vampir dedirtirdi ben yapamadıkça gülerdi o yapabiliyordu sonra işler tersine döndü artık beceriyordum onun diline dolanıyordu artık gülüp dalga geçme sırası bendeydi o kadar küçük şeylerle mutlu oluyorduk ki o sıralarda dünyanın en büyük malikanesinde yaşayacağım haberini alsam da bunlar kadar mutlu olamazdım. Yaklaşık bir ay konuştuk mesajlar da cabası milyon tane mesaj var hepsini hala okudukça ağlarım. Ona kötü bir şey diyemiyordum çünkü nefes alamıyor kalbi sıkışıyordu artık konuşmak istemediğimi söylemiştim okula gitmemiş arıyordum açmıyordu doktora gitmiş o ara bu bilgileri arkadaşlarından almıştım. Ama bu oyunun sonu gelmeliydi ve her şeyi söyledim kimliğimi aslında profilin bana ait olmadığını inanmadı güçlük çekti ama başka çaresi yoktu artık telefonlarda saatlerce ağlıyorduk seviyorduk ama olamıyorduk dedim ya aşırı görselci biriydi ben güzel değilim ve ben onun hoşlandığı kız kategoresinin tamamen zıttıyım küçük beyimizin hoşlandığı kız profili sarışın yada kumral, ortam meraklısı, aşırı çevresi olduğu halde sadece beyimizi sevip kendisini  ona adayacak, sürekli göğüs dekoltesi ile gündemde olan grup tişörtleri giyip kaldırmlarda bira içen, zengin bakımlı  bir kız modeli.  Hikayenin bundan sonrasında ihale benim üzerime kalıyor. Bana sarf ettiği hakaretlerin haddi hesabı yok belki hak ettim bilemiyorum sonuçta kendimin bile inandığım bir yalana onuda alet etmiştim ama bir yerden sonra aşırı derecede saçmalıyordu sanki delicesine seven sensiz asla yapamam sen benim hayatımın dönüm noktasının diyen adam gitmiş bana çin işkencesi uygulayan bi adamla karşı karşıyaydım hatta öyle ki ağlamam onu mutlu bile ediyordu ağla umrumda değil ben çok ağladım canım yandı seninde yansın diyordu. Öyle ki benim tek sözümle bütün hesaplarını kapatıp her şeyden vazgeçeçek adam ısrarla gidip yeni insanlarla tanışma çabasına girmişti. Öyle ki kullandığım profili çalmıştı artık amacı sadece çıkardı benim takipiçimi yükseltir misin bana tweet atar mısın sen iyi yazıyorsuna dönmüştü olaylar ben yazıyordum onuda elimden geldikçe büyütüyordum hatta bunları bile duygularımı kullanarak yapıyordu. Sen bana tweet yazar mısın üzerinden aylar yıllar geçsede okuyunca bunları sen yazmıştın derim diye o zamanlarda öylesine çok seviyordum ki inanıyordum ta ki bu sene konuştuğumda hadi ya öyle mi dedim hiç hatırlamıyorum diye eski duygusuz halini görene kadar. Onunla olan alakamı kestim artık yazmıyordum takip etmiyordum arada bakıyordum istemsizce acaba bunu kime yazdı bunu kime diye aklımda kuruyordum sürekli bir defter almıştım hergün ona yazardım onu anlatırdım canımın acısını, kırılıp yok olmadığı, öldüğüm halde hala nefes aldığımı, gözlerimde yaş kalamadığını hissettiğim halde yastığımın sırılsıklam olduğunu, onunla konuşurken uyuyup kaldığım gecelerin uykusuz gecelere yerini bıraktığını, onunla konuşmak için hızlı hızlı yemek yediğim günlerin yemek yemediğim günler olduğunu, her şeyden herkesden kendimi soyutladığımı, önceden bizli rüyalar görürken kabuslara yerini bıraktığını, ciğerlerime kadar çektiğim acıyı aklıma gelen komik olaylari, ailemi, yeni öğrendiğim bilgileri, yeni öğrenip uyguladığım yemekleri  dahi o deftere yazdım. Ona  doğum gününde yollamayı planlıyordum taki sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Hatta onuda kendisinden çok ilginç bir şekilde öğrenmiştim. Genelde ayda bir defa mutlaka yazar amacı nedir bilmiyorum hala çözebilmiş değilim ama her geldiğin mutlaka yıkar döker ve gider. Can yakar acıtır ve bundan zevk duyar. Ama ilk mesajı özledim seni seviyorum tarzındadır. Ama bu sevgilisini söylediği zamanda neden bana laf sokuyorsun tarzında yazmıştı sanırım. Sonrasında kalkıp bana benim sevgilim var ama en yakın arkadaşı beni tanımıyor tarzında cümleler sarf etmişti kapadım suratına telefonu direkt. Yaptığı şerefsizliğe bakar mısınız? Hayır, amacın gösteriş yapmaksa zaten fotoğraf atsan göreceğim öyle yap. Akıl almaksa milyon tane insan var en son geleceği insan ben olmalıyım ama o beni yeri geldi arkadaş, yeri geldi abla, yeri geldi anne olarak bile gördü ama duygusal anlamda hiç sevemedi. Sonra defterin ilk 5 sayfasını ve son beş sayfasını kopardım ve defteri yaktım. Külleri soğuyunca kağıtlara sarmalayıp bir kutuya sakladım hala saklıyorum.Neden?çünkü malım. Ona hazırladığım hediyeler  vardı. Ama hepsini boşuna yapmışım hissi ile bir anda dünyanın en değersiz hediyesine dönüştürdü onları.oysa ne umutla, aşkla özenerek araştırarak yapmıştım. Aylar geçmişti whatsapp’dan yazmıştım ona’’ kimsin? numaran kayıtlı değil’’ dedi.  Arkadaşıma söyledim numarayı kaydedip bakar mısın fotoğrafı var mı diye dedim ekledi baktı yoktu yani vardım rehberinde ayak oyunu yapıyordu. Bozuntuya vermedim zaten kendisi ekledi hemen ‘’ haa! numaranın son hanesinden tanıdım yazma bana’’  tamam dedim yazmadım. Günler geçti muhtemelen bir ayda bir aydır çünkü her bir yada bir buçuk ay sonra mutlaka bir şekilde yazıyor. Günah çıkarmaya gelmiş.

‘’ya kahretsin ben unutamıyorum niye çıktın karşıma’’ madem öyle niye hala yazıyorsun git diyorum ben acı çekiyorum senin yüzünden diye yine her defasında yaptığı şeyi yapıyordu ben tek yaşadım ben tek sevdim tek suçluda benim beyimiz melek prens.

Bunların capslerini hala elimde tutuyordum dedim ya malım.

Yine zaman geçiyor. Tekrar yazıyor.

+ Seni çok özledim.
- Sus bir şey deme istemiyorum. Hepsinin yalan olduğunu biliyorum diyorum.

+ İçimde gerçek olan bir sürü şey var sana karşı
- Sus o zaman içinde kalsın.
+ Bunu öylesine söylemiyorum, bilmiyorum çok acayip.
- Yarın yine saydıracaksın günah çıkaracaksın yazma bana.
+ Tamamen seni hayatımdan çıkarmayı hiç göze alamadım hiçbir zaman, şuan bile seni seviyorum aşığım sana yazasım geliyor ama işte aptal beynim.
- Yazma sakın gerek yok ikimizde gerçek olamadığını biliyoruz.
+ Biliyor musun sesin huzur, seninle konuşmak huzur verici içmiş gibi böyle rahat. Sen bana bir insanı gerçekten sevmeyi öğrettin beni gerçekten severek. Suçlu yok bu durumda.
- Sen beni hiç sevmedin ben kendimi kandırmıyorum artık.
+ Haksızlık etme.
- Yo doğru
+ Ben senin kadar kimseyi sevmedim. 


bu konuşmalar geçiyor her defasında aramızda.ama olamıyoruz bir türlü. Bizi birbirimizden uzakta tutan ipler var sanki aramızda. İpler ya da dikenli teller. İnsanın içini acıtan birtakım uzaklıklar. Bir bakıma engeller.hiç adım atmıyor.Bende susuyorum sadece.o geliyor.vuruyor ve gidiyor.Bende dinliyorum, üzülüyorum bitiyor. Öylece son buluyor.

Zaman geçiyor.  Zaman çok çabuk geçiyor.

‘’Seni görmek istiyorum .
Sarılıp ağlamaya ihtiyacım var.
Ben içimden atamıyorum.
Olmuyor.’’

diye mesaj atıyor. Konuşuyoruz ama sonuç hep hüsran.

Sevdim.çok sevdim.Öyleki hayatımdaki ilk sevdiğim insan oldu.belkide bir başkasını böyle sevmeyeceğim.arada milyon tane engel olmasına rağmen çok umut ettim. belki bir gün biz oluruz diye ama hayat işte olmayınca olmuyor. İmkansız diye bir şey vardır. Kabul etsek de etmesek de. Benim olmasada kimsenin olmasın istedim.yalnız kalsın istedim.yine bana muhtaç olsun istedim ama bir yerden sonra onuda bıraktım.bu bencillikti ve ben onun gibi bencil biri olamazdım.Bıraktım herşeyi oluruna, yazmadım, karşısına çıkmadım. öyle ki whatsappda son görülmesine bakıp sinir oluyorum diye uzun süredir whatsapp bile kulllanmıyorum. En son bana 

‘’haklıymışsın
sende bir gün  benim gibi üzüleceksin biri sana aynısını yapacak demiştin
toparlanamıyorum
için rahat olsun J
senden daha kötüyüm’’

diye mesaj atmış. Hayır, belki ilk zamanlarda olsa mutlu olurdum üzülmesine ama yinede biriyle olduğu için ona kızardım. Umursamıyorum, en azından deniyorum.çünkü ben yapabileceğim herşeyi yaptım. Elimden gelen her şeyi çıkardım ceplerimden. o kendisi istemedi. Ona kızmıyorum, bedduada etmiyorum.Seviyorum, çok seviyorum.sorsa söylerim.sormasa da söylerim ya ne berbat bir durum bu böyle ama değmeyeceğini biliyorum. En kötüsü de bu galiba. Hatta bazen ona iyi dualar bile ediyorum ama nefretimin dereceside yok. Dedim ya bu olmayan bir aşk, olmayan bir hikaye ve benim duyduğum saçma sapan duygular. Adı bile yok, hoşlantı değil, alışkanlık değil, aşk değil, nefret değil. Neyse ne bilmiyorum ama canımı istese hala verebileceğimi çok iyi biliyorum.

feysbukta zamanında feyk hesap açıp kankilerimizle eğlenioduk o feyk hesaplardan biri çalınmış feyk hesabımız heklenmiş şaka gibi HABABABANZJSBXJSHAJAJANXKA

Ortalıkta bu aralar ‘sarapgibiadam’ diye bi eleman dolanmaya başladı. Şahsen blogunu ve kim olduğunu bilmiyordum. Bir arkadaş bahsetmişti bana.

Neyse kim olduğuna gelelim :d Abicim bu hesap feyk. Gelmişler bir de ciddi ciddi soru soranlar var ya aq onlara gülüyorum. Şimdi gerçekte kimmiş onu görelim;

Öncelikle Tumblr profil fotoğrafına bakalım.

Fotoğraf orjinal link: https://instagram.com/p/6ug584LDtF/

Şimdi ise instagram hesabına göz atalım..

Soru linki: http://sarapgibiadam.tumblr.com/post/127854063365/instagram-var-m%C4%B1

Boşuna instagram hesabına girmeye çalışmayın kapatmış.

Fotoğrafların asıl sahibi: https://instagram.com/sashayermolenko/

Şimdi ise fotoğraflara gelelim..

Orjinal link: https://instagram.com/p/ykoLHurDv-/

————————————————————————-

Orjinal link:https://instagram.com/p/zOE3HdrDsj/

————————————————————————-

Orjinal link: https://instagram.com/p/xZlii5LDnq/

————————————————————————-

Orjinal link: https://instagram.com/p/xEr3yfrDnO/

Böyle insanlara inanıp prim vermeyin arkadaşlar.. Bu durumu farketmemizi sağlayan  sonsuzyildizlar ve sanaceyrekkala ya çok teşekkür ediyorum. 

Tumblr’in tekrardan eskisi gibi bir yer olması dileğiyle…

4

I made some more drawings of this guy. I’m thinking about names for him now, and I’ve been leaning towards Faike or Feyk, though I’m not sure yet. He’s still heavily inspired by Ukitake so I’ve been working on what makes him different; He’s very young, at least by elf standards, and used to be a powerful wizard until he was struck by a curse that nearly killed him. Thanks to divine intervention he was saved, which granted him the brand on his forehead, and the only way for him to stay alive is to heal others the way he was once saved. Because of the curse he no longer has arcane powers, but the deity who saved him also became the catalyst for his new, now divine abilities. From a meta-game perspective, this is a character who went from a level 15 wizard to a level 1 cleric with a major constitution penalty. Despite all this, he tries his best to play the hand he’s dealt, and is the sunniest member of the party, being the quickest to smile and telling the darkest jokes.

mothmckrakken  asked:

So you mentioned that Feyk/Feik's divine aura attracts animals; does this irritate him at all or is this one aspect of the cleric-ness that he likes? (Assuming that the aura is a side effect of the divine intervention) Is there any species in particular that follows him around a lot or that he likes or dislikes more? Loving his design :)

it doesn’t happen often, but if he’s at camp for a while and stays real quiet, there is a small chance he’ll have a visitor or two. 

he has no further influence over these animals, other than he feels safe and smells like he has food. he doesn’t think it’s a nuisance, at least not by day.

his night time visitors are an entirely different matter.