faizy

Konusuz Yazı..

Müminin kendini yeterli görmesi cehalet için ona yeter de artar bile. Rabbimiz Kuran’ı Kerimde buyuruyor ki “Onlar Allahtan razıdırlar. Allahta onlardan razıdır” İnanabiliyor musunuz, bunca günaha, hataya, isyana rağmen Rabbinin emrettiği birkaç küçük şeyi yapan ve mümin sıfatını kazanan kişiden Allah razı oluyor. Hemde öyle bir razılık ki bu, yaratıcı tarafından aciz bir kula bağışlanıyor. İnsan kelimesi bazı alimlere göre nisyan(unutmak) fiilinden gelir. Öyle değil mi sahiden.. Unutan varlıklar değil miyiz? Acıları, kederleri, üzüntüleri, uğruna ölürüz dediklerimizi, dağ gibi ardımızda duran babamızı, bizi yetim görüp barındıranları, en candan dostları gün geliyorda bir nisyan fiiline sığdırmıyor muyuz?

İnsanın 3 evresi vardır. Bu evrelerin ilki 23 yaş evresidir. Bu yaş bedensel ve zihinsel yaşın artık oturduğu evredi ki aklı başına bu yaştan sonra gelir.. İkinci evre 33 yaşıdır. Bu evrede de insanın olaylara bakış açısı yani zihin dünyası oturur. Son evre ise 40. yaştır. 40 yaş ruhun artık kemale erdiği yaştır. Bunun için değil midir ki iki peygamber dışında tüm peygamberlerin peygamberliklerinin geldiği yaş 40 yaşıdır. (İstisna olan peygamberler Hz.İsa ve Hz.Yahya ) 

Peki 40 yaşına rağmen kemale eremeyenler? Nisyanda ve isyanda ısrar edenler?

Geçmişinize şöyle bir bakın.. Korkmadan ve çekinmeden.. Şayet yaşınızın yarısı kadar sürede yanınızda ve yakınınızda bulunmuş, hatalarınızda sizi koruyup başarılarınızda birlikte gülmüş bir dostunuz yoksa yanlış yoldasınız demektir. Evet, her birimiz veya çoğumuz çok yanlış yollardayız. Bakın Peygamber efendimize (Aleyhisselam) gözlerini açtı Ebubekir dedi, gözlerini kapatırken yine son sözü Ebubekir oldu..

Dostluk mu dedim ben? Evet dostluk dedim. En azından kelime anlamını unutmamışız. Dedikodular, birbirine kinle bakmalar, uzun süren küslükler, küslükleri kine dönüştürenler.. Bu liste böyle uzar gider.. Sahiden var mı hala dostluk sıfatını üzerine giydirebilenler. Hangimiz çıkarlarımız zarar gördüğünde hoşgörü ile yaklaşabiliyor, olsun dostum iyi olsun diyebiliyor.. Hangimiz bilmem ne kadar basit bir konuyu sorun etmeden kardeşlik düsturu ile hareket ediyor.. Kocaman bir gemi içerisinde ahirete doğru yol alırken hangimiz kardeşimin kamarası su alıyor diye dertleniyor.. Hangimiz o kamara su almaya başladığında er yada geç bu gemi batacak diye düşünebiliyor.. Bana değmeyen yılan bin yaşasın mantığı yerleştirildiğinden beri zihinlerimize dşman olduk birbirimize.. Biri o gemiyi delerse -ki artık bir değil birkaç delik var gemide- bilmiyoruz ki birlikte gömüleceğiz suların derinliklerine..

Aslına bakarsanız din iki şekilde yaşanır.. Bunların ilki dini yaşadığını zanneden zümre iken ikincisi ise dindarlardır.. Helak olan Lut kavmini her birimiz biliyoruz.. Yaptıklarını elbette.. Bu kavmin yalnızca %30′u bu büyük günahı işlerken %70′lik kısım buna seyirci kaldığı için Hz. Lut ile birlikte yalnız birkaç kişi helak olmaktan kurtuluyor. Bu günahı işlemedikleri halde onları helaka götüren neydi? Peki ya şimdi… Bizim halimiz ile kıyaslandığında helak olmamamız için tek bir sebep var mı? İşkenceler, tecavüzler, çocuk istismarları, namaz kılanları taşlayanlar, örtünenlere el uzatanlar, örtüyü kirletenler, açık açık zina edenler, faizi meşrulaştıranlar, din istismarcıları, parti-takım sempatizanları, parayı ilahlaştıranlar, kıyıya vuran masum bedenler, savaşlar, savaşlara göz yumanlar, sırf Allah dedi diye öldürülenler, ölümün bile güzel gelebileceği işkencelere maruz kalanlar, borç para vermedi diye anne ve babasını öldürenler.. Soruyorum şimdi; bunca susan varken, ümmet üç maymunu oynarken helak olmamamız için tek bir sebep var mı?

Çocuğunuza yalan söyleme demek yerine hep doğruyu söyle demek olmalıydı bizim ahlakımız.. Yalanı dahi dillendirmemeli, günahı meşrulaştırmamalıydık. Oysa şimdi yapılan ahlaksızlıkları bangır bangır sosyal medyalarda yayıyor, duymayan kalmasın diye o günahları meşrulaştırıyoruz. Bunu yapmayanları da ne güzel yaftalıyoruz ocu bucu diye.. Tamda böyleyiz işte.. Sen ocusun ben bucu.. İslam sancağı altında, müslümanlık sıfatıyla ve kardeşlik bağıyla birbirimzie bağlanmış zavallı aciz kullarız cümlesi yerine şu efendinin müridi, bu tarikatın şeyhiyiz der olmuşuz.. Yazık ki ne yazık bize..

Muhammed Emin Yıldırım hoca bir konuşmasında diyor ki erkeğin imtihanı parada, kadının imtihanı ise varlıkta başlar.. Hz.İsa belki de bu sebeple “Benimdir deme, benimle birliktedir de” buyuruyor.. Müslüman su değildir kardeşim, müslüman bulunduğu ortamın şeklini almaz. ALMAMALI.! Müslümana düşen su kabı olmaktır.. Her gidilen yere şekil verin, şekil alanlardan olmayın..

Çok uzattım biliyorum ama uzun zamandır yazmıyordum.. Sorulardan, sınavlardan, son sınıf telaşesinden kendimi ihmal ettiğimi farkettim..

Yakın zamanda başımdan öyle bir olay geçti ki “Ben kimim ki bu davada elimi taşın altına koyabileyim” dedirtti bana.. Öylesine ümmetin derdinden uzak, burnunun dibindeki kardeşinin çektiği acılara yabancı biri olmuş çıkmışım dedim. Oysa benim bu küçük şehre gelişimin bile belkide yalnızca bir sebebi vardı.. Onu dinlemek, onunla dertlenmek.. Dersler, hocalar, başıma gelen olumsuzluklar belki de bunlar bu amacı engellemeye çalışan imtihanlardı.. Şefkat tokadını yemeden gelelim kendimize..

Efendimiz (Aleyhisselam) zamanında mescidini toparlayan, düzenleyen kimsesiz bir hanım varmış. Kimse yokken mescide gelir toparlar, düzenler kimse gelmeden de hemen mescidden ayrılırmış.. Efendimiz savaşa gittiğinde bu hanımefendi vefat etmiş ve bir gün içerisinde gömmüşler. Efendimiz döndüğünde aradan birkaç gün geçmiş, tabi mescidi toparlayan eski düzenini muhafaza eden kimse olmayınca efendimiz de (Aleyhisselam) bu hanımefendiyi sormuş sahabe efendilerimize.. “Ya Rasulallah demişler, o hanım vefat etti siz yokken bizde gömdük” Efendimiz bu duruma üzülmüş haliyle, neden daha önce söylemediniz demiş ve bu hanımın ardından gıyabi cenaze namazı kılmış. Daha önce hiç kimsenin ardından gıyabi cenaze namazı kılmayan bir peygamber bir hanımın ardından bu namazı kılıyor.. Haydi bu olay üzerine saatlerce “islamın kadına verdiği değeri, islamda asıl öenmli olanın niyetler olduğunu, bir mescidi toparlamanın dahi nelere mal olabileceğini” konuşup duralım.. Bir mescid ya ufacık küçücük bir oda.. İşte gıyabi cenaze namazının günümüze gelmiş olma sebebi de buymuş. Bir sohbette güzel yürekli bir ablamdan dinlemiştim. Kaynağını da vermişti aslında ama o kısmı not almamışım hakkınızı helal edin..

Ezcümle..

Müslüman su değildir kardeşim, müslüman bulunduğu ortamın şeklini almaz. ALMAMALI.! Müslümana düşen su kabı olmaktır.. Her gidilen yere şekil verin, şekil alanlardan olmayın..

Musa Mısır'dan çıkardığı bir grup insanla kendisine krallık kurmuştu.
İsa, yeni bir din oluşturma çabasında değildi. Museviliği revize ederek Yahudilerin kralı olmak istiyordu. Yandaşları sonradan bu oluşumu Roma'ya karşı bir örgütlenme haline dönüştürdüler.
Hz Muhammed yalnızca bir peygamber değil, bir devlet başkanıdır.
Ortodoks mezhebi, doğu ve batı olarak parçalanan Roma İmparatorluğunun dağılmasında inanç farklılaşması olarak etkendir.
Protestan mezhebi 16. yüzyılda, gelişmekte olan burjuva sınıfının dünya görüşünü yansıtır. Örneğin o dönemde Vatikan faizi haram kabul ederken, Protestanlık helal saymıştır.
Sonuç olarak bütün dinler, mezhep ayrılıkları, tarikatlar, siyasi kaygılarla ortaya çıkmış ve tarih boyunca siyasi amaçlarla kullanılmışlardır.

Tanrılar Uygarlığı, Hakan Dura

आओ हम में ढल जाओ उम्र भर के प्यासे हैं
तुम शराब हो यारो हम अयाग़* हैं यारो

Come, dissolve in me, I’ve been yearning for years
You’re the wine, love, I am the wineglass
—  Fazal Ibn Faizi
harika bir yıldı parçası olduğun için teşekkürler

berkin elvan öldü.

mehmet ayvalıtaş öldü.

irfan tuna öldü.

ahmet atakan öldü.

medeni yıldırım öldü.

ali ismail korkmaz öldü.

ethem sarısülük öldü.

abdullah cömert öldü.

mustafa sarı öldü. 

selim önder öldü.

burakcan karamanoğlu öldü.

uğur kurt öldü.

yasin börü öldü.

taraflar ölülerini yarıştırdı.

lobna al lamii yeniden çocuk oldu.

katil ahmet şahbaz 7 yıl 9 ay 10 gün ceza aldı. (ama daha erken salınacak.)

16 yaşındaki liseli genç, cumhurbaşkanı erdoğan'a hakaretten tutuklandı.

adana'da mit'e ait olduğu açıklanan tır'lar durduruldu. savcılık ile mit arasında bir krize neden olan tır'larda silah ve mühimmat olduğu iddia edildi, fakat tır'larda arama yapıtırılmadı.

van'ın gürpınar ilçesinde rahatsızlanan üç yaşındaki muharrem'in ailesi sağlık görevlilerinin gelmesini saatlerce bekledi. gecenin sonunda babası muharrem'in cansız bedenini çuvala koyup sırtında taşıdı.

yüzlerce işçi maden kazasında öldü. cumhuriyet tarihinin en çok can kaybı yaşanan iş kazasından sonra hiçbir iyileştirme çalışması yapılmadı. “fazla tedbir, allah'a hakarettir” dendi. “tatlı bir ölümdü” dendi.

yakınını kazada kaybeden vatandaşa “bu ülkenin başbakanına yuh çekersen, tokadı yersin” dendi.

oğlunu kaybeden ayakkabısı delik babaya bir çift plastik ayakkabı hediye edildi. annenin “oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı” sözleri yürek parçaladı.

maden kazasından sağ kurtulan abi sedye kirlenmesin diye ayakkabısını çıkarmaya kalktı.

türkiye'nin musul başkonsolosluğu'nu ışid militanları kuşattı ve 49 başkonsolosluk çalışanı rehin alındı. baskın hakkında yayın yasağı getirildi. seçim öncesi “kurtarılan” rehineler hakkında tayyip erdoğan, “rehinelere karşılık ışid militanları takas edildi” iddiasına ‘velev ki bir takas yapıldı, ben vatandaşlarımın kurtarılmasına bakarım" diye cevap verdi.

en az 500 kişi bonzai'den dolayı yaşamını kaybetti.

uyuşturucu ilkokullara girdi.

mezuniyet töreninde gezi olaylarına değinen ışıtan önder'in okul birinciliği elinden alındı.

“doğum kontrolü ihanettir” dendi.

tüik aralık ayı verilerine göre genç işsizlerin sayısı, son 4 aylık dönemde yüzde 3,4 arttı.(ağustos verilerine göre genç işsiz sayısı 2 milyon 944 bin kişi. 4 ayda 350 bin kişi eklendi.)

85 kişilik bakan torpilli çalışan listesi açıklandı.

kadının fıtratı, kürtajı, doğum yöntemi, iş gücüne katılımı, giyim kuşamı gibi konular yine erkekler tarafından tartışıldı ve karara bağlandı.

eski ali sami yen stadı'nın bulunduğu alanda yapılan torunlar inşaat'a ait binada 32. kattan düşen asansör nedeniyle 10 işçi öldü. işin fıtratında olduğu gerekçesiyle inşaat cezasız ve tedbirsiz devam ediyor.

kobani'de hala tam anlayamadığım birşeyler oldu.

ben ne olduğunu anlamazken, kobani eylemleri sırasında sokağa dökülen kişiler ve bölgede yaşayanlar arasında çatışmalar oldu, polisin de katılımı ile 35 kişi hayatını kaybetti.

devlet koruma altına aldığı kadınları koruyamadı. kadın cinayetleri arttı.

çocuklar gelin olup gitti. 8 yaşındaki kız çocukları gerdek gecesinde cinsel travma sonucu öldü.

makul şüphe diye bir kavram hayatımıza girdi. 

basın ile ilgili birşeyler oldu. (bu konu çok sıçık)

şevket demirkaya şehir tiyatroları genel müdürlüğüne atandı. (bizim onu tanıdığımız yetkinlik alanı: güreş hakemliği)

tübitak'ın müdür yardımcılığına hayvanat bahçesi müdürü atandı. evrim yalanlandı.

istanbul'un kuzey ormanları yok edildi. olsun, üçüncü köprü inşaatı başladı. itibar kavramının içi boşaltıldı.

bölgede hali hazırda 26 cami olmasına karşın, akp'li üsküdar belediyesi “halkın istekleri” doğrultusunda yeni bir cami yapmak için, anadolu yakasının nadir yeşil alanlarından biri olan validebağ korusu'nu kesmeye kalktı. o sırada, chp yalova belediyesi, içinde asırlık çınarların da bulunduğu 180 ağacı bir çırpıda kesti.

genel müdürlerin ayakkabı kutularından dolarlar çıktı.

bilal ne olup bittiğini anlamadan paraları sıfırladı. 

yolsuzluklar diz boyunu aştı.

yolsuzluk davasında el konulan paralar içün sahiplerine, faizi ile ödeme kararı alındı.

tapelerin montaj olmadığı kanıtlandı.

heybeden çıkan onca turp, bir seks kasedi kadar değer görmedi.

diyanet attı tuttu.

adana’da kpss'ye giren 24 yaşındaki pelin derya çetinkaya, saç rengi sınav giriş belgesindeki fotoğrafından farklı olunca, başkasının yerine sınava girdiği şüphesiyle gözaltına alındı. bu arada gerek öss gerek kpss sorularının çalındığı iddiaları henüz çürütülemedi.

atama bekleyen öğretmenlerin sayısı 250 bini geçti.

bilim ve teknoloji bakanı fikri ışık: “bunlar ufak tefek hırsızlıklar” diyerek yolsuzluğu meşrulaştırmak istedi.

700 bin liralık saatler hediye edildi.

halk bankası müdürünün evine 4.5 milyon dolar sakladı.

trafoya kedi girdi.

oylar çalındı.

recep tayyip erdoğan cumhurbaşkanı oldu.

jöleli yiğit paşa, başbakana danışman oldu.

her gün yeni bir gündem maddesi yaratılarak tepki verme eşiğimiz yükseltildi.

“olmazsa bir füze atar, savaş çıkartırız” dendi.

dış ilişkilerde yeni bir çağ açıldı.

john oliver aksaray'ı itin götüne soktu.

maliye bakanının maliyetini 1 milyar 370 milyon tl olarak açıkladığı ak saray için toki “ak saray'ın gerçek maliyetini açıklarsak türkiye ekonomisi zarar görür” dedi.

dünya çapında alay konusu olundu.

tüik tarafından açıklanan nisan ayı verilerine göre, türkiye'de yıllık bazda enflasyon iki yıl aradan sonra ilk kez çift haneye yaklaştı.

cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yıldönümü kutlandı.

hukuk devleti çöktü, bitti.

başbakan'ın danışmanlarından etyen mahçupyan'ın, cnn türk'te katıldığı programda yolsuzluk iddialarının 'tamamen palavra olmadığını’ söyledi.

reza zarrab'ın iranlı kuryesi muhammed sadık da meclis yolsuzlukları araştırma komisyonu’na verdiği ifadesinde ankara’ya para taşıdığını doğruladı. 

eski bakan egemen bağış da tbmm yolsuzlukları soruşturma komisyonu'na verdiği ifadesinde, zarrab'ın gönderdiği kutuları kabul ettiğini ve kabul etti “hediyeleşmek türk geleneğinde var” dedi.

şehircilik bakanı erdoğan bayraktar, başbakan’ın ‘istifa et’ baskısına karşı ntv’de canlı yayına bağlandı ve “imarlık plan ve projelerinin yönlendirme görevini başbakan erdoğan’ın emriyle yaptım. bundan ötürüdür ki, milletvekilliğimden ve bakanlığımdan istifa ettiğimi ilan ediyorum. başbakan’ın bu vatanı ve milleti rahatlatması için istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

zafer çağlayan'ın 28 kez ve toplamda 52 milyon dolar, muammer güler'in 10 kez ve toplamda 10 milyon dolar, egemen bağış'ın ise 3 kez ve toplamda 1,5 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edildi.

içişleri bakanı muammer güler’in oğlunun evinde 1,2 milyon tl ile 7 para kasası ve bir adet para sayma makinası kayda alındı.

rıza zarrab ile eski bakanların oğulları barış güler ile salih kaan çağlayan, eski halkbank genel müdürü süleyman aslan’ın da aralarında bulunduğu 53 kişi için takipsizlik verildi.

maliye bakanı mehmet şimşek hükümetin dev bir özelleştirme hamlesine daha hazırlandığını açıkladı ve özelleştirilecek alanları açıkladı: elektrik üretim santralları, otoyol ve köprüler, bazı limanlar, erzurum kış olimpiyatları tesisleri, geliri halkbank’a aktarılmak üzere halk sigorta ile halk emeklilik, tpao’nun halka arzı, haydarpaşa garı, spor toto… 2014 yılının özelleştirme hedefi 7 milyar dolar olarak açıklanmıştı ama şimşek’in ifadesine göre, planlanan bu özelleştirmelerin tümünün gerçekleşmesi ile hedef hayli aşıldı. (1986-2014 yılları arasında yaklaşık 70 milyar dolar özelleştirme gerçekleşti; bunun 62 milyar doları, 2003-2014 yılları arasında yapıldı.)

eğitim sistemi sıçbok oldu.

taksim yayalaştı (bokum gibi oldu)

twitter'a erişim engellendi.

youtube'a erişim engellendi.

eskiden tib başkanı’nın iki dudağının arasında olan web sitelerinin erişime kapatılması mevzusunu başbakan’ın emrine amade kılacak olan internet yasası gündeme geldi.

internet sansürü hayatımıza girdi.

daha daha neler oldu…


hepsi senin sayende oldu;
parçası olduğun için teşekkürler…

kafa utusu / ekşisözlük
Yazının linki: http://bit.ly/1vgRsB3

Serena Faizi was barely a teenager when the United States first deployed forces in Afghanistan to fight the Taliban. At 25, she is entering the political arena amidst threats and warnings from insurgents. She is now awaiting election results to find out if she won a seat in Kandahar’s provincial council. Named “New Generation” and campaigning for equal rights for women, Faizi says her political movement has only a few hundred followers, but they are determined to take on reactionary Afghan attitudes to women by seeking to be both seen and heard. 

“We are like a challenge. They tell me: ‘Serena, you can’t do that’. I say: 'I can. If men can do it, women can also do the same thing.’”

Read more via Thomson Reuters Foundation

Berkin elvan öldü.

Mehmet ayvalıtaş öldü.

İrfan tuna öldü.

Ahmet atakan öldü.

Medeni yıldırım öldü.

Ali ismail korkmaz öldü.

Ethem sarısülük öldü.

Abdullah cömert öldü.

Mustafa sarı öldü. 

Selim önder öldü.

Burakcan karamanoğlu öldü.

Uğur kurt öldü.

Yasin börü öldü.

-Taraflar ölülerini yarıştırdı.Lobna al lamii yeniden çocuk oldu.Katil ahmet şahbaz 7 yıl 9 ay 10 gün ceza aldı. (ama daha erken salınacak.)

-16 yaşındaki liseli genç, cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaretten tutuklandı.

-Adana'da mit'e ait olduğu açıklanan tır'lar durduruldu. savcılık ile mit arasında bir krize neden olan tır'larda silah ve mühimmat olduğu iddia edildi, fakat tır'larda arama yapıtırılmadı.

-Van'ın gürpınar ilçesinde rahatsızlanan üç yaşındaki muharrem'in ailesi sağlık görevlilerinin gelmesini saatlerce bekledi. gecenin sonunda babası muharrem'in cansız bedenini çuvala koyup sırtında taşıdı.

-Yüzlerce işçi maden kazasında öldü. cumhuriyet tarihinin en çok can kaybı yaşanan iş kazasından sonra hiçbir iyileştirme çalışması yapılmadı. “fazla tedbir, allah'a hakarettir” dendi. “tatlı bir ölümdü” dendi.

-Yakınını kazada kaybeden vatandaşa “bu ülkenin başbakanına yuh çekersen, tokadı yersin” dendi.

-Oğlunu kaybeden ayakkabısı delik babaya bir çift plastik ayakkabı hediye edildi. annenin “oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı” sözleri yürek parçaladı.

Maden kazasından sağ kurtulan abi sedye kirlenmesin diye ayakkabısını çıkarmaya kalktı.

Türkiye'nin musul başkonsolosluğu'nu ışid militanları kuşattı ve 49 başkonsolosluk çalışanı rehin alındı. baskın hakkında yayın yasağı getirildi. seçim öncesi “kurtarılan” rehineler hakkında tayyip erdoğan, “rehinelere karşılık ışid militanları takas edildi” iddiasına ‘velev ki bir takas yapıldı, ben vatandaşlarımın kurtarılmasına bakarım" diye cevap verdi.

En az 500 kişi bonzai'den dolayı yaşamını kaybetti.

Uyuşturucu ilkokullara girdi.

Mezuniyet töreninde gezi olaylarına değinen ışıtan önder'in okul birinciliği elinden alındı.

“Doğum kontrolü ihanettir” dendi.

Tüik aralık ayı verilerine göre genç işsizlerin sayısı, son 4 aylık dönemde yüzde 3,4 arttı.(ağustos verilerine göre genç işsiz sayısı 2 milyon 944 bin kişi. 4 ayda 350 bin kişi eklendi.)

85 kişilik bakan torpilli çalışan listesi açıklandı.

Kadının fıtratı, kürtajı, doğum yöntemi, iş gücüne katılımı, giyim kuşamı gibi konular yine erkekler tarafından tartışıldı ve karara bağlandı.

Eski ali sami yen stadı'nın bulunduğu alanda yapılan torunlar inşaat'a ait binada 32. kattan düşen asansör nedeniyle 10 işçi öldü. işin fıtratında olduğu gerekçesiyle inşaat cezasız ve tedbirsiz devam ediyor.

Kobani'de hala tam anlayamadığım birşeyler oldu.

Ben ne olduğunu anlamazken, kobani eylemleri sırasında sokağa dökülen kişiler ve bölgede yaşayanlar arasında çatışmalar oldu, polisin de katılımı ile 35 kişi hayatını kaybetti.

Devlet koruma altına aldığı kadınları koruyamadı. kadın cinayetleri arttı.

Çocuklar gelin olup gitti. 8 yaşındaki kız çocukları gerdek gecesinde cinsel travma sonucu öldü.

Makul şüphe diye bir kavram hayatımıza girdi. 

Basın ile ilgili birşeyler oldu. (bu konu çok sıçık)

Şevket demirkaya şehir tiyatroları genel müdürlüğüne atandı. (bizim onu tanıdığımız yetkinlik alanı: güreş hakemliği)

Tübitak'ın müdür yardımcılığına hayvanat bahçesi müdürü atandı. evrim yalanlandı.

İstanbul'un kuzey ormanları yok edildi. olsun, üçüncü köprü inşaatı başladı. itibar kavramının içi boşaltıldı.

Bölgede hali hazırda 26 cami olmasına karşın, akp'li üsküdar belediyesi “halkın istekleri” doğrultusunda yeni bir cami yapmak için, anadolu yakasının nadir yeşil alanlarından biri olan validebağ korusu'nu kesmeye kalktı. o sırada, chp yalova belediyesi, içinde asırlık çınarların da bulunduğu 180 ağacı bir çırpıda kesti.

Genel müdürlerin ayakkabı kutularından dolarlar çıktı.

Bilal ne olup bittiğini anlamadan paraları sıfırladı. 

Yolsuzluklar diz boyunu aştı.

Yolsuzluk davasında el konulan paralar içün sahiplerine, faizi ile ödeme kararı alındı.

Tapelerin montaj olmadığı kanıtlandı.

Heybeden çıkan onca turp, bir seks kasedi kadar değer görmedi.

Diyanet attı tuttu.

Adana’da kpss'ye giren 24 yaşındaki pelin derya çetinkaya, saç rengi sınav giriş belgesindeki fotoğrafından farklı olunca, başkasının yerine sınava girdiği şüphesiyle gözaltına alındı. bu arada gerek öss gerek kpss sorularının çalındığı iddiaları henüz çürütülemedi.

Atama bekleyen öğretmenlerin sayısı 250 bini geçti.

Bilim ve teknoloji bakanı fikri ışık: “bunlar ufak tefek hırsızlıklar” diyerek yolsuzluğu meşrulaştırmak istedi.

700 bin liralık saatler hediye edildi.

Halk bankası müdürünün evine 4.5 milyon dolar sakladı.

Trafoya kedi girdi.

Oylar çalındı.

Recep tayyip erdoğan cumhurbaşkanı oldu.

Jöleli yiğit paşa, başbakana danışman oldu.

Her gün yeni bir gündem maddesi yaratılarak tepki verme eşiğimiz yükseltildi.

“olmazsa bir füze atar, savaş çıkartırız” dendi.

Dış ilişkilerde yeni bir çağ açıldı.

John oliver aksaray'ı itin götüne soktu.

Maliye bakanının maliyetini 1 milyar 370 milyon tl olarak açıkladığı ak saray için toki “ak saray'ın gerçek maliyetini açıklarsak türkiye ekonomisi zarar görür” dedi.

Dünya çapında alay konusu olundu.

Tüik tarafından açıklanan nisan ayı verilerine göre, türkiye'de yıllık bazda enflasyon iki yıl aradan sonra ilk kez çift haneye yaklaştı.

Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yıldönümü kutlandı.

Hukuk devleti çöktü, bitti.

Başbakan'ın danışmanlarından etyen mahçupyan'ın, cnn türk'te katıldığı programda yolsuzluk iddialarının 'tamamen palavra olmadığını’ söyledi.

Reza zarrab'ın iranlı kuryesi muhammed sadık da meclis yolsuzlukları araştırma komisyonu’na verdiği ifadesinde ankara’ya para taşıdığını doğruladı. 

Eski bakan egemen bağış da tbmm yolsuzlukları soruşturma komisyonu'na verdiği ifadesinde, zarrab'ın gönderdiği kutuları kabul ettiğini ve kabul etti “hediyeleşmek türk geleneğinde var” dedi.

Şehircilik bakanı erdoğan bayraktar, başbakan’ın ‘istifa et’ baskısına karşı ntv’de canlı yayına bağlandı ve “imarlık plan ve projelerinin yönlendirme görevini başbakan erdoğan’ın emriyle yaptım. bundan ötürüdür ki, milletvekilliğimden ve bakanlığımdan istifa ettiğimi ilan ediyorum. başbakan’ın bu vatanı ve milleti rahatlatması için istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

Zafer çağlayan'ın 28 kez ve toplamda 52 milyon dolar, muammer güler'in 10 kez ve toplamda 10 milyon dolar, egemen bağış'ın ise 3 kez ve toplamda 1,5 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edildi.

İçişleri bakanı muammer güler’in oğlunun evinde 1,2 milyon tl ile 7 para kasası ve bir adet para sayma makinası kayda alındı.

Rıza zarrab ile eski bakanların oğulları barış güler ile salih kaan çağlayan, eski halkbank genel müdürü süleyman aslan’ın da aralarında bulunduğu 53 kişi için takipsizlik verildi.

Maliye bakanı mehmet şimşek hükümetin dev bir özelleştirme hamlesine daha hazırlandığını açıkladı ve özelleştirilecek alanları açıkladı: elektrik üretim santralları, otoyol ve köprüler, bazı limanlar, erzurum kış olimpiyatları tesisleri, geliri halkbank’a aktarılmak üzere halk sigorta ile halk emeklilik, tpao’nun halka arzı, haydarpaşa garı, spor toto… 2014 yılının özelleştirme hedefi 7 milyar dolar olarak açıklanmıştı ama şimşek’in ifadesine göre, planlanan bu özelleştirmelerin tümünün gerçekleşmesi ile hedef hayli aşıldı. (1986-2014 yılları arasında yaklaşık 70 milyar dolar özelleştirme gerçekleşti; bunun 62 milyar doları, 2003-2014 yılları arasında yapıldı.)

Eğitim sistemi bok oldu.

Taksim yayalaştı (beton şehir gibi oldu)

Twitter'a erişim engellendi.

Youtube'a erişim engellendi.

Eskiden tib başkanı’nın iki dudağının arasında olan web sitelerinin erişime kapatılması mevzusunu başbakan’ın emrine amade kılacak olan internet yasası gündeme geldi.

İnternet sansürü hayatımıza girdi.

Daha daha neler oldu…

Hepsi senin sayende oldu;parçası olduğun için teşekkürler…

10

İslâm bir şekil dini değildir, ancak temel prensipler üzerine kurulmuş bir dindir.O faizi haram kıldığında sadece bir bölümünü haram kılıp diğerlerini serbest bırakmamıştır.O kendi düşüncesine uymayan bütün düşünceleri reddeder, kendi mantığıyla beraber  yürümeyen bütün mantıklarla savaşır.
Şehîd Seyyid Kutub 

Geçmiyor. Ne kadar içinize aldıysanız, kaç kat giyindiyseniz o kadar zor oluyor cıkarması. Bu dünya'da ki en yüksek faizi, sevene kesiyorlar. O yüzden, ödeyemiyorsunuz.
—  Ömer Rasim Adıgüzelli