elvisintorunu

İçki için
Sarhoş olun
Küfredin
Sevişirken gürültü yapın
Çığlık atın
Kimyasallardan uzak durun
Muslukları açın
Gece uyumayın
Sebepsiz öpüşün
Ağlayın
Ağlatmayın
Yalan söylemeyin
Başkaldırın
İsyan edin
Mum yakın
Şarabı şişeden
Sigarayı filtresizinden için
Jim Morrison dinleyin
Olmadı Tom Waits
Kedileri okşayın
Birbirinizi okşayın
Beraber duş alın
Evde çıplak gezin
İnsanları takmayın
Tadını çıkarın…
—  Charles Bukowski

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
Girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
Görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar

Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım?
—  Mina Urgan, Bir Dinazorun Anıları