elemements

Ben Tanrı'ya inanmıyorum. Bunu anlayabiliyor musun?
Çevrene baksana yahu. Göremiyor musun?
İşkence görenlerin yaygara ve gürültüsü onun kulaklarına müzik gibi geliyordur.
Tek tutkusu,daha en başından var olduğunu inkar ettiği şeye durmadan hakaret etmek olan köy ateistinin iddialarından yani.
Sizin kardeşliğiniz sadece bir acı kardeşliği,başka bir şey değil.
Ve bu acı tekrarlanan bir acı değil,
kolektif bir acı olsaydı ağırlığı dünyayı evrenin duvarlarından söker ve neden olabildiği en büyük gecenin içine atar geride kül bile kalmayana dek alev alev yakardı.
Ve kardeşlik,adalet,sonsuz hayat mı?
Bana insanı hiçlik ve ölüme hazırlayan bir tek din göster.
Bak,o kilisenin cemaatine katılabilirim işte.
Tüm neşelerin üstüne baltanın gölgesi düşüyor.
Her yol ölümle bitiyor. Her dostluk ve aşk da öyle.
İşkence,kayıp,ihanet,acı,elem,yaş,aşağılanma.
Korkunç geçmek bilmeyen hastalıklar ve hepsi aynı nihayete eriyor.

Senin Tanrın bir zamanlar sonsuz ihtimallerin şafağında dikilmiş olmalı.
Bana Tanrı'nın sevgisini istiyorsun diyorsun. İstemiyorum.
Belki affedilmeyi istiyorumdur ama af dilenecek kimse yok.
Ve geri dönüş de yok.İşleri yoluna koymak yok. Sadece hiçlik umudu var.
Ve ben de bu umuda tutunuyorum.

The Sunset Limited (2011) Tommy Lee Jones

Embarrassing moment aside,

Some rough sketches for the Elem/school! Smth smth ~ AU project. I can’t really think of a URL or a name for it so…

//bats eyelashes at y'all.// (⁎⁍̴̛͂▿⁍̴̛͂⁎)/

Erj ram valamelyik nap.
Nem kell beulnunk valahova.
Nem kell meghivj semmire.
Eleg ha setalunk
Beszelgetunk
Nezunk egymas szemebe
Nevetunk
Nezzuk a boldog parokat
Hogy ohh miis lehetnenk ilyenek
Talalkozzunk minden nap
Gyere elem suliba
Elkiserlek buszmegalloba
Addig is latlak
Addig is mosolygok mert veled vagyok
Te vagy az ok mosolyomra
Legyen enis a tiedre
Felviditalak ha rossz kedved van
Feldobom a napod ha nem ugy alakult
Itt vagyok es leszek
Csak engedd meg
Hagyd
Es eljunk boldogan
Szeretve egymast
Mert ez minden vagyam
Mibe kell az a gombelem?

- Mérlegbe.

- Mérlegbeee?

- Igen, fürdőszobai mérlegbe.

- Milyen sűrűn állnak arra a mérlegre?

- Naponta, talán kétszer? - mondom bizonytalanul.

- Többször kell arra ráállni ahhoz, hogy kifogyjon.

- A kamaszlányom… mondom… 

- Kövér?!

- Dehogy kövér! Gyönyörű, sudár, vékony, vidám, mosolygós…