ekose

Mendilleriniz çok güzel.
Kravatlarınız bıyıklarınızla çok uyumlu bir kombin oluşturmuş.
Özenle taranmış saçlarınız ve kolalı gömlekleriniz, meseleye verdiğiniz öneme işaret ediyor.
Yüzünüzden okunan samimiyetiniz, sinek kaydı traşınızla biraz daha samimiyet kazanmış.
Ceketinizin ekose deseni, yakanıza iliştirmiş olduğunuz zarif rozet ve arka planda şahin bakışlarla etrafı kesen korumanızdan, saygın kimlikleriniz kolayca anlaşılıyor.
***
Saygın dirseklerinizle bir adım geriye itmiş olduğunuz, deri yelek ve yün içlikli baba da şehit babası. 

- Caner KARA

Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı. Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım. Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya. Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte her şey hazır.. Acılarımla iki lafın belini kırdık. Yokluğunda bir kuş sütü eksik..Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik.. 

Cemal Süreya

Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı.
Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım.
Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya.
Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte her şey hazır..
Acılarımla iki lafın belini kırdık.
Yokluğunda bir kuş sütü eksik..
Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik…

* Cemal Süreya

Cemal Süreya

“Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı. Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım. Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya. Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte her şey hazır. Acılarımla iki lafın belini kırdık. Yokluğunda bir kuş sütü eksik. Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik…”
20 adımda Karaköy’ün hip mekan haritası

Bundan üç sene önce hiç aklımıza gelir miydi Karaköy’ün yeni cazibe merkezi olacağı? Cihangir’den başlayıp, Asmalı ve Tünel civarına uzanan ve güzel yemekleri ilginç mimariyle buluşturan mekanlar, şimdi Yüksek Kaldırım’dan aşağı inip Karaköy’den Tophane’ye doğru bir yol aldı sanki… Bunca zamandır zaman geçirdiğimiz, çayını kahvesini içtiğimiz bu güzel yerleri yazmadan geçmek olmazdı tabi. Buyurunuz Kemankeş Mahallesi’nden Kılıçali Paşa’ya 20 adımda Karaköy’ün en hip mekanları!

1. Tükkan

Geçtiğimiz aylarda birinci yılını güzel bir partiyle kutlayan Tükkan, bana göre Karaköy’ün en sosyal mekanlarından. Arkadaş buluşmaları, doğum günü partileri, civardaki herhangi bir etkinlik öncesi toplaşmalar için sık sık gidilen restoranlardan biri oldu kısa zamanda. Etli, tavuklu yemekleri, makarnaları ve salataları özellikle o civarda çalışanların öğle ve akşam yemeği menüsünü oluşturuyor. Ayrıca kendine has kokteylleri de denemeye değer. #tukkansenin hashtag’li brandalarıyla da oldukça sevimliler.

2. Colonie

Açılalı 6-7 ay oldu ama kısa zamanda müdavimleri oluştu Colonie’nin. İyi fine-dining restoran diyebiliriz burası için. Ben edamamesinden başka bir şeyini tatmadım henüz. Ama paella’sının pek seviliyor. İç dekorasyonu gerçekten çok şık ve otururken insana kendini iyi hissettiriyor. Yalnızca her sabah o civardan yürüyen biri olarak, tüm kaldırımı kaplayan masa ve saksılarının çok sevilmediğini söyleyebilirim.

3. Ops

Ops menüsünden önce özenli dekorasyonuyla bakışları üzerine çeken bir mekan. Gri ve sarı tonlarının uyumunu çok güzel yakalayarak, en sevdiğim ikiliyi bir araya getirmişler burada. Kahve molaları, huzurlu bir çalışma ya da arkadaş buluşmaları için tercih edilebilecek yerlerden. Doyurucu bir tabak için, menüden etli ya da tavuklu wrap’ini sipariş edebilirsiniz.

4. Unter

Karabatak’ın hemen karşı köşesinde, zengin menüsü ve bana göre bir parça abartılmış fiyatlarıyla ağırlıyor Karaköy sakinini. Tam olarak fine-dining restoranı olduğu söylenemez yalnızca kahvesini içmek ya da atıştırmalık almak için de gidebilirsiniz oraya. İçerisi oldukça şık dekore edilmiş. Yaratılan atmosfer bir fine-dining restoran imajı çiziyor. Fakat bir öğlen sipariş ettiğim üçlü mini burgerlerinin, beklentilerimin altında geldiğini söyleyebilirim.

5. Karabatak

Karabatak da Karaköy’ün en eskilerinden… Çok çeşitli Julius Meinl kahveleriyle, öğle molalarının uğrak noktalarından biri. Müdavimleri çok, uğramaya değil uzun uzun zaman geçirmeye geliyorlar. Eskiden öğrenciler için fiyat politikası, bırakılan bahşiş üzerinden işliyordu. Yani öğrenciler bir kahveye, bütçelerine göre bir fiyat ödüyorlardı ama artık o uygulamayı kaldırdılar sanırım.

6. Dem Karaköy

Çay kültürüne zengin bir bakış açısıyla yaklaşan Dem Karaköy, kısa zamanda çay diyice akla ilk gelen mekanlardan biri oldu. Birkaç ay önce Bebek’te bir şubelerini de açarak, çay sevgilerini semt semt yaymaya başladılar. Yaz aylarında yaptıkları şeftalili ve çilekli soğuk çayları oldukça cezbedici. Ben ilk beyaz çayımı burada içtim ve o günden sonra tutkunu olduğumu söyleyebilirim.

7. Press

Dem Karaköy’ün hemen sırasında geçtiğimiz bahar aylarında açıldı bu mekan. Menengiçten, mırraya, damla sakızlısından yeşiline çeşit çeşit kahveden oluşan zengin bir menüsü var. Günlük olarak hazırlanan tatlı ve kurabiye alternatifleri de sunuyorlar. Mekanın esprili yanı, her masaya oyuncu ya da yazar gibi ünlülerin ismini vermiş olmaları. Canınız kahve çekerse Press’e, çay çekerse Dem’e gidebilirsiniz. :)

8. Nar Dükkan

Nar Dükkan’ın menüsü oldukça zengin. Günlük değişen ev yemeklerinden atıştırmalıklara, kahve ve tatlı çeşitlerine ne ararsanız bulabilirsiniz burada. İşletenler de çok misafirperver ve hoşsohbet. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

9. Baltazar

Karaköy’ün dönüşümü sırasında açılan ilk gurme burgercilerinden biri. İlk açıldığında da seviyordum, hala da severim. Karamelize soğanlı ve cheddarlı Baltazar burgeri favorim. Buranın enteresan özelliklerinden biri, su, soda ve tüm gazlı içecekleri çocukluğumuzda çay bahçelerinde olan büyük cam şişelerde servis ediyor olmaları.  

10. Heisenberg

Baltazar’dan sonra açılan burgerci Heisenberg, özellikle büyük posiyon ve gramajlarıyla konuşuluyor. Burgerleri çok lezzetli ve doyurucu. Etli ve tavuklu yemeklerini mutlaka makarna ve salatayla getiriyorlar. Dolu dolu bir öğlen ya da akşam yemeği için oraya da şans verebilirsiniz diyorum.

11. Pim Karaköy

Lübnan mutfağının damak tadımıza en uygun örneklerini sunan Pim Karaköy, geçtiğimiz yaz aylarında açıldı. Falafeli, tabbulesi, pita arası lezzetleri çok iyi. Cevizli ve sucuklu köfteli pitası favorim. Yanında bir de butik pastanesi var ki, her önünden geçerken vitrinine takılmadan edemiyorsunuz.

12. Gakkı

Muhit’in hemen karşısında, sıra sıra dizili küçük mekanlardan biri. Buradaki misafirperverlik ve komşuluk ilişkisi gerçekten çok güzel. Birisi mekanında yer kalmadığında ya da kahvaltı, kahve gibi spesifik bir tat için orada bulunduğunda, o işi kim en iyi yapıyorsa oraya yönlendiriyorlar sizi. Gakkı da böyle bir samimiyetle işletilen mekanlardan biri. Sahibi eski reklamcı. Her reklamcının hayalini gerçekleştirmiş ve entrikalar dünyasından uzaklaşıp, kendi minik ve huzurlu kafesini açmış. İçeride birkaç, kapı önünde 4-5 masadan ibaret burası. Kahvaltı tabağı çok güzel, hafta sonu o civarlarda nerede kahvaltı etsek diye dolaşmaya kalkarsanız, Gakkı’yı tavsiye edebilirim.

13. Coffee Sapiens

Bu civarda son açılan take away kahvecilerden. Gakkı’nın hemen bitişiğinde, bu civardaki tüm mekanlar gibi küçük ve sevimli bir dükkan. Kahveleri kadar cheesecake’leri de seviliyor. Sabah işe giderken yolunuz benim gibi buralardan düşüyorsa, ayılmak için bir latte’sini içebilirsiniz.

14. Muhit

Karaköy üzerinden ölü toprağını atarken açılan ilk mekanlardan. Özellikle bahar aylarında öğlenleri sık sık gider kahvelerini içerim. Bugünlerde dükkanın önünü kış bahçesi gibi kapatıp, elektrikli sobalarını da koydular kapının önüne. Bu haliyle Asmalımescit’in Asmalımescit olduğu günlerde, Badehane’nin yarattığı samimi kahve ortamını hatırlatıyor bana. Yazın yaptıkları zencefilli ve taze naneli limonataları çok iyi. Yolunuz düştüğünde bir kahvesini içmek ya da kahvaltı etmek için uğrayın derim.

15. Bando Kitchen

Hem güzel ev yemekleri ve makarnaları vardır hem de bol çeşitli kahveleri, bitki çayları… Ben en çok bahar aylarında kapısının önüne atıp, ekoseli örtülerle süslediği masalarında oturup kahvesini içmeyi ve sokakta olup bitenleri seyretmeyi severim. Aynı zamanda çok güzel atıştırmalık kurabiyeleri vardır. Sağolsunlar kasa önündeki cam kavanozlarda duran çeşit çeşit kurabiyeleri meraktan her sorduğumda, mutlaka ikram ederler bir tane. Özellikle de bu sebepten severim kendilerini.

16. Gran Karaköy

Ev yapımı köftesini yemek ya da bir kahvesini içmek için uğranabilecek mekanlardan biri. Asma ağacının gölgesinde kalan, bol kedili sokağında oturmak bile huzur verir insana.

17. Komodor

Pek misafirperver oldukları söylenemez ama pizzaları ve yaban mersinli, naneli gibi enteresan aromalı, gazlı içecekleri güzeldir. Ayrıca yakın zamanda hem yemeksepeti.com’a girmişler hem Cihangir Galata civarındaki evlere servis yapıyorlarmış.

18. SAHİ İstanbul

Eski İstanbul esintilerini, şehrin en tarihi noktalarından birinde hem biraz turistik hem de tüm ziyaretçilerin kendine uygun birşeyler bulabileceği bir şekilde sunuyor SAHİ İstanbul. Alt katında lokum yapımını görebileceğiniz açık mutfağı, geniş bir hediyelik eşya ve kitap reyonu ve tatlı vitrinleri var. En üst katında ise Karaköy’e tepeden bakan harika manzaralı terası… Baklavası, güllü muhallebisi ve cevizli kaymaklı lokumu gerçekten çok başarılı.

19. Mums Cafe

Civarlarda güzel take away kahve alabileceğiniz sayılı mekanlardan biri Mums. Ayrıca günlük cinnamon roll’ları, nutellalı rulo pasta, cheesecake ve havuçlu kek gibi dayanılmaz karbonhidrat bombalarını doya doya yiyebileceğiniz yerlerden biri. Açık mutfağı ve vitrini sayesinde hem yapım aşamalarını hem de sonuçlarını keyifle izleyebiliyorsunuz. Fakat benden söylemesi, kilo probleminiz varsa yaklaşmayın derim.

20. Bej Karaköy

Çok sevdiğim Fransız Geçidi’nin girişinde, şık bir restoran Bej Karaköy. İyi bir fine-dining restoranı olduğu söylenebilir ama fiyatları kalitesine kıyasla oldukça uygun. Bir hamur işi insanı olarak ben en en çok makarnalarını seviyorum. Ama dilerseniz zengin menüsünden etli veya tavuklu ana yemeklerini ya da çok çeşitli salatalarını tercih etmeniz mümkün.

Yazar: Gizem Telci @bohemisko



Bir yerinden tuttum huzurumu delice gülümseyip. Ekose masa örtüsünü serdim üzerine bilhassa kırmızı. Bahçeden topladığım kuru yapraklarla süsledim vazoyu, masaya güz koydum. İştahım açıldı, bol tereyağının üzerine çilek reçeli sürdüm. Ekmek dişlerimin arasındayken durdum, bu deliliğime eşlik edecek partner aradı gözlerim.

En iyi seçimi yaparak koydum aynayı karşımdaki sandalyeye, “günaydın” dedim kendime. Birine günaydın diyebilmenin huzurunu gördüm yüzümde. “Reçel seni mutlu ediyor” dedim. Buna delice güldük.

“Seni mutlu edebiliyor muyum?” dedim, iyi bir dış cephe olduğumu söyledi. İyi bir sahiptim. Kendime sahip çıkıyordum. Kendime minnettar ve borçluydum. Kimseye sırtımı dayamadan geçirdiğim yılların yüzümde yarattığı lekelere, kırışıklıklara baktım; “huzura giden adımların emaresi bunlar iyi bak” dedim.

“Yaptığım en iyi şeydi, kendimi hiç kapatmayışım. Aksine bütün insanları bir kafese hapsettim, hürce dolaştım aklımın sokaklarında. Sonra kendimi kaybettim, bulamadım, sana gidelim mi?” Olur dedi, yatağıma götürdü. “Sen” dedi, “mutlu bir kadınsın.” Saçlarımı okşadım. “Kendimi sevdiğimden hep.”

İçimden martılar geçti, içim geçti ve uyudum. Benim sevgili hikayelerim yok. Benim mutlu ve yalnız sabahlarım var.

Why Do We Never See Female Ekose on Nexus?

Young female Ekose stand erect, much like their male counterparts. Young Ekose females have not yet been encountered on Nexus due to the fact that they remain on their home world, where they are charged with maintaining legislation, economics, and other bureaucratic elements of their society. Elderly Ekose females, who often rise to positions of power as bureaucrats or trade representatives, often have the freedom to travel and maintain business abroad.     

From the new Loremeggadon. Eko is run by the females and they have giant numbers of female leaders, law makers, and important administrators and officers, everyone, this makes me so happy.

@dox-wildstar

   Psikoloğum sordu bi'gün “Kendini ondan sonra nasıl tarif edebilirsin?” diye.Aslında cevap vermek istemiyordum sadece susup uzanmak istiyordum köşedeki deri koltuğa.Psikolog eğer iyi birisi ise üzerime bide battaniye örter mi diye düşündüm bi’ an.Sonra parmaklarımı sıkarak “Hani minibüste şoföre para uzatırlar ya bi öğrenci alır mısınız bi kişi uzatır mısınız diye ha işte bende onlar gibi söylemek istiyorum bi kişi alır mısınız diye ama içimdeki ses hep bi hiç uzatır mısınız? diye çınlatıyor içimdeki boşluğu.’‘dedim.Bi’kaç dakika sessizlik oluştu odada.
   Psikolog işaret parmağı ile ’'Şurdaki dolapta battaniye var istersen uzanabilirsin seans sonuna kadar” dedi.Gülümsedim.“Keşke başka şey isteseymişim” dedim “Efendim anlamadım?” dedi.“Boşverin zaten bende anlamıyorum bu dilek işlerinin nasıl yürürdüğünü?’'dedim.Seans bitene kadar üzerimdeki kırmızı ekoseli battaniyeye ’'o” diye sarılmıştım.Belkide…herneyse böylede olacağı yokya neyse.

Kendime mavi beyaz ekoseli bir gömlek aldım. Bordo oje aldım. Çeşit çeşit kitap aldım. Diyet yapmaya başladım. Saçlarımı uzattım. İçimdeki uçurumları birbirine bağladım bugün. Sen yoksun diye saçlarımı ördüm. Madem ellerimi ellerine öremiyorum. Kalbimi saklama kutusuna aldım. Yağmurun kokusunu içime çekmedim hiç. Sen gelirsin diye penceremde fazladan bir saat daha bekledim. Ellerim üşüdü. Açtım Feridun Düzağaç dinledim. Isınamadım ben bugün. Bu hüzünlü bir yazı değil aslında sadece kafası karışık bir yazı.
Cümlelerime, beni bırakma karışıyor. Annem çay demle diyor. Kitaplar masada okunması lazım mutlaka. Bir adam var hiç görmediğim duymadığım bir adam. kokusunu bile bilmezken ben O adam için yanıyorum burda. Sen hiç yanarken üşüdün mü ? Hiç tavsiye etmiyorum. Uzaklar var aşılmak için. Seviyorsun sonunu bilmeden. İşte öyle bir şey.

“Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı. Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım. Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya. Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte, her şey hazır.. Acılarımla iki lafın belini kırdık. Yokluğunda bir kuş sütü eksik. Yalnızlığım ve ben;, seni çok bekledik.”
Cemal Süreya

Wildstar Accelerated - PART 1a - NON STANDARD RACES

Wildstar has a TON of races, but not all of them are playable in the game. Fortunately, Tabletop RPGs have no such problems!

Below is a list of character options for non-standard Wildstar Accelerated characters. Several of these races (in particular, Luminai, Falkrin, Ikthians, Corporixians, Pell, and Torine) aren’t typically adventurers, often sticking to their own holdings. Falkrin and Ikthians in particular tend to be hostile to alien races in many cases. You will need to do additional narrative justification (and have GM permission) to pick one of these races.

Keep reading

Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı. 
Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım. 
Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya. 
Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte her şey hazır. 
Acılarımla iki lafın belini kırdık. 
Yokluğunda bir kuş sütü eksik. 
Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik..

Cemal Süreya


Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı.
Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım.
Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya.
Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte,her şey hazır…
Acılarımla iki lafın belini kırdık.
Yokluğunda bir kuş sütü eksik…
Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik

“Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı
Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım
Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya…
Manzaraysa ayrılığa sıfır! işte her şey hazır
Acılarımla iki lafın belini kırdık
Yokluğunda bir kuş sütü eksik.
Yalnızlığım ve ben;
Seni çok bekledik!”

—  Cemal Süreya