ee 1


september 30, 2017 // EE Year 1

finally got around to taking some pictures of my desk setup for the upcoming school year! not only do i have a separate area for my desktop and for my laptop, but i also have enough room to actually do work compared to last year’s desk nightmare. it’s basically my dream desk– plus it wasn’t very expensive since it’s just two different tables put together. also, ignore all the cords in the background– desktops require soooo many cords.




1. a state of mind consisting of pure sensation or emotion without cognitive content.

Anoesis is an uncommon noun, used mostly in psychology for a state of consciousness in which there is only sensation but no thought. The word is purely and obviously Greek: the first letter, a-, is called “alpha privative” (i.e., it expresses negation or deprivation) and is familiar in such words as atheist or agnostic. The alpha privative is related to Latin in-, as in insensible or indefensible, and to Germanic un-, as in English unhealthy or unusual. The main element is the Greek noun nóēsis “thought, intelligence” (and the opposite of aísthēsis “sense perception, sensation,” from which we have the word aesthetic). Nóēsis ultimately derives from the Greek noun nóos (noûs) “mind, wit.” Nous, rhyming with house, is a colloquialism in British English meaning “good sense, common sense, gumption.” Anoesis entered English in the early 20th century.

“Normally, on my long-distance walks, anoesis descends within a few miles: the mental tape loop of infuriating resentments, or inane pop lyrics, or nonce phrases gives way to the greeny-beige noise of the outdoors.”
– Will Self, Psychogeography


“You’re not Fallen, are you?” The question pops out of my mouth before my head can censor it.
“From everything I’ve heard, that would just make me more sexy to you Daughters of Men.” He finishes taping the last bit of the blanket. “What is it that you all see in bad boys?”




1. an excessively or blindly optimistic person.


2. (often lowercase). Also, Pollyannaish. unreasonably or illogically optimistic:
    some pollyanna notions about world peace.

The terms Pollyanna and Pollyannaish come from the name of the child heroine created by the American writer Eleanor Porter (1868-1920).

“Balance in life is the key, as Aristotle taught us. Nobody likes a naive Pollyanna, but neither do we like to be around people who are constantly complaining and finding fault.”
- Mark Skousen

The extended essay is difficult, it’s time consuming and quite frankly, it’s a bit annoying. I mean, thank you IB for piling on another assignment to our already 20 meters high pile, thank you. Now, if you’re one of the brave ones who have quieted the “science EEs are the harshest marked EEs” thoughts and have chosen to disregard the fact that you’ve essentially signed yourself up to take up residence in your lab, then this post is for you. I have tried to make my tips as general as possible, however, I did my essay in chemistry, hence a lot of these tips may be best suited to chemistry EEs. 

1. Set Your Essay In The Real World - Locate A Problem, Find A Solution.

Pick a topic that will allow you to place your essay into the wider context. The easiest way to do this is to look for global issues that you may be able to solve through chemical/biological/physical means. Look at oil spills, the food industry, previous disasters in medicine (e.g. thalidomide,) eutrophication - the list could go on. Examiners love this because it shows them that you’re aware of the greater impact that this essay may hold (a key element of every great scientific experiment ever done.) If you try and place the essay into a context that is personal to you, it shows your personal engagement and is an easy way to tick off that requirement. 

2. Reference Journal Articles

The fact that you’ve pushed yourself to read through difficult, scientific theory, which is probably beyond your level of competence, shows a lot. Seeing as most journal articles are written by scientists in the field, you can harness solid facts to back up your data and strengthen your argument. This is a must. Please do it. 

3. Why Is Your Method The Best?

Alright so you’ve found a method that is finally allowing you to gather data (hallelujah! must have taken you ages to tweak the method around.) Well, why did you pick it? Why did you alter it? Is there any other method you can use to quantify the same thing? If so, why didn’t you pick that method? Is it too expensive, hazardous or time consuming? You must ask yourself these questions and then answer them in your essay. The examiner wants to know why you feel as if your method is valid, for only then can your data be valid too.

4. Include Original Diagrams And Pictures

I tried my hardest to make sure that 90% of the diagrams used in my essay (including reaction pathways) were done by me. I used a mix of hand-drawing and microsoft word to put together my diagrams. Easy way to show effort and make your essay look great, remember, presentation is half the battle to pleasing the examiner. However, don’t go overboard. Any superfluous diagrams should go into the appendices. Everything in the actual body of your essay must be meaningful, anything else to just ‘add extra knowledge,’ can be put into the appendices.

5. Utilise Scientific Notation Throughout

This includes binomial nomenclature for any species in biology, IUPAC notation in Chemistry and proper SI units and terminology in Physics. 

6. Talk To Science Teachers (Other Than Your Supervisor)

There is a set number of contact hours that you are allowed to have with your designated supervisor, but there’s nothing stopping you from seeking help/advice from other teachers. In my experience, every teacher is really willing to help you out and are genuinely interested in what you’re doing. They have a whole wealth of knowledge that you must tap into. Don’t be afraid of just politely asking them to look over a certain section, or to give you advice if something sounds right or not. 



[luh-siv-ee-uh s] 

1. inclined to lustfulness; wanton; lewd:
    a lascivious, girl-chasing old man.

2. arousing sexual desire:
    lascivious photographs.

3. indicating sexual interest or expressive of lust or lewdness:
    a lascivious gesture.

1400-1450; Lascivious comes from Late Latin lasciviosus, from Latin lascivia, “wantonness, lust, playfulness” from lascivus, “wanton, sportful, playful.”

“Irwin, wearing Groucho Marx glasses to which a false nose is attached, appears uncharacteristically as a lascivious fellow, the maitre d'hôtel who tries to move in on the girlfriend.”
-Vincent Canby, New York Times

9 sınıf başları… Daha yeni başladık liseye. O zamanlar ben çok aptalım. Her bir boku gerçek falan zannediyorum. Bir arkadaşım bana bi kız senden hoşlanıyor dedi. Bende aptalım inandım. Bana kızı gösterdiler. Baktım çok hoş bir kız. Meğer ilk aşkım olacak insanmış. O aralar herkeste bi romantik hava var 11.12.13 14:15 te herkes birbirine çıkma teklifi ediyor. Bende dedim ediyim tam burda. Ama hiç konuşmuşluğumuz yok. Tam olarak 14:10 da gittim yanına. Meraba ben Mert dedim. Oda meraba dedi adını söyledi (Adını vermiyorum). Biraz konuştuktan sonra baktım 14:14 geçiyor. Ee 1 dakika kaldı dedim. Oda neye dedi meğerse safım haberi yokmuş olaylardan. Anlattım işte 14:16 geçe dedim “Bu saatten sonra benim olur musun ? “ Hiç tanımadığım birisine . Oda daha birbirimizi tanımıyoruz dedi. Zil çaldı derslere felan girdik. Ben bunun numarasını buldum. O zamanlar sms kullanıyorduk. Haftalık 5000 sms yapardım. Tanıdık yavaş yavaş. Ben daha fazla kapıldım. Daha fazla sevdim. Sonra ben 23 / 10 / 2014 te çıkma teklifi ettim. Çok sevindi ve evet cevanbını aldım. Sonunda mutluydum. Sevdiğim kızla birlikteydim. Biz onla çok küstük çok ayrıldık. Ama hiç bi zaman sevgimiz azalmadı. Hatayı o yapınca ben affettim. Ben hatayı yapınca o beni affeti. En sevdiğim ilişkimdi. Dizinde uyuyordum. Birlikte ağlıyordum. İlk defa bu kadar huzur doluydum. Sonra 10 sınıf olduk. Büyüdük biraz farkına vardık herşeyin. Dersleri benden daha iyiydi. İddaya girerdik. Hep o kazanırdı. Hep te kolay iddalar koyardık. "Kazanan kaybedenden öpücük alıcak, çikolata” Çok mutluydum, umutluydum, huzurluydum.. Sonra bir gün bana ailesinin öğrendiğini ve çok kızdığını söyledi. Daha 10 sınıftayız ben bu zamana kadar körkütük aşığım. Dedim nişanlanalım. Benimkiler o zaman kadar herşeyi biliyor. Annemlere açtım konuyu. Anlattım. Onlarda onay verdiler. Bi tek onun ailesinin onayı kaldı. O izin vermezler. Yapmayalım dedi. Benden bi konusu aç ne dicekler dedim. Açtı. Cevap hayır oldu. Ben orda biraz umutsuzluğa düştüm. Dedim böylemi olucak. Gerçekten herşey bu kadar mıydı? Aklıma ikimiz arasında söz yüzüğü takalım dedim. Söz verelim birbirimize. Hiç kimse olmucak. Hiç kimse.. Ben buna kanatlı bir yüzük aldım. Kurtuluşumu simgeleyen. Bende siyah bir yüzük vardı. Söz verdik birbirimize hiç kimse olmucak diye. Bi kaç ay geçti. Dayanamadım. Çünkü hiç yanyana gelemiyorduk. Gören olucak diye. Sonra bizim sınıfa gel dedi teneffüslerde. Bende tamam dedim. Her gün teneffüslerimi onun sınıfında harcadım. Sonra biz bunla çook yakınlaştık. Üzülüyordu. Bende tamam sadece dışarda arada konuşalım dedim. Ama bu süreçte hiç kimse olmucak dedim. Sözümüz hala geçerli dedim. Yanlış bişey demiş olmalıyımki yıkıldı. Sessizce ve yutkunarak “Tamam” dedi sadece. O gün sınıftan kafamı kaldırmadan çıkmadım. Oda öyle yapmış.İki gün sonra bana bütün hatıralarımızı getirdi. Yüzük dahil. Herşey bitmişti anladım. Sonra 2 hafta geçti arkadaşlarım zorla çıkarttı beni dışarıya. Bi baktım o. Çocuğunun birisiyle birlikte kolkola. Dedim heralde arkadaşı. Zil çaldı ben bunları gözetliyorum. Tam gidicem. ONA SARILDI. Çok sessizdim o gün hiçbir şey konuşmadım. Yemedim, çalışmadım, ölmüş gibiydim. Ama içimden çıklarla ağlıyordum. Bi ara gözümden bir yaş süzülmüş olacakki o seneki en iyi öğretmenim. Görüp beni yanına çağırdı. Anlattım olan biteni. Dili tutuldu resmen. Bişey diyemedi. Sonra ben yazdım, çizdim, kendime zarar verdim, onun kızdığı ne bok varsa inadına yaptım. Ama hiç bi zaman unutmadım olanları. Şimdi nasıl mıyım ? Sefil durumda. İnsanlar bana kim tutar oldu. Sırf herkese gerçekleri gösterdim diye. Ama artık ağlamıyorum. Onun yerine Yarabandı takıyorum artık. Mutlu muyum? Hiçbir zaman.
Word of the Day: Aerie

Aerie (air-ee, eer-ee)


1. an apartment or office on a high floor in a high-rise building

2. the nest of a bird of prey, as an eagle or a hawk

3. a lofty nest of any large bird

4. a house, fortress, or the like, located high on a hill or mountain

5. Obsolete. the brood in a nest, especially of a bird of prey



[tem-uh-rair-ee-uh s] 

1. reckless; rash.

Temerarious comes from Latin temerarius, “rash,” from temere, “rashly, heedlessly.”

“So, on a pleasant weekend in March, one crew member and three fellow hardy fools – a truly temerarious team – set off across the ice.”
Rare Look Inside Caves; St. Paul Pioneer Press (Minnesota); Apr 27, 2008.