edemiyorum

“Neyin var, anlat.” dedi. İçimi açabileceğimi düşündüğüm biri değildi. Uzun zamandır hiçbir duyguyu yoğun olarak hissedemiyordum, hüznü hissetmeyi ve kendimden yakınmayı özlemiş bir şekilde anlattım.
“Bazen yaptığım her şeyden pişman oluyorum: her adamdan, güvendiğim her insandan. Kendimi bulamıyorum. Öylece kendi içime çekilmek istiyorum, tek başımayken hayat çok huzurlu çünkü. Ama bazen birine çok ihtiyaç duyuyorum, duymuyormuş gibi davranmaktan da çok yoruluyorum. Birini sevmeyi çok istiyorum, bu duyguyu unutalı o kadar uzun zaman oldu ki.”
Ve yazmaya devam edemiyorum. En iyi bildiğim şeyi yapıyor, bir şarkı açıp gözyaşlarımı siliyorum.

Herkesten, her şeyden fazlasıyla bunaldım ve birçok şeye tahammül edemiyorum. Sanırım buna tükenmişlik deniyor. Ve ben fazlasıyla tükendim.
Neden bilmiyorum ama artık insanların şakasına, triplerine, kızmalarına, mutluluklarına tahammül edemiyorum. İnsanlar artık sıkıyo beni. Yeni bi tür lazım
Dizilerde mezar taşındaki ismi okşama sahnelerinde" bu taşı film için mi yaptırdılar yoksa orda var mıydı" diye düşünmeden edemiyorum
zengin insanlarla 10 dakikadan fazla muhabbet edemiyorum LÜTFEN SOHBETİN DEVAMI İÇİN PREMIUM ÜYELİK ALINIZ diyesim geliyo zengine beleş yok

bak mühim değil, beni kimseler sevmesin basmasın bağrına. mühim değil inan bana. ama beni sen sevmedin. bunu kendime hiçbir türlü izah edemiyorum.

muhterem efendim, acaba bir gün, bu acıklı şeyleri yüzyüze konuşabilecek duruma gelebilecek miyiz -insanlığın durumu gelebilecek mi?- demek istedim. daha iyi olabilecek miyim? demeye dilim varmıyor, buna cesaret edemiyorum. çünkü, denedim efendim, olmadı.

Made with Instagram
Ders çalışamıyorum ve içim rahat etmediği için dizi film de izleyemiyorum ama kendimi oturup ders çalışmaya da ikna edemiyorum iğrenç bi kısır döngü içindeyim

bunun psikolojideki yeri nedir hocam