edemiyorum

Aslında şöyle bakınca hayatımda her şey normal gibi gibi ama eksik şeyler var ama bunları size izah edemiyorum ve dolayısıyla ben çok mutsuzum

BENCE ÖZGECAN TECAVÜZÜ HAKETTİ KİM NE DERSE DESİN. diye yazı gördüm anasayfada ve şok oldum bunu yazan ise bi kızdı.Aynısını ona yapsalar bu işten zevk alacak kadar gerizekalı biri.İnsanlık nereye gidiyor be? Akşam vakti otobüse binerken,yürürken,beklerken bile korkuyoruz.Akşam vakti değil aslında her an.Mesela bir adama yardım etmek istiyorum fakat cesaret edemiyorum kafamda dolu soru işareti oluyor ya kötü biriyse? ya kötü bir şey yaparsa? Gece dışarı çıkamazsınız mesela kızsınız çünkü ama erkek olsaydınız istediğinizi yapın bir şey demezler hatta erkekdir yapar derler.Çocuklar bile rahatça oynuyamıyor sokaklarda kaçırılma olayları arttı.Bir çok olay yaşandı gezi,soma,tecavüz ve bir çok olay ama sonrasında herkes sustu,herkes unuttu.Eskiden böyle olaylar yoktu insanlık vardı be insanlık kusura bakmayın ama şimdi etraf şerefsizlerle doldu.Zaman ilerledikçe insanlık öldü.Adalet diye bir şey kalmadı toplumda.Böyle olayları okudukça insanlıktan nefret etmeye başladım.Azcık içinizdekine insanlık öğretin dışarda dolu şerefsiz var zaten.
Kalbim yüzünden madem ki ellerimi parçaladım
kalemimi kırdım, hayatımı çiğnedim, ağladım
madem ki en büyük düşmanım kalbim benim kendimin
onu inkar ediyorum,
kalbimi inkar ediyorum.
—  Attila İlhan
Ya ben hayal edemiyorum gelecekte Özgecan'a yapilanlari unuttugum bir gun olacagini. Bir insan bunu nasil unutur yani? Bir erkek ac kopek gibi benim suratima baktiginda aklima gelecek Özgecan. Aksam disari cikmak icin babamdan izin alirken aklima gelecek Özgecan. Kiz cocuk yetistirirken aklima gelecek Özgecan. Asik oldugumda, birini begendigimde, begenildigimi hissettigimde aklima gelecek Özgecan. Ah Özgecan. Seni dusunmeden bir gunum gecmeyecek. Nasil gecer ki?

Asla unutmayacagim.

anonymous asked:

Daha 13 yaşındayken, yazın köye gitmiştik. Teyzemler falan da var, biraz kalabalık bir aileyiz. Ben odada uyuyakalmışım öğlen, birinin kalçalarıma dokunduğunu hissediyorum ama uyku sersemi ayırt edemiyorum. Sonra sinirle gözlerimi açtım, teyzemin oğluyla göz göze gelince bozuntuya vermeden "hah uyandın sonunda, kac saattir uyuyosun" dedi. Apar topar kalkıp "napıyosun ya niye uyandırıyosun?" bahanesiyle bağırıp çağırmıştım. Sinirimi atamadım. Daha 13 yaşındaydım, 13! -

#sendeanlat

duyular

"dönüş yolunda ters yöne giden ben oldum hep.
varılacak nokta belki bir nebze olsun ruh ise, daima terse gittim izninle. “

anlatamadığım şu ki ben konuşamıyorum fazla. yürüyemiyorum. göremiyorum. duyamıyorum. hissedemiyorum dokunan elleri tenimde - belki bir nebze - 

ama bir içim var beş duyu organının beşini de fazlasıyla barındırıyor derin bir yerde. rüzgar esiyor. yüzüm üşüyor yalnızca. içimde fırtına.

yağmur yağıyor. görüyor musun? göremiyorum ben gözlük camlarım ıslandı ve onlar mütemadiyen kirli. içimde sel.

kalabalığı yarmak için koşuyorum. ayaklarım dirençsiz. kollarım güçsüz. kalabalık derin ve gürültülü duyuyor musun? ben duyamıyorum da. ben sesleri ayırt edemiyorum galiba. sadece yıllar önce kanal değiştirirken karıncalı ekranların çıkardığı o sesler geliyor kulaklarıma. içimde bir bando ayaklanıyor.

otobüse binmek için bekliyorum. bir kol çarpıyor omzuma. sonra bir kez daha. loş bir barda içiyorum elimde yalnızca kapa ve yüzlerce dudağa maruz kalmış eski bir bira bardağa. geçip karşıma elimden tutuyor. tutuyor musun? affedersin. ben hissetmiyorum da. içimde tenim kaynıyor değen her parmak ucunla.

rüyamda bekliyorum sokağın başında. neyi, kimi bekliyorum? ne zaman gelecek? inan bilmiyorum. üstüme üşüşen insanlardan kaçmaya çalışıyorum. sözde yardım edeceğini düşündüklerim bağırmaya çalışırken. duymuyorlar. hayır. onlar duyuyorlar. hem de öylesine iyi duyuyorlar ki birbirlerini daima anlıyorlar. bağırıyorum. bağırıyor muyum? benim sesim asla çıkmıyor. içimde dilinin bağı çözülmüş bir adam boyuna bağırıyor, sövüyor, içerliyor, dertleniyor. içinden geleni içime kusuyor.

sen hep böyle misin? ben hep böyleyim. biliyorsun. hayır biliyorsun. gerçeği söylediğim için soruyorsun bunu. farkındayım. gerçekler hoşuna gitmiyor insanın. yalanlara inanmaya ihtiyacımız* var bolca. biliyorum.

yalan da söyledim. belki onlarca, tonlarca. 

sen hep böyle misin? ben. ne yazık ki hep böyleyim. diyorum sana. ben demesem de diyor ya yazar o kitabında. 

"Bütün söylenecekler söylendi bütün susulacaklar susuldu. Bütün bunlardan geriye bir şeyin külü kaldı ama neyin külü derseniz Allah belamı versin ki bilmiyorum. Ben iyi bir başlangıçtım sadece. Bazı insanlar sadece iyi bir başlangıç yapmasını bilirler, sıkılırlar, sürdüremezler. " 

not düşüyorum buraya;

"Ben iyi bir başlangıçtım sadece. Bazı insanlar sadece iyi bir başlangıç yapmasını bilirler, sıkılırlar, sürdüremezler "

Özgecan isminde bir çiçeği soldurdular ve uzun zamandır ilk defa insanlar bu kadar tepki verdi. Herkes artık bir dur demek ihtiyacı hissetti. Her dakika kendini erkeklerin iğrenç bakışlarından korumak zorunda hisseden, sözlü ya da fiziksel tacizlerine maruz kalan kadınlar, ahlaklı, namuslu, olanları içine sindiremeyen erkekler susmadılar bu defa…
Söylemesi zor..
Hemen her iki günde bir kadın katlediliyor bu ülkede, haberlerde ya da gazetelerde görüp geçiyoruz. Peki şimdi neden Özgecan için ayaklandık? Bunu düşünmeden edemiyorum. Bunca kadın katliamı yaşandı da neden şimdi? Sanırım o canilerin Özgecan’a yaptıkları yetmemiş gibi bir de onu yakmaları bunun başlıca sebeplerinden. Duymaya, görmeye alıştığımız(!) tecavüz ve cinayetlerin üstünde bir vahşetin yaşanması… Vahşetin boyutunun artması yani. Yarın bir başka Özgecan’ın başına aynısı gelse, sonra bir başkasının daha, bunu da zihinlerimiz normalleştirecek mi? Alışacak mıyız buna da? Çok, çok üzgünüm; işte, sokakta, evde güvende değiliz ve ne yapmamız gerektiğini de bilmiyoruz.

Habere bak;

"Survivor’da kaza geçirdi!

Survivor yarışmasına katılan güzel model yaşadığı kaza sonrasında bacağını incitti.”

Bu ülkedeki haberciliği aklım almıyor. Bu kadar bayağı olmayı nasıl kabul edebiliyor, nasıl gereksiz şeylere bu denli önem verebiliyorlar idrak edemiyorum.

Daha fazla Özgecan ve kadına şiddet ,tecavüz postları görmek istemiyorum,nefesim daralıyor,başım ağrıyor sinirden. Ben bile o kızı hiç ama hiç tanımamama rağmen oturduğum yerde bu kadar acı çekiyorsam, boğazımda bir şey düğümleniyorsa tanıyanların halini hayal dahi edemiyorum.Gördükçe sinirlerim bozuluyor ve yaşadığım bu ülkeden gün geçtikçe nefret ediyorum.İnsanlığın gittiği yerden korkuyorum. Bir gün otobüse binip tecavüze uğramaktan korkuyorum sadece kadın olduğum için.

anonymous asked:

Sıradaki acaba ben miyim korkusuyla yaşamak çok zor. Acaba bir sonraki Özgecan ben mi olucam diye düşünmeden edemiyorum. Can güvenliğim yok ve korkuyorum.

Haklısın çok haklısın dikkat edin kendinize bu namussuz orospu çocukları heryerde tek başınıza hiçbiryere gitmeyin bu ülkede özgür haraket edebilmek yasak zaten