duaya

Ona veda

Biliyorum, kızgınsın bana..
yer yer nefretin oldum, yer yer yaran..
ağzı açık,sızmaya,sızlamaya müsait bir yara..

Gittiğim yerden yazamıyorum..
kaldığım yerden devam edemiyorum sana..
öldüğüm yerden dirilemiyorum..
anla..
geçmiyor zamanla..

Bilmiyorsun..
cevabını bulamadığım bütün soruları çöpe attım.
onları yok saydım, seni gitmedin..
bıraktığın yerden sana saydım, günleri..
ölmediğim günlere saydım, gelmediklerini..

Bunca zaman ne yaptım bilmiyorsun,kızma..

seni merak ettim biliyor musun? 
Bilmiyorsun kızma..

seni özledim, içtim fotoğrafını bilmiyorsun..
seni yıktım içimde tabu diye.
seni ördüm içime duvar diye..
seni uğurladım dilimden Allaha dua diye..
ah etmedim inan..
merhamet et dedim Allahım..
Merhamet..

bilmiyorsun, bak..
Her sabah eksik, kanadı kırık bir günaydın konar pencereme.
umuduma verdiğim bir parça ekmek sensin..
Uyuyamadığım her gece sen.. 
her hece sen..

aklıma geliyorsun olur olmadık.
beynimden vurulmuşa dönüyorum inan.
acaba diyorum, beni düşünüyor mu hiç.
yokluğum yakasına yapışıyor mu..
diline düşüyor muyum yar diye..
ciğerinde yanıyor muyum yara diye..
diline duaya geliyor muyum bir cuma günü..
Allahla arasını açıyor mu acaba, diyorum.
ağlıyor mu diyorum, gülüyor mu.
Mutlu mu şimdi, diyorum
yalan söylüyor mu..
unuttum,aklıma bile gelmiyor diyebiliyor mu? 
içiyor mu çok? 
yok..

aramızdaki mesafe değil mesele.
mesele “biz”
mesele bir dizi iz..

Allahım dedim..
ne olur üşümesin eli, başka birinin ellerine..
seviyorum'lu öldürücü cümle darbeleriyle yaşatmasın birini..
Allahım dedim..
bak.. beni unutmasın yalvarırım..
yalvarırım bir çay tomurcuğu gibi düşür beni,onun aklına.

Allahım ne olur dedim..
ölmesin o, başka birine..
Onun mezar taşı benim göğsümdür bilesin..
etme..
kabul etme Allahım..
onda, yar diye, yara diye benden başkasını..

Unutturma dedim Allahım, ölürüm..
unutma Allahım dedim.. 
nefes diye savur beni soluğundan içine at, dedim..

Hep sana vardım geldim,en kuytulardan..
sırtımı bile dönemedim yokluğuna..
ölmedim ama, inan hiç yaşamadım da..

ve artık bilirim..
aramızdaki boşluğu dünya bile dolduramaz artık..

Beni unut tamam, ama yalvarırım..
boynuna kolye yaptığım ıslak geceleri unutma..
yastığına sinen kokum hatrına..

Bil..
Allah şahidimdir ki: ben ayın 14ü gibi saf,temiz lekesiz sevdim seni..
Ben ki seni, bir “Amin” içtenliğiyle sevdim..
kabul, yarama kabuk olmayacağını bile bile sevdim..

Şimdi, mecnunun içindeki ateş,leylanın dilindeki dua, benim..

Sen ki sevdin..
Sevdim demeden, sevemeden gittin..
Olsun canım benim..
Benim canım, olsun..

Ben ki sol'un olamadım..
varsın canın sağ olsun..

anonymous asked:

ailemle yaşıyorum. beş kişiyiz ben üçüyle çatışıyorum. biri çocuk onunla sorunum yok sadece. çok ciddi kavgalarımız oluyor neredeyse her gün. nasıl tabir edilir çok zıt biri değilim, onaylanmayan olaylara karışmıyorum ama anlaşamıyoruz. kendimi kapana kısılmış hissediyorum. napabilirim sorunu çözmeli miyim evden gitmeye mi bakmalıyım

ailemle yaşıyorum. 6 kişiyiz. 6'sıyla da sürtüşüyoruz. en çok de benle sürtüşüyoruz. bazen ümüğünü sıkasım yere yatırıp karnına karnına tekmeler atasım geliyor, ses çıkarırsa bi tekme de ağzına çakasım geliyor. ama hiçbir zaman bunu bana belli etmiyorum. beni seviyorum. beni üzmemeliyim. beni üzersem diğer 5 kişi de huzursuz olur tavırlarımdan huysuzluğumdan. önce benle anlaşıyorum. tepkilerimi dile getirişlerimi elimden geldiğince yumuşaklaştırıyorum.
bana diyorum ki merhaba ben. bunlar senin ailen. kanından canından. derdine en çok üzülecek olan bunlar, neşene en çok katılacak olan bunlar, arkadaşlar da iyidir ama bunlar ailendir. bunlar senin rezil ve zelil olmanı %95 ihtimalle istemeyecek bir araya gelmiş yol arkadaşlarındır. yol sürdükçe kalbin attıkça var olacaklardır. onlarla bağını sıkı tutarsan öldükten sonra da duaya devam edecek olanlar da onlardır.
bu annen lise son sınıfa kadar çatışmadığın gün olmadı. anasını ağlattın. tamam çok da seviştiniz ama yine de az çektirmedin kadına.
bu baban senin düşüp kaldığın yerden kaldırdı. hadii. gah gız diye diye pışpışlaya pışpışlaya yedire içire ananla bir olup seni öğretmen etti.
bu abin en çok tekme tokat kavga ettiğin insan. aranızdaki sevgi arsızdır. bir iki ay küsmüşlüğünüz nefret kusmuşluğunuz vardır birbirinize. çocuğun kanını beynine sıçrattın ama hep merhamet etti. dişlerini sıktı yumruklarını şiddetine indirdi. terk etti odaları. daima merhamet etti. her işine koştu. her işini tıkır tıkır halletti. tiramisu sana ilk yediren odur. o ilk tiramisudan sonra yediklerin tiramisu değildir. abindir. canındır kanındır. bitanedir.
iki tane kız kardeşin vardır. biri 95 modeldir biri esmadır. 95'le küsersen esma vardır. esmayla küsersen 95 vardır. biri sağ kolundur diğeri sol. biri sol kolundur diğeri sağ. kıyafetlerini giyerler. sana niye onlarınkini giymediğini sorarlar. ikisi de canına şenliktir. bir kızkardeşten daha iyi bir şey varsa o da iki kız kardeştir. bi de bunlardan çeşit çeşit yeğenler gelecektir inşallah. yeğenlerinize birbirinize attığınız kazıkları, saç başa girmelerinizi anlatacaksınızdır filan.
şimdi bir sürü güzel şey yaşadığım bir ailem var. bir sürü de pürüz. bir sürü tartışma. aşk, ihanet, entrika, intikam rüzgarları. her pürüzde evden gitmeyi kafama koyamam. burası benim ilerde kuracağım aile için staj yaptığım insan ilişkilerinin ne olduğunu öğrendiğim uygulama alanı. ilk fırsatta burdan kaçarsam öğrenebilir miyim bi şey? no. sonra yuva kurduğumda ilk fırsatta hadş bana eyvallah mı diyeceğim. hayatım boyunca sorunları çözmek yerine kaçacak mıyım? no. beni eleştirmelerine tahammül ettiğim insanlar var burda. bildiğim doğruları dinleyecek ve kendini düzeltecek insanlar var. ne onlardan mahrum kalırım ne kendimi onlardan mahrum ederim. Allah bizi birbirimize nimet kılmış. bu nimetten mahrum kalamam. babama abime yaptığım yamukları düzeltmeli aynı yamukları eşime yapmamalıyım. annemden evlat yetiştirmeyi öğrenmeliyim. kız kardeşlerimde anneliği tatmalıyım. kız çocuklarıma nasıl yaklaşacağımı öğreniyorum. ailem benim deneme tahtamdır. iman tahtamdan sonra en sevdiğim tahtamdır.

senin de öyle olsun. bırakma. sabret. heeeepsi geçecek.

hani kendimizi yalnız hissettiğimiz anlar oluyor ya,
böyle kimseye anlatamıyoruz falan.
çevrede birini arasak bulamıyoruz,
işte tam da o anlarda mutsuzluğa kapılmak yerine sınırsız dua hakkımız olduğunu hatırlasak
açsak ellerimizi
yalvarsak Rabbimize
bizi bizden daha iyi bilen oyken birini arama çabasını bıraksak.
her halimize şükretsek mesela,
bizden daha ağır imtihanı olanları hatırlasak.
sadece mutsuzken de değil mutluyken de dualara sarılsak.
sarılalım
duaya sarılalım.

kullanılmayan bir lavaboyu temizlettirdim abdesthane olarak kullansınlar diye de ellerine anahtar verdim. beyefendiliğin, inceliğin gözüne gözüne vurdular. hadi paspas aldınız, yav siz erkeksiniz sabunla niye aynı renk. bu nasıl bir zerafet evladım. sizi yetiştiren ana babadan Allah razı olsun.
okulda yorgunluktan ölüyorum Allah’ın izniyle bu çocuklar diriltiyor. sayıları artsın inşallah. duaya devam.

Her aşk vaktinden önce  gider aslında.

Her deniz kendi ufkunda yiter..

Kırılan ayna olmak için hep çok gençtir ümitler

ve her gün daha geç bitmeyi hak eder

Gözbebeğime ilişen bu sızı neden mütevellit, orası muamma..

Umulmadık anlarda bir gölge oluveriyorum akşamüstü alacasında, rengi utancından kırmızıya çalmış fezada.

Ben biliyorum ki yazdığım şiirler uzayıp gittikçe ve üzerine titredikçe güzelleşir manalı deliliklerim ..

İki dudak arası mesafeyi on günde kateden bir üşengeç, bir tembellik abidesi,bir vurgun simgesi…

Yani ben,, yani biraz da sen.

Biraz biz ve biraz daha sen…

Her kuyu bir Yusuf için, biliyorum.

Her Züleyha bir sınav için

Ademle Havva’nın tohumundan vücuda gelenler için yasak elmalar.

Her gece bir masal için ve her pervane ateş için…

Ben o yüzden her gün satırlar dolusu kelime yoğuruyorum, kelimelerin oyuncağı oluyorum.

Bir harf çarpıntısı yüreğimde

sen de havadan, ben diyeyim aşktan.


Biraz hasret gelsin.

Yani ben biz yani.

Ve en çok da sen!

Salkım saçak rüyalar aman vermez ki zulmetimin selametine!

Hep aynı duaya amin demeler külfetten kurtarmaz ki sızım sızım sızlayan benliğimi.

Pürtelaş meftuniyetim perdeleyebilir belki gamlarımı

Yorgun değilim aslında.

Hamuruma karışan iki damla gözyaşı, tek katre alev yüzünden oluyor her ne oluyorsa.

Bundandır baharı hazan sanmalarım, samanlıkta iğne aramalarım

Hala merak ediyorum.

Meftuniyetim diyorum,hani şöyle en pürtelaşından olsa..

Yahut pervasız.

Tıpkı benim gibi

biraz da sen, ve gene sen, aldığı kadar da biz…

Söylesene iki gözüm
Haddi hesabı olmayan bu erteleyişlerle nereye kadar gidilir ki?

Hep aynı kapıyı zorlamalar önleyemez ki sonunda havlu atmaları..!

Şu halde kesinkes inanmış bulunmaktayım hamuruma gözyaşı karıştığına, gözyaşının da alevle karıldığına

Yoksa nereden gelsin bu aşinalık, bu yakınlık?

Nasıl oluyorsa ne alev tutuşturmuş suyu, ne su söndürmüş alevi..

Ruhum gidip geliyor ikisi arasında.

Yanıyorum, kâh ağlıyorum.

Can tutulması yaşıyorum, cankurtaran arıyorum.

Gökte kaç yıldız var, onu saymaya giriştim gene dün gece

Bir yerden sonra sayıların aklıma oyun oynayacağını bile bile…

Ve denizlere bıraktım kendimi, arınayım diye.

Denizin'de benimle beraber kaynağında boğulacağını bile bile.

Başka omuzlar aramadım ağlamak için, tek damla gözyaşımın dokunmadığı omzunun yerini doldursun diye.

Nasıl olsa dolmaz o boşluk diye diye, söz yaşı döke döke,mehtaba diş bileye bileye, gelmeyeceğini bile bile!

Bünyesinde son çare ayrılıklarla bilmecburi aykırılıkların el ele verdiği kalbim, tüm bitişlere hak veren aklımla daimi savaş halinde.

Mühimmat yetersiz, menzil belirsiz

Ölüme nazır terk edişler yaşamaya hazır, ölüme daha fazla, buna yaşamak da denemez esasında. Uzun savaşlar hep böyle biter.

Kaybedilenler candan bir parça, can kimi zamansa..

Oysa kazanılanlar hiçten bile az, esire muhalefet boşluklardan daha boş

Ama bu kez yerle gök çarpışıyor sol yanımda.

Ummanlar taşıyor, bulutlar semaya fedai

Şimşekler bir an bile susmuyor, gök gürlüyor.

Yer altında ne kadar su varsa coşmuş, öfkeden köpürüyor.

Gayzer demek haksızlık olur bu ihtişama

Bir sevdam kalıyor işte kıyıda köşede.

Günü gelince savaştan sıyrılıp her zerreme sirayet etmek üzere…

Anlamadığım bir şey var .
Cidden anlayamıyorum.
Bir insan nasıl sadece kendine müslüman olabilir ? Nasıl sadece kendi içinde yaşar dinini.
Bu din cemaat diyo ümmet diyo birleş diyor bizimki kalkmış ben kimsenin etlisine sutlusune karışmam diyor!
İmana şükür iman davasını paylaşmaktır.
Bizim için önemli olan davet yolunda olmak ,karınca misali .
Nerede olduğumuzun ,ne yaptıgimizin pek önemi yok .Mühim olan o davaya hayat vermek,o davada olmak ,o dava için ağlamak ,o dava için sevmek ,o davaya adamak kendini…
Ne yapabilirim ki ben demeden,bir şeyler yapabilirim deyip atılmak.
Belki mescidi temizlemek ,belki dağınık gördüğü rafı düzenlemek mescidde ,belki cemaate katılıp yaşlılarla sohbet etme ,duasını alma belki birkaç lira ayırıp bi çocuğun yüzünü şekerle sevindirmek…
Ne olursa!
Ne yapabilirsen!
Şartlarda sana en kolay neyse ondan başlayarak ama hiç yilmayarak!
Çünkü seni ayakta tutan o davandır.
Çünkü seni sen yapan o davadır.
Bak Çevrene,dünyevi arzular için cirpinanlara bak.
Sen Hak olan bi davanın neresindesin,hiç yanlış yapıyor diye üzüldün mü biri için yahut hiç çabaladın mi onu doğru yola ulaştırmak için ?
Yahut sen !
Öğrendiğin doğruları hayatına geçirip İlminle amel ettin mi
Hiç alalem ne der dediğin kadar Allah ne der diye düşündün mü?
Rezil oldum!diye cirpinirken ayağın takılıp düştüğünde , bu gafletin içinde suruklenirken hiç Allah'tan utandin mi ?
Saatlerce uyumana rağmen iki dakikalık namazda türlü türlü fikirlerle sadece eğilip kalkmaktan ibaret bir şey mi yaptin sonra bide ben zevk alamıyorum deyip bıraktın mi namazı ?
Naptin ?
Nefsini bahane edip ardına saklandığın yetmedi mi ?
Bildiklerini sırf uygulamadigin için anlamadıgin oldu mu ?
Allah seni ilimle sereflendirmisken sen naptin ?
Bilmiyormus gibi yapmaya ne kadar devam edeceksin ,Allah ellerin ayakların şahitlik edecek diyor , inkar bile edemeyeceksin ! Hayır diyemeyeceksin.
Sesin çıkmayacak.
Azaların birer birer konuşacak.
Ben bu gözle kaç kıza/erkeğe baktım
Ben bu parmaklarımla tesbîh cekmedim Sen'i zikretmedim,sevdigim (!)çocuğun ismiyle uyuyup uyandim parmaklarım ona mesaj yazarken kimildadi gözlerim geceler boyu mesajlasirken film izlerken uykusuz kaldı.
Ben bir dizi uğruna ağladım da gunahima aglamadim!
Ben bir diziyi merak ettiğim kadar bir ilmi merak etmedim
Dedikodu yaptığım kadar Allah için kardeşime bir şeyler öğretmedim…
Derse azalarin,inkar edemeyeceksin.
Bir öğretmenin karşısında bile yapmadığın odev için ezilip büzülürken azalarin birer birer şahitlik ederken napacaksin ?
Bir düşün
Bi tefekkür et
Bu evren
bu gökyüzü
Bu uçan kuşlar !
Sen gaflet içinde yüz diye değil , Rabbine kul olman ,tefekkürde bulunman için yaratıldı.
Evet
Her şey senin için yaratıldı Ama dikkat et sen her şey değilsin !
Seni Allah'tan alıkoyan neyse bi düşün
Radikal bi degisim yap
Neresinden tutarsan tut bu davanın ama Rabbine sımsıkı sarıl
O şu bu ne der diye değil ,onlar şunu desin diye değil , Rabbim benden razı olsun diye yap.
Düşün ,
Tefekkür et.
Üç günlük dünyanın sıkıntısına katlanamazken sonsuz bir azaba nasıl düşeceğini idrak et ,
Üç gün sabredip,zafere kavusanlardan olmayı ümit et
Tövbeye sarıl ,duaya sarıl.
O Allah ki rahmet ve merhametiyle donatmiştir kalpleri…

Hayırlı Cumalar
— 

Ya Rabbi
biz kahrından Kahhâr ismine sığınırız
biz her şeyden Sana sığınırız
onlar kime neye sığınacak

Afrika her gün ölüyorken
Türkistan’ın ağzından kan gelirken
Suriyeli bebekler sahile vurduğunda
Rabiatü’l Adeviye’de Esma’nın ölüme yürürkenki tebessümünde
Gazze’de Filistin’in bağrı her delindiğinde
Araplar ve Batı sustuğunda
ve Şehit Babalarının metaneti
Şehit Annelerinin feryadını bastırdığında
ellerimizden bir şey gelmediğinde
ve ellerimize yer bulamadığımızda
ellerimiz duaya kalkıyor
yüreğimiz yarılıyor ve Seni yüreğimizde bizi beklerken buluyoruz
onların bir yüreği yok çoktandır yok kesip atmışlar

Seni her yerde buluyoruz da
yüreğimizde bulunca neden birden ısınıyoruz
içimizin ateşini saklı tut

şimdi bize hâlâ ilk günkü gibi buyuruyorsun
Rabbiniz değil miyim?
Evet, Rabbimizsin
Kahhârsın
Vekîlsin
Halîmsin
Metînsin