deneys

youtube

Algını değiştir, hayatın değişsin.

Şahane bir video, kesinlikle izleyin.

Dr. Bernard N. Natonson kürtajın uygulanış safhalarını bir filme çektirip yorumladı: ”Kürtajın yapılma safhaları hassas aletler ve ultrasonla filme çekildi. Kürtajı yapan evli olmayan genç bir doktordu. İki ayrı kürtaj kliniğinde çalışıyordu ve 10.000 ‘e yakın kürtaj yapmıştı. Kendisinden filmin editörü olmasını istedik, kabul etti. Filmi seyretti, editör oldu ama odadan çıktıktan sonra bir daha kürtaj yapmadı. Kamerayla çekim yapacak kadın da özel olarak seçilmişti. Bu kadın kürtajı şiddetle savunan bir feministti. Ancak, kendi eliyle görüntülediği filmi seyrettikten sonra kürtajla ilgili konularda hiçbir tartışmaya katılmadı. Filmde, önce bebek ana rahminde rahatça hareket ederken görüntüleniyor. Kürtajı yapan kişi rahme müdahale ettiği zaman, çocuk bir an dona kalıyor. Müdahalenin aksi istikametine, rahmin diğer tarafına doğru kaçmaya çalışıyor. Kalp atışları 140’tan 200’e çıkıyor. Kürtaj yapan kişi çocuğu ararken, çocuğun dehşetle ağzını açtığını görüyorsunuz. Sonra kürtaj yapan el ona doğru uzanıyor! Çocuğun ağzı öylesine açılıyor ki, çığlık atışını filmde görebiliyorsunuz. Kürtaj yapan kişi onu başından tutuyor ve başını vücudundan ayırıyor. 12 haftalık bebekten geriye birkaç doku artığı kalıyor. Bu, kürtaj çeşitlerinden sadece birisidir. Kürtaj yapanlar anestezi uzmanı arasında gizli bir dil vardır. Baş bir numara olmak üzere, çocuğun vücudu numaralandırılıyor. Anestezi uzmanı kürtajı yapana soruyor: - 1 numara çıktı mı? Bitirdik mi? Kürtajı yapan ya da olmayı kabul eden insanlar acaba bir hayatı katlettiklerinin farkındalar mı? Kürtajı hikayesinin satırlarını bile okurken insan ürperdiği halde nasıl olur da hissettiği, yaşadığı bir şeyden dehşete kapılmıyor ve korkmuyor? Aslında iş bununla da kalmıyor, insanoğlu vahşetini bir kürtajdan arta kalan ceninlerin kullanımıyla sergiliyor. Nitekim kozmetik firmalarının ürünlerine kürtajla alınmış bebeklerin ceninleri kullanılıyor. Başta Fransa’da kullanılmak üzere birçok 3. dünya ülkesinden getirilen kürtajla alınmış bebeklerin kozmetik firmalarına satıldığı bildiriliyor. Bunun delili olarak da ABD ve Avrupa’da kamyonlar dolusu ceninin ele geçirilmesi gösteriliyor. Kozmetik sanayinin imparatoriçesi Yahudi asıllı Helena Rubinstein’in ürünlerinin reklamlarında “cildin gen ve yaşayan hücrelerle” güzelleştiği belirtiliyor. Gelin görün ki, bu ürünlerin yapımında kullanılan COLLOGEN adlı maddenin ceninden elde edildiği ya bilinmiyor ya da bilinmezlikten geliniyor ve zavallı güzellik düşkünü insanlarda ciltlerinin güzelliği için kullandıkları kozmetik ürünlerinin mayasında, katledilen bir hayatın var olduğunun farkında bile değiller. Yoksa aksi olarak ”Vahşetle güzellik olmaz” düsturundan çok mu uzaklar? Dünya bu vahşette yüzerken Türkiye geri kalır mı? Araştırmalar, Türkiye’nin gizli cenin cenneti olduğunu ortaya koymuştur. Nitekim Türkiye’nin en büyük doğum hastanesi olan ismi bizde saklı kadın hastanesinde çalışan üst düzey bir yetkili kürtajla alınan ceninlerin kozmetik firmalarına satıldığını söylüyor. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, kozmetik firmalarının kürtaj yapılan bütün hastanelere eleman gönderdiğine dikkat çekerek bu elemanların ceninleri satın alma işlemini son derece gizli yürüttüklerini ve bu ticaretten hastanelerden hayli yüklü gelir de elde ettiğini kaydediyor!” Dr. Bernard N. Natonson - ” Sessiz Çığlık ” 
youtube

Asansörde Aile İçi Şiddet ( Sosyal deney)

youtube

Yine sosyal deney yapmışlar, “karşındakini soymak” amaç.

Sonuç belli : Tabii ki etkilenecekler birbirlerinden.

Kafeslerde, kümeslerde, laboratuvarlarda, mezbahalarda, hapishanelerde parmaklıklar arkasından dışarıyı seyreden gözlerdeki özlemi, korkuyu yaratan güç insan otoritesidir. Özgürlük terimi sömürü, işkence ve katliamları yaratan insanın sözlüğünden çıkmıştır. Hayvan özgürlüğü, insan özgürlüğüdür. Kafesleri kır, duvarları yık!

Coming Soon To #Instagram
From The Directors of #ScarFace #GodFather #BoysInTheHood #Juiced #Friday comes a new kind of Gangster that will make you change his Pamper and Eye Dog you out
WHAT ARE YOU LOOKING AT PART 3 … This time it’s #Mom Turn … Rated PG #Nephew #GrandmaAndGrandsonLove #CuteBabies #Toddlers #Friday #Hangout #Deneys

- Gözlerine Mum Damlatılarak Retina’nın Mum Ham Maddesinin Ürettiği Işığa Karşı Duyarlılığı Ölçülebilir,MUM SANAYİNE FAYDA..
- Büyük Bir Ekmek Bıçağı İle Dişleri Kökünden Kesilmeye Çalışılarak Porselen Kaplı Bir Dişin Kesici Aletlere Karşı Direnci Test Edilebilir,ORTODONTİ’YE FAYDA..
- Yanmakta Olan Bir Elektrik Sobasının Izgarasına Oturtularak Uzun Süreli Bir Gözlem Neticesinde Vereceği Tepkiye Göre Soba Kutularına ”Bir Elektrik Sobasının Izgarasına Lütfen Oturmayın” Türünden Uyarı Yazıları Konabilir,İNSAN SAĞLIĞINA FAYDA..
Yeter mi Sabah Sabah..?
Yetmez..
Artık Gerisi Sizlerin Hayal Dünyasına Kalmış..
CANINIZ NE İSTERSE BU PİSLİĞİN ÜZERİNDE DENEYEBİLİRSİNİZ..
Denerken Elinizde Kalabilirler,Ölebilirler Falan Ama Maksat Bilim İlerlesin..
ÇÜNKÜ BUNLAR HAKİKATEN ZATEN ASLA YAŞAMAMASI GEREKEN PİSLİKLER..
Ve O Kadar Çoklar ki..
Bari Hayati Deneyler İle En Azından Geberirken Bir İşe Yarasınlar..
Ben Çok Merak Ediyorum Kardeşim Elektrik Sobasının Izgarasına Oturunca Ne Oluyor,Siz de Edin..
DENEYE EVET..!!!

youtube

"Tokatla Onu": Çocuklar ve Kadınlar (Sosyal Deney)  

ulan resmen lise bitince fizik kimya biyolojiye ilgim arttı 

aylardır kuantum teorisiyle ilgili belgeseller izliyorum, makaleler falan okuyorum ulan benim fiziğim her sene 2 geliyordu. çift yarıklı deney deneyini sadece formül ve işlem sanıyodum muazzam bir olaymış. hepsini tabii yeni yeni öğreniyorum. ha öğrensem nolacak bişey olmayacak ama mükemmel zevkli konular. lisede nota dayandığı için çok sıkıcı geliyordu. 

notların anasını sikeyim. 

lise beni mahvetti ya. 

Dünya tecavüz haritası

Bir dünya tecavüz haritası çıkmış sosyal medyada dolanıyor. Tabii en beter durumda olan Ortadoğu, şaşılacak bir durum yok ama yine de, bu harita büyük bir konseptsel ayrımı örtüyor. Yani farklı şartlar altında deney yaparak, bulduğu sonucu aynı deneyin sonucuymuşcasına veriyor. Birazcık bilim okumuş biri böyle bir sistemin geçersiz olduğunu bilir. Şimdi pek tabii relativistler ama toplumları kendi şartları altında incelemelisin diyecektir. Desinler, 100 maksimum 200 yıl daha konuşup susacaklar zaten; onların farklılık fetişizminin ceremesini biz çekecek değiliz. Karşılığında pasaportunu benimle takas etmeye hazır olmayan hiçbir Batılı gelip de bana “Ortadoğu’nun değerleri”nden söz etmesin. Kalbini kırarım. Neyse mevzu bu değil, mevzu objektif şartlar altında deney yapmak. Çıkmış bazı tipler twitter’da Batı’da her dakika tecavüz var diye “tersine Orientalism” yapıyor. Peki o zaman, madem saray yaptırınca, birikimsiz birikimleri ile Batı’ya meydan okuyacak kadar zincirlerinden boşandılar, bilimsel bir şekilde düşünelim. Benim iddiam şu: Benim şu an Avrupa’da yaşamakta olduğum şehirden çok değil 1000 tane genç kızı Anadolu’da herhangi bir yere yerleştirin, tecavüz, kardeş katli, vahşet… bildiğiniz savaş çıkar. Yani demek istediğim şu: bu ülkede tecavüz ortalaması beklenen kadar yüksek değilse (bırak istatistik tutulmuyor, onu bunu) bunun tek nedeni kadının bu balta girmemiş ormanda nasıl hayatta kalacağını bilmesidir. Başka bir deyişle, eğer kadınlar Avrupa’da davrandığı gibi Türkiye’de davransa, bu coğrafyadaki tecavüz ortalaması dünyanın geri kalanını 100’e katlar. Hatta 100’e katlayana kadar iç savaş çıkar, ülke bin parçaya ayrılır. Ne dedik, eğer bir araştırma yapıyorsan eşit şartlar arasında yapacaksın; Batı günah çıkaracak diye günahının cezasını ben çekecek değilim. Gelelim aynı resmin simetriğine, alalım Ortadoğu’dan 1000 kadar kadın, Avrupa’nın herhangi bir yerine koyalım. Misal İsveç’te ortalama Türkiye’den fazla imiş, oraya koyalım. Ne olur sizce? Devasa bir tecavüz örgütlenmesi mi döner. Elbette hayır. Zaten hali hazırda Avrupa türbanla tanışmış, onunla birlikte yaşam mücadelesi vermekte. Ha 1000 kadarı gelirse yalnızca kültürel bir şok olur. En fazla, sayı karşısında korkup bu kadınlar neden korkuyor böyle, neden kapanmışlar, sapık mıyız diyen tipler olur ki, onlar da haklı yani - insanlık hali. Evet, böylece eşit şartlar altında deneyi yapmış bulunduk ve gördük ki mevzu sapıklık ise, mevzu tecavüz ise kimse Ortadoğu ile baş edemez. Zaten bu coğrafyada bu kadar tecavüz yaşanmamasının nedeni de kadınların tam olarak bu gerçeğin son derece farkında olmaları ve ona göre davranmaları. Yoksa bu ülkede kötülük münferit değildir, aksine münferit olan iyiliklerdir. Nasıl ki güzel ülkemin herhangi bir kasabasında bir kahveye oturarak yalnızca konuşarak, küfür dahi etmeden, kendini linç ettirebilecek ve öldürtebileceksen; çok daha kolay bir şekilde, eğer bir kadın ise, kendine tecavüz ettirip, kendini öldürtebilirsin. Niye? Çünkü bizim kültürümüz bu.

youtube

Şimdi sizin ile bir sosyal sorumluluk tan öte kendi sorumluluğunuza dair bir deney yapıcaz…Korkmayın sadece 5 saniyelik bir test…

Şimdi şarkıyı dinlerken gözlerinizi kapatın ve bağımlı olduğunuz insanı,anne baba,sevgili,çocuk kim olursa gözlerinizin önüne getirin ve kanser olduğunu düşünün…Sadece 5 saniye katlanın buna…

Gözlerinizi açtığınızda %99.9 söylenen ilk cümle ” Allah düşmanımın başına vermesin ” olacaktır…

Peki asgari ücret ile geçinen birisinin binlerce liralık kanser ilacını alma derdini düşünün bir …

Ya da çektiği acıyı anlamak için elinizin altına yaktığınız bir çakmağı tutmayı deneyin…

En azından dost arkadaşlarınızın  sizden bu hastalık sayesinde uzaklaştığını,yalnız kaldığınızı düşünün…

son olarak tabi ki ölüm…. gidene zor gelir mi bilmiyorum da geride bıraktıklarınızı düşünün bir de…

Ben sırf bulaşır diye elimi sıkmayan dostlarım olduğunu  biliyorum zamanında …

Bir seferde 8000 Tl lik ilacı almak zorunda kaldığımı biliyorum…

Sabaha kadar kıvranıp o biraz önce sözünü ettiğim çakmaklı deneyin kat be kat acısını çektiğimi hatırlıyorum…

En kötüsü birilerinin beni değil de benim birilerini ardımda bırakma telaşını biliyorum…!

Uzun süredir kanser ile iç içe olduğum için  çok iyi biliyorum.Sizi de hastaları da…Ama hayatın çoğumuza acımasız davrandığını düşünüyorsanız, gidip Onkoloji koridorlarında 15 dakika dolaşmanızı tavsiye ederim…

Moraliniz bozulursa aklınız da olsun,o insanların  sizin bozuk moralinizde dahil olmak üzere kat be kat morale ihtiyacı var …

1900lü yıllarda iki bilim adamı Griffith ve Avery fareler üzerinde deney yaparak yüzlerce farenin ölümüne neden oldu. Bunun üzerine Tanrı fareler insanlardan intikam alabilsin diye veremi yarattı.