deneys

Hapishanede gerçekleştirilecek deney için bir mahkum seçildi. Yalan söylerse elektrik verileceği gardiyanlar tarafından ona belirtildi ve deney başladı. İşin ilginç tarafı deneyde elektrik kullanılmadı. Sadece elektrik sesi verildi fakat mahkum bundan bihaberdi. Gardiyanlar mahkuma çeşitli sorular sordu. Aslında soruların bir önemi yoktu, verilen cevabınsa hiç önemi yoktu. Gardiyanlar kafalarına göre "Yalan söylüyorsun" diyip elektrik sesi vermeye başladılar. Mahkumsa acılar içinde "YALVARIRIM DURDURUN DOĞRUYU SÖYLÜYORUM" diye yalvardı. Elektrik sesi gelmesine rağmen onu hissediyordu. Gelelim başka bir olaya eminim hepimiz yaşamışızdır; gittiğiniz restoranta canınız soğuk bir kola çekti, garsonda biraz yorgun... "Pardon, ben bi kola alabilir miyim?" "Tabii efendim" ve garson kolanızı bir bardağa doldurdu, size servis etti. İçtiniz "OH SOĞUK KOLA" dediniz tadını aldınız derken biraz beklediniz ve ice tea tadı geldi, bir baktınız ki ice tea getirmiş garsonumuz. Aslında çoğu şeyi beyniniz oluşturur. Beyin orijinallerle değil kendi oluşturduğu kopyalarla muhattap olur. Olmayan şeyleri beyniniz sayesinde var edebilir; duyabilir, görebilir, tadabilirsiniz hatta hissedebilirsiniz.

Coming Soon To #Instagram
From The Directors of #ScarFace #GodFather #BoysInTheHood #Juiced #Friday comes a new kind of Gangster that will make you change his Pamper and Eye Dog you out
WHAT ARE YOU LOOKING AT PART 3 … This time it’s #Mom Turn … Rated PG #Nephew #GrandmaAndGrandsonLove #CuteBabies #Toddlers #Friday #Hangout #Deneys

Tehlikeli Deney (Sosyal Medyasız Hayat)

Facebook daki tüm arkadaşlarımı sildim.
Şimdi hiç dostum kalmadı.
Yani ben paylaşmadıkça;
gülsem kimse bilmeyecek,
Ağlasam kimsenin haberi olmayacak,
Şurada ölsem kimsenin ruhu duymayacak.
Ben paylaşmadıkça arayanım, soranım olmayacak.
Hiç dostum kalmadığını ıspatladım kendi kendime.
Tehlikeli ve kanatan bir deneydi.
Gerçeği iliklerime kadar duyumsadım.
Sadece yavru kedim tuhaf tuhaf baktı yüzüme ben ağlarken.
Bir de dört yaşındaki yeğenim aratmış beni annesine: “amcamı özledim” demiş.
Ben uyandım, günaydın herkese…

( baykarınca )

bugün agresif uyandım şu çamaşır suları da çocuğu bahçede oynayıp kirlenen annelerle deney yapıp kalite kanıtlamasın artık başka numaralar baydınız yeter be ya

Ortaokuldayken öğretmen deney için kaktüs istemişti.Babamı arayıp akşama getimesini istemiştim.Babam bakmış bunun çiçeği falan yok , görünce üzülürüm diye bana papatya getirmişti. İşte etrafımda olan insanlarda aradığım düşünce modeli budur.

OLGUN DENEYİMLİ ERKEK

Mrb olgun evli çiftler ve bayanlar ile deneyimli erkek isteyen Bayanlar Evli çiftler önce güzel bir masaj sonra doyumsuz sex isterseniz ekleyin tanışalım 18 cm kalın yarrak var kolay kolay boşalmam ve kadını yalayarak boşaltmadan asla sikmem skyp cem_cam1

sıçrayan tavşan / hayvanlar üzerinde test edilmemiştir (leaping bunny / not tested on animals / cruelty free) logolu ürünleri seçin. Hayvanlar üzeridne deney yapılmamış demektir, DİĞER ÜRÜNLERİ ALMAYIN !!!!

Özgür İrade 

İnsanoğlunun akıl yürütmeye başladığı zamanlardan bu yana filozoflar, ilahiyatçıların saçma kurnazlıklarıyla içinden çıkılmaz hale getirdikleri bu meseleyi irdelemişlerdir. Locke, insanın doğasını, genelleştirme gibi bir küstahlığa düşmeden çözümleyerek inceleyen belki de ilk kişidir. İradenin özgür olup olmadığı üç bin yıldır tartışıladursun, Locke sorunun saçma olduğunu, renk ve hareket ne kadar iradeye tabi ise, özgürlüğün de o kadar tabi olduğunu göstermiştir.

Özgür olmak neyi ifade eder? Gücü ifade eder ya da daha doğrusu, hiçbir anlamı yoktur. İradenin “muktedir” olduğunu söylemek, aslında onun sarı, mavi, yuvarlak ya da köşeli olduğunu söylemek kadar saçmadır. İrade, iradedir. Özgürlük, güçtür. Şimdi, içimizden geçenleri, ama herhangi bir akademik terim veya kabulle aklımızı karıştırmadan, kademe kademe inceleyelim.

Diyelim ata binmeniz teklif edildi. Binmek ya da binmemek şeklinde açık bir tercih belirtmek durumundasınız, çünkü bunun ortası yok. Deney ve uygulama yoluyla kanıtlandığına göre, irade özgür değil, öyleyse ata bineceksiniz? Neden? Çünkü iradem öyle emrediyor – bunu ancak cahil bir insan böyle söyler. Böyle bir cevap saçmalıktır; akıl veya sebep olmaksızın hiçbir şey yapılamaz. Peki, o zaman, iradenizin oluşmasına sebep olan nedir? Beyninize sunulan mantıklı fikir mi; baskın veya kararlaştırmış fikir mi; şimdi de şöyle diyeceksinizdir: Baskın bir fikre karşı koyamaz mıyım? Hayır, karşı koymak için de bir neden gerekir, iradeyi sarsabilecek daha da güçlü bir başka neden.

Fikirler ve dolayısıyla, irade edinilir. Fikir varsa irade vardır; sonuç olarak, “özgürlük” kelimesi hiçbir anlamda “irade”ye ait değildir.

Bana soruyorsun: Düşünce ve irade senin içinde nasıl biçimlendi? Cevabım, bununla ilgili hiçbir şey bilmediğimdir. Dünyanın nasıl biçimlendiğini ne kadar biliyorsam, fikirlerin nasıl yaratıldıklarını da o kadar biliyorum. Sadece karanlıkta -anlaşılamaz makinemize ilham veren her şeye başvurabiliriz- el yordamı ile araştırmaya iznimiz var.

Demek ki “irade” özgür olarak adlandırılabilecek bir meleke değil. Özgür-irade, akademisyenlerin boşladığı, kesinlikle anlamsız bir kelime; uğraşmaya değmeyecek bir kuruntu, mitolojik canavar.

Peki, o zaman özgürlük nerede oluşur? İstediğimiz şeyi yapma gücünde mi? Odama gideceğim, kapı açık, girmekte özgürüm. Ama diyelim, kapı kapalıysa ve ben olduğum yerde duruyorsam, özgürce mi durmuş olurum? Kendimizi açıklayalım, demek ki sen o zaman durmak için sahip olduğun gücü kullanıyorsun, bu güce sahipsin ama dışarı çıkma gücüne değil.

Şu halde, hakkında ciltler dolusu yazılmış olan özgürlük, sahici anlamına indirgendiğinde, harekete geçme gücünden ibarettir.

“Bu adam özgürdür” ifadesi hangi anlamda konuşulmalı? Sağlık, kuvvet, mutluluk kelimelerini hangi anlamda kullanıyorsak öyle. İnsan her zaman kuvvetli, sağlıklı veya mutlu değildir. Büyük bir tutku, büyük bir engel onu özgürlüğünden veya harekete geçme gücünden mahrum bırakabilir.

Özgürlük ve özgür irade kelimeleri, demek ki soyutlamalardır; güzellik, iyilik, adalet gibi genel terimlerdir. Bu terimler, insanların daima yakışıklı, iyi ve adil oldukları anlamına gelmeği gibi, onların özgür olduğu anlamına da gelmez.

Dahası, özgürlük harekete geçme gücünden ibaret ise bu güç nedir? Bedenimizin bir işlemi ve organlarımızın fiili durumudur. Lebnitz bir geometri problemi çözecekken felç geçirir; kesinlikle o problemi çözme özgürlüğüne sahip değildir. Dinç bir genç adam, tutkuyla âşıktır; kollarında istekli metresi vardır; o anda tutkularını baskı altına almakta özgür müdür? Kesinlikle değildir. Keyif sürme gücüne sahiptir ama kaçınma gücüne sahip değildir. Demek ki Locke, özgürlüğe güç demekte çok haklıymış. Ne zaman bu genç adam, tutkularının şiddetine rağmen kaçınabilir? Ne zaman ki daha güçlü bir fikir ruhunun ve bedeninin zembereklerini aksi yöne doğru kurar, o zaman.

Ama nasıl? Hayvanlarda da aynı özgürlük, aynı güç var mıdır? Neden yoktur? Onların da duyguları, hafızaları, sezgileri ve bizimki gibi anlama yetenekleri var, bizim de davrandığımız gibi hesapsız hareket ederler. Aynı bizim gibi, kendi algılarının doğruluklarına ve kendi organlarının işleyişine göre harekete geçme gücüne sahip olmaları gerekir.

Eğer bu böyleyse, her şeyin makinelerden ibaret olduğunu, evrendeki her şeyin ebedi yasalara maruz kaldığını haykırırız. İyi de, her şeyi milyonlarca yerli yersiz isteğe maruz bırakır mıydın? Ya her şey şeylerin doğasının sonucudur veya mutlak bir efendinin ebedi düzeninin işidir; her iki durumda da, bizler dünyanın makinesinin tekerleklerinden ibaretiz.

—  Voltaire, Philosophical Dictionary
Bir deney, bilimin doğaya sorduğu bir sorudur. Bir ölçüm ise, doğanın soruya verdiği cevaptır.
—  Max Planck
Teleskopla yıldızlara çıkmalıyız.

Bilim bize uzayın sonsuz alanlarını, insan bedenini ve yeryüzünün tarihini anlatır. İnsanlar hep merak ederler. Bu yüzden de dünyayı anlamak isterler. Bilim insanları, bizden farklı olarak merak etmenin de ilerisinde incelediler, deney yaptılar, ve bazen öyle ilginç şeyler buldular ki dünyayı algılama biçimimizi tamamiyle değiştirdiler. Bunlardan neden mi bahsettim sevgili sen? Çünkü bende seni bu insanlar gibi inceleyip, araştırıp her hücreni tanıyıp, insanlara bakış açımı tamamiyle değiştirmek istiyorum. Dünyanın bu kadar çirkin olmadığını varsaymalıyız. Evrenin merkezi bizmiş gibi teleskopla yıldızlara çıkmalıyız. Evrim teorilerini bi kenara bırakıp keşif için düşünülmemiş hatta hayal bile edilmemiş bizim bilimsel araştırmamızı bulmalıyız. Dünyayı sevmezsek başka gezegenlere gitmeliyiz. Sen bi'gel en sevdiceğim.

havanın sıcaklığıyla ilgili ‘’tamamen bilimsel’’ bir deney için gavur bir bayan arkadaşa ihtiyacım var. her şey bilim için. inbox pls.

eser miktarda süt ya da yumurta içeren ürünler vegandır. ve veganizme dair birkaç not.

veganım. et, yumurta, bal yemiyorum. süt ya da ayran içmiyorum. deri, yünden yapılmış herhangi bir şey giymiyorum. hayvanlar üzerinde deney yapılıp insan türüne sunulmuş ürünleri kullanmıyorum. ama eser miktarda süt, yumurta ya da bu tarz ikincil dereceden hayvansal gıda içeren ürünleri tüketiyorum. ve bu beni sıkı bir vegan olmaktan alıkoymuyor. çünkü bu ürünler vegandır.

bu konu ile ilgili sunacağım mantığı aktarmadan önce bazı düşüncelerimi belirtmeliyim:

1 bilinci olan bir canlıyı kendi/kendi türünün faydası için öldürmek veya ondan çeşitli ürünler elde etmek için o canlıyı sınırlandırmak acımasız bir davanıştır. kötü olduğu farkında olunan/olunmayan kötü niyetli bir düşüncedir.
2 bir hayvanın yaşamını, rızası olup olmadığının bilinmezliği içinde elinden alma hakkını kendinde görmek kabul edilemezdir. ardından, öldürüldüğü ana kadar bilinç sahibi olan, bu öldürülmüş formun etini yemek hastalıklı bir davranıştır.
2.ek: bu bölümü okuyup bana, yaptıkları eylemi hastalıklı bir hareket olarak nitelendirmemden dolayı öfkelenenler, bu konuyu daha detaylı ve bencilliklerini bir kenara bırakarak tüm soyutlukları ve güzel sıfatını ekledikleri ahlakları ile düşündüklerinde veganizmin doğruluğunu kabul edeceklerdir.
2.ek2 insan hepçil bir canlıdır. evrim bunu olabilir kılmıştır. evrim canlıların belli koşullara ayak uydurmalarını mümkün hale getirmek için gerçekleşir ve kalıtsal hale gelir. ama bu argüman et yeme eylemini insan için meşrulaştırır niteliktedir denilemez. sahip olunan bilinç bu tartışmayı karmaşıklaştırır ve cevap olarak bu denli üstünkörü bir ifadeyi yeterli bulamaz.
2.not ürünlerde eser miktarda et veya et suyu olma ihtimali söz konusu olmasa da varsayımsal olarak bu olmuş olsaydı o zaman bu ürünleri tüketmeyi reddederdim. 
3 veganların büyük bir kısmı yumurtadan, sütten, peynirden, baldan ya da benzeri ikincil hayvansal ürünlerden iğreniyor değil. bir noktada yararlı ürünler olduklarını kabul etmemek doğru bilgiyi göz ardı etmek olur. ama bunların elde ediliş şekillerinin yanlışlığından dolayı bunları tüketmek reddedilir. bununla birlikte, varsayımsal anlamda ya da mutlu tavuk örneğindeki gibi elde ediliş şekillerinde zulme dayalı faktörler olmasa da bu gıdaları tüketmemek hayvanlara karşı duyulan saygıyla (+) ilişkindir. özgürlüklerini azami şekilde dahi kısıtlamak ve bize ait olmayanı verme yanlısı olup olmadıklarının belirsizliği içinde alma girişiminde bulunmak yanlış bir çabadır. ve bu sebepten de, yine, bu ürünleri tüketmek reddedilir.
3.not ikincil hayvansal gıdalar için oluşturulan talepler ortadan kaldırılılarak bu gıdaların, çeşitli yollarla temin edildiği hayvanları özgürleştirdiği/gelecekte özgürleştirmiş olacağı doğrudur.
4 veganizm belli mantık çerçevesinde oluşmuş etik bir yasadır. “eser miktarda süt içeren ürün vegan değildir.” gibi mantık dışı bir tutum veganizmde dogmalar oluşturmak ve bu vasıtayla veganizm düşüncesini itibarsızlaştırmaktır. veganizmin, dogmalara dayalı bir dini inanç olarak anılmasına neden olur.

gayet basit olarak,

tarifinde hayvansal gıda içermeyen bir ürünün yine de eser miktarda ikincil dereceden hayvansal gıda içerebilir olmasının nedeni, üretim bandının, bahsettiğimiz hayvansal gıdaları tariflerinde içeren ürünlerin de üstünde üretildiği bant olmasından kaynaklıdır. örneğin bizim, eser miktarda yumurta içeren bir ürünümüzün tarifinde yumurta mevcut değil fakat tarifinde yumurta içeren farklı bir ürün ile aynı bantta hazırlanıyor ve hazırlanış esnasında banda vegan olmayan üründen dökülmeler-sıçramalar olabiliyor. bu sebepten, belki, aslında tarif bazında vegan olan ürünümüz eser (iz) miktarda yumurta içeriyor durumda oluyor. bu ürünün eser miktarda yumurta içerişinin belirtilme sebebi oluşabilecek zehirlenmeleri önleme amaçlıdır. alerjen uyarısı mahiyetindedir. şu var: içinde eser miktarda yumurta bulunan bu ürünün içinde yumurta bulunması açısından bir talep oluşturmuyoruz.

bu ürününün tüketiminin üretici firmaya bu gerekçe (ürünün vegan ürün olmaktan bu yolla çıkması gerekçesi) sunularak azaltılması sadece bu ürünün yapıldığı bandın değiştirilmesini sağlar. bunun değiştirilip değiştirilmemesi de hayvan özgürlüğü için hiçbir fark oluşturmayacaktır. çünkü müşterilerini kaybetmek istemeyen firma hayvansal gıda içeren ürünleri üretmeye, artık farklı bir bantta, devam edecektir. -buna rağmen kendilerinin tam anlamıyla vegan olduğunu ısrarla dile getiren gruplar ya da kişiler yüzleri gülerek, haklı oldukları bir davayı kazanmışçasına bu ürünü tekrardan tüketmeye başlayacaklardır. halbuki değişen bir durumdan, bir zaferden söz edemeyiz. bu noktada, dogmalar oluşturan bu insanlara karşı yeni bir düşünce ortaya atılabilir: eğer z markası vegan bisküvi üretirken aynı zamanda vegan olmayan bisküvi de üretiyorsa, z markasının hiçbir ürününü almamak gerekir. ki bu düşünce “eser miktarda hayvansal gıda içeren ürünler vegan değildir.” düşüncesinden çok daha mantıklıdır.-

yani bu eser miktarda hayvansal bir şeyler içeren ürünleri tüketmeme konusunun üzerinde gereksiz kararlılıkla durulması, esasen belirttiğim sebepten ötürü -hayvanların yaşamlarının kurtarılması konusuna bir yarar sağlamadığından- veganizmin dışında kalan bir konudur. arz-talep ile olan bağıntısına dair inanç, yanlış kurulmuş bir mantığın oluşturduğu bir yanılsamadır. veganizmdeki bir mahalle baskısıdır. ve daha önce belirttiğim gibi veganizmi akıldan uzaklaştırmaktır. ve belki biraz da insanlara bir parça daha uyumsuz gözükme çabasıdır. ne yazık ki bu uyumsuz olunuşun hiçbir değeri yoktur, ve bu uyumsuz olmak değildir.

eser miktarda ikincil derecede hayvansal gıdalar içeren ürünler vegandır. bu faydacılık ürünü bir yaklaşım değildir.