decalogue 1

Çocuk:Birisi öldüğünde neden gazetede duyurulur?
Babası:Belki de basmaları için para veriyorlardır.
Çocuk:İnsanlar neden ölür?
Babası:Değişir; kalp krizi, kanser, kaza, yaşlılık.
Çocuk:Yani, ölüm ne demek?
Babası:Kalbin kan pompalaması durur, beyne kan gitmez, hareket durur, her şey durur. 
Her şey biter.
Çocuk:Geriye ne kalır?
Babası:Bir insan ne yaşamışsa, bu onun anıları ve bıraktıklarıdır.
Anılar önemlidir.
Yine bababası devam eder:Birisini, belli özelliklerini, belli yanlarını hatırlarsın. Onun yüzünü, gülüşünü, bir dişinin eksik olduğunu hatırlarsın.
Babası:Bunları düşünmek için çok gençsin. Sabah sabah benden ne istiyorsun?
Çocuk:Süt ekşimiş.
Babası:Evet, ekşimiş.
Çocuk:“Ruhunun huzura kavuşması için”,
Hiç ruhtan bahsetmedin.
Babası:Ruh diye bir şey yok.
Çocuk:Teyzem olduğunu söyledi.
Babası:Bazıları ona inanarak daha rahat eder.
Çocuk:Sen inanıyor musun?
Babası:Ben mi? Açıkçası bilmiyorum.
-Neden? Ne oldu?
Çocuk:Hiç, sadece soruların cevabını bulduğumda mutlu oluyorum.
Bir de güvercinler ekmek kırıntılarına geldiğinde mutlu oluyorum.


Krzysztof Kieslowski,  Decalogue I