da yi

Korean Grammar - Verbs [Part 3/∞]

At long last, here’s a list of some very common verbs in Korean!~

Enjoy!

*remember to try and sound out each word before peeking at the romanization!~

오다 (oh da) - to come

가다 (ga da) - to go

먹다 (meok da) - to eat

마시다 (ma shi da) - to drink

주다 (joo da) - to give

갖다 (gaj da) - to have

받다 (bad da) - to receive 

배우다 (bae woo da) - to learn

가르치다 (ga reu chi da) - to teach

공부하다 (gong bu ha da) - to study 

연습하다 (yeon seub ha da) - to practice

일하다 (il ha da) - to work

준비하다 (joon bi ha da) - to prepare

앉다 (anj da) - to sit

운동하다 (oon dong ha da) - to exercise

쉬다 (shwi da) - to rest

일어나다 (yi reo na da) - to stand up

걷다 (geot da) - to walk

달리다 (dal li da) - to run

춤추다 (choom chu da) - to dance 

일어나다 (yi reo na da) - to wake up

자다 (ja da) - to sleep

꿈꾸다 (kkum kku da) - to dream

악몽 꾸다 (ak mong kku da) - to have a nightmare  

울다 (ool da) - to cry

웃다 (oot da) - to smile/laugh

듣다 (deud da) - to listen/hear

말하다 (mal ha da) - to talk, speak

보다 (bo da) - to see

감다 (gam da) - to close (one’s eyes)

빌리다 (bil li da) - to lend/borrow

돌려주다 (dol ryeo joo da) - to return

열다 (yeol da) - to open

닫다 (dat da) -  to close to open

사다 (sa da) - to buy

내다 (nae da) - to pay

팔다 (pal da) - to sell 

신다 (shin da) - to wear (shoes, socks, footwear)

입다 (ib da) - to wear (clothes)

벗다 (beot da) - to remove/take off/undress (clothes)

이기다 (yi gi da) - to win

지다 (ji da) - to lose 

읽다 (ilk da) - to read 

쓰다 (sseu da) - to write/to wear

기억하다 (gi yeok ha da) - to remember

잊다 (it da) - to forget

시작하다 (shi jak ha da) - to start

끝나다 (kkeut na da) - to finish  

묻다 (moot da) - to ask

대답하다 (dae dab ha da) - to answer 

출발하다 (chul bal ha da) - to depart

도착하다 (do chak ha da) - to arrive 

생각하다 (saeng gak ha da) - to think

알다 (al da) - to know

모르다 (mo reu da) - to not know

결혼하다 (gyeol hon ha da) - to marry

축하하다 (chuk ha ha da) - to congratulate

태어나다 (tae eo na da) - to be born

살다 (sal da) - to live

헤어지다 (hae eo ji da) - to separate

운전하다 (oon jeon ha da) - to drive

좋아하다 (joh ah ha da) - to like

싫어하다 (shil eo ha da) - to dislike

사랑하다 (sa rang ha da) - to love

미워하다 (mi wo ha da) - to hate

있다 (yit da) - to have

없다 (eob da) - to not have

들어오다 (deul eo oh da) - to enter

나가다 (na ga da) - to exit

씻다 (shid da) - to wash

청소하다 (cheong so ha da) - to clean

약속하다 (yak sok ha da) - to promise

거짓말하다 (geo jit mal ha da) - to lie

고백하다 (go baek ha da) - to confess

요리하다 (yo ri ha da) - to cook

끓이다 (kkeul yi da) - to boil

썰다 (sseol da) - to chop, slice

튀기다 (twi gi da) - to (deep) fry

재다 (jae da) - to measure, weigh

섞다 (seok da) - to mix, blend

굽다 (gub da) - to roast, grill, bake

볶다 (bokk da) - to stir fry

찌다 (jji da) - to steam

휘젓다 (hwi jeot da) - to stir

까다 (kka da) - to peel

만나다 (man na da) - to meet

주문하다 (joo mun ha da) - to order

전화하다 (jeon hwa ha da) - to make a phone call

타다 (ta da) - to ride

필요하다 (pil yo ha da) - to need

도와주다 (do wa joo da) - to help

하다 (ha da) - to do

걱정하다 (geok jeong ha da) - to worry

보내다 (bo nae da) - to send

사용하다 (sa yong ha da) - to use

싸우다 (ssa woo da) - to fight

Hope this helps and happy studying!~

[p/c 19tc.tumblr.com]

2011 yapımı bir Terrence Malick filmi. Cannes’da Altın Palmiye'yi kazanan, üç dalda Oscar'a aday olan filmin görüntü yönetmenliğini Birdman, The Revenant gibi fimlerde de çalışarak üç kez En İyi Sinematografi Oscar'ını kucaklayan Emmanuel Lubezki üstlenmiş.

Film 1950'li yıllar Amerika'sında muhafazakar O'brien ailesi üzerinden varoluşu temellendirerek fakat bunu sözcüklerden ziyade duygularla anlatmaya çalışarak ilerliyor. Dolayısıyla filmde başı ve sonu olan bir olaydan bahsetmek güç. Filmin kurgu ekibinden Mark Yoshikawa bu konu hakkında “Hedefimiz bir olay örgüsü yaratmaktan çok bir deneyimyaratmaktı.” demiş.

Filmin başında karşımıza iki yol çıkıyor; doğanın yolu (way of nature) ve inayet yolu (way of grace). Kısaca doğayla inancın çatışmasına tanık oluyoruz. İlerleyen sahnelerde anlaşılıyor ki bu ikilik, anne ve babanın karakterlerinde vücut bulmuş.

O'brien ailesinin üç erkek çocuğundan birinin 19 yaşındayken hayatını kaybetmesi filmin kırılma noktası. Bu noktadan sonra hikaye, ailenin büyük oğlu Jack'in çocukluğu ve kardeşiyle ilgili anıları üzerinden ilerliyor. Otoriter bir babanın (Brad Pitt), duyarlı, sevgi dolu ama pasif bir annenin (Jessica Chastain) dünyayı algılama biçimleriyle çocuklarını yetiştirme şekilleri arasındaki farklılıklar ön planda.

Film, çocuğunu kaybeden annenin “Neden?” sorusuyla başlıyor. Bu aslında bir sorudan ziyade tanrıya yakarış. Yönetmen de bu soruya cevap aramak için en başa, yani “Büyük Patlama"ya dönüyor. Yarım saat süren bu evrenin oluşumu sekansı, bir tür ‘saygı duruşu’ gibi. 'Buradaydık ve bunlar yaşandı, karşısında da bu kadar küçüğüz. En önemlimiz bile o kadar önemsiz ki, bir saniyelik bir esintide sürüklenen kum bulutundan, denizanasının dalgalanmasından farksız.’ Bu kısımda müzikler bütün bu görselliği bütünleyen, çok daha etkileyici kılan şeydi benim için. Zbigniew Preisner'ın ”Lacrimosa“sı eşliğinde adeta bütün evreni hüzünle kucakladım izlerken.

Dinozorlar çağını da gördükten sonra ailenin çocuklarının doğumuna, büyüdüklerine şiirsel bir dille tanıklık ediyoruz. Filmin müzikleri dışında etkileyici diğer nokta muazzam sinematografisi elbette. Çekimlerde doğal ışığın kullanılması, filozofik akan cümleler, sanki bir film değil, bir ailenin hayatından kesitler izliyormuş hissiyatı veren doğal oyunculuklar… Özellikle çocuk oyuncuların kamerayı unutmuş haldeki kendiliklerine hayran kaldım.

Terrence Malick'in filmi anlatış biçimi onun daha önce felsefe profesörlüğü de yaptığını göz önünde bulundurursak pek de şaşırtıcı değil. Fakat yönetmenin dış ses kullanımı, felsefi ve şiirsel dili, 'olay'a odaklanmak isteyenleri tatmin etmeyebilir. Duygusal anlamda katılım beklediği için ve 'her şeyin başı'na dönülen kısımlar yüzünden bazı izleyicilere estetik anlamda şişirilmiş gelebilir.

Benim için adeta felsefi bir meditasyon, bir şiirin fotoğraf kareleri gibi bir fimdi The Tree of Life. Tavsiye olunur.

anonymous asked:

4N1K'ya ergen kitabı diyen arkadaş Tolstoy'u ya da Dostoyevski'yi mi okuyormuş her gün? 'kitabı kapağına göre yargılamak aptallıktan başka bir şey değil

👍💞 buradan o arkadaşa duyurulur. Hadi yine okumuş olsa anlarım ama bu da olmaz yanii msösnsm