bus 5

  • Terroriser: So. Who broke it? I’m not mad. I just want to know.
  • Moo: I did. I broke it…
  • Terroriser: No. No, you didn’t. Nogla?
  • Nogla: Don't look at me. Look at Lui
  • Lui: What?! I didn’t break it.
  • Nogla: Huh. That’s weird. How did you even know it was broken?
  • Lui: Because it’s sitting right in front of us and it’s broken!
  • Nogla: Suspicious.
  • Lui: No, it’s not!
  • Ohm: If it matters, probably not… Bryce was the last one to use it.
  • Bryce: Liar! I don’t even drink that crap!
  • Ohm: Oh really? Then what were you doing by the coffee cart earlier?
  • Bryce: I use the wooden stirrers to push back my cuticles. Everyone knows that, Ohm!
  • Moo: Alright let’s not fight. I broke it, let me pay for it, Brian.
  • Terroriser: No. Who broke it?
  • Mini: [whispering] Terroriser, Wildcat's been awfully quiet…
  • Wildcat: Really?!
  • Mini: Yeah, really!
  • ...
  • Terroriser: I broke it. I burned my hand so I punched it. I predict ten minutes from now, they’ll be at each other’s throats with warpaint on their faces and a pig head on a stick. Good. It was getting a little chummy around here.
Babam gidiyoruz dediinde 13 ya覺ndayd覺m. Evim diye bildiim topraklar覺 b覺rak覺p, Türkiye’ye doru yola ç覺kt覺k. “Türkçe bilmiyorum ki, okula nas覺l gideceim” diye düünüyordum. Babam覺n çok fazla paras覺 da yoktu. Okula gitmek yerine bir fabrikaya girdim. Art覺k içiydim. Y覺llar geçti. Ayten’i tan覺d覺m. Hala içiydim, hayat hala zordu. Evlendik ve üç çocuumuz oldu. Çocuklar覺n hepsi güzel olur da, nedense en küçük olan hep daha farkl覺 bir yere konur ya, ite bizim ufakl覺k da bir bakayd覺. Daha annesinin karn覺ndayken bile rahat durmuyordu. Benim diyen forvet öyle tekme yememitir, Ayten’in yedii kadar. Yani 9 ay boyunca bir hakem olsa yan覺m覺zda, her gün çift sar覺dan k覺rm覺z覺y覺 yerdi. “Bak han覺m, senin olun bu gidile futbolcu olur” demitim. Ayten’i doum için SSK’ya götürdüm. Bembeyaz tenli, renkli gözlü, 4 kilodan a覺r bir bebek olarak dünyaya geldi. Ayten de yedii tüm tekmeleri unuttu gitti. Okul ça覺 gelince, okula gönderdik ama akl覺 fikri topta. Ben de gençken futbol oynad覺m ama bu bir baka. Gözü futbol topundan baka hiçbir ey görmüyor. Mahalle aras覺nda futbol oynuyor, gürültüden dolay覺 komulardan hep ikayet al覺yoruz. Mahallenin gençlerinin oluturduu bir futbol tak覺m覺 varm覺. Gitmi o kulübe girmi. Akam eve geliyorum, olan kanter içinde, su gibi olmu, soban覺n yan覺nda 覺s覺n覺yor. Annesi tuvalette çamurlu ayakkab覺lar覺n覺 y覺k覺yor. Dier çocuklar覺ma bak覺yorum, hep ders çal覺覺yorlar. Bu daha kitaplar覺n覺n kapa覺n覺 açmam覺. Kitaplar kullan覺lmad覺覺 için öylesine yeni gibi duruyor ki, her senenin sonunda o kitaplar覺 sat覺p, kendisine harçl覺k yap覺yor. 10 ya覺na gelince tutturdu beni seçmelere götürün diye. Ayten ona zaten hiç k覺yamaz. O ne isterse yapar. Ertesi gün dolmua binip, ehrin süper ligde oynayan tak覺m覺n覺n seçmelerine gittiler. Annesi anlatt覺, binlerce çocuk varm覺. Onlar覺n aras覺ndan bizimkini seçmiler. -襤smail görmeliydin halini. Dolmua bindik eve geri dönüyoruz, sevinçten yerinde duram覺yordu. “Anneciim sana söz veriyorum. Seni saraylarda yaataca覺m” dedi bana. -Altyap覺da para da vermiyorlar. Nas覺l göndereceiz, formas覺, eofman覺, dolmu paras覺. -Ses etme 襤smail. Allah büyük, yapar覺z bireyler. Benden gizli gizli annesiyle gidip, taksitle krampon alm覺lar. Ev ile antrenman yap覺lan yer aras覺 10 km mesafe var. Hergün yürüyerek gidiyor. Soukta elleri, yüzü morarm覺 biçimde geri geliyor. Çocuk s覺cak bir banyo yapacak, tüp bitecek diye ofbeni bile açm覺yorlar. Dier taraftan, Ebru ile Engin’in dershanelerine para yetitirmeye çal覺覺yoruz. Ayten her akam, onun k覺yafetlerini y覺kay覺p, soban覺n yan覺nda kurutuyor ki, sabaha haz覺r olsun. Bu çile 5 sene boyunca sürdü. Erkek Lisesi’ne giderken bir gün Tarih öretmeni annesini ça覺rd覺. “Han覺mefendi, bu çocuun kafas覺 bo, bundan birey olmaz” dedi. Hepimiz biliyorduk onun futboldan baka hiçbir eye ilgisinin olmad覺覺n覺. Zaten o y覺l覺n sonunda ilk profesyonel imzas覺n覺 da att覺. 100 milyon lira verdiler. 10 liras覺n覺 cebine koymu, 90 liras覺n覺 annesine vermi. Ayten de gitmi, 90 lirayla olu güçlensin, toplara daha iyi vursun diye et alm覺, muz alm覺. Nerede pahal覺 ey var, gidip alm覺, gelmi mübarek. Bir süre sonra Ankara’dan transfer teklifi geldi. Annesi alad覺 etti ama kendisiyle ayn覺 kulüpteki iki arkada覺yla birlikte Ankara’ya gittiler. Daha 16 ya覺ndayd覺. 襤ki arkada覺 yapamam覺lar dönmüler. Bizimki her akam yorgan覺n alt覺na girip, anneciim, babac覺覺m diye al覺yormu. Annesiyle telefonda konumu. Annesi “istersen dön yavrum” demi. “Sizin için kal覺yorum. Para kazanmam, sizi rahat yaatmam laz覺m” diye cevap vermi. O sene 2 milyar para kazand覺. Hepsini bize gönderdi. T覺pk覺 öldüü güne kadar yapt覺覺 gibi. Ve bugün, sahip olduumuz hereyi ona borçluyuz. En son ald覺覺 arabay覺 bile annesinin üzerine yapm覺. Evlad覺n hay覺rl覺s覺n覺 yetitirmiiz. O gidiyorum dediinde 26 ya覺ndayd覺. Onu transferin son günü, cennete transfer ettik. Umar覺m oralarda bir yerlerde, taksitle krampon sat覺l覺yordur.
10

Ranwu Lake Campsite by Xiao Yin Architecture Design Firm

The campsite is located in Lare Village, Ranwu Lake. Its north is the winding G318, and its south is the dreamland Ranwu Lake. The campsite is the best spot for self-drive travelers to stop and enjoy the beautiful scenery of Ranwu Lake. The campsite is high in the north and low in the south, with maximum altitude difference of 13 meters. The terrain slopes gently and is broad with a spectacular field of view. There are green grass and ancient trees beside the lake, green pine trees and azalea flowers on the mountainside, and blue sky and floating clouds above the mountains.

With a total project area of about 70 mu, Phase 1 Project uses an area of 2,400 square meters, and is composed of integrated service center, 9 high-end holiday hotel buildings, bar, tea bar, Tibetan specialty exhibition and sales center, BBQ buffet, medical assistance center, star-rated bathroom facilities, tent camping, 176 car parking lots, 5 tour bus parking lots, 7 RV parking lots, etc.

3

every letterby @bleebug

But you must know that what I felt for her never even came close to what I felt for you. I craved your approval and love more than anything. And just the thought of losing you made me physically ill; it absolutely wrecked me. I couldn’t possibly fathom a world in which Emma Swan and Killian Jones were no longer best friends. And my heart ached for a world in which we were more.

more aesthetics | manips | links

ocuklara ne oluyor?

- Alo, polis amca…

- Efendim k覺z覺m.

- Annemi 繹ld羹rd羹m!

*

Deniyor ki:

“ocuklar覺m覺za ne oluyor?”

*

Sa癟lar覺 d繹k羹l羹yor.

Uykudan s覺癟rayarak uyan覺yorlar.

Mide spazm覺 ge癟iriyorlar.

Baz覺lar覺 kab覺z, baz覺lar覺 ishal.

Kimi ha bire yiyor.

Kimi yemeden i癟meden kesiliyor.

Haf覺za kayb覺 ya覺yorlar.

Sebepsiz yere balar覺 d繹n羹yor.

Korkuyorlar.

Elleri titriyor.

H覺r癟覺nla覺yorlar, aniden parl覺yorlar.

Dokun, al覺yorlar.

Alt覺n覺 覺slatan var.

Regl d繹nemleri sap覺yor.

*

Hen羹z 10-11 ya覺ndalar.

*

S覺nav say覺s覺n覺 azaltacaklar覺na, g羹ya

reform yapt覺lar, s覺nav覺 art覺rd覺lar…

Manyaa 癟evirdiler 癟ocuklar覺m覺z覺.

*

Anneler zaten kafay覺 yedi…

- al覺.

- al覺t覺m.

- Daha 癟al覺.

24 saat kavga.

*

1975'te 150 tane dershane vard覺

bu memlekette… u anda 5 bin.

*

Netice?

El 獺lemin 癟ocuklar覺 Disneyland'a

gidiyor… Bizimkiler psikiyatra.

*

Onun i癟in, b覺rak覺n vatana millete

ailesine hay覺rl覺 olmas覺n覺 filan…

Kafan覺za s覺kmad覺覺na dua edin.