bilendir

Dua ve Adabı

Selâmun aleyküm kardeşlerim, şüphe yok ki dua müminin silahıdır / Ed duaü silahu'l mümin. Bir çok ayet ve hadis de bu bize vurgulanmış ve Allah bizden dua etmemizi istemiştir.

“Resûlüm! De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” Furkan:77

Lakin dua etmek ibadet olup, üstün sayıldığı için bunun bir edebi vardır. Dua ederken Allahtan istediğimizi unutmayarak cümleleri, kelimeleri iyi seçmemiz gerekir. Allah bağışlayıcıdır, biz de hatalı canlılarız dua ederken yanlış şeyler söylersek Allah inşallah affedecektir. Fakat dua ettikten sonra isyan içine düşersek bu büyük suçtur, “Allah neden duamı kabul etmiyor, neden istediklerim olmuyor, herkesin kabul ediyor ben kulu değil miyim? galiba Allah beni görmüyor” gibi sözlerden kaçınmak gerekir. Şüphesiz ki Allah tüm duaları hatta dil ile söylenmeyip kalbinizden geçirdiğiniz duaları da bilendir. Adem aleyhisselamdan son insana kadar edilecek tüm duaları da bilendir, Allahı hiçbir şeyden habersiz sanmayın. Allah sadece sizin için en hayırlı olacak anı bekliyor, çünkü siz bunu bilemiyorsunuz.

“Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.“  | Bakara:216

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulalah aleyhissalatu vesselam buyudular ki: “Acele etmediği müddetçe her birinizin duasına icâbet olunur. Ancak şöyle diyerek acele eden var: “Ben Rabbime dua ettim, duamı kabul etmedi.” | Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikr 92,Tirmizî, Daavât 145, Ebû Dâvud, Salât 358

Biz aciz kulların ağzından çıkan her dua doğrudan Allaha gidiyor, bugün önemli(!) bir insan ile görüşmek için dahi araya insanlar sokmak zorunda kalıyorken alemlerin Rabbi olandan her şeyi rahat rahat isteyebiliyoruz. Hal böyleyken dualarımızı neden doğrudan ona sunmuyoruz, neden direk Allahtan istemiyor da mekke müşrikleri gibi araya aracılar koyuyoruz?

“Eğer kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben onlara çok yakınım. Dua edenin duasına, her zaman karşılık veririm. Öyleyse kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulabilsinler.” | Bakara:186

Buraya kadar Allahın istediği şekilde dua etmemize rağmen duamız kabul olmayınca-ki biz bunu bilemeyiz, belki Allah uygun bir zamanı bekliyordur-  hemen öfkelenip isyana düşüyoruz? Koskoca alemlerin Rabbine doğrudan ulaşıp ondan isteklerde bulunuyoruz buna şükür edeceğimiz yer de, duamız gecikince veya olmayınca hemen isyana düşüyoruz. Oysa güvendiğimiz bir insan istediğimiz bir şeyi yapmayınca veya onu belli sebeplerden aksattığı zaman dahi “canı sağ olsun” diyoruz. Allah övgülerin en güzelini hak edendir, asıl ona böyle davranmamız gerek. Ettiğimiz dua beklediğimiz gibi cevap almayınca “Allah büyük, ben bir dua daha edeyim” dememiz gerek. Bugün bir mesaj gitmeyince dahi defalarca tekrar tekrar deneyen biz insanlar bir dua kabul olmayınca-tabi kabul olup olmadığını da bilmiyoruz-hemen dua etmeyi kesiyoruz.

Allah‘a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah talep etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.” | Tirmizî, Daavât 145 

“İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.” | İsra:11 

Şimdi kötünün gelmesi için mi dua edeceğiz yoksa dua edip gerisini yedi göğün sahibi olan Allah’a mı bırakacağız? karar sizin.

Allah dualarınızı hayırlı olanlardan kılsın.

Nasıl anlatılır ki bir dua'nın kalbe verdiği huzuru dile getirmek. Bizi sahibimizden başka kim anlayabilir ki?
—  ‘’Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir.’’ Nisa147

mavibizdehuydurazizim asked:

Bakara 2/256 لاَ إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىَ لاَ انفِصَامَ لَهَا وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ Dinde zorlama yoktur. Artık doğru ile yanlış, birbirinden ayrılmıştır: O halde, şeytani güçlere ve düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam mesnede tutunmuşlardır: Zira Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Allah razı olsun efendim Selam ve dua ile 

anonymous asked:

Annelerin degilde babaların bedduları kabul oluyormuş doğru mu?

Öncelikle İslam dini anne/babaya karşı yapılacak her türlü saygısızlığı haram kılmış, onlara yapılan yardımların en hayırlı ibadetlerden olduğunu belirtmiştir. Sorunun alt yapısı hemen “evet/hayır” cevabını kaldıramayacağı için derin ele almak gerekir. Anne/baba evladından ne isterse meşru olan şartlar altında  evlat onların dilediği her şeyi yapmak zorundadır, bu Allahın emridir keyfi bir mesele değil. Dikkat edilmesi gereken nokta “haktan” ayırmayacak, meşru isteklerdir. Onun dışında haksız yere edilen hiç bir beddua kabul görmez, Allah her şeyi hakkı ile bilendir. Öyle ki anne/babaya bu kadar büyük hak verilmişken onların dahi haksız yere ettiği beddua Allah katında değersizdir. Toplum da herkes ya anne, ya baba yada evlattır. Evlat olduğumuz günler de anne/babamızın isteklerini elimizden geldiğince yerine getirmek ile yükümlüyüz, aksi halde onların rızasını alamamak hesap günün de büyük bir bedeldir. İslam için de olan bir anne/babanın evladına beddua etmesi çok çok zor bir ihtimaldir, lakin bizim de bunu onlara yaptıracak edepsizlik ve saygısızlıklardan kaçınmamız gerekir. Son olarak anne/baba hakkında bir çok hadis olmasına rağmen bana göre en önemlisi olan hadisi aktarmak istiyorum:

“Anne babasına, ikisinden birine yahut her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de cennete giremeyen kimsenin burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün!” | Müslim 2551/9, Buhari Edebü’l-Müfred 21

anonymous asked:

Oo antikemalist-seriatcı abi bile seni engellediyse sende bir sorun vardır. Hıyar seni

Ve aleyküm selam kardeşim. Efendimiz de Mekke de hor görüldü Taif’te taşlandı yerinden yurdundan elildi ama davasında dönmedi. Kimsenin ardından konuşmayacağız. ALLAH kalplerdekini bilendir. Ben bütün konuşmaları engelledim. Mevlam hidayetini nasip etsin.

Allah asil sizlerden razı olsun kardeslerim. Çok buyuk bir olgunlukla karsiladiniz her biriniz. Umuyorum ki cikarilmasi gereken butun dersleri gunyuzune cikartmistir Rabbim. Allah herseyi hakkiyla bilendir. Kendimizden saklayabiliriz, insanlardan saklayabiliriz ama Allah’ a gizli kalan hicbirsey yoktur. Hersey asikardir. Allah hesabimizi kolaylastirsin. Aminn..

Cenabi hakkin soyle buyurdugu bazi eserlerden haber olmustur. “-ey kulum,bana itaat et de , senin hakkinda hayirli olan seyi bana ogretme” (allah korusun)
Kuluna boyle sesleniyor.dehset bir ifade. Baba evladinin kendisine birsey ogretir sekilde konysmasindan rahatsiz olur, ogretmen talebesinin, hatta arkadas arkadasinin kendisine birsey ogretir gibi konusmasindan rahatsiz olur. Kul ile Rab kiyas kabul etmez. Cenab-i hak herseyi bilendir. Kul, cenabi hakka nasil birsey ogretebilir ki boyle bir ifadeyi soylemis olsun?
Elimizi acip dua ediyoruz bazen -“yarabbi sunu isterim, yarabbi bunu isterim.” O istedigimiz sey olmaz. Olmayinca uzuluruz. Bazen istemedigimiz birsey olur, olunca uzuluruz.
Biz kendimiz icin o seyin hayir oldugunu zannederiz. Filan kizla evlenmek, filan dukkani acmak, falan araba, filan is benim icin hayirli . Hayir!
O senin icin hayirli mi degil mi henuz bilmiyoruz. Sadece senin su anki zannin onun hayir oldugu yonunde.
Cenabi hak ne diyor? -hakkinda hayirli olan seyi bana ogretme. Sen eger o istedigin seyde israr edersen, hakkinda hayirli olani ogretmis olursun.
Onun neticesinde bedel odettirir. Verir, bedelini de odettirir. O-de-ye-mez-sin!
Sen birseyi isteme, sen istedigin vakit hayirli mi hayirsiz mi oldugunu bilmediginden dolayi bedelini odeyemeyip o seyden mahrum kalabilirsin. Ama birseyi verirse yardimini da gonderir.
Ne diyor saair -“bir seyi murad etme. Olursa inat etme. Haktandir o reddetme. Mevla gorelim neyler, neylerse guzel eyler”
Cenabi hak, Hakkimizda hayir murad ettigi seyi her durumda, tevekkulle, rizayla , tebessumle karsilayabilen kullarindan eylesin.

insanı en sevdiği üzermiş.

 bunun neden doğru olduğunu anlayamıyorum, anlamak istemiyorum belki de. çok sevdik diye mi böyle oluyor yoksa sevmekten gözlerimiz mi kör oluyor? belki de çok sevince salak yerine konuyoruz. nasıl olsa, diyordur sevdiğimiz, nasıl olsa o bana bir şey demez, kızmaz. belki fark etmez, diyordur. 

 ben bir kere aşık oldum, onda da yanlış insanı seçmiştim. evet, ben seçtim. bile isteye aşık oldum, salaklığımdan. pişman mıyım, bilmiyorum. her insan hata yapar, pişmanlık duymak insanı çok fazla yıpratıyor. hem aşık oldum diye pişman olmak ne kadar mantıklı olurdu ki? burada pişman olması gereken biri varsa o da kendini bilendir. 

 şimdi aşkın nasıl bir duygu olduğunu anlatmaya kalkışsam yazmakla bitmez ama yine de biraz bahsetmek istiyorum. üzerinden öyle çok zaman geçti ki… ve ben o kadar uzun zamandır bir şeyler hissedemiyorum ki, anlatmakta güçlük çekeceğimi düşünüyorum. gözlerim dolu dolu oluyor da, inanın üzülmekten değil. o zamanlara geri dönebilmek için nelerimi vermezdim, bilmiyorum. 

 bir insan alın hayatınıza ve onu merkeze yerleştirin. gününüz de geceniz de o olsun. gün boyu yanınızdan ayırmayın da bir de rüyanızda görün. saçının teline zarar gelecek diye kendinizi yeyip bitirin de ona söyleyemeyin, üzülür. güzelliğinden başınız dönsün, aşkından gözleriniz dolsun da ulu orta, ağlayamayın çoğu zaman. kurmamaya ant içtiğiniz hayalleri kurun onunla, kendinizi kaptırmamak için tembihleyin ama yine de bilmem kaç yıl sonrasında görün ikinizi. sesini duyduğunuzda aklınızı yitirin mesela, onunla konuşurken bazen heyecandan sesiniz çıkmasın ama ona hiç belli etmeyin. ya giderse? it gibi korkun gitmesinden. çünkü siz de bilirsiniz, gitmem diyenler hep gidiyor. onu her an gidecekmiş gibi sevin, bazen sizi bırakırsa diye ağlayın ama ona sadece arada sırada söyleyin. sıkılmasın diye ona ne kadar sevdiğinizi belli etmeyin hatta bazen gidecekmiş gibi korkutun onu, o zaman o da size daha çok bağlanır belki. 

 zaman geçsin, tüm bunların yalan olduğunu öğrenin. ağzından çıkacak o tek kelimeye hasret kalın da bir türlü duyamayın. sonra, bir gün yastıklara gömdüğünüz o hıçkırıklarınız bir anda kesilsin, ölür gibi. hislerinizi yitirin ve ne kadar isteseniz de hissettiklerinizi hatırlayamayın. 

 onu onsuz sevmeyi de öğrenin de, bir daha onsuzlukla terbiye etmeniz gerekmesin kendinizi. 

anonymous asked:

Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir. En'am - 13

Allah razı olsun anon ama gönderdiğin ayet Enfal suresi - 13 ait bir meal. Daha dikkatli olursak inşAllah yanlış bilgilendirip vebal altına girmeyelim :) 

En’am 3 ise :  Gece ve gündüzde barınan her şey O’nundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir 

Dualarda var olmak dileği ile :)

825 km uzaktaki bir erkekği seven kuzenim var. Uzaktan sevmek onun kadar iyi bilmiyorum tamam kabul ediyorum bunu. Ama ne hissettiklerini anlayabiliyorum. İşte bir kadın bu kadar sevebilir. Hiç dokunamadığı, hiç kokusunu hissetmedigi ve hiç gözlerini yakından görmediği birine aşık olan bir kadın. Hiç canlı olarak görmediği birini hayatının içine tamamiyle katmış bir kadın, hiç sarılmadığı biri için göz yaşı dökecek kadar büyük bir kalbi olan kadın. Bir kadın bu kadar sevebilir. En büyük hayali bir kere olsun onu görmek olan bir kadın,dışardan bakınca çok basit gibi görünebilir. Bir de şu yönden bakın, bir çok kadının hayali bir tek taş bir ev yada araba dir, şimdi birde şunu düşünün tek hayali sizi görmek isteyen bir kadın düşünün bundan daha güzel ne olabilir…

825 km den seven bir kadın birine ait olmayı en bilendir. Ve birine ait olmayı bilen kadın en çok sevilmeyi hak eden kadındır. Böylesine çok seven kadının sevgisine karşılık alamamasını düşünün. Her gece fotoraflarına sarılan bir kadın ne kadar yıkılır inan hayal gücünüz yetmez. Bende kelimeler le anlatamam zaten.

Ağladığında kendi göz yaşını kendi elleriyle silecek kadar güçlü bir kalbe sahip ama sevdiği adamın özleminin verdiği acı karşında diz çöken bir kalbi olan kadın. İşte mesafelerin anlamsız olduğunu bir adama öğretebilecek bir kadın ve bunu anlayamayacak kadar aptal bir adam…


Sonra anlarsın adam çok sonra “elinden bir şey gelmediği zaman” anlarsın

MÜ’MİNLER

ALLAH’TAN BAŞKA İLAH ARAMAZLAR. - 2

Bismillahirrahmanirrahim.

Kasas Suresi ayet  85/88

85. (Resûlüm!) Kur'an'ı  sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.

86. Sen, bu Kitab'ın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmettir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!

87. Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!

88. Allah ile birlikte başka bir İlaha tapıp yalvarma! O'ndan başka ilah yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.

“Ey Peygamber! Allah’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

(Ahzâb, 33 / 1)

📌 Yusuf, “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum.” dedi.
Rabbi, onun duasını kabul etti ve kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı.
Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
| Yusuf Suresi 📖