beyat

Lavinia

“..sana gitme demeyeceğim ama gitme Lavinia. Adını gizleyeceğim sen de bilme, Lavinia.”

Bu dizeler Cumhuriyet dönemi şairlerimizden Özdemir Asaf'ın son zamanlarda oldukça popüler olan Lavinia şiirine aittir. Lavinia ölüm çiçeği anlamına gelir. Yaşadığı yıllarda katıldığı şiir matinelerinde en çok bu şiir istenmiştir. Her ne kadar “r” harfini telaffuz edemese de iyi bir okuyucudur Özdemir Asaf. Tabi ki hiçbir meziyeti kalemini geçemeyecektir.Belki de Özdemir Asaf her zaman şiirleriyle anılacaktır. Elbette bir hikayesi vardı bu şiirin. Yalnız unutulmamalı ki belki herkesin bir hikayesi vardır fakat herkesin bir şiiri yoktur. İşte “Özdemir'in Laviniası’‘nın  hikayesi…

Özdemir Asaf, Lavinia'yı henüz üniversite yıllarında platonik olarak aşık olduğu kıza yazmıştır. Özdemir bu değerli dizeleri bir şiir yarışmasına göndermeye karar verir. Katıldığı yarışmada Özdemir şiiri büyük beğeni toplar ve yarışmayı kazanır. Bir söylentiye göre Özdemir Asaf şiiri okurken aşık olduğu kız da salondadır ve şiirin okunma esnasında salondan ayrılır. Özdemir bu duruma hayli içlenir ve asla duygularını aşikar etmez. Peki ya kimdir Lavinia? Elbette aşık olduğu kızın adı Lavinia değildir dizelerden de anlaşılacağı üzere. Uğruna şiir yazılan bu kadın Mevhibe Beyat'tan başkası değildir. Mevhibe hanım ise İlhan Selçuk'a aşıktır. Yalnız İlhan Selçuk ’'gönülden gönüle” dolaştığı için belki de doğru bir aday olmayacaktır Mevhibe Hanım için. Bunun üzerine bu kez Öztürk Serengil ile evlenir. Bu evlilik de kısa sürer. Daha sonra fotoğrafçı Muhlis Hasa ile evlenen Mevhibe Beyat 11 Eylül 2007'de vefat eder.  Sonuç olarak belki de hiçbir zaman kendisine yazıldığını öğrenemedi Mevhibe Beyat. Belki de Özdemir Asaf böyle istemişti. Kim bilir ismi açıkça belirtilse bu kadar etkileyici ve gizemli olur muydu Lavinia? 

Lavinia

“Sana gitme demeyeceğim. 
Üşüyorsun ceketimi al. 
Günün en güzel saatleri bunlar. 
Yanımda kal. 

Sana gitme demeyeceğim. 
Gene de sen bilirsin. 
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, 
İncinirsin. 

Sana gitme demeyeceğim, 
Ama gitme, Lavinia. 
Adını gizleyeceğim 
Sen de bilme, Lavinia. ” 1957, Özdemir Asaf Kendi Sesinden;

Burak Ete

ÖZDEMİR ASAF'IN LAVİNİA'SI

Soldaki hanımefendi Mevhibe Meziyet Beyat. Nam - ı değer Lavinia… Tabi bu şiir ona yazıldığında bundan bihaberdi. O kadar habersizdir ki Özdemir Asaf bu şiiri üniversite yıllarında platonik olarak yazar ve bir yarışmaya gönderir. Yarışmada birinci olan şiiri okumak için sahneye çıkar Asaf. Kız da salondadır ama ne var ki şiir okurken salonu terk eder. Bunun yüzünden Özdemir Asaf asla açılamaz Mevhibe hanıma. Her ne kadar “R”leri söyleyemese de Asaf'ın düzgün diksiyonu onu en iyi şiir okuyanların içinde yer almasını sağlar. Ve en çok sevilen şiiri de her zaman Lavinia olmuştur. Ne zaman bir yerde şiir okusa bu şiiri her zaman çok istek alır ve her zaman da Asaf bu şiirini sona saklamıştır. Zamanın en güzel kadınlarından olan Mevhibe hanım o zamanlar çevresi tarafından Gilda filminin yıldızı Rita Hayworth‘a ve Marilyn Monroe'ya benzetilirmiş. Şiirin gücü ise burda ortaya çıkmıştır. Yaşamlar sona erse de Lavinia hep yaşamıştır. Birçok kadın Asaf'ın Lavinia'sı olmak istemiştir. Kim bilir belki bir gün yine çıkar bir şairin gönlünden bir Lavinia ve dizelere dökülür… Kim bilir…

Sana gitme demeyeceğim. 
Üşüyorsun ceketimi al. 
Günün en güzel saatleri bunlar. 
Yanımda kal. 

Sana gitme demeyeceğim. 
Gene de sen bilirsin. 
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, 
İncinirsin. 

Sana gitme demeyeceğim, 
Ama gitme, Lavinia. 
Adını gizleyeceğim 
Sen de bilme, Lavinia.

– Özdemir Asaf - Lavinia (1957)

2

“Özdemir Asaf’ın en meşhur şiiridir Lavinia.


“Sana gitme demeyeceğim. / Ama gitme Lavinia. / Adını gizleyeceğim. / Sen de bilme, Lavinia” diye biter. Yazıldığı yıllarda da çok sevilmişti, aradan bu kadar zaman geçti hâlâ bilinir, okunur. 
Peki ama bu “adı gizlenen” ve Özdemir Asaf’ın deli gibi aşık olduğu Lavinia kimdir? Prof. Dr. Haluk Oral’ın İş Bankası Yayınlarından çıkan “Şiir Hikayeleri” kitabından öğreniyoruz ki güzelliği ve cana yakınlığıyla herkesin başını döndüren, herkesin aşık olduğu Mevhibe Beyat’mış. Yani Cumhuriyet Gazetesi yazarı ünlü gazeteci İlhan Selçuk’un ilk eşi! Fakat ona aşık olan sadece o değil…
Ne güzel bir şiirdir Lavinia! Hiç şiir sevmem diyenlerin bile bayıldığı, bir şeyler bulabildiği bir şiir. 
Efendim Lavinia ismi; shakespear'in titus andronicus isimli eserinde roma imparatorluğunun baş komutanı olan olan titusun güzeller güzeli kızıdır. tamora'nın iki oğlu tarafından tecavüze uğrar ve babası titus tarafından öldürülür.
Lavinia’yı yıllar evvel okuduğum vakit, bunun olmayan bir sevgili için yazıldığını düşünmüştüm. Hayali bir sevgili için hayali bir şiir. 
Meğer öyle değilmiş. Gerçek bir kadınmış. Üstelik herkesin aşık olmaktan kendini alamadığı çok da güzel bir kadınmış.
Son kitabı “Şiir Hikayeleri”nde şiirlerin izini bir dedektif gibi sürmüş olan Prof. Dr. Haluk Oral “Lavinia” yı bakın nasıl bulmuş:
“Lavinia’dan bahseden yazılarda cümleler yarım bırakılmış gibidir, gizli bir şeyler kalmıştır çoğunda: ya aşığının ismi yoktur ya da kendisinin. Mücap Ofluoğlu ondan bahsederken “Mevhibe, güzelliğiyle çevresini etkilemiş, sevgilileriyle, şiirlere yansıyan çekiciliğiyle ünlü bir şairimizin ‘Lavinia’sı olmuştu” der ama şairin yani Özdemir Asaf’ın adını vermez. İlhan Selçuk da bir yazısında Lavinia’nın iki aşığının ismini verirken, üçüncüyü yere bakan biri olarak tarif eder ve adını bizden gizler. En yakın arkadaşlarından Melda Kaptana da farklı değildir. O da Lavinia’yı anlatırken bir ismi saklayacaktır: “Bir 14 Şubat Sevgililer Günü’nde önemli bir köşe yazarının Lavinia başlıklı yazısında kahkahası bile ölümsüzleşti” der. 
Bütün bunlar bir araya getirilince Lavinia’nin kim olduğu ortaya çıkar. 
Kimdir peki “Lavinia” yani Mevhibe Beyat?
2 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğmuştur. Babası eski bir vali. Güzel Sanatlar Akademisini bitirdikten sonra resim öğretmenliği ve stilistlik yapar. Güzelliği dillere destandır. Uzaktan akrabası Oktay Akbal bile ona aşıktır. Hikayelerinde ondan “Hisya” diye söz eder. Şair dünyası ile tanışması da böyle olmuştur zaten. Bir ara Servet-i Fünun dergisinin yöneticiliğini yapan Oktay Akbal sayesinde İlhan Berk, Cavit Yamaç, Naim Tirali ve Özdemir Asaf gibi genç şairlerle tanışır. Bu genç şairlerin şiirlerini ulaştırır Oktay Akbal Mevhibe’ye. 
Özdemir Asaf, Mevhibe’ye fena halde aşık olmuştur. Ama Lavinia, Özdemir Asaf’a aşık değildir. İlk aşkı, ünlü ressam ve hocası Edip Hakkı Köseoğlu’dur. İkincisi ise İlhan Selçuk. 
İlhan Selçuk’la 1952’de evlenir. İlhan Selçuk yıllar sonra Sevim Burak hakkında yazdığı bir yazıda şöyle der: “Kuzguncuk tepelerinde tahtaları kararmış bir ahşap evin alt kattaki odası Boğaz’a bakıyor. Odada dört kişi var: …Birisi Orhan (Borar). Elinde içki kadehi, Sevim’le sözlü. Sedirde oturan genç kız Özdemir Asaf’ın ünlü şiirindeki Lavinia. 
Açıkça yazmaz ama odadaki dördüncü kişi muhtemelen kendisidir. Bir yıl sonra Lavinia başlıklı başka bir yazı yazar ve olayı özetler. Ancak bu yazıda da Lavinia’nın gerçek ismini vermez ve kendisiyle bağlantısını yazmaz. “Lavinia’ya aşıktı Özdemir. Oysa o yıllarda Lavinia yere bakan birine tutulmuştu; fırtınalı bir ilişkinin tensel terinde köpüklenen dalgasını yaşarken, gönüllerde dolaşmanın çekiminden de vazgeçemiyordu; ileride bunun hesabının acıyla vereceğinden habersizdi.” 
İlhan Selçuk’a büyük bir aşkla bağlı olduğunu yıllar sonra İlhan Koman’ın oğlu Ahmet Koman’a yazdığı bir notta da belirten Lavinia, İlhan Selçuk’tan muhtemelen “Gönüllerde dolaşmanın çekiminden vazgeçemediği” için ayrılır. 
Mevhibe'nin en yakın arkadaşı Melda kaptana onun için şöyle söylemiş:
“Öylesine özel ve farklı bir kadındı ki, kitap yazsanız yetmez.” ve şöyle sorulmuş:
Niçin bütün erkekler âşık oluyordu Mevhibe Beyat'a; sırf güzelliği, albenisi yüzünden mi?”
Cevap şu olmuş: “Korkunç bir sezgi gücü vardı Mevhibe'nin. Yüzünüze bakar bakmaz, sizi tanır, anlar, ruhunuzun en derin köşelerine kadar kavrardı. Küçücük bir bakıştan, mimikten, jestten tüm karakter haritanızı çıkarabilirdi. Özdemir Asaf bu yüzden ona “Öldürmekten daha beter anlıyorsun insanı” demişti. Çok keskin gözleri vardı.” 
devam ediyor Melda Kaptana; Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm adlı anı kitabının bir yerinde,
“İlhan Selçuk"a 14 Şubat Sevgililer Günü yazısı yazdıran Lavinia ona uzaktan uzağa aşık olan Oktay Akbal'ın bir hikayesindeki Hisya'ydı aynı zamanda. Laleli'de Harikzadegan Apartmanları'nın kapısında buluşup konuşan delikanlıların Violetta'sıydı. O sıralarda ünlü olan bir tangonun adıydı bu ve delikanlılar, Mevhibe onlara gülümseyerek geçerken ıslıkla bu melodiyi çalardı. 
Mevhibe Beyat, Güzel Sanatlar Akademisi'nde okurken mimar arkadaşları ona Gilda diye seslenirdi. Rita Hayworth'un o yıllarda büyük beğeni kazanan “Gilda” filminden mülhem… Kızılkahve rengi, iri dalgalı, parlak ve çok güzel saçları vardı. Adalet Cimcoz da Marilyn Monroe'ya benzettiği için onu “Marlin” diye çağırırdı. Güzelliğini hiç önemsemezdi. Zaten insan sıcaklığı, insanlara anlayarak yaklaşması ve sezgisi, güzelliğinin üstündeydi.”
İlhan Selçuk'tan ayrılan Mevhibe Beyat, ikinci evliliğini daha da şaşırtıcı bir kişiyle yapar: Öztürk Serengil! Mücap Ofluoğlu’nun kurduğu oda tiyatrosunda kostüm tasarımcı olarak çalışan Mevhibe yine orada çalışan Öztürk Serengil ile evlenir fakat bu evlilik de uzun sürmez. Son evliliğini fotoğrafçı ve kameraman Muhlis Hasa ile yapar. 11 Eylül 2007’de de vefat eder.“

Sana gitme demeyeceğim. 
Üşüyorsun ceketimi al. 
Günün en güzel saatleri bunlar. 
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim. 
Gene de sen bilirsin. 
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, 
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim. 
Ama gitme Lavinia. 
Adını gizleyeceğim, 
Sen de bilme Lavinia

Özdemir Asaf

HER ŞİİRİN BİR ÖYKÜSÜ VARDIR:


Edebiyat matinelerinin yıldız isimlerinden olduğu bilinir Özdemir Asaf’ın.

“R”leri telaffuz edememesine rağmen çok iyi bir diksiyonla şiir okuduğu bilinir.

Bu şiir matinelerinde hep sona bıraktığı, en çok sevilen, en çok istenen şiiri “Lavinia”dır.

Özdemir Asaf, üniversitede öğrenciyken bu şiiri platonik aşkına yazar.

Ardından açılan bir yarışmaya gönderir ve kazanır.

Bir rivayete göre kazandığı yarışmada şiiri okurken kız da salondadır ama Asaf şiiri okurken salonu terk eder.

Kırılan şairimiz, kıza duygularını asla açmaz.

Lavinia, 1925’te doğan ve güzelliğiyle efsane olmuş sanatçı Mevhibe Meziyet Beyat’tır.

Özdemir Asaf‘ın 'Lavinia’ şiiri; platonik olarak sevdiği ve bunu hiç söyleyemediği Mevhibe Meziyet Beyat için yazılmıştır. Çok alımlı bir kadın olan Mevhide hanım adına başka şairler tarafından takma isimlerle şiirler yazılmış. Mesela Oktay Akbal 'Hasya’ ismiyle ona şiirler yazmış. İlhan Selçuk, ressam Edip Hakkı Köseoğlu ve Öztürk Serengil de Mevhibe Hanım'a gönlünü kaptırmış diğer isimlerdir.

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavina

  • Özdemir Asaf
Özdemir Asaf, Lavinia'yı henüz üniversite yıllarında platonik olarak aşık olduğu kıza yazmıştır. Özdemir bu değerli dizeleri bir şiir yarışmasına göndermeye karar verir. Katıldığı yarışmada Özdemir şiiri büyük beğeni toplar ve yarışmayı kazanır. Bir söylentiye göre Özdemir Asaf şiiri okurken aşık olduğu kız da salondadır ve şiirin okunma esnasında salondan ayrılır. Özdemir bu duruma hayli içlenir ve asla duygularını aşikar etmez. Peki ya kimdir Lavinia? Elbette aşık olduğu kızın adı Lavinia değildir dizelerden de anlaşılacağı üzere. Uğruna şiir yazılan bu kadın Mevhibe Beyat'tan başkası değildir. Mevhibe hanım ise İlhan Selçuk'a aşıktır. Yalnız İlhan selçuk "gönülden gönüle" dolaştığı için belki de doğru bir aday olmayacaktır Mevhibe hanım için. Bunun üzerine bu kez Öztürk Serengil ile evlenir. Bu evlilik de kısa sürer. Daha sonra fotoğrafçı Muhlis Hasa ile evlenen Mevhibe Beyat 11 Eylül 2007'de vefat eder. Sonuç olarak belki de hiçbir zaman kendisine yazıldığını öğrenemedi Mevhibe Beyat. Belki de Özdemir Asaf böyle istemişti. Kim bilir ismi açıkça belirtilse bu kadar etkileyici ve gizemli olur muydu Lavinia?

LAVİNİA

“Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.”

Lavinia

“..sana gitme demeyeceğim ama gitme Lavinia. Adını gizleyeceğim sen de bilme, Lavinia.”

Bu dizeler Cumhuriyet dönemi şairlerimizden Özdemir Asaf'ın son zamanlarda oldukça popüler olan Lavinia şiirine aittir. Lavinia ölüm çiçeği anlamına gelir. Yaşadığı yıllarda katıldığı şiir matinelerinde en çok bu şiir istenmiştir. Her ne kadar “r” harfini telaffuz edemese de iyi bir okuyucudur Özdemir Asaf. Tabi ki hiçbir meziyeti kalemini geçemeyecektir.Belki de Özdemir Asaf her zaman şiirleriyle anılacaktır. Elbette bir hikayesi vardı bu şiirin. Yalnız unutulmamalı ki belki herkesin bir hikayesi vardır fakat herkesin bir şiiri yoktur. İşte “Özdemir'in Laviniası’‘nın  hikayesi…

Özdemir Asaf, Lavinia'yı henüz üniversite yıllarında platonik olarak aşık olduğu kıza yazmıştır. Özdemir bu değerli dizeleri bir şiir yarışmasına göndermeye karar verir. Katıldığı yarışmada Özdemir şiiri büyük beğeni toplar ve yarışmayı kazanır. Bir söylentiye göre Özdemir Asaf şiiri okurken aşık olduğu kız da salondadır ve şiirin okunma esnasında salondan ayrılır. Özdemir bu duruma hayli içlenir ve asla duygularını aşikar etmez. Peki ya kimdir Lavinia? Elbette aşık olduğu kızın adı Lavinia değildir dizelerden de anlaşılacağı üzere. Uğruna şiir yazılan bu kadın Mevhibe Beyat'tan başkası değildir. Mevhibe hanım ise İlhan Selçuk'a aşıktır. Yalnız İlhan Selçuk ’'gönülden gönüle” dolaştığı için belki de doğru bir aday olmayacaktır Mevhibe Hanım için. Bunun üzerine bu kez Öztürk Serengil ile evlenir. Bu evlilik de kısa sürer. Daha sonra fotoğrafçı Muhlis Hasa ile evlenen Mevhibe Beyat 11 Eylül 2007'de vefat eder.  Sonuç olarak belki de hiçbir zaman kendisine yazıldığını öğrenemedi Mevhibe Beyat. Belki de Özdemir Asaf böyle istemişti. Kim bilir ismi açıkça belirtilse bu kadar etkileyici ve gizemli olur muydu Lavinia?

AŞERE-İ MÜBEŞŞERE 

(CENNETLE MÜJDELENEN 10 SAHABE)

Aşere-i Mübeşşere, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) tarafından, dünyada iken Cennetle müjdelenmiş  sahabelerdir. Cennete girecekleri Allah (c.c) tarafından vâdedilmiş, olan on sahabe'ye Aşere-i Mübeşşere denir.

1. HZ. EBU BEKİR SIDDIK (R.A.)

2. HZ. ÖMER EL FARUK (R.A.)

3. HZ. OSMAN BİN AFFÂN (R.A)

4. HZ. ALİ BİN EBÛ TÂLİB (R.A)

5. HZ. TALHA BİN UBEYDULLAH (R.A.)

6. HZ. ZÜBEYR BİN AVVAM (R.A.)

7. HZ. SA’D BİN EBİ VAKKAS (R.A.)

8. HZ. ABDURRAHMAN BİN AVF (R.A.)

9. HZ. EBU UBEYDE BİN CERRÂH (R.A.)

10. HZ. SAÎD BİN ZEYD

Rasulullah (sav)‘ın şöyle söylediğini işittim: “Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa’d İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrah cennetliktir.” (Ravi der ki: Zeyd) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: “Onuncu kim?” diye sordular. (Bu taleb üzerine): “Said İbnu Zeyd!” dedi. Yani bu, kendisi idi. Zeyd sonra ilave etti: “Allah'a yemin ederim. Onlardan birinin Resulullah (sav) ile birlikte yüzü tozlanacak kadar bulunuvermesi, sizden birinin ömür boyu çalışmasından daha hayırlıdır, hatta ömrü, Hz. Nuh aleyhisselam'ın ömrü kadar uzun olsa bile.”

Ravi (r.a.): Said İbnu Zeyd

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 9, (4648, 4649, 4650)

Aşere-i Mübeşşere’nin bazı ortak özellikleri;

Hepsi İslam'ın ilk yıllarında Müslüman olmuşlardır.
Peygamber'e ve İslam davasına büyük hizmetlerde bulunmuşlardır.
Hicret etmişlerdir.
Bedir gazvesine katılmışlardır.
Hudeybiye de Rasûlullah'a beyat etmişlerdir.
Hadis kaynaklarında faziletleri ile alakalı pek çok rivayet vardır.
Müsned türündeki hadis kaynakları bu sahabelerin rivayetleri ile başlar.

youtube

Never forget

And rEmeMмбеr tó SМАŚH dąt SUBscribe button

BismillahirRahmanriRahim

WHAT IS BEYAT?

Beyat means taking an oath, swearing to Allah. They swore that they will not separate from the Prophet (alayhi salatu wa salam) no matter what happens. They will not leave him and if it’s necessary then they will all die. Prophet (asws) put his hand and everyone put their hands on the Prophet’s hand and Allah is saying, “Allah’s Hand is on all of you.” Meaning, “Allah’s protection is on all of you as long as you are with that Prophet.” And they gave their beyat to the Prophet (asws). They swore that they are never going to betray the Prophet (asws) and they swore that whatever is going to happen they are going to continue with that beyat until they die.

-Sheykh Abdul Kerim El Kibrisi Hz.

Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı;

 Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı olarak bilinen Mevhibe Beyat aslında hiçbir zaman Özdemir Asaf’a aşık olmamış, sevmemiştir. İlk önce yazar İlhan Selçuk’la evlenmiş, ikinci evliliğini tiyatro sanatçısı Mücap Ofluoğlu’yla, üçüncü evliliğini ise fotoğtaf sanatçısı Muhlis Hasa ile yapmıştır. Fakat günümüzde adı ne İlhan Selçuk’la ne Mücap Ofluoğlu’yla ne de Muhlis Hasa ile anılır. O her zaman Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı olacaktır. Tarih bir kere daha ispatlamıştır ki, Bir kadın bedenine sahip olanın değil; ruhunu şiir edenindir..

Sana gitme demeyeceğim. 
Üşüyorsun ceketimi al. 
Günün en güzel saatleri bunlar. 
Yanımda kal. 

Sana gitme demeyeceğim. 
Gene de sen bilirsin. 
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, 
İncinirsin. 

Sana gitme demeyeceğim, 
Ama gitme, Lavinia. 
Adını gizleyeceğim 
Sen de bilme, Lavinia.