bey's

.

Üç arkadaşı vardı Kete'nin; mahalledeki kıraathanede edinilmiş dostluklar, paylaşılan sigaralar ile doğru orantılıydı.

Hiç konuşmazdı Hikmet abisi, balıkçı. Balıklarla konuştuğuna dair söylentiler vardı ancak aslında onlarla da konuşmazdı, yalnızca dinlerdi. Yıllar önce ölmüş bu Hikmet abi. Kayığını, köpeğini ve saksıdaki benjamin çiçeklerini bırakamamış arkasında. Son nefesini vermemiş, tutmuş içinde. Hala da tutuyor, bu yüzden konuşamıyormuş. Zaten söyleyecek bir şeyi de kalmamış.

Mahir bey, çocukken bir kızı çok sevmiş, kız onu bir türlü sevemeyince kendisini keder okyanuslarında boğulur bulmuş. Askere gidince unutursun demişler, askere gitmeyi iple çekmeye başlamış Mahir. Unutacakmış askere gidince herşeyi. Büyüyene kadar işler değişmiş ancak, eline silah alıp başkalarına doğrultma fikri midesini bulandırmış. Zaten askere de almamışlar, kalbi delik diye çürüğe çıkarmışlar. Kırk yaşına gelmiş lakin hala unutamamış çocukluk aşkını askere gidemeyince. Rakı içer ağlar geceleri. Kızın yüzünü dahi hatırlamıyor, en çok da buna üzülüyor.

Ümit dayı, balığa çıkmayı çok severmiş. Babasından öğrenemediği balık tutma sevdası, bir küçüklük travması gibi bırakmamış yakasını. Kendi başına gider, saatlerce uğraşır ve bir tane bile tutamadan dönermiş. Yine bu hazin günlerden birinden dönerken araba kazası sonucunda bacaklarını kaybediyor, tekerlekli sandalyeye mahkum oluyor ve mahalle kıraathanesinde geçirmek zorunda kalıyor geriye kalan günlerini. Balıkçılık hayali, hayatın oltasına takılı kalıyor anlayacağınız.

Kıraathane dostlukları kuvvetlidir. Arkadaşlar iyidir. Mahir ve Hikmet kıraathaneye büyükçe bir akvaryum getirip içini su ile dolduruyorlar. Hikmet tuttuğu balıkları koşar adım getirip akvaryuma atıyor.
Ümit'in elinde bir olta, tüm gün balık tutuyor, akşamları rakının yanında yemek için arkadaşlarıyla birlikte.
Hikmet hala konuşmuyor, Mahir hala unutmuyor: ancak hepsinin bir ümidi var.

anonymous asked:

Letto

Non potete capire quanto ero felice di dormire con lui quella notte, siamo stati abbracciati tutto il tempo a sussurrarci parole bellissime, a fare attenzione ad ogni piccolo spostamento per non far rumore… bei momenti.

Borussia Dortmunds Geschäftsführer Hans-Joachim Watzke äußert sich in der „WAZ“ darüber, wie es beim Transferstreit zwischen Spieler und Klub hinter den Kulissen zuging.


(sky) - Hat Henrikh Mkhitaryan die BVB-Verantwortlichen angelogen, bevor er zu Manchester United wechselte?


“Er ist kein übler Kerl, gelogen hat er nicht im klassischen Sinne. Aber es gibt eine Zone, in der man aus Worten das eine und das andere interpretieren kann”, sagte Watzke: “Wir hatten immer das Gefühl, dass er bei uns bleibt.”


Dabei soll es vor allem Mkhitaryan selbst gewesen sein, der den Abschied aus Dortmund im Stillen vorantrieb: “Die Legende, dass ihn der böse Berater zum Wechsel getrieben hätte, ist nicht wahr. Der Wille des Spielers war definitiv, zu Manchester United zu wechseln.”
Auch sportlich äußerte sich Watzke mit etwas Abstand ernüchtert über den armenischen Nationalspieler: “Enttäuscht war ich, dass er im DFB-Pokalfinale gegen die Bayern den Elfmeter nicht geschossen hat, da muss man als Führungsspieler vorangehen.”


BVB wünscht Mkhitaryan für die Europa League “alles Gute”

Finanziell zumindest hat Mkhitaryans unharmonischer Abgang ein gutes Ende genommen, wie BVB-Boss Watzke eingesteht: “Wir haben eine Summe erzielt, die ich nicht annähernd für möglich gehalten hätte. Ich war von einer Größenordnung von 25 Millionen Euro ausgegangen. Und dann kam diese Offerte, da gab es keine Alternative mehr…”


Am Ende zahlte Manchester United ein geschätztes “Schmerzensgeld” von 42 Millionen Euro an Borussia Dortmund.


Eine Spitze konnte sich der deutsche Vizemeister und Champions-League-Teilnehmer auch bei seinem offiziellen Abschieds-Statement jedoch nicht verkneifen. Darin hieß es: “Borussia Dortmund wünscht Henrikh Mkhitaryan für die kommende Saison sowohl in der Premier League als auch in der UEFA Europa League alles Gute.”


Denn Mkhitaryans neuer Arbeitgeber ist in dieser Saison nicht für die Königklasse qualifiziert.

—  Sky.de

Anonymous said: the difference is, antis are not pretending to know more than their followers. you guys are. you have been lying citing insider anon and what not. we get what we get from the boys and their management. and based on that, their life is no where near how you guys say it is. if you are questioning 1D life, why not think Bey is faking everything including her daughter? why not think Angelina Jolie life is a fakery from the start? better to accept what people tell us about their life & move on 

—————

the irony of this message is that i’m one of the larries that doesn’t claim insider knowledge. i don’t cite insider anons either. so why you are even bothering with this message is beyond me except you just want to bitch about larries.

if you read my blog at all, you would remember me bringing up beyonce’s folding belly as well as the jonas baby…but let’s be real we know how you roll.

“better to accept what people tell us” - do you realize how naive and ignorant this sounds?

Als Kind habe ich zum Abendbrot immer bei Oma gesessen und “Heidi” im Fernsehen geschaut.
Als ich einmal keine Zeit hatte, sagte ich zu Oma: “Dann lass doch den Fernseher so lange aus, bis ich vorbeikomme und wir schauen das einfach später.”
Dass sowas damals nicht funktionierte, hat mich furchtbar traurig gemacht. Hatte man eine Folge verpasst, gab es keine Gelegenheit, sie nachzuholen.

Die Kinder heutzutage wissen diesen Luxus gar nicht zu schätzen..