bedreddin

anonymous asked:

Ya bak ben türküm, türklüğümüde seviyorum bayrağımı ve vatanımıda ecdadımı da seviyorum ama sosyalist düşünceye sahibim bu çok mu garip herkes sanki çok garipmiş gibi bakıyor

Bak benim güzel kardeşim;
Ne demiş Ahmed Arif, “Biz ki ustasıyız vatan sevmenin!”
Biz komünistler elbette toprağına hasatını ektiğimiz, ırmağından suyunu içtiğimiz toprağımızı herkesten çok severiz. Ancak biz isteriz ki o sevdiğimiz topraklar bizlere zindan olmasın, kendimiz için ekip kendimiz için kaldıralım hasatımızı; ne sömürücü bir sınıfa kulluk edelim, ne de zalimden vefa bekleyelim.
Biz komünistler herkesten çok severiz vatanımızı ve ancak biz komünistler deriz ki; sizi 2 dilim ekmeğe ya da başkalarından alt konumda yaşamaya mahkum eden bir zümrenin egemenliğinden kurtulun, zincirlerinizi kırın! Bugün vatan diye size sunulan toprakları, yarın ekmeğinizin aşınızın hakkını sorarken size mezar eyleyecek bir sınıfa boyun eğmeyin! Bugün vatan bekçisi diye size anlatılan askerlerin-polislerin yarın hakkınızı ararken size namlu doğrultacağını unutmayın!

Ne demiş Şeyh Bedreddin;
“Ay ve güneş herkesin lambasıdır,
Hava herkesin havasıdır,
Su herkesin suyudur.
Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?”

Biz komünistlerin vatan anlayışı, yaşamımızı ikame ettirebildiğimiz yere olan sevdamızdır. Bu ister Türkiye, ister Güney Afrika. Biz deriz ki, Türümüz insanlıktır, tek bir ülkemiz vardır, o da dünyadır!

“YAZI” NEDİR?

Yazı; dilin eli, elin dilidir.
Kafanın mîzânı, gönlün tercümanı,
İrâdenin ölçüsü, ruhun aynasıdır.
Cesette ruha benzer.
Akıllara elçi, ma'rifetlere silâh,
ilimlere hüccet (delil),
Medeniyetlere senettir.
Sînesinde sırlar saklayan,
Çehresinde göz ve gönül sürûru taşıyan,
Mesafeleri düşüren, devirleri ânlara sokan,
Geçmişi geleceğe bağlayan sihirli bir bedîa,
Rabbânî bir hârikadır.

Kalem Güzeli, Mahmud Bedreddin Yazır, c.1 s.8

youtube

Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı demiri
oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayrı her şeyde
Her yerde hep beraber! diyebilmek için
On binler verdi sekiz binini…
Yenildiler Yenenler, yenilenlerin
Dikişsiz, ak gömleğinde sildiler kılıçlarının kanını
Ve hep beraber kardeş elleriyle işlenen toprak
Edirne sarayında damızlanmış atların eşildi nallarıyla.


Sistemin egemenlerine, insanı köle yapan, üst sınıf seviciliği destekli kendi hayalleridir… Hayallerinin sonucu; Kişi sınıf değişkenliği geçişini sağlayamadığı gibi kendi sınıfının, ezilenin daha da birbirini ezmesine sebep olmaktan başka bir sonuç yaşatmamasıdır.

Vahşi sistemin batık toplumlarında insan basmakalıp inançlar ve düşüncelerle koşullandırılmış birbirine düşman edilmiştir. İnsan bu inançlarıyla kendi haklılığını ve mutluluğunu daha çok önemsemekten başka bir durumda olamamıştır.

Watch on cirkinadam.tumblr.com

Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.

Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.

Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.

Yağmur çiseliyor.

***

tamirhanelerde, sokaklarda, atölyelerde, tarlalarda…altı  yaşında başlamış çırak olarak hayata, akranları temiz okul önlükleriyle yanından geçerken o imrenerek- onlar iğrenerek süzmüşlerdir birbirlerini.

-bedreddin