basts

» Hekau of the Netjeru Edition: Bast

They are fearless. The Hekau of Bast do not linger or hesitate. They will claw at whatever necessary to protect their own. Following the Iryt-Ra’s guidance, her Hekau have embers glowing on their heels. Smoke and ashes are but a small part that tell you they have been there. They know the way to dance in an entrancing way, only to disembowel you a moment later. They were known for their wrath but the tidings of sweet oils and gold could placate them.

Month of Written Devotion #3 - Together

Your relationship with your devotional topic.

My relationship with my Parents, Set and Bast, has reached a stage of balanced, constant communication, which I am grateful for. For most of the time I’ve identified as Kemetic, I have been closest with Set, both in terms of the ease of our relationship, and the regularity of it. I offer coffee to Him with a small, personal ritual every morning and we chat about the day to come. I can reach out to Him at any time and He will be there, even if the ease of that connection varies based on my health and present mental well being. He will also frequently chuck the “godphone” at my head for attention, which I actually sort of enjoy. It keeps me solid in my beliefs to have a god Who is so constantly LOUD and present and willing to engage with me both in serious ritual and utter ridiculousness (ever attended a metal show with the god of storms? I recommend this thing.)

Only in the last year have I reached something similar with Bast, though it has its own flavor, and took a fair amount of learning on my part to realize that She is highly unlikely to initiate things. The creation of an evening gratitude ritual before bed, something I’m still hammering out the details of but have initiated in a fluid format for the time being, has connected us better on the daily level, outside of formal shrine rites. She and I remain substantially more formal in our interactions than Set and I, but a fierce closeness has developed, which I am grateful for.

As for my Beloveds, Hethert-Nut and Heqat also have strong relationships with me, while Heru-wer remains a god that I approach on occasion. Heqat is perhaps the closest of the three, and that largely in the sense of the familial relationship we share. I call Heqat grandmother because She is so loving and present during our interactions, so willing to share stories, or hear my stories in turn while petting my hair, or leaving a calming hand on my shoulder. She also played a tremendous role in preparing me for, and comforting me following, the loss of my biological grandmother earlier this year. Hethert-Nut is… farther off, in part just because of Her vastness-as-sky, and when She is more embodied, She largely feels like… the encouraging, fun friend who wants you to go out and do more than you’re entirely comfortable with, but know you’ll have a blast if you just give it a shot.

Ayet ayet bastırıyorum içimin acıyan yanlarını. Aşkı aşka katıyorum. Aşktan gelen, Aşka gider biliyorum.
—  Hikmet Anıl Öztekin
Her gün, içimdeki acıyı bastırmaya, geçmişi geçmişte bırakmaya ve asla pişman olmamaya çalıştım. En güçsüz anlarımda bile gülümsedim ve pişmanlığı reddettim. Ama her gün, içimdeki acı dahada büyüdü, geçmişim yüzüme çarpıldı, pişmanlık denen şeyin hep yanında oldum.
Dün ankakaradaydım,  3 gün uykusuz halde oradaydım. Önce  o güzel insanla arkadaştık.. Beni karşıladı.. Sarıldık ve sonra yola koyulduk. Kahvaltı ettik, dondurma aldık ve yolumuz, Anıtkabirdi. Oraya doğru yürüdük. Herşey çok güzeldi, çok fazla egleniyordum, oda öyle. Atamı ilk gördüğümde konuşamadım, onun gözlerine baktım ve diz çöküp onu öptük. O an sonsuzdu. Sonra diğer kısımları gezip, atamıza ait olan bir çok şeyi görme fırsamıtımız oldu. Hoşlanmadığım şey ise, atamızın eşyalarının son derece iyi korunmasıydı. Camlarla kaplıydı ve yaklaşınca alarm ötüyor, güvenlikler koşuşturuyorcasına bir korku vardı. Biz çiğniyorduk her kuralı, bunuda çiğnedik. Canımız ne istiyorsa onu yaptık, ve herşey mükemmeldi. Sonra ne mi oldu veda etmem gerekiyordu.. En can alıcı noktası burası.. Daha sabah konuşmuştuk aşk, ayrılık vs. konularını.. Ben dayanamadım.. Bugün başıma gelen en güzel şeydin dedim. Hızla hareket ediyorduk o sıra, durdu ve gülümsedi. Tanrım her yere ayak bastık neredeyse, biz özğür ve çılğın çocuklardık. Trenim 19:00 da kalkacaktı, klasik seviyorum. Saat: 18:24 dü çok iyi hatırlıyorum. Sıkı sıkı sarıldım, binlerce km uzaklıktayız sonuçta, durdum ve etrafa baktım o sıra, gitmek istemiyordum, ama gitmem gerekiyordu. Bir birimize bir söz verdik, tekrar buluşucaktık, ve kamp yapıcaktık. Bu hafta yapıcaz.. Artık ona karşı, güzel şeyler hissettiğimi biliyor. Tam gidiyordum ki, arkanı dön diyip çantama bir şey bıraktı. Trene binene kadar ne olduğuna bakmamıştım. Bir CD ve üzerine sevği kelimeleri yazıyordu başka bir dilde. Eve gidip hemen ne olduğuna bakmak istiyordum, arkadaşlarım beni merak ediyorlardı, bilmediğim bir şehirde yapa yalnızdım sonuçta. Şunuda söylemeden edemeyeceğim, nekadar size bir anlam ifade eder ve gerçeklik katar bilmiyorum. Sürekli başıma işaretler geliyor, son 2yıldır çok şiddetlenmeye başladı, dün bir çok işarete tanık olduk, kendisi dahi şaşkındı. Onca şey yaşadıkki, belki anlatsak imkansız bunlar diyip güler geçersiniz. Bizler tanrının çocuklarıyız, özğürüz. Sevğili Atatürk, seni çok seviyorum, seviyoruz. Bahsettiğim o güzel insan; @sigaraligeceler
  • Listen
Play

That’s right. You’re insignificant. But though you were nothing but, a half-assed would-be suicide, you’ve harbored the intent to kill me, letting it fester for over a year… And in just half a day after you saw the news, you smoked out my location, and came here! That’s right, you came here! Yes, you came here! Could anything be more amazing than that? You’ve turned on expectations over their head. Thanks to you… Thanks to you, now I remember! Now I remember how I started! Oh, that’s right… Yes, that’s right… Ever since I came into contact with something beyond human, I might have been underestimating humanity. But look! Behold, Izaya! Do you see now Izaya? Just how magnificent humans are? I don’t really understand, but there’s one thing I can say, you’re the lowest kind of human. That’s fine by me! No matter how much you hate me, I still desperately, almost insanely, more than anything, more than anything, more than anything, love you!  

Uykumdan birden bire uyandığımda zaten bana bakıyor oluşunu beklemek gibi, yüzümdeki saçları ellerinle düzeltip beni göğsüne bastıracağının avuntusuyla yaşamak gibi. Belki hayatında bir şey olabilmek için, her şeyi feda etmek gibi. Bu bir tek senin tamamlayabileceğin bir yapboz ve sen olmazsan hep eksik kalacak gibi.

It was supposed to be made for “Draw your cat in a dress day”, so it’s sort of an extra ep :)

If you support me on Tapastic you get bonus contents like that wallpaper, and other neat things which are not available otherwise!

tapastic.com/support/shinepaw

Follow DomestiCats on Tapastic!

Elimde olsa ayak bastığın toprakları bir kavanoza doldurur, yanımda olamadığın zamanlarda onların arasında uyurum. Rastgele söylediğin tüm o sözleri bile beynimin en ön sıralarına oturturum. İnan elimde olsa kendimi bir poşete doldurur, ellerine tutuştururum.