baloncuk

2

Nam-ı diğer müzeyyen bulaşıkları düzgün yıkamaz oldu ben de ona evdeki bütün temizlik maddelerinden şahane bir kokteyl yaptım galiba abartmışım sonuç bu oldu Bir miktar telaşa kapılsam da içimdeki çocuk bu olaydan çok memnun kaldı 10 yüz bin milyon baloncuk ile bir kaç muzurluk yaptıktan sonra hayat normale döndü galiba bir yorgunluk kahvesi iyi gelir bunların üstüne :)

okulun önünde baloncuk çıkartma oyuncağı satan işportacı amcanın, seri bir şekilde çıkarttığı baloncuk bulutlarinin arasindan geçmek, şu aralar en büyük zevkim. yaşam mücadelesine laktik asit solunumu yaparak devam eden içimdeki çocuğa selam olsun!

Bugün akşam üstü beş sularında Kadıköy sokaklarında kaynağı bilinmez uçan baloncuklar gören varsa sebebi bendim. Üç buçuk yaşında olduğum için , üfürüklü baloncuk alıp sokaklara neşe saçtım. Sevdiğim bey de ‘n’apıyo bu salak?’ demek yerine ‘ben de üflemek istiyorum, hep sen üflüyorsun.’ dedi, üzerine bir de tüm şişe sabunlu suyu bitirene kadar üflememe sabretti. Kısacası çocuklar gibi şenim, yakşamlar.

“Otuz beş yaşındayım ve hala ağlarken anne diye ağlıyorum.
Bir taraftan da burnumda oluşan sümük baloncuk olunca yavaş yavaş nefes verip balonu genişletmeye çalışıyorum. Saçlarım beyazlaşırken favorilerim kızıllaşıyor ve sakallarım sararıyor. Kıçımın kılı (kimsenin kıçının kılı değilim bu arada kendi kıçımdan bahsediyorum) hangi renge dönüşüyor düşünmek bile istemiyorum. On altı yıllık memurum ve bir kaç bin kitap, bir dolu oyuncak ve bir kaç takım elbiseden başka hiçbir şeyim yok çok şükür.
En iyi arkadaşım beş yaşında bir oğlan çocuğu. Köpeklerle mesafeli bir ilişkim var ama kedilerden hiç hazetmiyorum. Ekseriyetle canım sıkkın ve mütemadiyen depresyona giriyorum. Hatta aynı gecede bir kaç kez depresyona girip çıkacak kadar yalama ettim güzelim hastalığı.
Ağaçlardan en çok çam ağacını, parklardan Şirintepe Parkı’nı, takımlardan beşiktaşı ve kadınlardan dünyanın en güzel kadınını seviyorum. Çam ağacı meyve vermiyor, parkı yakında tadilata sokacaklar, beşiktaş avrupa kupalarından men edildi ve galiba sevdiğim kadın beni sevmiyor. Gerçi seviyor da olabilir, bilmiyorum. Yağmur yağarken kendimi iyi hissediyorum, hiç açıklayamayacağım bir neden yüzünden yağmuru tanrının bana bir kıyağı olarak görüyorum.

Saat şu an dört buçuk bütün aklı başında insanlar uyumuştur kuvvetle muhtemel. Bense uyuyabilmek için onların uyanmasını bekliyorum. Gönüllü gece bekçisi gibiyim, kendi kendine durumdan vazife çıkaran. Bu yazı daha çook uzar, ama ben bundan da sıkıldım. İyi ki ceylan ertem var, bir de Georges Perec ne güzel yazar, Türkan Şoray ne güzel kadın ve Selim Işık ne güzel arkadaş değil mi? Evet evet öyleler.”

anonymous asked:

uğraşabileceğim şeyler söyler misin

Yeterli olmuştur umarım lkfjşsdgasd