bakking

Şevval'in Model Çizim Dersi ödeviymiş bu. Mükemmel olmamış mı sizce de? Geçen yıl çizimin ç'sini bilmeyen Şevval'in çizdiği modele bakın ya, harika olmuş. Maşallah. Maşallah.

“Hayallerimi çaldınız ulan. Mutlu musunuz şimdi?” diye bağırasım var.
Ya ne ağlaması saçmalama. Gözüme moda tasarım kaçtı. 😪

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.. .

Ümit Yaşar Oğuzcan

Made with Instagram

“Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar.
Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına;
– Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor. ‘ demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir sey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış, bak demiş kocasına;
– Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?’ ‘Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim’ diye cevap vermiş kocası. Hayatta böyle değil midir? Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır.”

Senin sesin
Meleklerin karşı kanat sesi
Bak nelere ulaşmışım
Evrene, sonsuza ve ölümsüzlüğe.

**

Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.

#füruğ ferruhzad #birhan keskin

“Genelde hep çirkin adamları sevdim” dedim parmaklarımın arasında kaybolan izmariti kül tablasına bırakırken. “çünkü” diye devam etmek istedim ama sözümü kesti bir anda; “Çünkü kalpleri güzeldi, dış görünüş önemli değildi senin için? Ya da aşk gözünü kör etmişti?“
Paketten çıkardığım son dalı da onu küçümseyen bir tebessüm eşliğinde ateşe verdim "Bunları filmlerden, kitaplardan falan mı ezberledin sen?” diye sordum. muazzam bi gülüşü vardı. O gülüşün dikkatimi dağıtmasına müsaade etmemek için bir nefes aldım sigaradan. Sigarayı her çekişte gözlerimi yummak gibi bir alışkanlığım olduğu için kendime minnettardım. Kül tablasındaki izmaritlerle oynamaya başladım ve ardından kestiği sözüme devam ettim “Çünkü senin gibi karizmatik, yakışıklı veya genel bir tabirle güzel adamların etrafı kalabalıktır. Gülüşü ışık saçan adamların etrafında pervane böcekleri olur bir bakıma. Benim sevdiğim adama pervane olamaz annesi dışında hiçbir kadın. Ve bak, öyle adamların hayatından çıkarsan dağılmazlar kolay kolay. Çünkü sen okyanustaki bir balıksındır, senin dışında binlerce balık vardır onun okyanusunda. Karnı elbet doyar. Kalbiyse muamma. ama bunu umursamaz. Çünkü güzel adamlar geç olgunlaşırlar.” Sözümün bitmesini zar zor beklemişti. Son cümlemin ardından çok ciddi bir ifadeyle “Katılmıyorum. Genelleme yaparak istisnaları nasıl yok sayabilirsin anlamıyorum. Hem o sevdiğin çirkin adamlar sevgine layık olsalar adamlar diye bahsetmezdin, bir kişiyi severdin.”
Ağzımdaki dumanın tamamını yavaşça üfledikten sonra yüzümü ona çevirdim “Bir kadın birçok kez sevebilir canım, ama bir kez aşık olur. Ona aşık kalır. ona aşık ölür. Ona aşıkken –şayet o gitmişse– başkasıyla da evlenebilir. yarası kabuk bağlamışsa elbet yeniden sevebilir. Çünkü…” yine sözümü kesmişti. Kesmeseydi: “Her kadın bir ömür bir adama aşık kalır ama o adam giderse bir ömür o aşka sadık kalmaz. Aşıkla sadık her zaman aynı kişi olmaz. kadınlar yuva diler, evlat diler, toplum bazen buna iter.” diye devam edecektim. O konuşuyordu ama dinlemiyordum. Sözümü kesmeseydi dinlerdim. Ben içimden cümlelerimi devam ettiriyor, kendimi dinlerken hafiften onun söylediklerine de kulak kabartıyordum. Tüm söylediklerini özetleyecek olursak “Siz kadınları anlamıyorum.” klişesini giyinmişti birden zırh misali. Halbuki savaş bitmişti, en azından benim açımdan.
“Biz sizi anlıyoruz da n'oluyo canım benim? Hem anlamanı umarak konuşmadım ki.” demiştim; senin gibi güzel adamlar geç olgunlaşır. Benimle aynı pencereden, bilmem kaç yıl sonra bakacaksın.” Benden üç yaş büyük olmasına karşın büyüklük taslıyor oluşumdan rahatsızdı. Yüz hatlarından okunuyordu ne denli bozulduğu. tek kelime daha etmedi. onu gülmesin diye bozmamıştım ama iyi ki gülmüyordu. Elimdeki sigaraya gözünü dikti. Yüzü hala asıktı. Birden kalktı, ceketini giydi ve gitti. Oysa bir saat önce bana aşıktı. Öyle söylemişti yani.
Sigarayı söndürdüm. Düşündüm; iyi ki bir kez daha gülmemişti. Yoksa aşık olacaktım. Yoksa gardımı indirecek, belki sarılacaktım. Ve o bugün olmasa yarın kaçacaktı. Çünkü ben onun için; okyanustaki bir balıktım.

Hadi bana birşey söyle.

Bunu buradan tanıştığım bir arkadaşım yeni yeni tanışmaya başlarken söylemişti. Karşılıklı konuşmayı bitirmiştik yanlış hatırlamıyorsam.

Naber nasılsın demeden bir zaman sonra hadi bana birşey söyle demişti. Birşeyler anlatmaya başlayınca “bak anlatacak şeylerin varmış.” diye de karşılık vermişti.

Hadi bana birşey anlat diyerek insanlarla iletişim kurma fikri kulağa tuhaf geliyor farkındayım. Mesajı okuyunca bende tuhaf bulmuştum ama yakın gelmişti ve hoşuma da gitmişti, yadırgamadım. Hatta bir miktar tebessüm ettiğimi hatırlıyorum.

Eminim naber nasılsın diye devam etseydik çok daha sıradan olacaktı ve kasıntı kasıntı nezaketen konuşacaktık. Hadi bana birşey söyle'yi tercih ederim. :’) Daha samimi.

Yolda insanların arasında yürürken “Ben deli değilim.!” diye bağırdım. İnsanlar bana deliymişim gibi baktı. Kimisi alay edip güldü. Kimisi ise çocuğuna “Bak abi delirmiş” dedi. Sanki deliymişim gibi.
Başka bir gün “ Ben kötü biriyim.!” diye bağırdım. İlk önce tedirgin bakışlarını farkettim. İnsanların çocuklarını güvene almak için kendilerine çektiğini gördüm. Kötü biriymişim gibi…

Canım kardeşim@uçurumunkenarındabirkaranfil"bugün bloğunu silip buralardan gideceğini söyledi yolun açık olsun kuzum bana güvenin için Allah binlerce kez razı olsun.İnşaAllah yollarımız birgün bir yerde tekrar kesişir.Herşey gönlünce olsun tatlım kendine iyi bak.Rabbime emanetsin❤️❤️❤️😘😘😘

fandom: mylene cruz / isabelle lightwood / princess allura of altea / michonne / sun bak / insert woc character here is so “strong / ruthless / indomitable / emotionless / cruel / insert word here reducing their strong/fierce characteristics to their entire personality, forgetting their complexities/vulnerabilities/emotions” 

me: boring, transparent, racialized misogyny 

fandom: kira yukimura / mako mori / cho chang / kala dandekar / insert woc character here is so “soft / precious / pure / a princess / my angel fairy queen / innocent / naive / insert word here that reduces their kindness/sensitivity to their entire personality, forgetting their complexities/anger/ferocity/strength” 

me: boring, transparent, racialized misogyny 

anla, kendime kurulan bir tuzağım ben
silemem gözümden
gitmez o dağın yolculukları
her sabah önüme düşen
bir hayalin simsiyah olmuş kurumları
işte yalnız sana söylenen bir sözüm ben
bak günlerdir güneşi utandıran
bir yangınla örtülü içim dışım..

Arkadaşım sevgilisi ile konuşurken “bak şöyle yazdı ne yazayım” diye soruyor ve bunu sürekli yapıyor, ilişkiye ben yön veriyorum sıkıldım