avdan

BOZKURTLAR VE KARAKURTLAR HAKKINDA BİLGİ…

(ALINTIDIR)

Bozkurtun özelliklerini temel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür.

1- Bozkurtlar, Türk'ler gibi ataerkil bir yapıdadır. (Yani ataya bağlıdır)

2- Bozkurtlar, Türk'ler gibi teşkilat halinde bir yaşam sürerler.

3- Bozkurt sürüsünün, Türk ailesindeki gibi bir lideri vardır ve sürü o liderin emrinden çıkmaz.

4- Savaş şekilleri olarak benzerlik gösterirler. ( Bozkurt sürüsü sağdan ve soldan giden öncüler, akabinde de göbekten gelen ana kuvvetle saldırırlar, Türk'lerdeki Hilal taktiği buradan gelir)

5- Bozkurtlar eşlerini kıskanırlar (çok sağlam bir özellik)

6- Karda yürüyen 40 bireylik bir sürüyü takip eden biri sadece 5-6 ayak izi görebilir. Çünkü sürü önde giden lider Bozkurt'un ayak izlerine basarak ilerler. 6-7 kurt bulacağınızı düşünürken koca bir sürüyle karşılaşabilirsiniz.

7- Bozkurtlar, Türk'lerin oldugu gibi özgürlüklerine düşkünlerdir. Dünyada evcilleştirilememiş tek hayvan olma ünvanı Orta asya bozkurtlarındadır… Hayvan yakalandığında tüm hayvanların aksine gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalar ve intihar eder.

8- Tüm hayvanlarda bir yavrunun annesi yada babası ölürse yavru da ölür. Fakat bozkurtlarda sürü hiyerarşisi buna müsaade etmez, yavrunun hem annesi hem de babası ölse dahi yavru hayatta kalır. Diğer sürü üyeleri yavruyu evlat edinir ve kendi yavruları gibi büyütürler.

9- Bir bozkurt sürüsü Sadece yiyeceği kadarını avlar, ve yine harika bir özelliktir… Kuzulu koyuna saldırmazlar ( Yavrusu olan bir hayvana saldırmazlar)

..bu özellikleri dahada uzatmak mümkün … fakat devamında başka bir konuya deyinmek istiyoruz.

Bozkurtlar asildirler. Bunun en sağlam kanıtını söyleyelim..

Bozkurtlar, yaşadıkları coğrafyada karakurtlarla birlikte yaşarlar. Bozkurt sürüsünden ayrılan bir erkek bozkurt karşılaştığı bir karakurt sürüsüne girer. Ve girdiği sürünün liderliğini alır. Fakat karakurt sürüsünden ayrılan bir kurt bozkurt sürüsüne alınmaz. Bozkurt dişisi asla bir karakurtla çiftleşmez. Buna akaben , bozkurt sürüsünden ayrılmış bir bozkurtta tekrar o sürüye alınmaz.

Bunlar hoş olaylar fakat beni en çok etkileyen konuyu söyleyelim şimdi.Dünyanın heryerinde av yapmış ve ölümüne yakın bu maceralarını kitaba almış bir avcının anlattıklarından bahsetmek istiyoruz. Aslında kitabı 2 kişi yazıyor ve Ural dağlarında yaptıkları bir avdan bahsediyorlar kitapta.

7 kişilik bir avcı ekibi 2 de rehberleri var. Av sırasında bir Bozkurt sürüsüyle karşılaşıyorlar. Bu kurt Türünden her yerde olmadığı için hepsini avlayıp doldurmak istiyorlar. Avcıları farkeden sürü, Lider Bozkurt eşliğinde ormana giriyor . Tüm sürü ormana girince içlerinden üçünün geri geldiğini görüyor avcılar. Sanki vurulmayı bekliyormuşcasına oracıkta öylece duruyorlarmış. Tabi ayıya bile kafa tutabilen güçlü çeneleri Av tüfeklerine karşı yetersiz kalıyor ve üçüde vuruluyor. Sürüyü kaçırmak istemeyen avcılar Rehberlerin “ Ormanın bu bölümü çok sık ve dik yamaçlıdır ” uyarısına rağmen, sürünün peşinden ormana giriyor.

Avcılardan birini sokan bir yılan yüzünden av yarıda kalıyor ve dönmek zorunda kalıyorlar. Sürüye ulaşamıyorlar yani. Dönüşte vurdukları 3 kurtu almaya geldiklerinde , Kitabın yazarı ölene kadar unutamayacağını söylediği bir manzarayla karşılaşıyor.

Kurtlardan biri ölmüş , birisi ise ölmek üzere ve acı çekiyor… Sonuncu kurtsa kaburgasıyla kalça kemiği arasındaki bölgeden yara almış, ayakta duramakta zorluk çekmesine rağmen Ölen kurtu yemeye gelen 4 karakurt'a kafa tutuyor… 4 Karakurt ise Yaralı bozkurt yüzünden ölü Bozkurta yaklaşamıyor.

Avcıları gören karakurtlar hemen kaçıyor. Onların uzaklaştığını gören Bozkurt, ağır yaralı olan ve acı çeken diğer Bozkurtun boğazını ısırıyor ve öldürüyor onu. Sonrada kendi düşüp ölüyor. Ölen ilk Bozkurtun da boğazındaki diş izlerini farkedince, daha fazla acı çekmemesi için arkadaşı tarafından öldürüldüğüne kanaat getiriyorlar.

Üzerlerine doğrulmuş namludan korkmayan Bozkurtlar ve diğer gördükleri avcıda hayranlık uyandırıyor. Kurtları doldurmak yerine gömmeyi daha uygun buluyor. Gömme işlemi bittikten sonra yerdeki kanlara dakikalarca bakıyor. Altın kaplama bıçağıyla koluna bir kesik atıyor ve Bozkurtların mezarı yanındaki karlara kendi kanıyla tek bir kelime yazıyor “SORRY” (Üzgünüm)

Umudun da, umutsuzluğun da aşıldığı
O altın dengede
Biliriz içimizdeki avdan yorgun dönen akşamlar
Ne kadar bütünlese de
Parçalar…

Murathan Mungan