aruze

Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela, zeytin ağacı dikeceksin, öyle çocuklara falan kalır diye değil ha! Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yani ağır bastığından.
—  Nazım Hikmet Ran

10.10.17 I HIT 200 FOLLOWERS I LOVE ALL MY MUTUALS SO MUCH ♡  THANK YOU all so much you mean a lot to me!! i’m super lucky to have the honor to know you all!


bold = favs!  let me know if you don’t want to be on here i’ll remove u!! 

boyfriend that i love with my whole fewking heart: @shsldetectlve

 0-9

@4ne @1797

A-C

@animaniacs @aniseta @anotherkirbymutual @aruzely @asexystanley @autopsyz @beastdance @bingtown @blcds @blinkerstone @catpda @cerealboys @chiakinanami @ciroisgay @clover999s @crimepit @cryptoterrestrial

D-F

@dancingallnight @darkcharm @diakkos @dizorder @dw @edguwu @edqe @ee-3 @electik @enkantada @evilfriends @exulansis @fakesysdef @faline @feheroes @fruitjams

G-I

@gansoni @gayngelics @ghostlymutual @glubbity @gxsh @halloweentownz @heals @hellkidz @hibiyaz @honey-pumpkin @insectdeath @irlgriffin @izdib

J-L

@jiangshi @jormuntor @kaspbrakz @kiidun @kindates @king-dra @kinjulien @kinokojuice @kirakiraru @kishinblood @kuj6 @kururingo @kyousoukyokuankira @l0vel3tter @lcvemail @lecavalcanti @lesbnep @likedthis @lovelogic @lutecetear @lzylov

M-O

@maetcha @mckbaby @miskatonicmedicalschool @mo-bu @mobchoir-99 @monokidz @monokoh @mryguertena @nbpit @nerodias @nnyas @nonlatino @nuyuri @offhooks @omniaconsecrat @omnievo @onsmutual @operator6os  @outcomethecrawlers

P-S

@pdawikii @phantomfists @pizzahuts @pokemonz @positivitythug @puzzleboard @rabbidz @rabichao @ravenpw @robotprom @rubysector @ryoumahoshi @sacied @saikah @saping @satanicritualabuse @sayri @scaryhealer @sheerwillpower @shinesprite @shuusei @simshitty4 @softblocks @softestwings @solleanna @sparkpluq @spookylen @ssjgodku @ssuugar @starcraftii @sumetal @sutazu

T-Y

@t3ddie @tetohina @tlozalbw @todomatsuu @toxic-beedrill @trainerhex @ttwiki @twdrg @typemoon @ultileader @valleyliily @vawid @velvty @virgocore

W-Z

@wanber @windmireking @wlwkiba @ylissan @yuichiroe

Bize Dair

Fuzuli bir beytinde der ki:

“Fitne yayın kurmaga âteş mi oldu ihtiyac
Kim urarsın aleme âteş çatup peyveste kaş”

Nesre çevrildiğinde “Ortalığı karıştırmak için ateşe mi ihtiyacın vardı da yayını kurup (kaşını çatıp) herkesi ateşe atarsın?” gibi bir mana çıkar. Fakat klasik edebiyat öyle bahsedildiği gibi belli kalıplar üzerine inşa edilen bir kısırlık ihtiva etmez; aksine matematik (aruz) üzerine kurulu, mazmunlar altında şairin kendi yüklediği manaları gizleyen yüklü ve sükseli bir yoldur. Yolculuğu da hayli keyiflidir.

Örneğin bu beyitte görülen yay=kaş mazmunu klasik şiirde sıklıkla kullanılmış olsa da Fuzuli yay yapımına dikkat çekmekle başlar işe. Yay yapılırken yaş bir odun ıslatılır, daha sonra hafif ateşle pişirilerek biçimlendirilir. (Ayrıca bkz: Baston yapımı) Bunun için yay kurmak için evvela ateş lazımdır.

Yay, kurulduğunda gergin bir vaziyet alır. Yayın şekli kaşı andırır, bu gerginlik de kaş çatılmasının bir imgelemidir.

Sevgilinin aşığa kaşını çatması aşık için en cezbedici ifadedir. Yayın kurulup okunu atmaya hazırlanması gibi aşığa yönlendirilen bu caka da onun aşk silahıyla tekerrürle vurulacağını işaret eder.

Kaş çatmanın ateşe yaptığı bir başka gönderme de şudur: Kaş, ayrıntıyla bakıldığında küçük çalı parçacıklarını (çıtırgı) andırır. Ateşi yakmak için bu çıtırgıları çatmak gereklidir. Ateşi tutuştururken hava geçişini sağlamak adına çıtırgılar üst üste istiflenmemeli, çarpık yerleştirilmelidir. Kaş çıtırgı olduğuna göre çatıldığı anda tutuşacak ve aşıklarını tutuşturacaktır.

Her beyit bir tablo olup karşımıza çıkar. Şiirin bütünü bir tabloyu betimlemez, her beyit tek tek sonsuz yorumludur; bu nedenle parça güzelliğinden bahsolunur.

Eserleri okuduktan sonra incelemez ve irdelemezsek o derinlikten mahrumuz demektir. Bazen okumamız biter ve vurgun yemiş gibi hayata döneriz, bazen de “ben bunu anlamadım yazar/şair ne dedi burada şimdi?” deyip yüzmeye çalışmak yerine sığ sulara takılıp kalır ve onlara ahkam keseriz.

Vurgun yememek ve yüzmeyi öğrenebilmek adına kademe kademe iniş ve seyrediş dilerim hepimize. Yolculuğun her türlüsü muhteşem. Doğu - Batı, Eski - Yeni fark etmeksizin. Hepsi bizim.

Ne Mecnun Leyla'ya, ne Kerem Aslı'ya, ne de Ferhat Şirin'e “seni seviyorum” demedi. Divan edebiyatı şairleri, binlerce muazzam aşk şiirleri yazdılar ama hiçbir zaman “seni seviyorum” demediler. Çünkü aruz kalıplarıyla “seni seviyorum” denilemiyordu. Lakin, “seni seviyorum” demenin binbir türlü yolu vardı..

Art Raffle

OMG THANK YOU SO MUCH FOR 100+ FOLLOWERS!!!

to thank you guys and to celebrate having broken the 100 followers mark i’ll do another art raffle :D

1. Prize: Cell Shading Drawing with Abstract Background (Max 2 Characters)

2. Prize: Normal Drawing with Simple Background (Max 2 Characters)

the last Person to win this Prize got the following drawing;

3. Prize: colored Doodle (max 3 characters)

4. Prize: colored Doodle (Only 1 character)

5. Prize: Doodle (max 2 Characters)

Rules:

  • In order to participate, you have to reblog this
  • i will NOT draw any pornographic content as a prize
  • the Deadline is 28th of January

Keep reading

Sabah erken kalkmamın sebebinin ders çalışmak değil de koşmak olmasını istiyorum.Test kitaplarına tonlarca para dökeceğime ygs-lys sürecinde deli gibi okumak isteyipte okuyamadığım romanları almak istiyorum. Yazar şair ezberlemek değil,istediğim kitapları istediğim zaman okuyabilmek istiyorum. Ne bileyim,bir gün boyunca üçlü koltuğa uzanıp tv izlemek istiyorum. Havanın güzel olduğu günlerde pencereden bakmak değil,dışarı çıkıp paten kaymak istiyorum. İlk tiyatronun ismini ezberlemek değil,gidip bir tiyatro izlemek istiyorum. Aruz kalıplarını ezberlemek benim işime yaramayacak.. ben şiir yazmak,şiir olmak istiyorum.Stresten uyuyamamak değil,her gece mutlu uyumak istiyorum. Gençliğimi yaşamak istiyorum. Ulan yaşamak istiyorum ya!
Tam 11 yıl oldu...

Bundan 11 yıl önce bu saatte daha iyi bir yere gittiğine inandığım, bana sevmenin ne olduğunu haksızlık karşısında nasıl davranmam gerektiğini öğreten, gerektiğinde ağlanabildiğini göstererek öğreten babamın Şeb-i Aruz günü bugün. Bir Fatiha’yı eksik etmezseniz sevinirim çok özlediğim babam için.

anonymous asked:

Neden Milli Görüş ?

Vefatın Mevlana gibi sanki şeb-i aruz.
Sana vız geldi ne Amerika ne Rus.
Hiç huzur vermediler çektirdiler evinde mapus
Seni anlatırken düğümlenir boğazımda hecem.
Kabrin nur makamın cennet olsun Hocam!
Milli Görüş: İyinin, doğrunun, güzelin, adaletin ve faydalı olanın hâkim olmasının mücadelesidir. Bir davadır, bir kavgadır, bir sevdadır. Kınayanların kınamasından korkmadan Hak namına yürüyenlerin yoludur. Milli görüş dikenlerin arasında hepsine inat açan güldür. Hakk’ın mı, yoksa Batılın mı yanında olma safını belli etme mücadelesidir. Bu mücadelede bizi yanlışa götürecek olan doğru gibi gözüken, doğruya yakın olan yanlıştır. Merhum Erbakan hocamız,”Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır” sözleriyle buna dikkat çekmişlerdir. Milli Görüş; kıyamete kadar sürecek savaşın adıdır. Milli Görüş! Yılmadan, yorulmadan, engel tanımadan ufuktaki güneşi görüp ona el uzatmaktır. Bütün insanlığın saadeti için yeryüzünde hakkın ve adaletin hâkim olması gayesiyle hep beraber disiplinli bir topluluk olarak çalışma görevini ifa etmek, Milli Görüş’ün şiarıdır. Milli Görüş iktidar ortağı olduğu hükümetlerde ve sahip olduğu belediyelerde hizmetler hep insan odaklı olmuştur. Çünkü Erbakan hoca, “devlet; milletine garson olmalı” derdi. Çocukluk dönemimden itibaren “İnsanlığın iki cihan saadetini sağlayacak adil bir dünya”yı inşa ediyordu kafasında. Hep aksiyon ve eylem adamıydı, sonuç odaklı çalışmayı severdi. Çünkü çok iyi biliyordu ki, İslam savunma dini değildir, taarruz dinidir. Şükreden bir kul olmanın cihad eden bir Müslüman olmaktan geçtiğinin idrakiyle “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya’nın kurulması içindi bütün çabalar. Erbakan hocayla alakalı yazmaya devam etmem durumunda bütün gazeteyi bu yazıya ayırsalar bile yine de yetmez! Böyle bir lidere sahip Milli Görüşçülerinde; Erbakan hocanın gösterdiği istikamette teşkilat çalışmalarını yerine getirmeleri gerekmektedir. İslam dünyasında her akan kanın, her dökülen gözyaşının hesabını bizden soracaklardır. Bugün dünden iki misli daha fazla teşkilat çalışmalarını yapmak durumundayız. Herkesin en iyi yapmış olduğu çalışma “eleştiri” çalışmasını bir kenara bırakarak, teşkilata “ben ne kadar zaman ayırabiliyorum ” diye kendimizi sorguya çekmeliyiz.
İdarende İslam âlemi huzur buldu.
Sonuna kadar hocam başın hep dik durdu.
Seninle işçinin emeklinin yüzü güldü.
Seni anlatırken gözlerim yaş doluyor hocam!
Başörtü sorunu yoktu, rahat okuyordu bacım.
Hak batıl mücadelesi, düne göre bugün daha güçlü bir çalışma gerektiriyor. Çünkü bugün yeryüzünde daha fazla fitne var! Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan Milli Görüşçüler, yolda yürümeye başlamadan önce, gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak durumundadırlar. Bu korkularını yenip yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa bir müddet sonra aşılmış yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. Zaten Milli Görüşçüler her zaman zora talip olmuşlardır. Biz zor şartların insanlarıyız. Merhum Erbakan hocanın işaret ettiği “İman varsa imkân da vardır” sözünü asla unutmadan hedeflerimize ağır ama emin adımlarla ilerleriz. Bunu yaparken safları birleştirerek yaparız ki, şeytan aramıza giremez. Erbakan hoca karşılaştığı zorlukları rahmet görürdü. Her zaman daha fazla çalışmanın nedeni sayardı. Zorluklar karşısında yılan teşkilat mensuplarına şunları söylerdi; ”Cüneyd’i Bağdadi hazretleri ibadet ve hizmet yolunda, çeşitli zahmet ve zorluklarla karşılaştığında seviniyor ve Allah’a şükrediyordu:”Rabbimin, işlerimi zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet göstererek, mükâfatımın kat kat artmasını murat ettiğine işaret sayıyor ve teselli buluyorum.”diyordu. Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde ve edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır.” O aynı zamanda bir lider değil, bir öğretmendi de. Böyle bir öğretmenin öğrencilerinin toplantılara gelip sadece çay içmek yakışır mı Yoksa çalışmanın, projelerin bir parçası mı olur! Bu davaya hizmet eden, her mücahit bilir ki,”Bizim davamızda kimse kendisi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar, menfaati öldürmenin en kolay yolu budur. Bütün mazlum insanlar bizim ayağa kalkmamızı beklemektedirler. Sen varsan bu gözyaşı ve kan duracaktır. Sadece çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen batı medeniyeti, insanlığa saadet getirememiştir. Mazlumların ezilmediği, her türlü sömürünün son bulduğu, adil ve adaletli dünyayı Milli Görüşçüler kuracaktır. Yeni bir dünya kurulacaksa bunu D-8’leri kuran Saadet Parti’si yapacaktır. Dolayısıyla bunun hayata geçirilmesi için teşkilat çalışmalarının düzenli ve sağlıklı olmasıyla gerçekleşecektir. Erbakan hoca ömrünü insanlara cihadı anlatarak tamamlamıştır. Bizler kapitalizmin bize sunduğu imkânlarla bunu nasıl başaracağız. Bir an önce kendimize gelip, tebliğ görevimizi yapmamız gerekmektedir.
Erbakan hocamız cihadı şu şekilde anlatıyordu:
“Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır, İslam, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cihad; Hakkı hâkim kılmak, temel insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerini ortadan kaldırmak için yapılacak hizmet ve faaliyetlerin tamamıdır; Batılıların kullandığı manada “Harp” ve “Savaş” gibi kelimeler cihadı ifade etmez. İslam’da cihad bir teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Milli Görüş lideri Erbakan hocamız ebediyete intikal etmiş olabilir. Bize düşen görev, onun bize öğrettikleriyle insanlığın saadeti için çalışmak ve mücadele etmektir. Yan gelip yatmak, toplantılara gitmemek ve sürekli mazeret oluşturmak Milli Görüş neferine yakışan bir tutum değildir.”
Yaklaşık 2 milyarlık İslam âleminde hayatından gerçek anlamda memnun olan iki yüz bini geçmemektedir. Batı, 1699 yılından beri fiziki gücüyle dünyayı sömürmektedir. Buna dur diyecek olan tek bir ülke var o da Türkiye’dir. Bunun için İslam birliği mutlaka kurulmalıdır. Bunu kuracak olan tek parti ise Saadet Parti’sidir. Bunu ABD, AB ve Siyonizm çok iyi anladığı halde nedense Milli Görüşçü kardeşlerim hâlâ anlayamadı. Bu dava kimseye, han, hamam, arsa, tarla, arazi, apartman, refah ve mutluluk vaat etmiyor. Bu dava size çile vaat ediyor. Eğer bu İslam davasının delisi olmayı başaramazsak o zaman başarısızlığa mahkûm oluruz. Bizi az yâda fazla oluşumuz yıkmaz, bizi atalet içerisinde oluşumuz yıkar. Mısır’da alanları dolduran mücahitler ne diyor “Nasılsa bir kez öleceğim, neden bu Allah yolunda olmasın” bu duyguyla hareket eden bu Müslüman gençlere top, tüfek ne yapabilir İşte bu ruhu kaybetmek üzereyiz! “Bunca çalışıyoruz, tebliğ ediyoruz ama bir türlü başarılı olamıyoruz ” diyorsunuz. O zaman yaşantımızda, yediğimizde, kazancımızda bir sorun vardır. Yoksa hakkı tebliğ etiğinizde neden tesiri olmasın ki, Hakk’ın tesir gücü vardır. Bizim medeniyetimiz kimi zaman düştü, kimi zaman sekteye uğradı ama asla yıkılmadı… Düştüğü yerden kalkmasını hep bildi… Kalktığında da eskisinden çok daha güçlü yoluna devam etti… Milli Görüş hepimizin asli vazifesi ve mukaddes davasıdır.
Adı Necmeddin Soyadı Erbakan
Döktürmedin, sabır dedin, halka, bir damla kan.
Bir daha çok zor gelir sizin gibi Başbakan
Gözlerim yaş dolar, boğazıma düğümlenir hecem.

-İshak Beyazay

-Düşünsene başka bir şarkının saçma sapan mısrasında denk gelseydik. Ne olacaktı o zaman ?
-Kalabalıkları sevmediğim zamanlar geliyor aklıma. Birde seninle geçirdiğim zamanlar.
—  Selimhan Bek