ara*

BU ARA GÜNDEMDE OLAN HADIM KONUSUNA DEĞİNMEK İSTİYORUM.

Bilirsiniz, baya hümanist bi insanım. İnsana baya fazla değer veririm ve bir insanın fiziksel veya bilhassa mental zarar görmesine %100 karşıyım. Çünkü böyle olmalı. Aslında sadece insan için böyle düşünmüyorum ama bu beden aciz bir varlık, tüm canlıların yaşamına destek çıkarsak ölürüz. Bu yüzden ahlaki açıdan bir miktar esnek olma durumundayız.

Lakin, eğer bizim bu kadar değer verdiğimiz varlıklar bizim veya bir başkasının canını ve bilincini kötü bir şekilde etkiliyorsa buna bir şekilde dur dememizin şart olduğunu da biliyorum. Bu ülke tam olarak 93 yaşında. Yasalarımızda hadım cezası 93 yıldır yoktu, değişen ne oldu diye sormak isterim. Yıllarca CANİCE tecavüz edilmiş, hapsedilmiş, eziyetler görmüş ve yeri geldiğinde öldürülüp yakılmış kadınların, erkeklerin, çocukların, yaşlı amcaların, anneannelerin tecavüzlerini kınadık. Sokaklara çıkıldı, eylemler yapıldı. Ne değişti.

Daha bir kaç gün önce bir metro muavini 4 yaşındaki kıza tecavüz etti. 50 yaşındaki bir adam 10 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etti yine yeni oldu bu olay. Bunlar basına yansıyanlar. Bir de utanan, şok etkisi geçiren, korkan insanlar var bunların yanında. Bu oluyo. Tam şu an, sen bunu okuyoken oluyo belki de. Evet kınıyoruz. İyi bok yiyoruz. Onlar da çok utanıp yapmayı bırakıyo.

BÖYLE BİR DÜNYA YOK ARKADAŞLAR.

Ben de isterdim, kınanınca insanların yüzleri kızarsın, utançlarından yerlerin diplerine batsınlar. Ama yok böyle bir şey maalesef. Bu yüzden bir şey yapmak gerekiyor.

Evet herkesin aklında “eğitim” cümlesi var. Ama ben bunun yeterli olacağını hatta olacağını düşünmüyorum. 50 yaşında adam bunu yapıyo. Bu adamın düşüncesi zaten “ben her şeyi biliyorum aq ne gidecem okula kursa”. Evet eğitim çok önemli. Ama bu tecavüz eden insanların aileleri de bu kafada. Sadece babası değil annesi de erkeğin üstün olduğunu kabul etmiş durumda aq. Evet, eğitime başlanması gerekiyor hatta 93 sene önce başlanması gerekiyordu, başlanmadı ama geçen her saniye kayıp. 

Bu iş öyle ahlak dersiyle bitmemeli diye düşünüyorum, bunun yanında sosyal statülerimiz, toplumdaki yerlerimiz falan diye dersler de olmalı. Çünkü hepimizin bildiği üzere Din kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde sadece sünni müslüman inancını öğretiyolar ve sure okutuyolar. Bunun haricinde verilen bir ahlak dersi yok. Bu en büyük açıklardan birisi.

Bir diğer açık ise deminden belirttiğim gibi aileler. Aileler bilinçli değil. Gerçekten değil. Çocuk yetiştirmeyi bilmeyen en az 30 milyon insan var bu ülkede. Benim eniştemin 2 kızı ve 1 oğlu var. Oğlan en son doğdu ve facebooka çocuğun pipisini attı. Kızlarıyla bir tane fotoğrafı olmayan adam oğlunun dalgasıyla gurur duyuyo. Haliyle kızları da mal. Muhtemelen oğlan da mal olucak. Bu ataerkil yapıdan kaynaklı sıkıntıların çözülmesi gerekiyor. Ailelere cinsel eğitim de verilmeli lakin bizim süper uygar ülkemizde sene 2016da bile cinsellik tabu halinde olduğundan bu aşşşşırı zor bir halde. Bu algının yıkılması gerekiyor en başta. İşte bu noktada bunu okuyan sana çok büyük görev düşüyo. Kendi ailenden başlarsan düzeltmeye, belki annen ve baban da diğerlerine bir şeyler katabilir. Çok zor bir şey 40 yaşındaki adama bulaşık yıkamanın, temizliğin annenin görevi olmadığını ve sosyal eşitliği anlatmak, ama imkansız değil. 

İlkokullardan başlanmak zorunda bu eğitim. Ahlak Bilgisi veya Toplum Bilgisi gibi bir başlık altında insanlara nasıl davranacağını anlatan dersler olmalı. Eşitlik kavramını kavramalı yeni nesil. Karşıdaki bireyin de insan olduğunu kesin olarak bilmeli.

Gelelim hadım konusuna. Hadımın yanındayım. Olmalı. İlk adım hadım olmalı çünkü bu yukarıda belirttiğim 50 yaşında her şeyi bilen eğitime ihtiyacı olmayan adamı caydıracak tek şey hadım. Çünk bu adamın 50 yıldır en değerli varlığı maalesef karaciğeri değil, siki. Ama 10 yaşındaki bir çocuğun da en değerli varlığı farkında olmasa da akıl sağlığı. Bu korkunç bir travma bakın bu kolay bir şey değil. Yaşamadık ve bilemeyiz ama tahmin edebiliriz. Vücudu kıllı, kafası kel bıyıklı bi adamın sizin o daha kemikleri bile oluşmamış vücudunuzu ele geçirmesinin fikri bile insanı titretiyo. Orada o sadece bir deliğe girmiyo, bir insanın tüm geleceğiyle oynuyo. Hayatını mahvediyo. Bu adama “neyse artık Allah böyle yazmış, o da yapmış, şeytana uymuş” demek SAÇ MA LIK. Çünkü örnek teşkil edecek ve tekrar bir başkası yaptığı zaman bunların arkasına sığınabilecek. Sürü psikolojisi… Bu yüzden bu adamları durdurmamız gerekiyor.

Tabi bu noktada yargıya çok büyük yük düşüyo. Artık şu kadınların dediğine inanmaları gerekiyo ve “iyi hal indirimi”nden vazgeçmeleri gerekiyo. Bir insan bir insana tecavüz ediyorsa bu noktada iyi hal yoktur. Bu noktada piç kuruluğu hali vardır ve bu indirim olamayacak kadar pislik bir haldir. 

Artı olarak bu hadım cezası bizim günümüzde “uygar” diye adlandırdığımız ülkelerin çoğunda yıllardır var. Abd, İngiltere, İsveç gibi ülkelerde uygulanan ceza yani bu. 

Toparlamak gerekirse, eğitim evet çok önemli ama bu noktada yetersiz. Toplumun kafa yapısı değişmeden bir şey olmaz ve bu bizim yapmamız gereken bir şey, özellikle erkekler, erkekleri bilinçlendirmeli. Bir kadın bir erkeğe gidip böyle böyle bak yanlış dese siktir git aq karısı tepkisini alacak ama bir erkek genel olarak dinlenir ve hadım mantıklıdır çünkü yaptırım gücü olan bir ceza sistemi tüm dünya için sudan bile daha gereklidir.

Comunicamos a nuestra comunidad esta decisión de último minuto en aras de proteger a la sociedad del anunciado fin del mundo para este 29…



Otra vez te recordamos que no debes creer todo lo que ves en Internet. Como el último rumor que dice que mañana se acaba el mundo, lo cual es imposible, de otro modo no hubieran armado los estrados en la avenida Brasil (ok, no es por eso, pero no va a pasar). A todo esto, no olvides votar por nosotros: http://rpp.pe


PD: Regresa al post, comparte y comenta tus planes para el fin del mundo ;)

After Training

Ara limped her way back to her rooms. She’d gone to training tonight to meet the others and hopefully get some practice in. Mr. Darkwalker had caught her off guard with the sweep to her knees. If she hadn’t already been stuck in the tar from his trap, she might not be in quite so much pain.

With a sigh, she closed the door to her room. The sword and shield were the first to be set down. She noted the scrapes on the shield. The gauntlets came off next. A small dent. The pauldrons came off next. A dent near her neck. A few inches closer and the training might have turned deadly. She unhooked the breastplate and marveled at the lack of dents there. She groaned as she sat. The boots would most likely have to be fired to removed the tar. She looked at her personal armor would have to take priority tomorrow morning.

She pulled the boots off and added them to the pile of armor. Looking down at her right knee she grimaced. The armor was going to have to come off she knew but she hesitated. The metal was probably all that was holding back the joint from swelling. She limped to the kitchen and gathered ice into a cloth. Moving back into the sitting room, she took a deep breath and loosed the plate from her legs. Her knee immediately began to ache.

Sitting down she raised her injured right leg and placed the ice pack on it. She closed her eyes trying to center herself before the Light encompassed her hands. She covered her knee with her hands focusing and praying. She sat back drained. Her knee ached less, she placed the ice pack back on her knee. Shifting she placed a pillow under knee and sat back with a sigh. It would have to do. Hopefully it was just a sprain. It didn’t feel more serious but she had probably done more harm than good walking back without assistance.

Ara reflected back on the training, she felt like she’d made a good showing. The spear had thrown her off some. She hoped Mr. Darkwalker would agree to spar with her again. The dwarf had been strong, but she’d surprised him with her strength. The worgen had done some damage to her armor but a lucky hit with her shield had turned the tide of the battle in Ara’s favor.

She grabbed her notebook from the table beside the couch. She flipped to a blank page and began drawing out weapons thinking about each of her opponents. Her hand moving swiftly over the page as the designs came to her. She paused as she thought about Lady Addington and the Commander. Then she drew once more, making notations as she went.

Source

(@shaffermw @sylvanass @commanderabbendis @littlelady-lo for mentions)

+ sen hiç ateşböceği gördün mü?
- hayır, görmedim.
+ göremezsin, göstermiyorlar ki. herkes de göremez zaten. edison doğayı yendi, hem de kendi sahasında; biz o ara yoğunduk, ediz hun'un filmlerini seyrediyorduk.
- anlamadım?!
+ kıymetini bil; anlasaydın yalnızlık çekerdin..

6
T-ARA Bar | 
To celebrate the 7th anniversary, to show C-Queen’s
support and love for T-ara, we donated RMB7290 to 
plant 729 trees in the desert area of the Western 
China. We sent our little effort to add a touch of
green to our beautiful planet. Happy 7th anniversary!
Best wishes for the six pretty girls! C-Queen’s will
be always beside you!
#7YearsWithT_ARA #티아라 #7주년축하 #7주년 #전보람 
#이큐리 #박소연 #함은정 #박효민 #박지연 #Boram #Qri
#Soyeon #Eunjung #Hyomin #Jiyeon

Photos by Green Citizen Action