annelou

gözbebeklerine ağıt

hep mi gazete hep mi ceset torbaları,
yol kenarlarında öldürülmelere evet
ama esmer bir çocukla örtülsündü üzerim.
kıpkızıl bir çığlıkla uyandırılmak isterim.
hergele ricasıdır:
ölerek güzel ve ebedi bir uykuya dalan kadınlar ki onlar,
hayatımız boyunca ne söylesek yine de yakışmadı
ne kadar sarılsak yine de doyulmadı
tanrım
onları öperek uyandır

bilirsin belki, annesi uyurken
yatağında kendini bıçaklayan çocuklar vardır
iyi geceler bıçağıdır onlar
üşütme bıçakları
gitme annecim bıçakları

neden söylüyorum bunları sana
toprağın altında üşürse o anneler,
çocuklar kendini hafif müzik eşliğinde bıçaklarlar
kan,
toprağın altına girene kadar
soğumayan bir şeydir onlar için
tek çaredir
geldim annecim kanları.

ve ben böyle, bu şekilde
içimdeki her iyimser sözcüğün başını bıçaklarla kesiyorum
kal annecim
sırtımdan çıkardığım bıçaklar bunlar,
insanların emanetleri bu yaşıma kadar
yattım toprağına, sırtüstü uzandım artık
sarıldım, tükendim
ayrılan iki kişinin sarılması gibi
bir artı bir eşittir sıfırım
sırtımda açılan boşluklardan beni okşasınlar
beni uyutsunlar
de ki yine de içimdeki kırgınlık kaldı
de ki o kırgınlık insan olsa ağzını bıçak açmıyor
biliyor musun çok mutsuzken de bir keresinde
ağzımı bıçak açsın diye sorulan sorular vardı
cevaplamadım, hatta ben
susuyorum diye ağzımdan da bıçaklandım
diktim annecim.

zaman, yeri gelir hüznüne alkış tutan herkesin ellerini parçalar
yine de umut diyorsun ya,
zaman, yeri gelir
bu elalem korosunun gırtlaklarını da parçalar
bir yıkım gelir önce en sağlamı kurban seçer
ağzımdan bıçaklayan her şey öpmeye kalkar
ürkerim
ürker ve
bir travmanın peşine takılır kaçarım ben
döktüm kanımı, kalkayım artık
beni, gözbebeğini,
beklerler annecim.
dur tırmalama yüzünü, kirpiklerini koparma artık
beklerler beni de.
inanır mısın beni de.

ben bazen anne, beklemesinler diye

endişeli bir çiçek dikiyorum içime
yüzüme doğru büyüyor
ağlamayayım diyorum.
dedikçe büyüyor.

Ey anneler ey babalar! Çocuklarınıza “emir kulu” değil; “Allah'ın kulu” olmayı öğretin ki, komutanından ya da abisinden emir aldığı için kardeşini öldürmesin.
Hüzünlü bir hikaye.

Birkaç yaz önce, 350 sayfalık bir kitabı delirip defter olarak kullanmaya karar vermiştim. Aralıklı günler boyunca, sulu boyayla her bir sayfasını keyifle boyamıştım. Her sayfanın kurumasını beklerken, beş dakikalık aralar vermem gerekiyordu. O vakitlerde, müzik listemdeki şarkıları inceliyor, yeni albümler indirmeye çalışıyordum. Bir ay gibi bir sürenin sonunda, kitabın tüm sayfalarını rengarenk olacak şekilde boyamıştım. Aradan vakit geçti ve kendime bir iş buldum. Yaz boyunca işe gidip geldim, sayfaları boyanmış o kitabı bir rafta veya masanın üstünde unutuverdim. Altı ay gibi bir süre daha geçti, unuttuğum boyalı kitap aklıma düştü. Kitaplığımın raflarında değildi, çalışma masasının çekmecesinde yoktu, salondaki büfenin alt dolabında da yoktu. Bir umut içinde, anneme sordum ve şöyle bir cevap verdi : “Galiba ben onu çöpe attım.” Diyecek bir şeyim kalmadı evet. Eşyalarınızı ortada bırakmayın. Babalar her şeyi biriktirmeyi, anneler ise her şeyi çöpe atmayı sever.
Yeniden düzenleme : Bu küçük anıyı anlattım çünkü rastgele bir şarkı listesi eşliğinde defterime bir şeyler yapıştırıyordum. Büyüyünce baba olacağım, her şeyi çöpe atan anne değil. İki gündür aklıma düşen anıları anlatıyorum ve sıkılmadan okuyorsunuz. Teşekkür ederim sizlere. Her daim poetik olan insanlar sıkıcıdır fikrimce.

we did a dance loop groraton(the lion) and I(the dog) for the Loopdeloop Dance party

you can see it better there http://www.loopdeloop.org/2013/11/anne-lou-raton-dance-party/ (and vote? but I don’t know if there is a winner since it’s just a paaaarty)

the song is in the guidelines on the website if you want it (one time pt3 from Satellite High)

“Sana sarılmak düşüncesi bile öyle güzel ki.
Mor çiçekler açıyor, gökyüzü mavileşiyor.
Küçük çocuklar gülümsüyor, anneler ağlamıyor.”

Ey anneler ey babalar! Çocuklarınıza “emir kulu” değil; “Allah'ın kulu” olmayı öğretin ki, komutanından ya da abisinden emir aldığı için kardeşini öldürmesin.
—  Muhammed Özkılınç

anonymous asked:

ben annemin bana senden nefret ediyorum diyişini duydum şimdi söyle hangi söz bundan daha ağır olabilir?

Anneler güneştir
Ve güneşin vurduğu yerde
Yaşamak biter

Yazıyordu.