ama's 1984

anonymous asked:

Okumuş olma ihtimalin çok yüksek ama 1984 okunulabilir bir roman, aynı zamanda Dan Brown ın kitapları da var eğer sanatla ilgileniyorsan romanların içlerinde geçen bilgilere şaşırabilirsin

1984ü tc sınırları içinde okumayan tek insan kelamkafi olabilir allah içinsdkljsd 

dan brown romanlarını 6. sınıfta okuduk elhamdulillah ya

distopya dörtgeni

Konuya distopya dörtgenimi oluşturan kitapları listelemekle başlamak sanırım en doğrusu. Yayınlanış sırasına göre;

● Yevgeni ZAMYATİN - BİZ (1924)
● Aldous HUXLEY - CESUR YENİ DÜNYA (1932)
● George ORWELL - 1984 (1949)
● Ray BRADBURY - FAHRENHEİT 451 (1953)

Distopyalar konusunda bilgili olsam bu sıraya göre okurdum fakat distopya dünyasına 1984 ile giriş yaptım. Sonra sırasıyla Biz, Fahrenheit 451 ve son olarak Cesur Yeni Dünya'yı okudum. Hepsi genel anlamda eşsiz ama 1984 içlerinde bir değil birkaç adım öne çıkıyor. Sırayla değerlendirmemi yaparken bunun nedenlerini de söylemiş olayım.

Biz” yazıldığı tarih de göz önünde bulundurulduğunda konu itibariyle zaten eşsiz. Anlatım, kurgu güzel ama biraz daha distopya betimlenebilirdi. Tabi ben bu eleştirimi ister istemez diğerleriyle karşılaştırarak yapıyorum. Okurken kendimi o dünyada yaşıyor gibi hissettirmedi. Kitapla alakalı benim tek olumsuz yorumum bu.

Cesur Yeni Dünya” içindeki distopya sıradışı. Sanırım doğru kelime bu; sıradışı. Yazıldığı tarihten ziyade günümüzde bile aykırı denilebilecek bir toplumsal düzen söz konusu. Kurgu ve anlatım da gayet başarılı. Tek olumsuz yorumum toplumsal düzenin ve bu düzenin felsefesinin kitabın sonlarında okuyucuya sunulması. Hikayeyle paralel bu düzen ve felsefe okuyucuyla paylaşılsa daha güzel sindirilebilir. Bu anlamda kafamda bazı boşluklar kaldığı için iki defa okudum.

Orwell, “1984″ü yazarken bu iki kitaptan esinlenmiş. Çok da iyi etmiş. Karakterlerin, distopyanın, günlük hayatın en iyi idrak edildiği ve insanı içine alan roman 1984 bence. Okurken kendimi o dünyanın içinde çok net hissediyordum. Belki de dil ve anlatımın başarısının yanı sıra günümüz dünyasıyla olan paralelliğinden ötürü de böyle hissetmiş olabilirim. 

Fahrenheit 451″ içlerindeki en kısa roman. Yazarın sanki acelesi varmış da bir çırpıda yazmış gibi. Karakterler daha belirgin olabilirdi. Konu o kadar güzel ve farklı ki beklentiyi büyütüyor. Benim beklentimi karşılayamadı ne yazık ki bu roman fakat diğerlerinin yanına koyulmayı hak ediyor.

Not: Benim distopya dörtgenim böyle. İçerikten bilhassa bahsetmedim. Varsa önerilerinizle bu dörtgeni beşgen, altıgen yapabilirim ;)