amınakoyayım

Sevdiğinin başkasına güldüğünü gören adamı ne üzebilir bu saatten sonra? Başkasının elini tuttuğunu, başkasının kokusunu hissettiğini görmek, duymak, bilmek. Ölümden başka hangi kuvvet üzer o adamı? Kim acıtır onun canını? hiçbirşey. Odandaki lambayı kapatıp, kapıyı kilitleyip bir sigara yakarsın en fazla. Düşünürsün. Ah be amına koyayım başkalarının attığı mesaja gülümsüyor dersin. Ölüyorum amına koyayım. O kadar yalnız ölüyorum ki kanımın damarlarımda akışını duyuyorum. Lakin kimsenin umurunda değil ruhumun şah damarını kesmem. Ne Güneşin umrunda ne Ayın, Ne gecenin umrunda ne gündüzün. Yardım edin, Ölmek istemiyorum...

yazasım geldi, yazacağım. on dokuz yaşıma girmek üzereyim, güzel bir hayatım var, ben her ne kadar şikayetçi olsam da. aptal aptal sitem etsem de sabahları uyandığımda, aslında şükürler olsun ki çoğunun hayali olan hayatı yaşıyorum. uşakta büyüdüm bu yaşıma kadar, ufak şehir, ufak şehirler ufkunu kapatır insanın derler. ben bunu pek sikleyen birisi olmadım hiçbir zaman, bu şehirde o iş olmaz koçumlara siktir çektim hep içimden, her ne kadar dilimle onaylasam da. büyümeye çalıştım, zaman geçirerek değil ama yata yata, bir bok olabilmeye uğraştım. bir baltaya sap ol diyen babanın oğluyum ne de olsa. bu site mesela, ilk açtığımda bu hesabımı on beşimin başlarındaydım sanırım. boş kovalamadım, bir şeyler üretmeye çalıştım, farklı bir şeyler yapayım dedim, yapabilmişsem ne mutlu bana. çok zamanımı geçirdim buralarda, çok insan tanıdım. şu sik kılıklı site bana neler neler kazandırdı anlatamam size. ahmet ile birbirimize küfür ederek tanıştık mesela, şimdi valiz hazırlıyorum antalya imzası için, yarın ahmetin yanımda olacağım ölmezsem. hayat bazen güzeldir lafının tanımı oldu amınakoduğum samsunlusu bana. çok şey kazandırdı, çok şey öğretti. eyvallah. on dokuz yaşıma girmek üzereyim, annemi çok seviyorum. saçma sapan konuşup insanların anlamasını beklemeyi de öyle. küçük bir kardeşim var, bir de onu çok seviyorum. birkaç saat önce yoruldum amınagoyim diye sigara içerken aklıma takıldı bazı yaşadıklarım. lan ne zamanlardı be falan dedim güldüm. eski fotoğraflara baktım. pişman olduğum şeyler yapmışım her ne kadar inkar etsem de, iyi ki yapmışım dediğim şeyler olmadı değil ama bu kavgayı keşkeler kazanacak gibi. beş yıldır lise okuyorum, ilk senemde kaldım, gidemedim. bakıyorum bana ne kazandırdı diye, yaprak kımıldatmamış lan bende. gülüyorum biraz bunları yazarken. ne gereksiz insanım lan ben falan diyorum. şuan salondayım, annem çay demliyor bana, ciddiyim ve bu dünyanın en güzel şeylerinden biri. bir de özür dilemek istiyorum biraz, sanırım. çok hata yaptım, bazen insanları üzdüm, bencil oldum, insanım, beni amınakoyayım falan. aklıma şey geldi şimdi, yarın ölürsem bu yazıyı okuyan ailem üzülür mü falan. üzülmesinler, kimse bile isteye birilerini üzmez, yani bence. ben üzdüm ama bazen. diyorum ya, salaktım sanırım, hala da öyleyim belki de, sadece kendimi akıllı sanıyorum. lan ne çabuk on dokuzuma geldim ben. dedemin beni hortumla ıslatmasından nefret ederdim,dokuz yaşındaydım çünkü, salaktım baya. şimdi onu bile özledim. neyse, ne diyor bu dalyarak ya gece gece derseniz, yazıyla pek alakası olmasa da şey diyorum: elimizdekilerin kıymetini bilin ve telafisi varsa hatalarınızı düzeltin. bir de size çay demleyen anneniz varsa onu baya bi öpün, öptüm.

Ciddi bir ortamda şu şekilde olmak istiyorum ; abi niye ciddiyiz biz amınakoyayım şu pencereye bakar mısın aq tam gülmelik değil mi bok mu var ciddiyiz gülsenize göt kafalılar.
hakkaten ama insanların hiçbirinden zerre katkı görmedim hayatıma. fazla yaşamadım ama hep hayatımızdan biz verdik amınakoyayım. hep tazmanya olduk, hep zenci köle. bi sömüremedik güneşler hep battı bizim imparatorlukta