aliural

* Sevgili dost; Şimdi kibritini çak ve bana insanların birbirlerinin acılarından nasıl zevk alabildiklerini anlat. Diyelim bunu anlatamadın, o zaman yanıbaşlarında kendilerine ihtiyaç duyan birine karşı gösterdikleri kayıtsızlığı açıkla. Bunu da mı açıklayamadın, o halde Goethe'nin, Genç Werther'in Acıları'nda sorduğu şu soruyu cevapla: “Nasıl oluyor da, insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda onun felaketinin de kaynağı oluyor!” * A. Ali Ural

Tanımadan kıymet vermekte ne oluyor? “ dedim kendi kendime.Kuzum sen nasıl davranıyorsun ki insanlara, bir kere tanışan ayrılmak istemiyor. Halbuki sevgi, ayrık otları gibi rastgele büyümemeli kalbimizde. İtinayla seçilmeli toprak; ağacı görmek istediğimiz yere ekilmeli tohum. Çünkü toprak tohumun kıymetini bilirse izin verir dışarıya çıkmasına. Demek lunaparkta rastgele attığımız halkaların, isabet etseler de bize kazandıracağı fazla bir şey yok
Ali Ural'la Geçen Huzurlu Saatlerden

            Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen “Yazarlığın Saklı Bahçesi” programında Ali Ural, “Fantastik Edebiyatın Kıyısında” isimli konuşmasını gerçekleştirdi bugün. Fantastik edebi eserlere meraklı, bu tarzda eserler üretmeye ve bilhassa fantastik hikâyeciliğin kapısından girmeye meyyâl olanlar için oldukça doyurucu bir konuşma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu hususla ilgili tuttuğum notları paylaşarak, fantastik edebiyatla ilgili akıllarda küçük de olsa bir kıvılcım çıkarmak niyetindeydim. Lâkin konuşmanın sonlarına doğru, programı takip etmekte olan ortaokul öğrencilerinin suâlleri ve Hocamızın verdiği cevaplar o kadar têsirliydi ki, onları sunarak edebiyata ilgili herkesin gönlüne ulaştırmanın daha kıymetli olacağına kanaat getirdim. Buyurunuz;

            Suâl: “Edebiyatı neden sevmeliyiz?”

            Cevap: “Hani bazı sinemalarda, filme girmeden önce 3 boyutlu gözlükler verirler ve filmi o gözlüklerle izleriz. Bize verilen gözlüğü takmadan filmi izlemeye çalışırsak, izlediğimizden bir şey anlayamayız; filmi tam olarak anlamak için o gözlükleri takmak şarttır. Edebiyat, bize 3 boyutlu bir gözlük hediye ediyor; o gözlükle hayatı daha iyi anlayabiliyoruz.”

            Sûal: “Yazarlık neden kıymetlidir?”

            Cevap: “Bugün sizler buraya geldiniz ve birbirimizle tanışmış olduk. Ellerinizde bana âit öykü kitapları olduğunu görüyorum. İşte o kitaplar sayesinde siz buraya gelmemiş olsanız dahî benimle tanışmış olacaktınız. Yazarlık; yazar ve okuru yüz yüze gelmeden buluşturduğu için kıymetlidir.”

            Sûal: “Yazmak için mi yaşıyorsunuz, yoksa yaşamak için mi yazıyorsunuz?”

            Cevap: “Yazmak için yaşamıyorum, yaşamak için de yazmıyorum. Kur’an’da Allah, ‘İnsanları ve cinleri, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’ demektedir. Ben de bu doğrultuda kulluğumu yerine getirebilmek için yaşıyorum ve yazarlığı da bu amaçla yapıyorum.”

Not: Tırnak içinde yazdığım kısımlar Hocamızın bire bir kelimeleri olmasa da söylediklerine oldukça yakın ifâdelerdir. Bu noktada bir yanlışlık oldu ise affınızı dilerim.

Not 2: Elbette fantastik edebiyatla ilgili bir etkinliğin ardından bu konuya hiç değinmeden geçmek olmayacağından en azından Hocamızın fantastik edebiyatla ilgili çok beğendiğim tanımı iletmek isterim: “Dünya, olağan değildir. Dünyadaki her şey olağanüstüdür. Fantastik edebiyatın yaptığı şey, olağanüstülüğün üstünü sisle kapatan dünyadan, bu olağanüstülüğe bir pencere açıp sızmasını sağlamaktır.”

Not 3: Hocamız, konuşmasının büyük kısmında değindiği ve iki adet de öyküsünü okuduğu Arjantinli öykücü Jorge Luis Borges tarafından hazırlanan ve Türkiye’de Dost Kitabevi tarafından basılan “Babil Kitaplığı” fantastik edebiyat dizisini özellikle tavsiye etti.

Sevgili Dost,
Yazın buharlaşmayacak, kışın donmayacak, sonbaharda yapraklarını dökmeyecek, yani hep aynı kalacak, ya da artacak sevgi… 🍃🍂
Altını görünce gümüşten, gümüşü görünce bakırdan vazgeçmeyecek…
Tagore gibi; ’ İstediğin zaman lambayı söndür. Senin karanlığını da tanır ve severim ’ diyecek..👌🏻

📚📖 #AliUral / Posta kutusundaki mızıka