Na-foto

Ame as suas marcas, as suas cicatrizes, os seus furinhos, as suas risquinhas, seja lá como você queira chamar aquilo que te faz uma pessoa especialmente única nesse mundo. Eu preciso que você busque aperfeiçoar o coração o mesmo tanto que você busca o corpo perfeito e que cubra de esperança o que está a sua volta o mesmo tanto de retoque que coloca nas suas fotos. Mais do que isso, eu preciso que você leia o que vem a seguir com atenção. A pressão para a perfeição é gritante, eu sei, mas por um minuto ouça a voz que vem de dentro e diz: você é uma obra prima e eu te amo exatamente assim!
—   João Bertoni.

şimdi seni;
ölmüş biriymişsin gibi özlüyorum.
fotoğraflarına sarılıyorum.
seni öptüğüm geliyor aklıma,
ağlıyorum.

yaralarım ne kadar büyük.
kuşlar çizdim yaralarıma.
kuşlara da yazık,
bir daha seni öpemeyecek dudaklara da..

Arkadaşım(erkek) profil fotoğrafına sevgilisiyle birlikte olan bi fotoğrafını koymuş. Annesi de altına “hayat kaynaklarım sevgi pıtırcıklarım” yazmış. İşte ideal kayınvalide 👏 👏 👏 👏

Me diz alguma coisa que rime com a minha vontade de pular os ponteiros do relógio, eu sei que nada nesse mundo é bom o bastante pra distrair os meus olhos escarlate. Já me viu vagando na ponta dos pés sobre as muralhas que são os trilhos do trem. Já deve ter se perguntado porque me volto com frequência para o céu, escalando as nuvens, enquadrando as estrelas e os arranha-céus. Percebeu que eu me desloco da realidade, que eu não me encaixo nas fotos, nos lugares e talvez nem em mim mesmo. Me diz alguma coisa pra abafar a vontade de me jogar na vastidão do espaço e libertar os vaga-lumes do meu quarto. Estrelas não se tocam com as mãos, mas e se eu te contar que somos feitos exatamente das mesmas partículas. Talvez o seu conceito de tamanho, de tempo, de realidade, do mundo sejam uma mera ilusão. Mas quem sou eu pra falar de ilusões, quando se acredita ainda nas historias que minha mãe contava. Eu não sou daqui.
—  Soberbos

MADAM MARTHA KOYU VE BİR HAZİN ÖYKÜ
“… Martha Lübnanlı Katolik bir Ermeniydi.
Burgazada'da Martha isimli bir koy vardır. Geleni gideni fazla olmayan bir yerdir. Denizi -günümüz şartlarında- güzel değildir, yosunludur, yolu yokuştur. Orada Ali Kemal isimli Burgazadalı bir balıkçı şezlong kiralayıp küçük ocağında çay demleyip tost yapar. Velhasıl Ali Kemal abi sadece askerliği sırasında adadan ayrılmış tipik bir adalı balıkçıdır…
- Ali Kemal abi neden Martha bu koyun ismi?
- Burada Madam Martha diye biri yaşardı. Yaz kış çıplak yüzerdi. Değişik biriydi.
- Nasıl yani?
- Transparan kıyafetler giyerdi, değişik aksesuarlar kullanırdı, o garip kıyafetlerle kocasını karşılamaya iskeleye giderdi.
- Allah allah. Nasıl biriydi?
- İyi bir kadındı. Pasta yapıp içine büyüklü küçüklü madeni paralar yerleştirirdi. Sonra mahallenin çocuklarını çağırırdı. Bak bu kitapta fotoğrafı da var. (Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim kitabını sahilden topladığı şeylerle yaptığı kütüphaneden çıkardı. Kitap solmuş ve parçalanmaya yüz tutmuş haldeydi.)
Madam Martha'nın fotoğrafına baktım ve kitabı okumaya başladım.
“Marta, adanın en ilginç ve en sıra dışı kadınıydı. Yaz, kış denize çıplak girerdi. Bir dolu dikizcisi olmalı ki, herkes bilirdi bunu. İplemezdi Marta… Deniz onun canıydı… İbadet eder gibi yüzerdi, meditasyon yapar gibi… Çocuğunun doğum sancısı bile denizdeyken gelmiş, bıraksalar suda doğururdu belki de…”
“Rastgele salıverdiği saçlarına alından sıkma bandanalar, kolunun dirsekten yukarısına tahta bilezikler, kulağına kocaman halka küpeler, ayak bileğine de halhallar takardı. Bu modalar bizde değil, daha dünyada bile yoktu.”
“Ah, o zaman için birkaç numara büyük gelirdi adanın geri kalmış yerli halkına…”
- Neden bu koyun adı Martha oldu abi?
- Madam öldükten sonra değişti. Nereye gidiyorsun Martha'ya gidiyorum diye diye kendiliğinden bu adı aldı.
- Madam Martha'ya ne oldu?
- İntihar etti.

Como vcs podem ver na foto vai chover… E a culpa pode ser que seja minha… Hahaha… Depois de 5 anos sem surfar o @garcia_tiago conseguiu me arrastar pro mar… E o que eu tenho a dizer é agradecer MTO ele por isso, pq foi uma sensação incrível dropar uma onda de novo, e também dizer que não sei como eu consegui ficar tanto tempo sem sentir essa sensação… Muito obrigado irmão!! Foi um presente e tanto de Natal!! 👊

Karadeniz'den Sosyal Medyaya Uzanan Dünyanın En Tatlı Fotoğraf Ulaştırma Öyküsü

Gülümsemenize engel olamayacağınız hikayenin yaşandığı yer Trabzon.

Şehirde yürüyüşe çıkan yaşlı olduğu kadar tatlı çift, yanlarından geçen bir gençten fotoğraflarını çekmesini istiyor. Buraya kadar her şey normal fakat dede ve nine gence fotoğraf çekmesi için telefon veya fotoğraf makinesi uzatmıyor, poz verip bekliyorlar. Genç de bozuntuya vermeden kendi telefonuyla fotoğraflarını çekiyor. Ardından teşekkür edip yollarına devam ediyorlar.

Belli ki beraber gezdikleri o anı ölümsüzleştirmek istemişler ama sonra fotoğrafı nasıl alacaklar, genci tekrar nerede bulacaklar muallak tabii.

Ve devreye sosyal medya girer: Fotoğrafı çeken genç, çektiği fotoğrafı facebook'ta paylaşıyor.

Durumu anlatarak attığı post bol bol like ve paylaşım alarak bir sürü insana ulaşıyor. Fotoğrafın çifte ulaştırılması için sosyal medya üzerinde minik bir seferberlik başlıyor.Binlerce retweet alan tweetler, yüzbinlerce takipçisi olan facebook hesaplarının paylaşımları derken…

Sonunda fotoğraf torunlarının da önüne düşüyor.

Ve mutlu son: Torun aracılığıyla fotoğraf sahiplerine iletilmiş.

Yolunuz bu tatlı çiftin yanına düşerse bir fotoğraf çektirmeden gitmeyin, ama kopyasını da bir şekilde bırakmayı ihmal etmeyin.

8

Headers lyrics ONE DIRECTION -*DRAG ME DOWN

OLHA O SINGLE NOVO MEU DEUS SINTO CHEIRO DE LACRE

ESPERO QUE GOSTEM, AMO VOCÊS :)

  • clique na foto e espere carregar ou arraste a foto para uma nova guia.

like ou creditos no @BUGGSTOCKHOLM [automatic credit]

Gezegenlerin fotoğraflarına bakarken siz de korkuyor musunuz ya. Saf ve acımasız yalnızlığı hissedebiliyorum gezegenin üstündeki ve bu beni dehşete düşürüyor

Ürperdim lan