Mamakating

I represented a driver last week in Mamakating Traffic Court.  Check out my new post with some tips and tidbits related to my experience fighting speeding tickets and other moving violations in Sullivan County.

#SullivanCountyLawyer   #TicketLawyer   #Mamakating   #Speeding   #trafficticket   #nylawyer   #nyattorney

Joseph Villanueva:

Many potential clients call and ask if we represent drivers in Wurtsboro aka Mamakating. The answer is “yes.”  In light of the large number of calls we have received, I have put together a short guide on fighting a ticket in Mamakating Town Court.  It provides some take aways and tips when going to court.  Take a look. If you like it, please leave a plus, like, share, or tweet.

#mamakatinglawyer   #wurtsborolawyer   #nylawyer

https://plus.google.com/105666389162391001870/posts/g8UDw1YG6xd

Gözlerine bakıp konuşmak isterdim. İçimden gelen her şeyi söylemek, sonrada bu şehirden gitmek. Bir daha hiç karşılaşmamak isterdim.

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.

Bu gece en yakın dostumun yanında olmak istedim..başımı onun omzuna koyup ağlamak..hiç konuşmamak çünkü biliyorum ben tek kelime bile etmesem o beni anlar…Ama şu mesafeler var ya  …birşey demiyorum:/

youtube

Cemal Süreya - Sana Giden Yollar Kapalı


Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

lavieestbellee

Bu aralar o kadar ama o kadar saçma sapan şeyler okuyorum ki, sırf tartışmamak için sesimi çıkartmıyorum.
Hayır oruç tutanla tutmayan arasındaki tartışmalardaki yorumlar mı dersin, inanışıyla çatışan adam mı dersin, marjinal olucam diye hiç alakası olmayan yollardan yürüyen mi dersin. “NOLUYONUZ LAN!” diye bağırasım geliyor.

Multiskala

“Suya bakıyorsun. Masada bir gül duruyor,
Masada durmak onun işi.

Su zamanı düşündürür der Borges.
Sanki çocuklar, sanki küçük köylerdir su:
Zamanda dolaşmaya çıkmıştır.

Zaman ki,
Her yerde zamandır
Aralar saçlarının tütününü.

Ben ki otum, düğümlü sana
Dört yol ağzıyım, geçesin diye.

Soy beni.
Ölümü okuyan yok.”

Suya Bakıyorsun, İlhan Berk


“Saat sabahın onu olmalıydı. Charles Irmağı’nın karşısındaki bir banka yaslanmıştım. Aşağı yukarı beş yüz metre sağımda adını hiç öğrenemediğim yüksek bir bina vardı. Bozbulanık sular iri buz parçalarını sürüklüyordu. Irmağın bana zamanı düşündürmesi kaçınılmaz bir şeydi. Herakleitos’un bin yıllık imgesi.”

“Kum Kitabı”, Öteki, Jorge Luis Borges


Bir yere gecikirken zamanı düşünüyorum. Uyuyakalmışlığımı veya trafiği değil.
Tırnaklarımı kısaltırken, çok dipten kesmemem gerektiğini değil; zamanı.
Duvar saatine bakarken, içindeki mekanizmayı değil, zamanı düşünüyorum. Saate bakarken zamanı düşünmek, âdettendir tabii.

Suyu, çiçeklerin topraklarını kontrol ederken düşünüyorum, toprakla hiçbir derdim yok.
Şemsiyeyi açıp açmamak arasında kararsız kaldığımda,
Odanın köşesindeki rutubet iziyle bakıştığımda suyu düşünüyorum.
Çok ıslaklık ya da çok kuruluğun bana suyu düşündürmesi de âdettendir tabii.

Çiçeklerin gövdesi 4 cm daha uzadığında, ilk yaprakları çıktığında veya, ilk tomurcuğu verdiğinde,
Yaşayamadığı şehrin kötü altyapısından yakınan bir ayyaşın, sağ ayakkabısını alıp götürdüğünde birikmiş yağmur suyu,
Ellerimi suyla ne kadar alakadar edersem, tırnaklarımın buna doğru orantılı çabuklukta uzayacağını farkettiğimde; su ile zamanın birlikte ne büyük bir araba olduğunu düşünüyorum.

Bu arabayı ben sürmüyorum. Nereye gider, ne zaman varır bilmiyorum. Camdan dışarı dönüp, arabanın sağ yanından bir ayakkabının sağ tekinin usulca akıp gidişini izliyorum.

Senin her şeyinden nefret ediyorum. Evet ediyorum. Ama niçin bu kadar sevdiğimi de anlamıyorum. Her defasında hayatıma giriyorsun, her defasında da bir vedayı çok görüp çekip gidiyordun. Bıktım. Senin o lanet alkol bağımlılığından, kafana göre davranmandan, dayaklarından, aldatmalarından, bıktım. Ama en çok neyden bıktım biliyor musun. En çok ne yordu beni, seni bu kadar sevip de nefret etmem. Sanki şeytanla dans ediyorum. Melek gibi gülen bir insansın oysa. Neyse. Bu sondu zaten. Son veda. Bir daha karşılaşmamak üzere hoşçakal baba.